A A
RSS
Kitaplık (3)

Kitaplık (3)

Kitaplık kategorimizde ilk ve ikinci yazımızın ardından arşivimizi gelişlettik ve yine ilham verici, sıradışı tasarımlar sunuyoruz. Bir sonraki yazıda kendi kitaplığınızı göstermek ya da bizlere fikir vermek için lütfen iletişime geçiniz. Rengahenk Chotda’nın renklerin gücü adına bizlerin gönlünü mest eden bu kitaplık görülmeye değer.

Kitaplık (2)

Kitaplık (2)

Kitaplık kategorimizde ilk yazımızın ardından arşivimizi gelişlettik ve yine ilham verici, sıradışı tasarımlar sunuyoruz. Bir sonraki yazıda kendi kitaplığınızı göstermek ya da bizlere fikir vermek için lütfen iletişime geçiniz. konstantin slawinski: sağ yada sol İster başucunda, ister duvarda, ister masanızın üstünde oldukça kullanışlı ve şık | konstantinslawinski.com blankblank: yan yana Ben benzer boyutlu kitaplarımı aynı […]

Kitaplık (1)

Kitaplık (1)

‘Kitaplık‘ bölümümüzün ilk yazısı ile karşınızdayız. Bir sonraki yazıda kendi kitaplığınızı göstermek ya da bizlere fikir vermek için lütfen iletişime geçiniz. Umarım bu yazı ilham perilerinizi canlandırır, dünyaya yenilikçi bir bakış açısıyla bakar ve kitaplarınızı evsiz bırakmazsınız. Ağaç Kore’li Shawn Soh tarafından düşünülmüş.

Kitap Ayraçları (1)

Kitap Ayraçları (1)

‘Kitap Ayracı‘ bölümümüzün ilk yazısında neden böyle bir bölüm açma gereksinimi duyduğumdan ve kitap ayracının tarihinden bahsetmiştim. Arayı soğutmadan birkaç tanıtım yapalım. Şapkalı Kitap Ayracı Keçe, polar yada kaşe kumaştan dikeceğiniz minik şapka kitap okurken nerede kaldığınızı size hatırlatacaktır. Bayanlar tarafından ilgiyle karşılanacağını tahmin ediyorum. Ayrıca güzel de bir hediye olabilir.

TRT 2 – Bilişim Rüzgarı

TRT 2 – Bilişim Rüzgarı

TRT 2 ‘de Pazar günleri canlı yayın yapan Bilişim Rüzgarı programında RSSKitap.com tanıtıldı. Bilişim Rüzgarı programında donanım, yazılım gibi konularda bir takım soru(n)ları yanıtlıyor ve yeni nesil teknolojik ürünlerin tanıtımı yapılıyor. 2 Şubat Perşembe 2009 tarihli günde canlı yayında RSSKitap.com’u tanıttılar. Övgü dolu sözlerinden ötürü G.Çağdaş KAVAL’a teşekkürü borç bilirim. TRT 2 Bilişim Rüzgarı’nın resmi […]

Kitap eleştirisi

RSS Kitap olarak 3 gün önce Formspring takipçilerimize bir soru yönelttik. Sosyal Medya’nın nabzının attığı Facebook, Twitter, Friendfeed ve Google Buzz üzerinden de yayılan sorumuz geniş bir kitleye ulaştı.

Sorumuz

“Bir kitap eleştirisinde neler olmasını beklersiniz?”

Amaç

Kitap blogu olarak Sosyal Medya’yı aktif olarak kullanıp, nabzını ölçmek, çeşitli etkileşimler oluşturmak temel amacım. Bunun yanında internette faydalı bir şeyler olduğunu, Sosyal Medya kavramının gücünü göstermek de sonucunda hedeflediğim ögeler.

Beni, gelecekteki eleştirilerimi etkileyen bu cevaplar ile Sosyal Medya’daki aktif kitlenin ‘kitap eleştirisi’ hakkında düşüncelerini rahatlıkla öğrenebiliyoruz. Ayrıntılı bir makale yazmak yerine yorumları size bırakmak istiyorum. Çünkü bu sizin devriniz, web 2.0 üstüne bir şeyler koyarak daha da öznel bir dünyaya yolculuk yapıyoruz, web 3.0′a. Bu sefer söyleyebilmekten öte, söylediklerinizin dinlendiğini bilmenizi isterim.

İşte yanıtlar; (more…)

5. Yaşındayız

RSS Kitap, 5 yaşında bir blog!

Geriye dönüp bakmak için mükemmel bir an. İnsanların imrenerek bahsettiği bir çok yazar, okuyup eleştirebilmem için kitaplarını imzalayarak hediye ettiler ve kendileriyle tanışma imkanı buldum, birçoğu ile dost olduk, çeşitli dergilerde, TV programlarında tanıtıldık, ödüller aldık, yayınevlerini yakından tanıma imkanım oldu, en güzeli de birçok blogun imreneceği kimisiyle mektuplaştığımız, kimisiyle yüzyüze tanışabildiğimiz özel ziyaretçilerdi. Yıllardır yanımda bulunan tüm dostlara tekrar teşekkür ediyorum.

Bu yolculuk boyunca bir çok şey öğrendim, hayatımın tüm değişimlerine rağmen blogumu yanımda konumlandırabildim ki çok zordu. Belki de bu zorluğun en üst seviyeye çıktığı günlerdeyim. RSS Kitap benim internette en değer verdiğim varlığım. Genellikle böyle bir cümlenin ardından benzetme gelir ama gerçekten bunun benzeri yok.

Yaklaşık sekiz dokuz ay önce daha henüz birinci sınıf üniversite öğrencisiyken bir yandan işe başlamam hayatımı oldukça değiştirdi, deneyim ve tecrübe.

“Her şeyi yapabilirsin, ama hepsini yapamazsın.”

Ben yapabilirim sandım, yapamamışım. Bu söz benim için hep tokat niteliği taşıyor. Çünklü işe başlarken düşünmüştüm, tüm bu dolu dolu hayatımın götürüsü ne olacak diye. Farkettim ki en büyük yarayı RSS Kitap almış.

Değişim

Açıkcası bu yazıyı bir kapanış yazısı olarak planlamıştım, bir blogun sonu. Ama yazdıkça bunun olamayacağını anlıyorum. Çünkü ben kelimelerin büyüsünden kurtulmuş değilim, bir araya geldiklerinde bende oluşturdukları his, benim onları hayal dünyamı şekillendirerek kullanmam ve bu his içimi doldurdukça bunları paylaşma ihtiyacım var ediyor RSS Kitap’ı. Ama bir şeyler şekil değiştirmeli.

İlk olarak blog dünyası üzerine konuşmak gerek. Sanıldığı aksine blogların hiç olmadıkları kadar güçlü olacağı bir döneme girmekteyiz. Her konuda yazan, her şeyi yazan, para için yazan değil belirli bir alanda, ne yaptığını bilerek blog yazanlar daha da parlayacak. Bu konuda yanılgıya neden olan şeyin blog sayısı olduğunu düşünürsek, yeni algının blog yazarlarının etkisi olması gerektiğini belirtelim. Çünkü blog yazarları sosyal medyada yön verici bir role bürünmekteler.

Yapacağım bir tespit, yeni bir nesil olarak dünyamızda Türkçe’nin benim yanımda değil, benim Türkçe’nin yanında olmamın gerektiğidir. Ki bunu bir görev bilerek yapacağız. Shakespeare’in 16.yy’da yazdığı bir eseri bir İngiliz çocuk orijinal metninden rahatlıkla okuyabilir. Türkiye’de, bizler dedemizin yazdığı bir mektubu anlayamayız! Bu konuda tavrımı net almam gerekiyor. Üzgünüm Türkçe’m.

Bugün kendimde Türkçe’nin önüne cesaretini buluyorum. Eğer kendimi geliştireceksem bazı sözler ağzımdan çıkmalı. Elbette sokak edebiyatı gibi heyecan verici Türkçe eserleri yutarak okuyacağız. Fakat Türkçe olmayan eserleri göz ardı etmek, okuyamamak kör olmakla eş değer. Türkçe içerik, yeryüzünde var olan içeriğin o kadar küçük bir parçası ki. Misal J.D. Salinger’ın kitaplarının orijinal dili olan İngilizce’sini okuyabiliyorken Türkçe olarak okumayı yanlış buluyorum. Dostoyevski’nin de Rusça’dan İngilizce’ye çevrisini okumak da saçmalıktır. Tüm ziyaretçilerime de bu tarz keskin dönüşleri tavsiye ediyorum.

Aksi halde yıllar önce yaşanan medeniyeti görünüşü ile alma ve daha da korkuncu olan geç almanın etkileriyle karşılaşacağız. Artık bir yeniliği çıktığı anda tüm dünya ile aynı anda, aynı kelimelerle anlayabiliyor bir güçte olmalıyız. Eğer bu, bugün İngilizce, Fransızca, Rusça, Yunanca ise öyle olsun. En azından birinde bunu yapabilme gücü, görevimiz olmalı.

Bu sadece edebiyat alanında değil, mesleki anlamda da ilerlemeli. Benim yıllar önce yaptığım, okumam gerektiğine inandığım binin üzerinde bir kitap listesi vardı. Bu liste yapıldıktan sonra elbette okumak istediğim bir çok kitap daha yazıldı. Listenin zayıf da olduğu düşünüldüğünde gerçekten bırakın her kitabı, değerli olduğuna inandığınız kitapları dahi okumaya vaktiniz yok. Dolayısıyla belirli bir konunun önceliği olmalı.

Tüm bu seçimlerin yanında, bunları nasıl uygulayacağınızı da seçmelisiniz. Mümkün olduğunda e-kitabı desteklemek ve teknolojik anlamda uyumlu cihazları kullanmak bu konuda atılması, en azından denenmesi gereken büyük adımlar. Ayrıca sesli kitap hizmeti veren teknolojileri kullanmak da dil gelişimini de sayarak bir taşla iki kuş vurma özelliği taşıyor.

Modern dünyada harbiden var olabilmek öyle kolay bir şey değil hele böylesi bir dünyada ortaya bir şeyler koymak hiç değil. Kısacası, RSS Kitap’ta 5. yıl, yeniliklere uyum sağlamaktan öte öncü olmak adına özel bir yıl olacak.

Derkenar #5

  • Twitter’da 50.000 takipçimize ulaştık, şerefine Paulo Coelho, Küçük İskender, Zülfü Livaneli veİskender Pala’dan imzalı kitap hediye ettik. http://twitter.com/rsskitap
  • Kent TV’de Gülşah Elikbank’ın Kitap Kolik adlı programında RSS Kitap tanıtıldı :) Kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. http://tinyurl.com/3lgn93g
  • Bilişim Yıldızları yarışmasında RSS Kitap ile e-blog kategorisinde ödül aldık. Ödül töreni Kadir Has Üniersitesi, İstanbul’da gerçekleşti. Bahşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay YALÇIN ödülü takdim ederken… http://tinyurl.com/rsskitapizlesene
  • Google+ sayfamız açıldı. Çevrenize eklediniz mi? :) http://goo.gl/JvoHS
  • SosyalSorumluluğum.com projesi olan ’1 Kitap Da Benden’ projesini destekleyenler arasında yer aldık.
  • Facebook sayfamızda 1.000 kişi olduk. http://www.facebook.com/rsskitap
  • Temmuz 2011′den beri RSS Kitap’a hiçbir yazı eklememişim. Bunun çeşitli bahaneleri var fakat söylemek istediğim gidişatın değişeceği ve daha aktif olarak bloglamaya devam edeceğimdir.

Bu yazı ‘Derkenar‘ adlı yazı dizisi içersinde yer almaktadır.

Dirik ve Lirik ve Dinginlik: Haiku

Konuk Yazar – Ai Kutto Hakkında

01 doğumlu, 03 mezunu, 33 oturuşlu, 34 delisi, 26 Donas hastası (bilen bilir), 06 gezgini. Japon sevdalısı. Kalbi ve mantığı ne derse o. İletişim: uhkut9@gmail.com

Dirik ve Lirik ve Dinginlik: Haiku

Haiku

“Gemliğe doğru / denizi göreceksin; / sakın şaşırma” Orhan Veli

Size sadece 3 mısra, her bir mısrada sırasıyla 5, 7 ve 5 hece -toplamda 17 hece- kullanma hakkı verseler ve bunlarla başlı başına bir dünya yaratmanızı isteseler, tepkiniz ne olurdu? “Üç mısrayla ben ne yazabilirim” diye baştan pes etmezdiniz değil mi, yoksa eder miydiniz? = ) Zira tek bir gökyüzünden milyonlarca yıldız üstümüze yağmaktayken üç mısrayla binlerce duygu harmonisi yaratmanın sizi zorlayacağını sanmıyorum hehe. Çekinmeyin canım, bunun adına Haiku der, Japonlar. Aslında Haiku, üç dizeden oluşan kısa bir şiir türü olmasına rağmen edebiyatta en yalın duygularınızı yansıtılabileceğiniz bir tür. Ya da okuduklarım bana bunları hissettiriyor. Eminim ki siz de bu yazı sonunda Haiku’nun çekiciliğine kapılıp yüzlerce Haiku yazma isteği duyacaksınız.

Haiku hakkında birkaç teknik açıklama verelim: Haiku oldukça kısa ve haikuda kullanılan malzemeler az.
(more…)

Altın Örümcek Blog Finalisti


Türkiye’de İnternet Oscarları diye bilinen 9. Altın Örümcek Web Ödülleri’nde Blog kategorisinde RSS Kitap finalist oldu.

Kitapların sansürlendiği, kitapçıların korsana yenik düştüğü böylesine bir günde RSS Kitap ile Altın Örümcek Blog finalisti olabilmek gurur verici. Destekleyen herkese teşekkür ederim!

Sonuçlar 50 kişilik jüri tarafından belirlendi. 9. Altın Örümcek’in kazanını ise Ntvmsnbc oldu. Blog kategorisinde Hippi Kız birinci oldu. Ödül alanlar arasında Ülker, T. Garanti Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Finansbank, TTnet, Microsoft, Türk Ekonomi Bankası, Turkcell, Digiturk, Biletix, THY, Hepsi Burada, Hürriyet, Doğuş Yayın Grubu, Kariyer.net, Eczacıbaşı Holding, Efes Pilsen, Aselsan, Volkswagen, Fiat, IKEA, Greenpeace, WWF ve Superonline yer alıyor.

Elif

Paulo Coelho ‘yu esrarengiz ustası J. ‘nin tavsiyesi ile Rusya’ya savuran ‘Kendi krallığını arayış’ yolculuğundan arta kalanlar, kendi ruhuna doğru yürüyüp bambaşka bir insan olma hikayesi ‘Elif’ kitabı. Işık çemberi, esrarengiz olaylar, ruhların geçmişe dönüşleri, keman virtüözü olan Türk kızı Hilâl ile karşılaşmak, Elif noktası, kavramı, hissedilişi…

Coelho ‘nun diğer kitaplarından farklı olarak romanın başkahramanı kendisidir ‘Elif’te. Reenkarnasyon, büyü, sihir gibi kavramlara yazarın diğer kitaplarından aşinaydık, bunlar ‘Elif’te de karşımıza çıkıyor. Ama bu sefer bir eksik olduğu da hemen hissediliyor. Bence bunun nedeni, yazarın Simyacı gibi diğer kitaplarını da okuyan kişiler bahsedilen tüm olağanüstü olayların sadece birer simge hatta imge olduğunu kabul edip, kendi hayatlarında birer karşılığını belirleyerek çeşitli dersler çıkarmaları, ‘Elif’e geldiğimizde ise kabul edilen tüm bu imgelerin Paulo Coelho’nun gerçeği olduğunu farkedip böyle bir noktada geri adım atmalarıdır, benim gibi.

Senin de bizzat gördüğün gibi Elif anlatılamaz. Fakat büyü geleneğinde Elif iki şekilde tarif edilir. Birinci tarife göre geçmişe ve bugüne ait küçüklü büyüklü bütün noktaları içine alan Kâinat’ta bir noktadır. Trende de olduğu gibi bu Elif’i ekseriyetle tesadüfen keşfederiz. Bu olayın gerçekleşmesi için kişinin -ya da kişilerin- o noktayla aynı yerde bulunması gerekir. Bu yere Küçük Elif diyoruz.

Her kitabın yazarı aracılığıyla paylaşmak istediği vardır. Benim ilgilendiğim anlatılanın bana kazandırdığı. Portobello Cadısı ile karşılaştığımda Elif’in bana öylesine az etkisi oldu ki. Elbette Paulo Coelho’nun olayları basitleştirip, kulağa güzel gelen aforizma mahiyetindeki sözleri her sayfada var. Fakat düşünün, istediğiniz bu mu? Arkası boş, ünlü bir yazarın size bir şey katmayan popüler kitabı mı? Samimiyetinden her satırda şüphelendiğim, sonunda “sakın evde denemeyin” anlamında bir not ile kapanış yapan kitap mı aradığınız? Her şeyi bir kenara bırakırsak kitapta edebiyat anlamında karşılaştığınız herangi bir şey var mı?

Büyük Elif, aralarında çok güçlü bir bağ bulunan sahip iki veya daha fazla kişinin tesadüfen Küçük Elif’te bir araya gelmesiyle zuhur eder. İki farklı enerki birbirini tamamlayarak zincirleme bir tepkimeye yok açar. Bu iki enerji…

“Kitaptakilerin %90 lık kısmını yaşadım.” diyen Paulo Coelho’ya da hakkını vermek gerekiyor, yaşadın, etkilendin, roman değeri, anlatılma değeri gördün ve yazdın sayın yazar. Tüm olumsuz eleştirimin yanında eğer kitapta anlatılan, benim görüp de daha önce karşılaşmadığım, bana katacak değeri olan bir mesaj varsa ve ben göremiyorsam diye aklıma bir söz geldi bu satırları yazarken. “İnanç görmediğimize inanmaktır. Bunun mükafatı da inandığımızı görmektir.” St. Augustinus

…fener lambalarını yakan, pillerin içindeki zıt kutuplardır ve ışığın yanmasını sağlarlar. Çekim gücüyle yakınlaşarak çarpışan iki gezegendir onlar. Eski, .ok eski zamanlardan beri tanışan iki âşıktır. İkinci alem, Kader tarafından özel bir görev için seçilen iki kişinin doğru yerde karşılaşmasıyla tesadüfen ortaya çıkabilir.

Hilal karakterini yazarın Türk seçmesini de anlamış değilim, Türk kelimesi birkaç yerde vurgulansa da herangi bir satırda karakterin hareketlerinde bizden bir şey göremedim. Can Yayınları’nı başarılı pazarlaması, Portekizce’den sonra ilk olarak Türkçe baskısının çıkması, Paulo Coelho’nun İstanbul’da kitap ile ilgili özel bir davet vermesi konusunda attıkları adımlar, kapağın milliyetçi duyguları hareketlendirecek kırmızı beyaz tonlarda olmasına ek arka kapağında Türk Bayrağı’nda olduğu gibi ayyıldız hilal (Kitaptaki ‘Hilal’ karakterin gerçek hayattaki adı değildir, bu da ayrı bir taktik)’in olması gibi çeşitli taktiklerle kitabı bu seviye getirdiği için tebrik ederim.

Ek Not: Belirtmeyi unutmuşum. Saadet Özen’in çevirileri ile kitabın bir nebze canlandığını, kendisini tebrik ettiğimi eklemek istedim. Kimi cümleler öylesine gediğine oturan, kök Türkçe’den, rahat anlaşılır, örnek teşkil edecek kadar güzel deyimlerle kullanılmış cinsten ki eklemeden geçilemezdi. Saadet Özen’e tekrar üstün emeğinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Paulo Coelho , Çeviren: Saadet Özen || Liste Fiyatı: 20,00 TL. || CAN YAYINLARI || Yayın Yılı: 2011 || İthal Kağıt ||13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9750712913

Eğrisi Doğrusu

Yazarların rutin işleri vardır, düzenli olarak herangi bir konuda yazmak gibi. Elbette biranda ilham ile eserini oluşturanların istisna oluşunu da hesaba katmak lazım fakat mizah adına formda kalmak gerçekten önemli. Kendi edebiyatımızda Ferhan Şensoy, Haldun Taner gibi usta isimlerin düzenli olarak yazdığını biliyoruz. Benim tahminim Woody Allen’ın ‘Eğrisi Doğrusu’ adlı kitabı böyle bir formda kalma eseri. Woody Allen‘ın ne kadar değerli olduğunu belirtmeye hiç gerek duymadan yazıma başlıyorum. “İyi vakit geçirin, o kadarı yeter.” sözü bu kitap için kilit, belirli bir amacı olmadan, ‘gelişigüzel’ halde yazılmış, The New Yorker dergisinde yayımlanmış 17 metinden oluşan, rahat bir absürt mizah örneği kitap.

Sırf Anarşi (Mere Anarchy), Yan Etkiler (Side Effects) ve Tüysüz (Without Feathers) ‘dan sonra Eğrisi Doğrusu’nu (Getting Even) da yayınlayan Siren Yayınları bir tebriği hakediyor. Eğrisi Doğrusu en komiği olarak kabul edilmiş birçok kişi tarafından. Açıkcası ‘çamaşırhane listeleri’ yayıncısını anlatan, Metterling’in Listeleri ciddi anlamda dahiyane bir mizah anlayışına sahip, ironileri her bölümde yakalayıp ustaca hikaye haline getirmesi, akıcı bir dili, rahat okunurluğu çok önemli. Ayrıca entellüktüel bir birikimi olmayan kimse ciddi anlamda kitaba yabancı kalacaktır, bu yüzden çeşitli aforizmaları rahatlıkla kitapta görebilirsiniz. Fakat yaptığı benzetmelerde kullandığı kişiler, esprilerin benim açımdan kimi zaman komik olmaması da söylemeden geçmemem gereken şeyler.

Sokrates intihar etmişti -ya da bize söylenen buydu. İsa öldürülmüştü. Nietzsche kafayı sıyırmıştı. Eğer yukarıda biri varsa, emindim ki kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.

Kitap hakkında aklıma kazınan birkaç şey var. İlki etnik mizah. Çeşitli bölümlerde defalarca kimi etnik ırklara, dinlere direk olarak hiciv söz konusu. Woody Allen’da etnik mizahı -doğru bir tanım mı affedin, bilmiyorum- ciddiye almak komik duruma düşmektir, bu konuda söz söylemeden önce bir defa daha düşünmeniz doğru olur çünkü en çok dalga geçtiği konu olan Yahudilik ve Woody Allen da Yahudi. Diğer öge ise ‘Tanrı’ kavramı. Woody Allen’ın Tanrı konusunda ya ciddi şüpheleri, çekememezlikleri, laf atma gereksinimi, bir yarası var ya da ‘Tanrı’ üzerinde yapabileceği esprileri oldukça çok ki kullanabileceği her yerde kullanıyor. Okuyan herkesin dikkatini çekecek bir nokta bu.

Woody Allen’ı Whatever Works, Vicky Cristina Barcelona gibi filmleri ile sevdim ben. Yan Etkiler‘da da belirttiğim gibi ya kültür farkının dayanılmaz etkisi bu karşıma çıkan ya da kendisini sadece sinemada sevmem. Edebiyatta biraz yabancıyım sözlerine.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Woody Allen , Çeviren: Garo Kargıcı || Liste Fiyatı: 14,00 TL. || Siren Yayınları || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt ||13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6055903244

Derkenar
“Gidin buradan, döverim seni.”

Cüneyt Arkın

RSS Kitap 'ı Desteklemek ister misin?


Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Okuyor;
  • İlyada - Homeros
  • Sonraki okuyacağı;
  • Odysseia - Homeros
  • Takipte;
  • K Dergi (Yayından kaldırıldı!)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • CNBC-e Business (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
Okumak İstediğim Kitaplar
İlgi duyduğum ve ileride imkan bulursam satın almak istediğim ve akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Semerkant - Amin Maalouf
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Araf - Elif Şafak
  • Baba ve Pi* - Elif Şafak
  • Bit Palas - Elif Şafak
  • Mahrem - Elif Şafak
  • Pinhan - Elif Şafak
  • Şehrin Aynaları - Elif Şafak
  • Med-Cezir - Elif Şafak
  • Beşpeşe - Murathan Mungan/ Celil Oker/ Pınar Kür/ Faruk Ulay/ Elif Şafak
  • Sicilyalı - Mario Puzo
  • Güle Güle Godot - Ferhan Şensoy
  • Hacı Kom - Ferhan Şensoy
  • Ayna Merdiven - Ferhan Şensoy
  • Ferhantoloji - Ferhan Şensoy
  • Hacı Komünist - Ferhan Şensoy
  • Oteller Kitabı - Ferhan Şensoy
  • Tarihin İzinde - Prof. Dr. İlber Ortaylı
  • Yediler Kırklar 6 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Bu Atlı Geçide Gider 7 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Geçitteki Ülke 8 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Darağacı 9 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ebem Kuşağı 10 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Sabır 11 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Gece Vaktinde Gündönümü 12 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu 1 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Karanlıkta Mum Işığı 2 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Güneşin Dört Köşesi 3 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
  • Pi* Fantazi - Luke Rhinehart
Kitaplığımdan Tozlu Sayfalar
Kitaplığımda bulunan ve ileride imkan bulursam okuyup akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Bütün Kozmokomik Öyküler - Italo Calvino
  • Don Carlos'un Öğretileri & Savaşçının El Kitabı - Victor Sanchez
  • Rüyacı & Büyücülerin Dünyasına Giriş Töreni - Florinda Donner
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Kayıp Gül - Serdar Özkan
  • Suç ve Ceza - Dostoyevski
  • Aklı Bir Karış Havada - Susanna Tamaro
  • Ceset Kokan Kadınlar - Zeki Kayahan Coşkun
  • Güller Kırmızıdır - James Patterson
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Çikolata Kaplı Hüzünler - Canan Tan
  • Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg
  • Tanrılar Okulu - Stefano E. D’Anna
  • Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
  • Siyasetname - Nizamül Mülk
  • Ölüler Evinden Anılar - Dostoyevski
  • İnsancıklar - Dostoyevski
  • Çatı / Dünkü Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Diriliş Çanakkale 1915 - Turgut Özakman
  • Viva La Muerte! - Alev Alatlı
  • Diriliş - Lev N. Tolstoy
  • Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Budala - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hanımın Çiftliği - Orhan Kemal
  • Notre- Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Romeo ve Juliet - William Shakespeare
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Bilimin Arka Yüzü - Adrian Berry
  • Türk Korkusu - Özlem Kumrular
  • Bir Gölgenin Peşinde - Georges Ifrah
  • Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk
  • Diksiyon & 10 Derste Güzel Konuşma Sanatı - Mehmet Kaplan
  • Görünmeyen - Paul Auster
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Savaş ve Barış - Lev N. Tolstoy
  • Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem
  • Binbir Gece Masalları - Sadık Yalsızuçanlar
  • Bir Atın Hikayesi - Mark Twain
  • Budala Fyodor - Mihayloviç Dostoyevski
  • Çocukluğum - Lev N. Tolstoy
  • Devlet - Platon(Eflatun)
  • Dönüşüm - Franz Kafka
  • Efendi ile Uşak - Lev N. Tolstoy
  • Kültür ve Dil - Mehmet Kaplan
  • Eylül - Mehmed Rauf
  • Genç Werther'in Istırapları - Johann Wolfgang Goethe
  • Gençliğim - Lev N. Tolstoy
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hacı Murat - Lev N. Tolstoy
  • Haldun Taner Kabare - Haldun Taner
  • İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo
  • İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens
  • İvan İlyiç'in Ölümü - Lev N. Tolstoy
  • Kibarlık Budalası Sevda Doktoru - Moliere
  • Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Mantıku't-Tayr - Feridüddin Attar
  • Maupassant Seçme Hikayeler - Guy de Maupassant
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Ölü Canlar - Nikolay Vasilyeviç Gogol
  • Öteki Ben - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Robinson Crusoe - Daniel Defoe
  • Seçme Hikayeler - Anton Çehov
  • Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır - Lev N. Tolstoy
  • Vatan Yahut Silistre - Namık Kemal
  • Venedik Taciri - William Shakespeare
  • Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sosyal Medya'da RSS Kitap
RSS ile abone
olmak ister misin?
Twitter takipçisi
olmak ister misin?
Facebook'ta beğeniyor
olmak ister misin?

RSS Twitter Facebook

Soru Sor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.