Ferhan Şensoy
Paz, Nis 19, 2009
Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Defteri‘ adlı dergide yayınlanmak üzere yazılmaktadır.Karşınızda olan doğal halidir.Dergideki olan Hayri Vaka tarafından makyajlanmış olabileceği gibi hiç dergiye çıkamayabilir de.

Pek sayın okuyucu şimdi aramızdaki samimiyete güvenerek küfrün bu kadar yakıştığı başka bir insan var mıdır diye sana soruyorum,sordum. Çünkü o TRT’de dal t*ş*k diyebilmiş kişi. Yaşayan tek muhalif mizah ustası, tiyatrocu, yazar bir deha “bu sahne bir okuldur / ustam Münir Özkuldur“ der çünkü onun vitamini kavuğunda! “Kavuğu lavukla karıştırmayın!” der. Komik olduğu için değil de sadece komik olmadığı için sevilen orta oyuncusudur. Galatasaray Lisesi’nden tarih hocalarına kızarak okul yönetime bir mektup yazıp okuldan istifa etmiş. Evet sigara ve alkol manyağıdır, sinirlendiğinde korkmalısınızdır, yobazlara karşı hiç hoşgörülü değildir,küfürbazdır,kadınları sever, aptallara hiç mi hiç tahammülü yoktur. Bir gecede koca bir oyun yazabilecek güce sahiptir ve ‘sanki içime osurmuşum gibi sıkıntılı bir ifadem var’ der. Çünkü yalnızlıktır onun hayatı, koca bir yalnızlık.En son birkaç ay evvel ‘Karagöz ile Boşverinbeni’ adlı kitabı çıktı ; 2+150 kumru üzerinden bir adamın yalnızlığını anlatır ve okurken ben o adamın kendisi olduğunu hissettim durdum. Yalnızlığın zavallılık değil, usulünce yaşandığında çok büyük keyif olduğundan bahsediyor ve yıllar önce güldeste’de dediği gibi ‘yalnızlığım karımdır,kimselere koklatmam’ diyor tekrardan. Tiyatronun dilini kullanışıyla [çok kullanılan cümlelere tersten başlayarak (hanımefendi,anlayışınıza hayranım...) veya çoğul ifadelere İngilizcedeki çoğul eki olan –s eki getirerek (kızlarsss…) veya küfür edeceği zaman küfürleri 2 bağımsız kelime gibi bölerek uzatması ( hass..iktir..) ve kesinlikle kişilerin belirgin özelliklerine göre lakap takmak ] gerçekten farklılığını hissettirmiştir.Kısacası, zordur Ferhan Şensoy olmak! Anadili yanında Fransızca , İngilizce ve bir çok dilde cambazlık yapmaktır. İmza için utana sıkıla uzattığınız kendisine ait korsan kitaba bakıp, “oğlum korsan lan bu kitap, ben bu kitaba korsan imza atarım!” diyerek normalden farklı bir imza atan yaşıyorken değerini bilerek arkasından ağlamak yerine yüzüne baka baka gülünesi insandır. Benim gözlerimi mizaha açtıran insandır o. Pardon , Şans Kapıyı Kırınca , Son Ders ile eskimeyeceğini anladık. Doya doya güldük kimi zaman gülmemek için ağzımızı kapattık çünkü hiçbir şey kaçırmamak adına ses çıkarmamamız gerekiyordu. Oyunlarının sonunda, seyirciyi alkışlarken ( bir avuç seyirciyi hem de) gözleri dolu dolu olan ve bir başka derin bakan büyük sanatçı o. Tam adı Osman Ferhan Şensoy’dur. “Benim ömrüm sizleri adam etmeye yetmeyebilir.” cümlesinin sahibi…adam gibi adamdır Ferhan Şensoy, anlayana tabi.
Benzer Yazılar
Etiketler: Deli Defteri, Ferhan Şensoy


Nisan 19th, 2009 22:30
yazıyı dergi için yazıyorsun ama birde burada yazmışsın. derginin tirajı düşer diye editör kızmasın sana :). hani yazıda varya “korsan kitap, korsan imza”. e bu yazıda dergi için korsan oluyor diyebiliriz. hadi bakalım bu da korsan yorum olsun :) gerçekten güzel bir yazı olmuş. Tiyatro denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Ferhan Abi’yi bu kadar samimi anlatmak gerçekten zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa usta, sinirli, eğlenceli ve bir o kadar da aykırı bir kişiliği anlatmak kolay değil!
Nisan 21st, 2009 14:11
kesinlikle, arkasından ağlamamak için yüzüne gülebilme şansını kaçırmamak lazım. ve ayrıca “sinirlere mukayyet olmak lazım, sinirsizlik felaket bir şey çünkü”
selamlar.