“Oradan Bakınca Öyle mi Görünüyor?” Evet,buradan bakınca Carpe Diem’in bastığı bir gençlik kitabı,bir eğlenme kitabı gözüküyor.Kendimi bir kaç hafta da olsa rahatlamaya sevk etmişken birden yarı siyasi,yarı sosyal konularda bir kitabı Carpe Diem Kitap tarafından okumak biraz şaşırtıcı.Dikkatsizliğimle içerik hakkında pek fikir edinmeden aldığım aynı yayın evinin 5 kitabından sonuncusu!İlk başlarda eğlensem de bu kitapla biraz daha ciddi bir tavır içersine girerek eğlence kitap dizime bir son veriyorum.
Hani derler ya ” Kitabın iyisi kötüsü olmaz.” diye,gerçekten bu söze katılıyorum.Her türlü bu sözü ispatlayabilirim.Mesela bu kitabın bana kazandırdıkları siyasetten gerçekten nefret ettiğimi ve neden ettiğimi anlattı.Ardından bir takım soru işaretleri,bakış farklılığının oluşturduğu ortamdan çıkan fikirlerin şahaneliği,sinema ve tiyatro hakkında bir takım bilgiler ve çözüme kavuşturmaya çalıştığım bir takım soru işaretleri.
Şimdi üstte yazdıklarımı biraz daha açıklayarak sizden önce tekrarlayarak kendimi aydınlatmış olayım.İlk olarak Müslümanlık hakkında bilgisizliğim aklıma geliyor bu kitabı görünce.Bu bilgisizlik Müslümanlık hakkında değil.4 büyük dini tamamen tanıyıp “Neden İslam?” sorusuna karşılaştırmalı cevaplar verebilmek gerek.Biz diğer dinler hakkında ,ya da en azından ben,oturup 5-10 sayfadan fazla yazı yazabileceğimi zannetmiyorum.Kitabı bitirdikten sonra yapılacaklar listesine aldığım en önemli yargı işte budur!
Kitabın başka bir genel başlığı olan siyasete dokunmayacağım bile.Hiç sağ,sol,neden solun önü kesildi,sağa n’oldu falan gibi kitabın başlıklarndan bahsetmeyeceğim.Siyasi konularda bilgi edinirim,düşünürüm,irdelerim ama bunu sosyal bir sitede kesinlikle görüş belirtmeye de kayacağını bildiğimden susman en mantıklısıdır diye düşünüyorum.
Ah İstanbul! Girişiyle beni derinden etkileyen bir yazı.Aynen yayınlamak istiyorum.”Deniz otobüslerinden önceki,falanca şeylerden önceki ıhlamur ağaçlarımı geri istiyorum,ıhlamur ağaçlarımı bana geri verin.Boğaz’dan,her mevsimde geçen balıklarımı,bana geri getirin.Bunları ve buna benzer çok şeyi,benim elimden aldınız.Ben lodossa bilmem ne tarafta,poyrazsa bilmem ne tarafta,denize girelen İstanbul’un altı değişik yerinde denize girebilen bir İstanbullu olarak,ayağımı denize sokamıyorum,bana denizlerimi geri verin.Bana ne sizin gökdelenlerinizden!” diyor Gülriz Sururi.İstanbul’a oynana oyunlardan bahsediyor ve gerekli şeyleri o kadar net bir biçimde anlatıyor ki bazı gerçekleri hissederek anlıyorsunuz.Üstteki haykırıştan etkilenmemek mümkün mü acaba?İstanbul’un şu anki durumunu bilen birisi bunu okuyunca duygulanmaz mı?
Kitabın bir diğer konusu da sanatçı özgür olmak zorundadır diyor.Yıldız Kenter’e duymamız gereken sevgi,saygı sınırlarından beklentilere kadar bir çok konuda açıklayıcı bir anlatım ile söyleşi devam ediyor.Fakat Mahsun Kırmızıgül’e destek çıkarken bir çok şeyi zama bırakmamız gerektiğini söylediğinde sinirlerimin gerildiğini de söylemeden edemiyorum.Tabii her şey zamanı geldiğinde,ortam uygunlaştığında,halk sildirdiğinde yapılmalı ama işte bir başka yol olmalı diyor insan kendine.Lafı fazla uzatmadan bu yazıyı da burada bitirelim.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 7,50 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 11,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9756107348
0 Responses to “Oradan Bakınca …”
Leave a Reply