Şeytanın Saati
Çağdaş edebiyatın en kendine özgü kişiliklerinden Fernando Pessoa, ölümden sonra üne erişen yazarlardan. 1935′de öldüğünde, sandığından binlerce sayfa metin çıkmış. Gerçekten de ilginç bir durum bu. Portekizli şair, ressam olan yazarımız sağlığında çok az bir yayın yapmış ve bunları da sürekli farklı isimler altına yayınlamış. Bir yazarın sürekli takma isimler altında tanınma korkusuyla yazması, binlerce sayfayı sandığında gizlemesi ve hatta soyadının hiçkimse anlamına tekabül eden ‘Pessoa’ olması ilginçliğin ötesinde.
Şeytanın Saati, yirmi sayfalık bir anlatı ama içerdiği edebiyatla, felsefi sorularla benim için bir roman niteliğinde oldu. Kitabın içersinde her adım attığımda aman bitmesin kaygısını yaşadım, ve her adımda koridorların göründüğünden daha uzun olduğunu da hissettim. Şeytan-Şair Pessoa, Sözün Olmayan Ülkesi’nde yaşayan Pessoa, hem dölleyen hem de döllenen olarak hem kendisidir, hem de başkasıdır (başkalarıdır). Kitabımız bir kere sayfasını açtıktan sonra geri dönüşü olmayan ve sonu uçurum olan, sizi zarifçe içine çeken, boşluğa, karanlığa doğru sorular soran bir başyapıt.
Ben hiçbir zaman hiçbir şey olmak istemem
Ben hiçbir zaman hiçbir şey olmak isteyemem
Ben hiçbir zaman hiçbir şey olmak istemeyeceğim
Ama bende dünyanın tüm hayalleri var.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Fernando Pessoa || Çeviren: Işık Ergüden || CAN YAYINLARI || Liste Fiyatı: 5,00 TL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9750709982
Benzer Yazılar
Etiketler: Fernando Pessoa, Işık Ergüden


Aralık 29th, 2009 03:48
Her zamanki gibi o içten yorumunu bizlerden esirgemediğin için teşekkürler,dikkatimi çektiği noktalardan biri de henüz okumamama rağmen yoğun bir anlatımla süslenmiş olduğu kanısı,kısacası severim böylelerini :)