Son zamanlarda kitap okumaya pek vakit ayırmasam da bu kitabı okumak için yeterli vaktim vardı.İlk basımını 1940′larda yapmış olan bu kitabın günümüze kadar gelmesi gerçekten büyük başarı ve bu başarının da rastlantı sonucu olmadığı bilinmeli.Kitabın ebatıyla içersindeki öz karşılaştırılamayacak bir boyutta.İnanılmayacak derecede öz ve sağlam bir yazıyla karşılaştığımı belirtmek isterim.
Kitabın içeriği hakkında biraz konuşursak asıl içeriğe doğru ilerlerken, önsözleri bir bir geçerken bir heyecanlanma baş gösteriyor insanın içinde.İlk bakışta “Fikir bulmanın da tekniği mi olurmuş!” tarzı bir söylemle açılan kitap giderek gözünüzde farklı bir boyut ve akabinde önem kazanmaya başlıyor.Çünkü kitap hazır kalıplarla oluşturulmamış.Amaca yönelik her soruya gelen cevapla sağlam bir şekilde sistemselleşmiş.
Peki olay nasıl başlar?Yazarımız James Webb Young’a bir firma yöntecisi olan arkadaşı bundan böyle reklam alanı satmayacaklarını,yapmaları gerekenin fikir satmak olduğunu söyler ve kendisi bir reklamcı olan yazarımızdan fikrin nasıl bulunacağı konusunda yardım almak ister.İşte bu noktada mükemmel bir soru belirir.” Fikir Nasıl Bulunur? ” Öznel bir deneyim olarak algılanan bu kavramı nesnel hale getirmeyi amaçlayan bir sorudur bu.Ve göründüğü kadar aptalca değil,bir dehasal yanıt gerektiren sorudur aslında.
Şimdi bir hedef belirlenmiştir daha önce sayısızca fikir üreten başarılı reklamcımızda.Bu soruya tek bir şekilde cevap verilebilirdi,deneyimin formülü!Bize sunduğu şey bu konu hakkında kendine sorduğu sorularla uzun bir süre kafa yormanın ve kendileriyle alakadar olduğu,işi fikir üretmek olan insanların yaptıklarıyla iligili yakın gözlemin sonucudur.
Bir fikir eski unsurların yeni bir kombinasyonundan başka bir şey değildir ve yeni kombinasyonlar oluşturma yeteneğinin bağlantıları görme kabiliyeti tarafından geliştirilmesi gerekmektedir.İşte şimdi yöntemimiz geliyor.Bu yöntem 5 basamaktan oluşmaktadır,hepimizin bidliği şu basamaklar diyebiliriz.
Bu basamaklardan ilki zihnin,fikir üretirken kullanacağı ham meteryali toplamasıdır.
İkincisi bu toplanan metaryalleri aynen yemek yer gibi zihnimizde soyut bir şekilde çiğneme sürecidir.Tek tek metaryallere farklı açılardan bakmak,evirip çevirmek yani hissetmeye çalışmaktır.(Bu süreçle birlikte yorgunluk başlayacaktır.Pes etmek yok!Taki artık her şey birbirine girene,kafamız allak bullak olana kadar!Saçma değil.Sabredin.. )
3. etapta doğrudan siz müdahale etmeyeceksiniz.Her şeyi bir kenara iteceksiniz ve zihninizden mümkün olduğunca uzaklaştıracaksınız.(Bilinç altınıza havale ettik konuyu ve siz uyurken ya da başka rahat işlerle uğraşırken bilinç altınız bu konu hakkında çalışmalarını sürdürmesine izin vereceğiz.Bu etapta hayal gücünüzü,duygularınızı hareketlendirdiğini düşündüğünüz ne varsa onunla ilgilenin.)
Zaman sorun değil.Ertesi sabah rüyanızdan sizi uyandıracak fikir oluşuyor.Birden ayağa kalkacaksınız,belki birden “BuldummM!” diye bağıracaksınız artık.Fikir,damdan düşercesine belierecek.Aslında siz yapmanız gerekni yaptınız ve emeğinizle bu fikri buldunuz,sürekli kafa yorarak.Sanıyor musunuz ki Newton’un kafasına düşen elma fikir yumağıdır? Newton bu konudaki araştırmalarının meyvasını almıştır.
Son etap ise bu yeni doğmuş fikrinizi gerçek dünya ile tanıştırıp,elemek ve gerkirse yenisi için çalışmalara devam etmektir.Bu etap bir başka değişle dünya ile tanışması ve fikrin pratik kullanımı için nihai bir rötuş ve geliştirme etabıdır.Ve belki de bu noktada bir çok fikir yitip gider,ama başarı için yoğunlaşma devam edilmelidir.
Kitap hakkında son olarak eklememiz gereken şey ise “Jım Young Ne söyledi,Ne söylemedi?” bölümüdür.Jeremy Bullmore bu bölümde eksik kalan değil,eklenillmesi gereken ayrıntıları belirtmiştir.
Kısaca amaçlarına ulaşmak isteyenler için bu bilgiler bir güneştir.Lütfen ciddiye alınız.Ben alıyorum!
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: James Webb Young Çeviren: Ozan Mert Özkan || Liste Fiyatı: 12,50 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 14,5×19 cm || Karton Kapak || ISBN:9944383509
Alternatif bir çeviri ile “İş Bilenin Para Kazananın” adlı kitabı tanıtmadan önce kitabımızın yazarı olan Robert Townsend’i tanımanızı öneririm.Vaktimin sınırlı olmasından ötürü yazıyı çok uzatmadan ,yan fikirlerini fazla dallandırmadan sonlandıracağım.
İnsan yiyen,kazanç yutan Canavar şirketleri yola getirmenin yollarını bu kitapta görebilirsiniz.Kitabın şirket yönetimi hakkında olması sizin kitabı okumamanız için sadece bir bahenedir,sebep değildir.Demek istiyorum ki bu ilkelerden birçoğu sizin için geçerli olmayabilir,gene de bir gün gelir,büyük bir kuruluşta görev alacak olursanız kulağınıza küpe ola..
Bir başka kitapla ilgili değinmem gereken nokta ise şu; Kitap maddeler halinde ve gereksinim duyduğunuz konuyu aynı bir sözlük gibi karıştırıp makaleyi okuyarak adınlanabilirsiniz.Kitabın genel olarak hakkı olana hakkını vermek ve işe yaramayanı kovmak,gerektiği kadar esnek olmanın yanında durmayı da bilmek esasında.Unutmamalı ki bu kitap sizler için çözüm yollarının çokluğunu göstermek ve deneymleri olan bir kişinin bunları paylaşmasından ibarettir.
Kitabı okuduktan sonra kendinize güveniniz geleceğine eminim.Önünüzdeki engelleri farklı bakış açılarıyla yenmenin yollarını göreceksiniz.Riski kazanca çevirecek adımlarda güzel bir rehber,güzel bir deneyimlerin oluşturduğu sözlüktur bu kitap.Kimi zamanhaklı olanı yüceltmenin şirkete sağladı yararları,kimi zaman işten çıkarmanın acımasızlığıyla artan performansı ve hatta kimi zaman da entrikalarla boğuşmanın yollarını anlatıyor.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler: Yazar: ROBERT TOWNSEND, Çeviren: AZİZ ÜSTEL – NURAN YAVUZ || Liste Fiyatı: 7,00 YTL. || Yayın Yılı: 1992 || İthal Kağıt || 14×20 cm || Karton Kapak || ISBN:9754470138
Bu kitap bir KASHNA Kitap Ağacı meyvasıdır ve KASHNA felsefesi üzerine kurulmuş bir şaheserdir.Peki nedir bu KASHNA felsefesi?
Kashna bilmektir. Kendini tanımaktır. Bir mükemmellik tutkusudur. En iyiyi yakalama çabasıdır. Kashna, oksijene saygı duymaktır nefes alırken, zirveleri zorlamaktır. Değerini bilmektir ormanda duran bodur bir ağacın. Kashna kaygısızca koşmaktır en çetin yollarda… İmkansıza aşık olmaktır Kashna. Önyargılardan arınmaktır. Haddini bilmektir. Mazeret üretmeden yaşamaktır. Kashna, dik durmaktır en güç zamanlarda. Vazgeçmemektir, göğsünü germektir fırtınalara, geleceğe dokunmaktır kaygısızca, meydan okumaktır, en olmaktır, bağırmaktır avaz avaz, haykırmaktır karanlığa.Kashna, abartısız yaşamaktır. Kibrit kutusuna dünyayı sığdırmaktır, gemilere rağmen başarmaktır Kashna.
Bir fabrika; ama öyle böyle bir fabrika değil! Şöyle bir fabrika:
“Dahi” üreten bir fabrika. Fabrikaya gelen dahi adayları, üretim bandı diye adlandırılan eğitim salonumuzda bir dizi eğitim çalışmaları ve aykırı eğitim uygulamalarıyla bir dahiye dönüştürülmektedir.
Çözüm üreten bir fabrika, azim üreten bir kurum. Gelecek, cesaret, özgüven üretiliyor. Motivasyon üretiliyor, hedef, kararlılık, çalışkanlık, hareket üretiliyor…
Kısacası, bu fabrikada muhteşem bir ekip; her saniye, kümese düşmüş kartal yavruları için, akvaryuma hapsedilmiş balinalar için farkındalık üretiyor…
Neler yapabileceğini bilmiyorsun, ne olduğunu hiç bilmiyorsun. Baksana ayakların yere basıyor, bunu nasıl başarıyorsun?
Bilsen, uykuların kaçar, başını hiç olmadığı kadar dik tutarsın. Para pul, şan şöhret… bir anda avucunun içindeki sıradan bir mikroba dönüşür. Zor dediklerinde gülüp geçersin, imkansız dediklerinde kahkaha atarsın rüzgara karşı.
Bir bilsen akşam yastığa koyduğun şeyin zavallı bir küreden ibaret olmadığını. Trilyon dolarlarla ölçülemeyecek bir hazineyi her gece öyle hunharca atabilir miydin yastığa yorgana?
Hiç şaşırmazdın Atatürk’lere, Lincoln’lere, Gandhi’lere… Vay be demezdin Picasso’lara, Da Vinci’lere, Dali’lere… Aklını almazdı Edison’lar, Newton’lar…
Hayranlık duyduğun o dahilerin aslında senden farklı olmadığını biliyor musun?
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Erdal Demirkıran || Liste Fiyatı: 9,50 YTL. || Yayın Yılı: 2004 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756197005
Aslında basit gibi görünen fakat insanın hayal dünyasından bir takım şeyleri çekip kopararak somutlaştırmasıyla bir çok özel,eşsiz şeyin ortaya çıkabileceği garip bir kategoridir.Kitap sayfalarını kıvırarak kitabı incitmenin,yıpratmanın başka bir deyişle ona hakaret etmenin yerine alternatif bir çözüm olan kitap ayracı kullanmayı düşünenlerdenim.An itibariyle yeni bir kategorimiz olan “Kitap Ayracı” bölümünde kullandığım ya da beğendiğim kitap ayraçlarını yayımlayacağım.
Kitap Ayracının Tarihi
Yazıyı kitap ayracının bilinen kısa tarihi ile sonlandıralım.Kitap ayraçlarının tarihi 1500′lü yılların ortalarında yazılmaya başlanmış.
1576 yılında ilk İncil’i basan Christopher Barker, içine uçları püsküllü bir ayraç iliştirerek I.Elizabeth’e armağan etmiş.Derken buna benzer kitap ayraçları kısa sürede kiliselerde yaygınlaşmış.
Kitap okuyanların kaldıkları yeri unutmaması gibi masum bir nedenle hayatın parçası olan ayraçlar, 1880′li yıllarda ilk kez tanıtım amaçlı kullanılmaya başlanmış. Hayranlık uyandıracak kadar güzel ve el yapımı olan bu ayaçlar aynı zamanda dönemlerin estetik anlayışlarındaki değişim ve gelişimleri de ifade eder olmuş.
Doğum günü hediyesi olarak da işlenen ayraçlar daha özel günlere de tanılık etmiş. 1900′lerin sonlarında makine üretimi dokunmuş ayraçlar popülerlik kazanmış, dolayısıyla kitap ayracı üretimi endüstriyel bir boyut kazanmış.
1880′lerde sonra sert kağıt ve kartondan üretilen ayraçlar yaygınlaşmaya başlamış. ucuz ayraç üretimi hızlanmış ve ayraçlar reklam sektörünün bir parçası olmaya başlamış. Kibrit, yiyecek, sabun, duvar kağıdı, parfüm ve çikolatalar ayraçlar üzerinde reklamı yapılan ürünler arasında yer almış. Diş macunu şeklinde, daire şeklinde ayraçlar ise yaratıcılığın sınırını o günlerde zorlamış.
Salı, Ekim 21, 2008
1 Yorum