İsimle Ateş Arasında
İsimle Ateş Arasında… Devşirmelerden oluşan Osmanlı’nın yüzyıllarca vurucu gücü olmuş olan Yeniçeri’lerin hikâyesi.
Devşirme geleneğinin sonucunda yetişen Yeniçeri’nin sadakati kadar geride bıraktığı acıyı da bizlere göstermeyi ihmal etmeyen Nazan Bekiroğlu hikâye içersinde hikâye anlatarak bilgilendirici bir kitap üretmiş. Özellikle hikâyecik ve Yeniçeri’lerin yapısına dair çeşitli bilgiler benim uzun zamandır okumak istediğim fakat bu bilgilerin sadece klasik, sıkıcı diye nitelendirebileceğim tarih kitaplarında yer almasından dolayı ertelediğim öğeydi. İçeriğini bilmeden tavsiye ile okuduğum bu kitap beni öylesine sevindirdi ki! Çünkü asıl olarak Osmanlı tarihinde bir suçluyu işaret eden yüzlerce tarih kitabına inat, söylenmemişleri söylüyordu. Bir padişah ile yeniçeri arasındaki bağı ve hatta ulema üçgenini, padişahın töre ve şerri hukuk ile sınırlandırılmış yetkilerinin yanında atalarında olduğu gibi halkına karşı Allah’ın önündeki sorumluluğu ve hatalarından da bahsediyordu. Ve tabiî ki aşktan da!
Dili, devrin dilini daha iyi yansıtmak adına normalden ağır olarak kullanılmış. Özellikle benzetmeler kitabın baskın öğeleri. Neredeyse her satırda birkaç benzetme görmek mümkün. Dilin ağırlığı daha çok benzetmelerin üzerinde kendini gösteriyor. Hikaye üzerinde yer alan konuşmalar ve tamlamalar ağır olmasa da bir durumu, bir bakışı betimleyen sayfalarca ardı ardına dizilmiş benzetmeler kimi zaman anlaşılır ve hoş gelse de kimi zaman da bir kelimeyi anlamamak, bir sonrakinde zorlanmak ve düşen isteklenme ile sayfaların elimde ağırlaşmasına neden oldu. O yüzden ben de zorlamadım kimi zaman. Elimde ağırlaştığında koydum başucuma ve yazara yazması için gerekli olduğu kadar, okuyucuya da zevkle okuyabilmesi için gerekli olan ilhamı bekledim. Sindire sindire, okumak için okumak yerine kitaptaki derinliği anlamlı kılmayı amaç edindim.
Şanlı tarihin şahıslar kadar toplulukların da hatasıyla körelmesini konu aldığından giderek karamsarlaşan, duygusallaşan içeriği konusunda uyarmam da gerek. Yazarımız hikâyelerin uydurma olduğu defalarca yinelese de hikayelerdeki duyguların, hissedilişlerin yalan olmadığı da aşikar.
Fikrin ve muammanın ayrıntısına böyle düşüverdim. Aşkı taşıyan her kalbin muhkem olduğunu zannediyordum oysa. Meğer aşk indiği kalbi ihya ediyor ya, ihya edemezse yok ediyordu. Kazasız belâsız kurtulmanın imkânı yoktu.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu || TİMAŞ YAYINLARI || Liste Fiyatı: 16,50 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm|| Karton Kapak || ISBN: 9753627184
Benzer Yazılar
Etiketler: Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu


Yorum Yap & Fikrini Paylaş!