Yalnızlığın Sessizliği
Sal, Haz 8, 2010
Uzun zamandır bahsetmek istediğim bir konu var; kendim. Nasıl oldu da kemdim oldum? Ben bu yolda sürükleniyor muydum yoksa bu yolda yürümek benim tercihim miydi? Binlerce sorum var kendime, en ağırı da eğer sürükleniyorsam ve yolumu çizebileceğim seçeneklerim varsa neden cesaret edemediğimdir.
Düşünüyorum da hiçbir zaman işte ben büyüdüğümde bu adam olacağım demedim. Ben başkası olmayı seçmek istemedim sadece. Benden önce üzerinde yürünmüş bir yol hem benim değildi, hem de yürünemeyecek kadar dar. Sıradışı bir kalıp olmayı da seçemezdim, benim kalıplarla işim yoktu.
Düşlerimin, hayallerimin çizdiği yolun sonunda gerçek vardı. Elbette ki düz bir yol değildi. İşin kötü yanı tam olmak istediğim yerdeyken elimde hiçbir şeyin olmadığını anladığım zamanlar oldu, gerçeğimi kaybettim, kazıklandım, düştüm. Kalkabilmek her zaman kolay değildi ama birkez daha güvenmek işte buna alışamadım ben, sonra da yalnızlığa.
Bu gün dönüp arkama bakmak istedim sadece. Cevap alamayacağımı bildiğim sorularla en azından yüzleşmekti amacım. Gün geçtikçe dışardan sessizleşiyor gibi görünüyor olsam da içeride güçleniyor sesim. Canımın yakılmasına alıştım da tek öğrenemediğim bu sessizlikte, yalnızlığın sessizliğinde duyduğum düşüncelerimin sesinden kendimi yiyip bitirmemden kurtulamamak.
Yalnızlığın sessizliğiyle yaşayabilmek iyi ya da kötü değil; zor.
Rıza Selçuk Saydam
Haziran, 2010
Benzer Yazılar
Etiketler: Deneme, Yalnızlığın Sessizliği


Haziran 8th, 2010 12:10
Vav. Süperdi..
Haziran 8th, 2010 12:57
Sanırım dünyayı durdurman ve yapmamayı öğrenmeye başlamalısın ;)
Aralık 25th, 2010 20:41
harika tebrikler.