A A
RSS

Arşiv | Ocak, 2009

Macbeth

Macbeth Kapak (Yazar:   William Shakespeare    , Çeviren: Merve Nur Erdoğan)Hayatı genel anlamda monoton yaşıyoruz.Belirli kalıplardan çıkmamamız devlet tarafından garanti altına alınmış.Okul gibi iş gibi kurumlar bunlar.Hayatımızın büyük bölümünü kaplayan bu işler bizi sıkıntıya sokar.En azından beni sokmakta.Fakat olmaması da sıkıntıya sokuyor.Çünkü belirli bir zaman sonra alışkanlık olarak bu işleri yapıyoruz.Bu hafta böyle bir durum yaşadım.Sıkıntıyı yenmek için de sıradışı bir gün geçirdim.Tatil olan günümde herhangi bir sosyal aktivite yapacak ortam yoktu.Otobüse bindim ve çarşıdan kısa bir batı klasiği olan “Macbeth” i satın aldım.Sonra da ilk gelen otobüse bindim.Tanımadığım sokaklarda çevreyi gözlemlerken kitaptan yudumlar alıyordum.Kitabı bitirdim,yolcularla sohbet ettim,söförün dertlerini dinledim ve evime geri döndüm.

Biraz da kitaptan bahsedeyim.William Shakespeare’in yazdığı trajedi bir tiyatro oyunu olan kitap yiğitlerin gözdesi Machbeth’e cadılardan gelen müjdeli bir haberle başlar.Zamanla bunu gerçekleştirmek için kötülüğe başvuran Machbeth ve karısı tarihin bir cilvesiyle hem iç hesaplaşmalarla tahtının tadını alamamasına hem de tahtından olmasına sebep olur.Kitabın ayrıntılarını pek kurcalamasam da genel anlamda sade bir dil ve konuşan kişiye göre edep unsurları mevcuttu.Dikkat ettiğim bir özelliği ise sonunu belli eden bir anlatımla söyleyiş güzelliğini ön plana çıkarmış olmasıydı.Eminim tiyatroda izlemek daha fazla zevk verektir.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: William Shakespeare , Çeviren: Merve Nur Erdoğan || Liste Fiyatı: 4,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944184090

(daha fazla…)

Üç Harfli Kelime: Aşk

Üç Harfli Kelime: Aşk Kapak (Yazar: - (kollektif) , Çeviren: H. Sıla Okur )Kitap seçmek için bir çok yöntem mevcut.Kendimce ilk dikkate aldığım şey kitap hakkında başkalarının yaptığı yorumlar.Ardından kitabın yazarını tanıyıp tanımamam,hakkında bildiklerim beni yönlendirir.Bunlar sağlıklı sonuçlar veriyor.Kriterlerime devam edersem kitabın ismi gelir.Daha sonra kitabın kapak tasarımı,yani görünüşünü de ciddiye alırım.İşte bu kriterleri geçmiş belirli bir kitap listem var. Ece Nur Yaşar ‘a sence hangisi alayım dediğimde “Üç Harfli Kelime: Aşk” biraz da rastlantı yardımıyla seçtik.

Kitap bir çok mektubun birleşmesiyle oluşmuş.Her ne kadar büyük bir hevesle başlasam da kitap benim hoşuma gitmedi.Kollektif olması yani birden çok kişinin yazılarının tek bir kitapta buluşması ve uydurma mektuplardan oluşması belki büyük bir etkendi.Duygusallık bence çok özel bir durum.Yani insan bir anda sinirlenebilir,bir anda anlık espiriyle kahkahalar içerisinde kalabilir fakat duygusallık sürekli insanın üstüne sinemez.En azından bu benim için geçerli.Kitapta bu duyuyu yakalayamadım.Çünkü bir sayfada bir sevgiliye yazılmış özür mektubu,diğer sayfada bir şempazeye yazılmış aşk mektubu,bir diğer sayfada üvey anneye yazılmış ne olduğu belirsiz mektup,sonraki sayfada cinsellik teması.. Okuduğumu rahatlıkla anlayabiliyorum ama bana yapmacık geliyorsa bazı şeyler başarısız olunmuş demektir.Olumsuz eleştiri yapacağım bir başka nokta ‘aşk’ kelimesinin altına alınan konular.Yani kitabın başlığı uyumsuz değil ama kitabı taşıyan bir başlık olmamış.Kısaca aşk bu kadar basit değil.

Olumlu eleştirilerim de olacak tabiki.Kitapta bir çok karakteri yansıtırken çok başarılı olunmuş.Birden çok din ele alınırken aşk kavramının,cinselliğin nasıl farklı bir bakış açısıyla sunulduğu görülmesi gereken şeylerden.Ayrıca bir bölümünde ‘aşık olmaya aşık olmak’ olayını da anlatıyor.Bu bölümünü gerçekten önemsiyorum.Her kitapta kazanılacak bir nokta var bizler için.Bu kitapta da alacak bir çok kazandığımız şeyimiz olacak.Hiç olmazsa kitabı oluşturan insanların aşkı nasıl algıladığını öğreceğiz.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: – (Kollektif ) , Çeviren: H. Sıla Okur || Liste Fiyatı: 16,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,x20 cm || Karton Kapak || ISBN:6050015041

Konuk Yazar

Şimdiye kadarki tüm yazılar tek bir kalemden çıkmaydı.Bunun artı ve eksileri tabiki var.Sitede birden çok yazarın olması tek düzelilikten kurtulmayı sağlaması açısından önemli.Yani her ne kadar sürekli gelişsem,kendi kendimle yarışıp gelişsem de sonuçta kişide oturan bir takım üslup özellikleri olacaktır,olmalıdır.İşte bu özelliklerin ziyaretçide oluşturabileceği sıkıcılığın önlenmesi değil sorunumuz;üslubun farkedilmesidir.

Malum RSS Kitap,kişisel bir kitaplıktır.Bu yüzden kalıcı yazar alınması da olanaksızlaşıyor.O yüzden bir çok yönden fayda sağlayacak konuk yazarlığı aktif hale getiriyorum.Tabii bir takım kıssaslarımız var.An itibariyle aklıma gelenler şunlar;

  • Konuk yazar kategorisinde yazması için her ay 1 kişiye teklif yollayacağım.Bu kişi saygı duyduğum ve gerçekten başarılı insanlar arasından seçilecek.
  • Eğer konuk yazarlık teklif ettiğim kişi davetimizi kabul etmez ise o ay kesinlikle başka bir davetiye yollanmayacak.Çünkü reyting kaygısı olmadan,sitemize renk katmak için yaptığımız bir etkinlik bu.

Zamanla en mantıklı olan hali alacağını umut ediyorum.Ayrıca müjdeli haberimiz de var.Bu ay için konuk yazar davetimize olumlu cevap geldi.Kim olduğu süpriz olsun.

Deliliğe Övgü

Deliliğe Övgü Kapak (Yazar:  Erasmus    ,  Çeviren: Nusret Hızır)Hadi kalıplardan çıkalım.Kendi benliğimize doğru biraz yol alalım.Kim olursa olsun,bize anlatmak zorunda değil ama bırakalım kendimizi geçmişimize.Hangimiz çılgınca şeyler yapmadık ki? Aslında bizim için pek çılgınca değildi,fakat o an bizi bir başkası görse deli sanabilir diye düşünmedik mi? Kimsenin bilmediği özel duygumuz , özel anımız , özel … olmadı mı? Bu soruların cevapları içimizde tabiki.İşte bu kitap öyle bir kitap ki 500 yıl önce yazılmasına rağman bizim bu duygularımızı aydınlatıyor.

Antik-Yunan geçmişinden bolca yararlanarak, Erasmus 16. yyda yazdığı başyapıtında deliliğin kendinden daha deli olmayı anlatıyor kürsüsünde.Kitapta delilik tam olarak kendisidir ve kendisine övgüler yağdırır.Bu övgüleri yağdırmadaki aracı da her türlü insandır.İlk olarak bir takım tanrıların kazandırdığı ve şükran duyulması gereken özelliklerinden bahseder.Sonra deliliği ele alır.Tanrıların ve insanarın ne kadar da delilik ile iç içe olduğunu ve ne kadar deli olduklarını anlatır.Kimi zaman bir aşığı,kimi zaman bir bilgeyi,kimi zaman bir prensi,prensesi ve kimi zaman da din adamlarını ele alır.Eleştirilerden hiç çekinmeden bahsetmesi kitaba gülüngeç bir hava katar.Birkaç sayfada bir karşımıza çıkan konu ile ilgili mitolojik unsur karikatörleri de zihnimizde canlandırmamız için bize yardımcı olur,kitabın akıcı bir özellik kazanmasına ve kendimizi olayın içinde bulmamıza neden olur.Çağlar boyunca düşünce düzeyinde bağnazlın her türlüsüne yönelen bir eleştiri baş yapıtıdır.

Kitapta Erasmus bize şu soruyu sorar: “İnsanoğlunun tüm zincirlerden kurtulmasını ve salt özgürlüğe ulaşmasını sağlayan delilik değil midir?” Hakldır bence.Ömrümüzde yaptığımız en güzel ve hoş ne varsa bunu deliliğe borçlu olduğumuz gerçeğini farklı boyutlarla ciddi bir komiklik içersinde anlatmıştır bu eserde.Bir bilginin dünyevi tüm duygulardan uzaklaşması,bir delilinin ise tam tersi dünyevi bütün duyguları tatmak için duyduğu bu korkunç istek temel farktır.Bu noktada bir düşünmemizi ister Erasmus.Hiç bir duyguyu tatmayan bilge mi gerçeğe hakimdir yoksa bir deli mi? Skolastik düşüncenin karşısında halk adı verilen çok başlı bir canavarı temsil eder.Deliliği,bilginlerin,din adamlarının ve kim varsa onun silahıyla över.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Erasmus , Çeviren: Nusret Hızır || Liste Fiyatı: 10,00 YTL. || Yayın Yılı: 1998 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9757942294

Aforizmalar – Franz Kafka

Aforizmalar - Franz Kafka“Aforizma,çeşitli konularda kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve âhenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır.” Kendimi bildim bileli aforizmaları çok severim. Çünkü bir yazarı tanıyabilmek için bizlere daha çok ipucu verirler. Franz Kafka’yı daha yakından tanıyabilmek için Max Brod’a vasiyetinde yakmasını istediği ama arkadaşının kitapları yayımlamasıyla Kafka’ya ölümünden sonra getirdiği haklı ünü oluşturan bir kitabı okumak istedim.

Kısa bir kitap fakat felsefi anlamlarla ,basit kelimelerle büyük anlamları ifade etmesi açısından da önemli.Bu kitabı okumadan önce Kafka’nın kitapları arasından hikaye veya romanlarından biri okumuş olmanızı öneririm.Daha fazla zevk almanızı sağlayacağını garanti ediyorum.Kafka hayatında yaşadığı bir çok olumsuzluğa karşı duygusal bir serzenişte bulunmuş tüm eserlerinde.Yanlızlık ve yabancılaşma hiç bırakmadığı konular arasında yer almış.”Kayıp” adlı eseri hariç hiç iyimser bir tavır göstermemiş.Belki de eserlerinin yakılmasını vasiyet etmesi de bu yüzdendi.Hayatı irdelenmesi gereken ilginç kişiliklerden biri kesinlikle.

Ne yalan söyleyeyim kitabı açmadan önce içersinde bir çok ilham şimşekleri çaktıracak nokta bulacağımı düşünmüştüm.Elbette güzeldi ama beni tatmin etmedi.Kitabın bitmemiş olması bunda etkili olabilir.N’olursa olsun belirli konulara takıldığını hissettiren bir kitaptı.Yani insanoğlunun Bilgi Ağacı’ndan meyve yemesi sonucu cennetten kovulmasını bir çok yerde ele almış ve düşünceleri tutarlı olsa da belli bir kalıptan çıktığını hissettirmesi benim hoşuma gitmedi.Bunu kendimce halen bu konuya kesin bir tavır ortaya koyamadığından kaynaklandığını hissediyorum.Bu konu ile ilgili en ilginç yaklaşımı ise aşağıdaki 1 numaralı ekte paylaştım.

Kitabın iki bölümden oluştuğunu da belirtelim.İlk bölümde daha önceden yayımlamak için hazırladığı sezilen yazıları,ikinci bölümündeyse günlüğünden notlar yer almakta.Günlük bölümü benim felaket hoşuma giden bölümdü.Gerçekten soyut anlamlara gelen kelimelerle yazması her okuyucuda başka bir imgeyi canlandıracağından etkileyiciydi.Kitaptan sizlerle paylaşmak istediğim bir kaç noktasını aşağıya ekliyorum.

Kitaptan Alıntılar *Ek

  1. Biz cennette yaşamak üzere yaratıldık ve Cennet de bizim yaşamamız için yaratıldı.Bizim yazgımız sonraden değiştirildi,nedir,Cennet’in yazgısı değişti mi,bilen yok.
  2. Bir kafes,kuş aramaya çıkmış.
  3. İyi,bir yanıyla rahatsız edicidir.
  4. Birbirine benzememelerine rağmen aynı insanda buluşan öyle algılar bulunur ki,aynı nesneye yönelirler;bundan çıkarılabilecek tek sonuç,aynı insanda değişik öznelerin bulunduğudur.
  5. … daha doğrusu,kendini için hiç kaygılanmıyor.Nedir,hiç bilmediği birisi için,yanlız ve daima onun için kaygılanıyor.

Özel Not: Yazıyı sonlandırmadan önce bahsetmem gereken bir şeyler daha var.Altıkırkbeş Yayınevinin kitabın telif hakkı bölümünde yaptığı serzeniş gerçekten çok hoşuma gitti.Yazıyı hazırlayan ekibi tebrik etmek isterim.Telif haklarını hiçe sayan fotokopiçilerin,korsan yayın dağıtan illegal kuruluşların karşısında Altıkırkbeş Yayınevini gerçekten haklı buluyorum ve yasal önlemlerin en yakın zamanda daha caydırıcı şekilde alınacağını temenni ediyorum.Üstümüze düşen görev ise bu insanlara destek sağlamamak,orijinal ürünleri almaktır.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar:Franz Kafka, Editör:Banu Irmak , Çevirmen: Sergül Ogur || Liste Fiyatı: 5,90 YTL. || Yayın Yılı: 1995 || İthal Kağıt || 14×20 cm || Karton Kapak || ISBN:9799758467678

Çavdar Tarlasında Çocuklar

Çavdar Tarlasında Çocuklar Kapak ( Yazar:  Jerome David Salinger , Çeviren: Coşkun Yerli  )Komplo Teorisi (Conspiracy Theory) adlı mükemmel filmi izleyenler bilir;filmde kahramanın yüzlerce aynı kitaptan oluşan,ilginç bir yadsımasının ürünü olan kitaplığı vardı.Ayrıntıya girmeyeceğim ; işte o kitap Çavdar Tarlasında Çocuklar olarak Çoşkun Yerli tarafından Türkçemize kazandırılmış kitaptı.Sıradışı bir filmde, bu kadar vurgulanan kitabı tabiki hemen aldım ve okumaya başladım.

İlk olarak kitapta konuyu algılamaya çalıştım.Acaba nereye bağlayacak? Acaba , acaba.. Fakat biraz ilerledikten sonra konudan konuya atlayan kitabın konusunun da tam olarak algılanamayacağını anladım.Çok zevkliydi,çok akıcıydı.12-13 yaşlarında bir erkekti konu olabilecek durağan tek kavram.”Ben varım,ben,bir de kendim.” diyordu kitapta.Yapmacık olmamak ve kendini kandırmamak konusunda tam bir ustalık sergiliyordu.Argo ve küfür kullanıyor,yorum yapıyor,anlamlar çıkartıyor ve anlamları çürütüyordu.Yani kendini tanıyordu.Kendini bize değil,kendine tanıtıyordu.Bizle de sadece paylaşıyordu.Kahramanı çözmeye çalışmak ne kelime bunu denemek bile hata bu kitapta.Bir bölümde kahramanı içinizde yaşarken bir sonraki bölümde içinizden sıyrıtılıp kendisinin ve senin farklı kişilikler olduğunuzu bağırarak söylüyordu.Çok gülüngeç konular da vardı içinde,çok duygusal konular da.Gülüngeç diyorum evet! Komik ve mizahın karışımını ifade ediyor mu bilmem ama ben bu anlamda o kelimeyi kullanmak istiyorum.Belki hiç bir kelime gelmez gülüngeç yerine.Kitapta da böyle olmuyor muydu? İçinden geldiği gibi kelimeleri döküyor ve onu silmeyi düşünmeden kelimelere yeni anlamlar katıyordu.Belki de kitap topluma bir tepkiydi.Hep içte kalan o açık ve net tepki.Hani birinin ahlak gereği lafı edilmeyen ama edilmesi gereken şeylerdendi.Aslında bu kitap belki değil tam olarak topluma bir tepkiydi.İyi ve kötü tepki.Hatalarıyla kendini kabul etmek erdemini o yaşta göstermesi ve toplumdaki her şeyden nefret etmesi tekrarlıyorum sıradan olsa da ifade edilemeye edilemeye sıradışılaşmış olayları ifade etmesindendi.

İçerik hakkında bir şeyler mırıldanırsak Holden’ın okuldan atılmasıyla başlar.olden atıldıktan 2-3 gün sonra yani çarşamba günü ailesinin yanına gidecektir. Fakat Holden bu süreden önce okuldan ayrılır ve farklı maceralara atılır.

Kitabın çersinden alınabilecek binlerce anlam var.Diyeceğim, değişik bir şey olurdu size;demek istediğim şeyi anlatamıyorum.Anlatabilsem de anlatmayı isteyeceğimden pek emin değilim.Yazıyı sonlandırmadan kitabın başlığının anlamını da eklemek isterim.

Her neyse,hep büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne.Binlerce çocuk,başka kimse yok ortalıkta – yetişkin hiç kimse,yani- benden başka.Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum.Ne yapıyorum,uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum;nerye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken,ben bir yerlerden çıkıyor,onları yakalıyorum.Bütün gün yanlızca bu işi yapıyorum.Ben,çavdar tarlasında çocukları yakalayan birisi olmak isterdim.Çılgın bir şey bu,biliyorum,ama ben yanlızca böyle biri olmak isterdim.Biliyorum,bu çılgın bir şey.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Jerome David Salinger , Çeviren: Coşkun Yerli || Liste Fiyatı: 10,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9753636360

Derkenar
“Dünya gene de dönüyor! (Epur,si muove!) ”

Galileo Galilei

RSS Kitap 'ı Desteklemek ister misin?


Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Okuyor;
  • İlyada - Homeros
  • Sonraki okuyacağı;
  • Odysseia - Homeros
  • Takipte;
  • K Dergi (Yayından kaldırıldı!)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • CNBC-e Business (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
Okumak İstediğim Kitaplar
İlgi duyduğum ve ileride imkan bulursam satın almak istediğim ve akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Semerkant - Amin Maalouf
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Araf - Elif Şafak
  • Baba ve Pi* - Elif Şafak
  • Bit Palas - Elif Şafak
  • Mahrem - Elif Şafak
  • Pinhan - Elif Şafak
  • Şehrin Aynaları - Elif Şafak
  • Med-Cezir - Elif Şafak
  • Beşpeşe - Murathan Mungan/ Celil Oker/ Pınar Kür/ Faruk Ulay/ Elif Şafak
  • Sicilyalı - Mario Puzo
  • Güle Güle Godot - Ferhan Şensoy
  • Hacı Kom - Ferhan Şensoy
  • Ayna Merdiven - Ferhan Şensoy
  • Ferhantoloji - Ferhan Şensoy
  • Hacı Komünist - Ferhan Şensoy
  • Oteller Kitabı - Ferhan Şensoy
  • Tarihin İzinde - Prof. Dr. İlber Ortaylı
  • Yediler Kırklar 6 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Bu Atlı Geçide Gider 7 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Geçitteki Ülke 8 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Darağacı 9 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ebem Kuşağı 10 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Sabır 11 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Gece Vaktinde Gündönümü 12 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu 1 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Karanlıkta Mum Işığı 2 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Güneşin Dört Köşesi 3 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
  • Pi* Fantazi - Luke Rhinehart
Kitaplığımdan Tozlu Sayfalar
Kitaplığımda bulunan ve ileride imkan bulursam okuyup akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Bütün Kozmokomik Öyküler - Italo Calvino
  • Don Carlos'un Öğretileri & Savaşçının El Kitabı - Victor Sanchez
  • Rüyacı & Büyücülerin Dünyasına Giriş Töreni - Florinda Donner
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Kayıp Gül - Serdar Özkan
  • Suç ve Ceza - Dostoyevski
  • Aklı Bir Karış Havada - Susanna Tamaro
  • Ceset Kokan Kadınlar - Zeki Kayahan Coşkun
  • Güller Kırmızıdır - James Patterson
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Çikolata Kaplı Hüzünler - Canan Tan
  • Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg
  • Tanrılar Okulu - Stefano E. D’Anna
  • Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
  • Siyasetname - Nizamül Mülk
  • Ölüler Evinden Anılar - Dostoyevski
  • İnsancıklar - Dostoyevski
  • Çatı / Dünkü Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Diriliş Çanakkale 1915 - Turgut Özakman
  • Viva La Muerte! - Alev Alatlı
  • Diriliş - Lev N. Tolstoy
  • Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Budala - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hanımın Çiftliği - Orhan Kemal
  • Notre- Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Romeo ve Juliet - William Shakespeare
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Bilimin Arka Yüzü - Adrian Berry
  • Türk Korkusu - Özlem Kumrular
  • Bir Gölgenin Peşinde - Georges Ifrah
  • Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk
  • Diksiyon & 10 Derste Güzel Konuşma Sanatı - Mehmet Kaplan
  • Görünmeyen - Paul Auster
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Savaş ve Barış - Lev N. Tolstoy
  • Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem
  • Binbir Gece Masalları - Sadık Yalsızuçanlar
  • Bir Atın Hikayesi - Mark Twain
  • Budala Fyodor - Mihayloviç Dostoyevski
  • Çocukluğum - Lev N. Tolstoy
  • Devlet - Platon(Eflatun)
  • Dönüşüm - Franz Kafka
  • Efendi ile Uşak - Lev N. Tolstoy
  • Kültür ve Dil - Mehmet Kaplan
  • Eylül - Mehmed Rauf
  • Genç Werther'in Istırapları - Johann Wolfgang Goethe
  • Gençliğim - Lev N. Tolstoy
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hacı Murat - Lev N. Tolstoy
  • Haldun Taner Kabare - Haldun Taner
  • İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo
  • İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens
  • İvan İlyiç'in Ölümü - Lev N. Tolstoy
  • Kibarlık Budalası Sevda Doktoru - Moliere
  • Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Mantıku't-Tayr - Feridüddin Attar
  • Maupassant Seçme Hikayeler - Guy de Maupassant
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Ölü Canlar - Nikolay Vasilyeviç Gogol
  • Öteki Ben - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Robinson Crusoe - Daniel Defoe
  • Seçme Hikayeler - Anton Çehov
  • Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır - Lev N. Tolstoy
  • Vatan Yahut Silistre - Namık Kemal
  • Venedik Taciri - William Shakespeare
  • Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sosyal Medya'da RSS Kitap
RSS ile abone
olmak ister misin?
Twitter takipçisi
olmak ister misin?
Facebook'ta beğeniyor
olmak ister misin?

RSS Twitter Facebook

Soru Sor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.