Aşk
Bu kitabı pek sevdim, dere tepe düz gittim yanımda götürdüm. Toplumda bana gülenler oldu, çoğunluğu bayanlardan oldu. Kimi içersinde ne yazdığını bilmeden, bayanlara yönelik yazılmış sanılan pembe kapaklı kitabı bana uygun görmediler. Halbuki ilâhi Âşk idi anlatılan, Sufîlikti, Mevlana idi, can idi Cânan idi.
Hayatımın her anını hakkıını vererek yaşamak istiyorum elbet. Bu kitabı okurken Into The Wild adlı filmi izledim. Kitapta dini bir açıdan hayatı anlamlandırmayı anlatıyor filmde de adına din demeden, doğaya bırakmayı anlatıyor. Demek istediğim şu ki izleyen & okuyan insanda farklı kelimelerle aynı hissiyatı, aynı boşluğa dolan şeyi hissettiriyor. Evet, boşluk. İçimizdeki o en mutlu anımızda bile bizi yanlız bırakmamaya kararlı şey.
Kitabımız Şems’in 40 kuralından, Sufi’likten, dervişlikten , Mevlâna’dan nice yoldan, yoldaştan bahsediyor. Belirli bir akışta yol alan hikayemizi bir çok karakter aracılığıyla geçmişte ve günümüzde yaşananları ele alan kitabımız Aziz Z. Zahara adlı bir kişinin saygın bir yayınevine gönderdiği kitabın raporunu hazırlaması için Ella adlı bir bayanın eline geçmesiyle başlıyor. Kimi zaman Mevlâna’nın baş ucunda otururken buluyorsunuz kendinizi kimi zaman bir otel lobisinde, kimi zaman çöllerde. Bu güzel dengenin sayesinde ne hayal diyorsunuz tüm bunlar, ne de gerçek. Bir geçmişte bir rol bürüyorsunuz kendinize bir de bu günde. İki hikaye birleşiyor.
Elif Şafak’ı bu mükemmel konuyu seçmesi açısından tebrik etmemek mümkün değil. Gel gelelim şu da var. Bir kitabın güzelliği onu yazanın kabileyetiyle de ölçülmelidir, ya da ona verilen değerle, ilgiyle. Elif Şafak’ın eğer ilk kitabı olsaydı bu satışların & güzel yorumların onda biri yapılmayacaktı. Çünkü kitabın üslubunu beğenmedim. Bir Mevlâna’ya Şems’e yakıştırılan tümceler, 16. yüzyılın sokaklarında 19. yüzyıldan yadigar Namık Kemal sözlerinden feyz aldırtmaya çalışması gibi devrin özelliklerini yıpratacak kadar basit bir Türkçe ile anlatması beni üzdü. Ben bu kitabın da bir şiir gibi olması dilerdim. Sözleri ahenkli, ne yanından baksan anlam süzülen cinsten.
En çok da içimi acıtan şey kitabı ilk açtığımda oldu. Böyle bir kitabı çeviri okumak çok ağırıma gitti. İngilizce yazılmış kitabı K. Yiğit Us bizler için çevirmiş hem de yazarın yardımıyla. Gerçekten dalga geçercesine koyulmuş bir ek. Türkçe yazmalı diye bir şey demem etik olmayabilir ama diyorum. Beyin göçü gibi hissediyorum bunu, bizden konuları onlara tanıtmak istemişse amenna ama bunu da Türkçe yazarak güzel bir şekilde istediği dile çevirerek yapabilir. Bu benim ağrıma gidiyor, öz ve öz bir evladı kaybetmek gibi hissediyorum. Dilden bir yazarın kopma aşaması gibi. Belki hiç kopmayacak olsa da kopabilme olasılığını düşündürüyor üzüyor beni. Dalga geçercesine yardımıyla yazması özellikle.
Yiğidin hakkını da yiğide vermek bu geçirdiğim, belki de tefekküre dalar gibi olduğum dakikalar geçirmeme vesile olduğu için teşekkürlerimi sunmak isterim Elif Şafak’a. Yazımızı da ufak bir alıntıyla sonlandıralım.
Şeriat der ki: “Seninki senin, benimki benim.” Tarikat der ki: “Seninki senin, benimki de senin.” Marifet der ki: “Ne benimki var ne seninki.” Hakikat der ki: “Ne sen varsın, ne ben.”
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Elif Şafak || Yayınevi: Doğan Kitapçılık || Liste Fiyatı: 20,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944486903
Ek: Not almışım ama bahsetmemişim. Elif Şafak’ın Mevlâna ile bir çocuğu kıyaslamasını kınamayı, Sufi bir kimsenin kendini tam görüyor olmasını kınamayı, Mevlâna’nın ve önemli kimselerin kız çocuklarının eğitimini desteklediklerini gösterdiğini de tebik etmeyi unutmuşum.
Benzer Yazılar
Etiketler: Elif Şafak


Haziran 14th, 2009 18:08
Hocam cok cok övmüştü ama ben elif şafak tarzındaki yazarları,daha doğrusu dini,tasavvufi edebiyatı sevmiyorum.Nedeni ise fazla ideolojik imgelerin bulunduğuna inanıyorum.Kitapın ingilizce yazılması,ayrı bir garabet…
Yine de okunası bir kitap.En kısa zamanda temin edeceğim.
Haziran 19th, 2009 20:00
Bu kitap tasavvufa biraz daha yakınlaşmama vesile oldu.Farklı rüzgarlarla o yandan bu yana savrulmak gibi geldi bana.O dönemi basit anlatması konusunda kesinlikle katılıyorum üzücü!şu kırk kuralın kurgu olduğunu öğrendiğimde de üzülmüştüm:( Ancak elif şafak'ı tebrik etmeliyim.Bu okuduğum ilk kitabıydı ve diğerlerini merak ediyorum…
Temmuz 23rd, 2009 02:17
Eğer bir kitap, bir film, bir yapıt duygularda hareketlilik göstertebiliyorsa şayet başarı sıfatına layıktır. Söz konusu yorumdaki eksikliklere, aksaklıklara hak vermemle birlikte bu başarılı yapıtı elimden düşürmeyerek tek solukta okudugumuda bildirmek istiyorum. Zanımca başarılı bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ediyor, birde kendiniz okuyup yorumlayın diyorum.
* Bu arada, erkeklere özel kül rengi "aşk" kitabıda satışlarda ! :)
Temmuz 31st, 2009 18:46
@Burak G ,
Kül rengi baskının çıkması çok güzel olmuş! :)
Haziran 16th, 2010 00:44
kitabın ayıracındaki işaret nedir bilen varsa cevp yazsn lütfn çok merk ettim :S
Mart 3rd, 2011 15:35
bende okudum çok güseldi şimdide limon ağacı adlı kitabını okuyorum tebrikler