A A
RSS
Troya

Troya

Cuma, Ocak 1, 2010

Yorum Yok

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ateşi’nin son gösterisi olan Troya’nın dünya turnesine çıkmadan önceki son gösterisindeydim. Gösteriden bahsetmeden önce kısaca sizlere Anadolu Ateşi’nden bahsedeyim. Anadolu Ateşi, Mustafa Erdoğan’ın sanat yönetmenliğindeki Türk dans topluluğudur. Siz onları Anadolu Ateşi (Fire Of Anatolia), Dansın Sultanları (Sultans of the Dans) olarak duymuş olmalısınız. Şunu söylemeliyim ki sahnedeki performanslarını gördükten sonra aldığınız [...]

Kitaplık (1)

Kitaplık (1)

Çarşamba, Ekim 21, 2009

1 Yorum

‘Kitaplık‘ bölümümüzün ilk yazısı ile karşınızdayız. Bir sonraki yazıda kendi kitaplığınızı göstermek ya da bizlere fikir vermek için lütfen iletişime geçiniz. Umarım bu yazı ilham perilerinizi canlandırır, dünyaya yenilikçi bir bakış açısıyla bakar ve kitaplarınızı evsiz bırakmazsınız. Ağaç Kore’li Shawn Soh tarafından düşünülmüş.

Kitap Ayraçları (1)

Kitap Ayraçları (1)

Salı, Mart 31, 2009

7 Yorum

‘Kitap Ayracı‘ bölümümüzün ilk yazısında neden böyle bir bölüm açma gereksinimi duyduğumdan ve kitap ayracının tarihinden bahsetmiştim. Arayı soğutmadan birkaç tanıtım yapalım. Şapkalı Kitap Ayracı Keçe, polar yada kaşe kumaştan dikeceğiniz minik şapka kitap okurken nerede kaldığınızı size hatırlatacaktır. Bayanlar tarafından ilgiyle karşılanacağını tahmin ediyorum. Ayrıca güzel de bir hediye olabilir.

1. Yıl

1. Yıl

Cumartesi, Mart 21, 2009

36 Yorum

RSSKitap 1 Yaşında! Tam bir yıl önce düşüncelerimi kayda almak için açtığım RSSKitap.com , 1 Nisan ile itibaren birinci yaşını dolduracak.Büyük bir zevk ve şevkle bir hobi olarak oluşturduğum web sitemin büyümüş olması benim için tatlı bir hüzün kaynağı. Bu güne kadar benim yanımda olan dostlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunarım. Ödüllü Yarışma Sitemizi bu güne kadar takip eden sevenlerimize [...]

TRT 2 – Bilişim Rüzgarı

TRT 2 – Bilişim Rüzgarı

Pazartesi, Şubat 2, 2009

14 Yorum

TRT 2 ‘de Pazar günleri canlı yayın yapan Bilişim Rüzgarı programında RSSKitap.com tanıtıldı. Bilişim Rüzgarı programında donanım, yazılım gibi konularda bir takım soru(n)ları yanıtlıyor ve yeni nesil teknolojik ürünlerin tanıtımı yapılıyor. 2 Şubat Perşembe 2009 tarihli günde canlı yayında RSSKitap.com’u tanıttılar. Övgü dolu sözlerinden ötürü G.Çağdaş KAVAL’a teşekkürü borç bilirim. TRT 2 Bilişim Rüzgarı’nın resmi [...]

Amat

Cum, Mar 12, 2010

Edebiyat, Hobi, Kitaplık

“Olağanüstü” dünyaların yaratıcısı İhsan Oktay Anar yine, tarihin gizemli sayfalarını aralayan, adeta masalsı; ironik ama derin felsefi anlamlar yüklü, şaşırtıcı, sürükleyici bir romanla çıkıyor karşımıza…
Aynalar, atlaslar, okunması yasak sır dolu kitaplar, savaşlar, gülleler, yeniçeriler… üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyonda ilâhî düzeni bozmaya meyyal bir kaptan, karanlığa ve kırmızı atlasa sarılı bir deniz seferi…

Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil’le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı.

Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutan gemicilere vardiyan, Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yisa beraber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laşka! Laşka!? diye feryat ediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. Güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. Fakat eline ne kadar asılırsa asılsın Eşek İsrâfil yerinden bir türlü kımıldamıyordu. O karanlıkta eline son bir kez daha asılıp Gel yâ mübarek diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayı düşmemek için midir, İsrâfil’in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. Bunun ilâhi düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: İhsan Oktay Anar || İLETİŞİM YAYINLARI || Liste Fiyatı: 17,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9750503724

Basitlik Kanunları

Paz, Mar 7, 2010

Ekonomi, Kitaplık

Basitlik Kanunları adlı kitap bilinen gerçekler topluluğunun farkındalığından emin olma amacıyla ‘basitlik’ konusuna odaklanarak yazılmış bir MediaCat kitabı.

Bebeğin insanı sinir edebilecek kadar gelişmiş varlık olmasına karşın merhamet uyandıran basit görünümülü, sevimli hallerinin bilinçli bir korunma mekanizması olarak çalıştığı gerçeği beni oldukça şaşırtan şeylerden. Kitabın yazarı John Maeda konuya öylesine hakim ki herangi bir ögeyi yadsımadan olabildiğince net şekilde bizlerle basitliği yakalama formülleri olduğu kadar nereye kadar basitlik sorusunun da cevabını paylaşıyor. Gelişmiş mekanizmalardan (örn. Buldozer) beklentimiz çok olduğundan herangi bir ters durumda üründen soğuduğumuz gerçeğini alt yapı alarak basitliğe ulaşmak için verdiği yollardan biri olan ‘beklentiyi kısmak veya daha tahammül edilebilir hale getirmek’ konusunda çeşitli örnekler veriyor. Böylece daha küçük, daha değerli ve daha mütevazi,basit bir ürüne ve Buldozer’e karşı olan merhamet duygumuzu karşılaştırıyor. Yoğun bir günün kasiyer kuyruğunda market yetkililerinin kurabiye dağıtması gibi çeşitli basitliğe giden yollar hakkında örneklerle insanın ufkunu açıyor, Apple’ın iPod satmakta kullandığı tekniklerden(örn. arka yüzeyini ayna yaparak daha ince gözükmesini sağlama), Ikea’nın stratejisinden bahsediyor.

Tasarım, teknoloji, iş ve yaşamda başarı için gerek içerik, gerek kapak tasarımı olarak ‘basitlik’le uyumlu olması amacıyla özen gösterilmiş, satır aralarında John Maeda ‘nın anılarıyla da güçlendirilmiş. Kitabın konu başlıklarıysa şöyle;

On Kanun
  1. AZALT Basitliğe ulaşmanın en basit yolu dikkatli bir şekilde azaltmadır.
  2. DÜZENLE Düzenlemek, çok olanın az görünmesini sağlayan bir sistem yaratır.
  3. ZAMAN Zamanda yapılan tasarruflar basitlik gibi gelir.
  4. ÖĞREN Bilgi her şeyi daha basit kılar.
  5. FARKLILIKLAR Basitlik ve karmaşıklığın birbirlerine gereksinimleri vardır.
  6. BAĞLAM Basitliğin periferisinde olan şeyler kesinlikle daha az önemli değildir.
  7. DUYGU Daha fazla duygu daha azından daha iyidir.
  8. GÜVEN Basitliğe güveniyoruz.
  9. BAŞARISIZLIKBazı şeyler asla basitleştirilemez.
  10. BİR Basitlik bariz olanı çıkarmak ve anlamlı olanı eklemektir.
Üç Anahtar
  1. UZAK Çok olan şeyleri basitçe uzaklaştırırsanız az görünürler.
  2. AÇIK Açıklık karmaşıklığı basitleştirir.
  3. GÜÇ Daha az kullan, daha fazla kazan.

Ayrıca kitap hakkında yardımlaşma platformu olarak lawsofsimplicity.com adresi de bu amaca hizmet ediyor.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: John Maeda , Çeviri: Zeynep Kökkaya Chalar || MEDIACAT KİTAPLARI || Liste Fiyatı: 15,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 14,5×21,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6055755294

Durun! Siz Evlenemezsiniz

Cts, Mar 6, 2010

Edebiyat, Kitaplık

Durun! Siz Evlenemezsiniz Kapak ( Yazar:      Zeki Kayahan Coşkun )Kitaplıklar benim hep ilgimi çekmiştir. İçlerinde keşfedilmeyi bekleyen nadide kitaplar, açmamış çiçekler, yaban otları daha neler neler olabilir. Macera ruhlu okuyucunun karşışısına ne çıkacağını bilmeden, yeni bir şeyler tatmak için raflar arasında rahat, bir o kadar da dikkatli bir gezişi… Kendisini cezbedebilmeleri için kimi zaman daha da yaklaşmak ve ismini sorarcasına adını araması gözlerin, ardından kitabın arka kapak yazısıyla ilgilenmek… Ve işte! Bir tanesi ilgi çekmeyi başardı, aslında bir okuyucu daha ilgisini çekimine bıraktı.

Arka kapak;
Kitabın tam da burası birçok okur adayının parmak izleriyle doludur…
Bu yönüyle ciddi bir delil kaynağıdır kitap arkaları… Kitap hakkında ön bilgiye sahip olmak isteyen olgun birey, bu bölüme kendinden emin tavırlarla göz atar…Ve yazılanları beğenirse, kitabın sayfalarını hızla çevirir:
Pırrrrrrr!
İşte yazarın aylarını, yıllarını verdiği emeğin somut
ifadesidir sayfalardan gelen bu ses: Pırrrrrrr!
Eğlenceli…
Neşeli…
Sevimli…
Efsunlu…
Kendinizi de içine sıkça bulabileceğiniz, detaylarla dolu bir kitap oldu…
Evde, işyerinde, sokakta, tatilde, orada, burada, şurada okunabilecek… Öyle ‘şenlikli’ yaşıyoruz ki hayatı…
Hüzünle, dertle, sıkıntıyla çevrili olsada dört yanımız, an geliyor gülebiliyoruz da en kudretlisinden…
Bu kitap içerisinde bu ‘an’ları yaşayabileceksiniz bolca…
Geri kalan kısmı biraz serzeniş, biraz isyan, öfke…Ya da her ne ise ‘o’…
Fazlasıyla parmak izi bıraktınız kanımca…
Ya diğer parmak izlerine de boş alan kalsın diye kitabı usulca yerine bırakın…
Ya da kitabın kapak arkası bölümünü beğenen her okurun yaptığına geçin: Pırrrrrr!

Zeki Kayahan Coşkun ‘un mizahî denemelerinden oluşan, özellikle kadın-erkek ilişkilerine takıldığı, nostaljik temalar üzerinden kurgulanarak yeni bir hikaye yerine mevcutlarından üzerinden bir takım kültürel birleştirmelerle espiritüel yaklaşımlar yer alıyor. Hüzünlü hatıraların desteğiyle durgunlaştırdığı gidişatta biraz yansımaların, biraz da ağızdan çıkan kimi yöresel kelimelerin birebir harflere dökülmesiyle, basit espirilerle sessizlikteki zayıf sesin duyunurluluğuyla mizah yapılmaya çalışılmış. Gel gelelim herkesin yaşadığı, bildiği kimi nostalji ögelerinin yenilenmesi dışında kitapta kayda değer bir şey yok.

Bu kitabın kitaplığımda ne aradığına dair en ufak bir fikrim yok. Olsun, iyiki ordaymış da, okumak her türlü güzel. Farklı bir macera oldu.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Zeki Kayahan Coşkun || BİRHARF YAYINLARI || Liste Fiyatı: 2,90 TL. || Yayın Yılı: 2005 || İthal Kağıt || 13,5×19,4 cm || Karton Kapak || ISBN:9758961284

Kağıt Helva

Sal, Mar 2, 2010

Edebiyat, Kitaplık

İmzalı olarak gelen Elif Şafak’ın Kağıt Helva adlı kitabında kendisinin yazarlık geçmişine yolculuk yapıyoruz, M. K. Perker’in olağanüstü renkli illüstrasyonları eşliğinde kimi zaman alınan yol kadar o yolu alırken yaşadıklarımızın da ne kadar önemli olduğunu vurguluyor yazar.

Yazarın diğer kitaplarını okuyanlar için daha da anlamlı olan Alıntılar Kitabı ile zamanında hissettiklerimi tekrar hissettim. Farkettim ki o zaman hissettiklerime kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da imrenerek bakıyordum. İnsan ne kadar da hızlı değişiyor. Düşündüklerim o kadar farklılaşmış belki de gelişmiş, hem de hatıralar geleceğimi öyle perçinlemiş ki dönüp geçmişe bakarken buruk bir gülümsemenin yüzümde belirmesini önleyemiyorum.

Ayrıca eserin fiyatının yüksek olmasını gerçekten yadırgıyorum, önyargıları bir kenara attığımda dahi bu eserin benim hissettiklerimi ortaya çıkartmak için mi yoksa yazarın gelir elde etme amacından ötürü mü oluşturulduğuna kesin bir cevap veremeyeceğim. İçeriğin de önceki kitaplarından derleme olduğunu, yani M. K. Perker’in olağanüstü renkli illüstrasyonları dışında sizleri yeni bir şey beklemediğini, sözlerin de daha önce bir çok yazar tarafından özellikle tasavvufi edebiyatta sıkça karşımıza çıkan yazarlar tarafından defalarca yinelenmiş sözlerin kelimelerinin sadeleşmiş halleri olduğunu belirtmeden edemem. Sizleri yazarın önsözüyle ve akabinde kitaptan seçtiğim alıntılarla birlikte bırakıyorum. Tadını çıkarın.


Derken o yolculukta bir an geliyor, durup geriye bakma gereği duyuyorum. Geçtiğim yolları, uğradığım durakları, güzergâh boyu karşılaştıklarımı anımsıyorum. Bu kitap dünden bugüne yazdıklarımdan ufacık bir seçkidir. Bir alıntılar kitabı. Karın doyursun diye değil, tadımlık niyetine.

Kağıt üzerine konumuş birkaç tatlı kelam.
Kağıt helva.
Elif Şafak

(daha fazla…)

Dublörün Dilemması

Pts, Mar 1, 2010

Edebiyat, Kitaplık

Dublörün Dilemması Kapak ( Yazar:    Murat Menteş  )Deli Defteri dergisi editörü Hayri Vaka’nın ısrarla tavsiyesi neticesinde ‘Dublörün Dilemması’nı edindim.

Sayfalar değiştikçe sizi içine çeken atmosferiyle sıradışı bir kitap. Birkaç koldan götürdüğü romanda nasıl olacak da bunları birleştirecek diye düşünürken biranda ipin elinizden düşmesi ve yakalayabilmek için baştan okumanızın gerekmesi gibi bir ihtimal de var. Okuyucuyu canlı tutmak için ‘Bunları biliyor muydunuz?’ tarzı bilgilerle ve çeşitli özlü sözlerle, kültürel bağlar arasında yaptığı çeşitli benzetmelerle ve hayal gücüyle ki en çok da hayal gücüyle etkiliyor, kitap benim ilgimi çekti.

Bölüm başlıkları, olay örgüsü … cidden kitabı nereden tutup da tartacağımı bilemiyorum. Genel dublör mantığını okuyucuya kazandırmak için benzer şeyleri yinelemesi ki bu dublör, kılık değiştirme olayını ben zamanında izlediğim bir çizgi filmden dahi hatırlıyorum, benim için benim olumsuz olarak eleştireceğim noktalardan. Ayrıca kimi noktalarda o kadar çok kitap ile ilgisi olmayan, yazarın kültürel dünyasında yer etmiş kişilerden bahsediliyor ki yazarın tanıdığı herkesi tanımıyorsanız bir yandan kitap okuyup bir yandan da ‘iyi de o kişi de kim ve niye böyle bir benzetme yaptı!‘ şeklinde araştırma yapmanız gerekiyor. Bu ayrıntının okuyucu üzerinde dört çeşit tepki modeli olabilir. Evet, tanıyorum, mükemmel benzetme der kimisi. Yazarın hedefi bu olmalı. Fakat diğer üç çeşit ise gerçekten vahim. Evet, tanıyorum ama bence bu benzetme yanlış; hayır, o da kim, yazar ne çok da bilgili, herkesi tanıyor ; hayır, o da kim, yazar da iyi gösteriş yapıyor. Şahsen bir yerden sonra son şıkka doğru yönelmek zorunda hissettim kendimi.

Şimdi geri dönüp baktığımda içeriğin veya kurgunun genel anlamda yazarın rastlantısal buluşturmalar ve sürekli olaya yeni ayrıntılar ekleyerek bakış açısını değiştirip okuyucuyu şaşırtmasından ibaret olduğunu görüyorum. Yeni ayrıntıyla bunu yapmasının da edebi yanı yok bence, bir şey anlatıp birkaç sayfa sonra size şunu söylemedim, bak şimdi söyledim, gördünüz mü aslında öyle değilmiş demek herangi bir zeka oyunu değil. Kalan içerik de başkasının sözleri ve hazır bilgiler.

Eleştirimi toplamaya lüzum görmüyorum çünkü kitap bir oku, eğlen, geç kitabı. Gerçekten güzel anlar yaşatıyor insana ama bir şey katmıyor. Yazar yukarıda eleştirdiğim noktaları tüm gücünü kullanarak oluşturmuştur diye iddia edebilecek kadar ileri gidebilirim. Umarım yazar yeni bir kitabıyla bana cevap verir, yanılmış olmak isterdim. Fakat gerçek bu!

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Murat Menteş || İLETİŞİM YAYINLARI || Liste Fiyatı: 16,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 14×20 cm || Karton Kapak || ISBN:9750503228

Hamlet   Cts, Şub 27, 2010
Yorum Yok
İki Darbe Arasında   Cts, Şub 27, 2010
Yorum Yok
Aforizmalar   Cum, Şub 12, 2010
Yorum Yok
Doğan Cüceloğlu Semineri   Cts, Oca 23, 2010
1 Yorum
Suskunlar   Sal, Oca 19, 2010
Yorum Yok
Derkenar
“Deha sebattır.”

Albert Einstein
RSS Kitap'a Destek Olun

Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Eleştirmek üzere;
  • Cumhuriyet & Türk Mucizesi - Turgut Özakman
  • Okuyor;
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Okuyacak;
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Takipte;
  • K (Haftalık)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
İlgi Duyduğum Kitaplar
  • Darağacı / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Efrasiyab'ın Hikayeleri - İhsan Oktay Anar
  • Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar
  • Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Nietzsche Ağladığında - İrvin D. Yalom
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sponsor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Mevcut hali ihtiyaç nedeniyle yapılan değişikliklerle oluşmuştur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.