A A
RSS

Arşiv | Mart, 2009

Kitap Ayraçları (1)

Kitap Ayracı‘ bölümümüzün ilk yazısında neden böyle bir bölüm açma gereksinimi duyduğumdan ve kitap ayracının tarihinden bahsetmiştim. Arayı soğutmadan birkaç tanıtım yapalım.

Şapkalı Kitap Ayracı

Tuttum Şapkalı Kitap Ayracı

Keçe, polar yada kaşe kumaştan dikeceğiniz minik şapka kitap okurken nerede kaldığınızı size hatırlatacaktır. Bayanlar tarafından ilgiyle karşılanacağını tahmin ediyorum. Ayrıca güzel de bir hediye olabilir. (daha fazla…)

1. Yıl

RSSKitap 12 Yaşında!

Tam bir yıl önce düşüncelerimi kayda almak için açtığım RSSKitap.com , 1 Nisan ile itibaren birinci yaşını dolduracak.Büyük bir zevk ve şevkle bir hobi olarak oluşturduğum web sitemin büyümüş olması benim için tatlı bir hüzün kaynağı.

Bu güne kadar benim yanımda olan dostlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunarım.

Ödüllü Yarışma

Sitemizi bu güne kadar takip eden sevenlerimize hediyeler dağıtmak isterdim fakat öğrenci halimle büyük şirketleri sponsor olarak kandırmaya gücüm yetemiyor henüz.Ama sizlere tüm gururumla içtenliğimi sunuyorum.En azından bir kişiyi mutlu etmek adına ufak bir adım atmak istiyorum.

Aşağıdaki soruları doğru yanıtını yorum olarak bize bildiren bir kişiye çam sakızı çoban armağanı hediyelerimiz olacak.

Ödüller

  • Seçtiği 1 belki 2 belki de 3 kitap adresinize yollanmak üzere sipariş edilecek.
  • Deli Defteri dergisi için 1 yıllık ücretsiz abone olacaksınız.
  • Eğer istersen RSSKitap ‘ta bir yazınız yayınlanacak.
  • İstediğin operatördeki numaraya 100 adet kontör transfer edilecek.(Sponsor: Sırrı Özden)

Yarışma Soruları

  1. RSSKitap.com sitesine ismini veren RSS ‘nin açılımı nedir? (Real Simple Syndication değil!)
  2. Dümbüllünün kavuğunun manevi sahibi kimdir?
  3. Resimdeki değerli ünlü kimdir? [Resmi görmek için tıklayın!]

(daha fazla…)

Woody Allen

Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Defteri‘ adlı dergide yayınlanmak üzere yazılmaktadır.Karşınızda olan doğal halidir.Dergideki olan Hayri Vaka tarafından makyajlanmış olabileceği gibi hiç dergiye çıkamayabilir de.untitled-1

Sen pek değerli okura o veya bu kitabından değil,Woody Allen’dan bahsedeceğim.Gerçek adı tam olarak Allen Stewart Konigsberg olan zat-ı muhterem daha okumayı sökmeden film senaryoları üretiyordu.15 yaşında adını Woody Allen olarak değiştirdi ve mizah adına önemli adımlar atmaya başladı. New York doğumlu ABD’li film yönetmeni, senaryo yazarı, aktör, stand-up’çı, oyun yazarı,öykücü ve müzisyendir. Genellikle kendi yazdığı, yönettiği ,oynadığı film projelerinde yer alır. Şimdi sayın okur burada uzun bir
biyografi ile bu renkli kişiye zeval getirmek istemem.Onun mizahında aslında herkesin anlayamayacağı ince nükte vardır. Sokaklardan yetişmiş ve yaptığı aslında tam olarak zekası ile incelikleri hissetmemizi sağlamaktır.Onun için gerçek dünya değil yarattığı dünya önemlidir.Bu yüzden ‘izninizle gerçek dünyaya dönmek zorundayım.’ der.Gerçek de göreceli değil midir? Ve tipinden
komedyenlik akar hem de çok da çatlak sözleri vardır kendisinin. ‘Eğer Tanrı varsa,umarım iyi bir mazereti vardır.’ der.Yılları deviren bu deha ölüm konusunda da garip düşüncelere parmak basmayı ihmal etmemiştir.Ölümden korktuğumdan falan değil, sadece eldiğinde orda olmak istemiyorum.’Onun kendi tarzı vardır her konuda.İkili konuşmaları melodik,şiirsel bir edayla sunar. Evlatlık edindiği kızla evlenmesi sonrasında “bir sanatçıdan sıradan bir ahlak anlayışı bekleyemezsiniz” açıklaması yapan ünlü Yahudi, ‘Yahudi’yim ama Yahudiliği komik buluyorum’ der ve tanrıdan,Amerikan başkanına , kadınlardan,istiridyeye (kadınlara karşı pek kibar ve umursamazdır) kadar
her konuda dalga geçen bir şahsiyettir.İnsanın yemek yemek,sevişmek gibi basit ihtiyaçların kölesi olduğunu savunur.Ses tonundaki değişiksizlikten normal biri gibi konuştuğunu sanırsınız fakat araya sıkıştırdığı aforizmalarıyla dehasını defalarca kanıtladığı gibi karmaşık düşünceler arasında kendisiyle de dalga geçmeyi unutmaz. “sana göre ateistim, tanrıya göre ise sadık bir muhalif” demiş post-modern filozof, ‘soru neydi bilmiyorum ama cevabi seks’ diyebilen kişidir. Klarnet çaldığı caz grubu da olan ünlü, fiziksel güzelliğin önemsizliği üzerine bir resim çizdiği iddia edilen kıskandığım kişinin kitaplarını, pis pis sırıtmak isterseniz açıp okuyabilirsiniz.Genelde kitap okurken notlar alan ben onun için özel bir defter hazırladığımı bilir misiniz? İstanbul’da yolda yürürken karşınıza çıkabilecek kadar tesadüflerin mimarı garip kişilik “bilgi bilinebilir mi? bilinemezse, biz bunu nereden biliyoruz?” der.Onun aforizmalarından yararlanarak kariyer bile yapılabileceğini iddia ederim.Kendisi aslında tam bir realisttir ve hayatın gerçek yüzünü gösterir bizlere.Bakış açısını zenginleştirmek adına birebirdir o. Hollywood’un nadir çıkardığı dehanın 30 tane Oscar ödülünde parmağı vardır. Yazdıkça yazasım geliyor şu an sayın okur ve açıkçası hayatı bir kenara itip birkaç ay onun eserlerini tamamen hissetmek istiyorum her hücremle.‘Hayattaki tek pişmanlığım,başka biri olmamam.’ der ya pek sinirlenirim ve yakın zamanda hadi bakalım yer değiştirelim diyeceğim kişiliktir.

Kısacası şaşkın görünüşlü zeki adam iyi ki var! Kafanıza takılan bir nokta varsa Woody Allen der ki ; ‘Bütün cevaplarınıza karşı sorularım var.’ Kaynak; woodyallen.com

Tavuk Kümesinde Tilki

Tavuk Kümesinde Tilki  Kapak ( Yazar: Ephraim Kishon Çeviren: Moşe Beraze )Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Defteri‘ adlı dergide yayınlanmak üzere yazılmaktadır.Karşınızda olan doğal halidir.Dergideki olan Hayri Vaka tarafından makyajlanmış olabileceği gibi hiç dergiye çıkamayabilir de.

Ephraim Kishon kitabımızın yazarı.İsrailli mizâh ve senaryo yazarı , yönetmen.Nazilerden kendini zor kurtarmış beynelminel bir kişilik olan yazarımız savaş yıllarında dahi mizâhını konuşturmayı başarmış.Şöyle dönüp bir de ülkemizdeki edebi kişiliklerimize baktığımızda Aziz Nesin ‘e benzetiriz.Aslında kim kime benzer bilmem ama verdikleri tadı benzetir işte damağım birbirine. Macaristan’da doğar,döner dolaşır oralarda olur hep.Rüyalarını Macar dilinde ama İbranice alt yazılı olarak gördüğünü de iddia eder kendisi. “Ben yazar değilim, mizahçıyım. Ancak ölünce yazar olursunuz.” sözünün de sahibi.Kendisi pek renkli de biraz da kitaptan bahsetmek gerek.

Kitabımızı illaki gülmeliyim diye açıyorsak gülebileceğimiz yerleri kaçıracağız.İlk olarak bunu bilmeli.Sonra politikacılarla bol bol gır gır geçeceğiz ki bunu kesin bilmeli.Mizah bu,alınacak yer değil kafamıza bir şeyler alacak yer bulmamız gerek.

Ne mi anlatıyor? Dolniker adında yaşlı mı yaşlı,kurnaz mı kurnaz bir politikacımız var.Kendisi pek bir nutuk atma hastası,aynı zamanda da parti başkanı.Tansiyonunun ve kalp krizlerinin etkisiyle doktorundan son bir uyarı gelir.Yorucu tempoyu askıya alarak şehir gürültüsünden kati olarak uzaklaşmak amaçlı devletin en ücra köyüne gitmelidir,tabii sekreteriyle.Bilinmeyen yere ayda bir Kooparatif kamyonu gelir,başka da kimse gelmez.Köyde bitek Kooparatif kamyonun şöförü bi’ de Bay Şolthas’ı tanırlar,o da Kooparatif’in müdürüdür.Ama büyük adamdır o.Memlekette ondan büyüğü yoktur.Bir de sular idaresindeki bir bey vardır,hani köye su getiren; ama o –kutsal bir kişiyi anarcasına ses alçaltılarak- mühendistir! Kim nereden tanısın bizim ünlü devlet adamımızı?

Gel zaman git zaman bizim devlet adamımızın da adı mühendise çıkar ve kendini kabullendirmeye,kabullendiremeyince kaçmaya,kaçamayınca belediyeye çıkışmaya,belediye de olmayınca muhtarı aramaya koyulur.Sonunda ilk kıpırtılar başlar ve muhtara kendi kiraladığı arabasını vermeyi teklif eder.Zor kabul ettirir bu teklifini de.Ne de olsa araba ile hayvan yemi,ot filan taşınır;insan değil.Sonra bu anlayış değişir ve araba sevdası başlar köyde.Dolniker’ın ilk oku yaydan çıkmış ve tohumları yeşermeye başlamıştır.Herkese kendisinden araba istemesine karşın verdiği yanıtın ; ‘O muhtar,hakkıdır.Sen de muhtar ol,araba senin olsun.’dur. Muhtarlık için yarışlar başlar.Propogandalar yapılır,duvarlar sloganlarla donatılır,kavgalar edilir,yerel geçici meclis kurulur.Kimsenin anlamadığı bir şekilde saatlerce Dolniker gibi konuşmak imrenilen bir durum halini alır.Köye kurulan geçici meclis vergi toplamak ister ki üç dolap alabilecekler mi,bilmem kaç koyunu olanlar mı,bilmem kaç dönüm arsası olanlardan mı alalım vergiyi diye karar veremeyip kura çekerler.Vergiyi toplayabilmek için polis teşkilatı kurulur.Polis bir sonraki vergilerin başkasından alınmasına karşı çıkar.Çünkü vergi gazilerinin evde olma saatleri ve huyu suyu öğrenilmesinden dolayı onlar alışılmıştır.Eh zamanla yolsuzluk da olmazsa olmazımızdır hani.Muhtarlık için seçimler yaklaşır.Dolniker ‘ın yolladığı kurtarıcı güvercinleri bulanlar muhabirlerle gelir ve Dolniker köyde kalmayı tercih eder.Eşi ve muhabirler tarafından köyden kaçırılmaya çalışılır ve zor kurtulur.Dolniker bir çobandır artık.Zamanla güzelim sakin köyü politik tartışmaların yaşandığı,ağız dalaşından,çatışmalardan geçilmeyen ve sonunda kendisini de hiçe sayan bir köy oluşturduysa da bu ortamdan kendini kurtarmayı da başaramaz ve muhtar adaylarından biri Dolniker’ı diğeri de sekreterini esir alır.Artık kurtulmak pek de kolay olmayacaktır.Muhtar olmak hizmet,prestij meselesinden çok teknoloji yardımıyla bir ölüm kalım savaşına döner.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Ephraim Kishon Çeviren: Moşe Beraze || Liste Fiyatı: 9,00 YTL. || Yayın Yılı: 1999 || 3. Hm. Kağıt || 10,8×18,8 cm || Karton Kapak || ISBN:975494154

Zar Adam

Zar Adam Kapak ( Yazar:  Luke Rhinehart  , Çeviren: Enver Günsel )An gelir ki yollar ayrılır ve bazı kararlar vermemiz gerekir.An gelir ki canımız sıkılır ve yeni bir şey yapma gereksinimi duyarız.İçimizdeki sıradışı ruhu ortaya çıkartabilen pek az kimse olur bu anlarda.Hatta böyle anlarda öyle dönüşümler , yeni fikirler ortaya çıkabilir ki  insanların peşinden gittiği,kitlelerin dünyayı değiştirmek için adım attığı bir oluşumun temeli dahi olabilir.

Luke Rhinehart adlı psikiyatrist da bir sıkılma anı yaşar ve  radikal bir bakış açısıyla hayatına kendince anlam katma çabasına girer.Bulduğu çözüm aslında basittir.Bir zar alır ve zarı atmadan önce gelebilecek her rakam için bir tanımlama yapar.Yani eğer bir gelirse uyuyacağım,iki gelirse duygusallaşacağım,üç gelirse sinirleneceğim gibi.Ardından zarı atar ve zarların hayatının geri kalanını belirlemesine izin verir.Koşulsuzca ve kesin kurallarla…Böylelikle benliğinde, içindeki en küçük parçanın bile sesinin duyulmasını sağlar.Aslın Luke şu an uyumak istiyor olabilir.Fakat içindeki küçük bir parça duygusallaşmak bir diğer parça sinirlenmek ve başka bir parça da daha farklı bir şey istemektedir.Onları baskı altında tuttuğundan ötürü benliğinin büyük bir parçasının uyumak istemesi ağır basar ve diğer parçaları hiç yokmuşcasına uyuma eylemli için hareket geçer.Bunu farkeden Luke artık zarlar yardımıyla kişiliğini keşfetme yolunda ilerler.Zarın olasılıklarını oluşturan seçenekleri de kendisi yazdığından, içindeki küçük parçaların isteği dışında herhangi bir şeyi yapmak zorunda kalmaz.

Zamanla, pek tehlikeli gibi gözükmeyen bu oyun hayatının anlamı olur.En küçük ihtiyaçlarında bile zara danışır.Daha tehlikeli seçenekleri zara sunar ve içindeki bir çok parçayı keşfetme yolunda ilerlerken riskleri arttığı gibi kişiliğini de kişiliksizleştirmeye başlar.Amacı da zaten benliğini yokedip bir zar adam oluşturmaktır.Artık seçeneklerde hırsızlık,vatan hainliği,dolandırıcılık,tecav*z,ölüm gibi büyük önem taşıyan olasılıklara da yer verir.Kendi kimliklerini dahi zarlara sorgulatmaya ve bir çok mürit toplamaya başlar.Zar Dini oluşur ve hayatlarını zarlara göre sorgulayan kişiliksiz kişiler meydana gelir.Her an farklı bir kişilik olan,ne yapacağı belli olmayan garip bir topluluk oluşur ve Zar Merkez’leri kurulurak Zar Dini (Terapisi) insanlara öğretilmeye başlatılır.Her şey belirsizdir artık.Aslında bu olayların yaşanıldığı bile bir şüphedir.Eğer zar Luke’a böyle bir olay uydurmasını istemişse o da uydurmuş olabilir.

Kitabı yorumlamak için belki yaşamak gerekir ama bu ilgin kitabın kapağında yer alan ‘Yüzyılın Romancısı’ ünvanı beni pek rahatsız etti.Garip bir kurgu ile ilgi çekecek olan tecav*z , cins*llik gibi ögeleri birleştirerek bir kitap yazarak bu ünvanı hakedemez kimse.Açıkcası kitabın ilk bölümleri sıkıcı geldiğinden kitaba bir kaç hafta ara verip tekrar başladım.İçersinde pisikiyatri ile ilgili farklı söyleşiler bulundurması açısından gerçekten ilgi çekici olsa da genel anlamda anlatımı desteklemek için kullandığı ögeler açısından beğenmediğimi belirtiyorum.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Luke Rhinehart , Çeviren: Enver Günsel || Liste Fiyatı: 20,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:6055943394

Her Şey Seninle Başlar

Her Şey Seninle Başlar Kapak ( Yazar:  Mümin Sekman )Malatya Valiliği’nin 91.000 Dev Öğrenci projesi altında Mümin Sekman’ın ‘Her Şey Seninle Başlar/Kişisel Kurtuluş Savaşınızı Başlatın!’ adlı kitabı okulumuzda kura çekilmesiyle benim satın almama karar verildi.Madem bu kitap elimde okuyayım diye düşündüm.

Kitabımızın hemen başında Mümin Sekman’ın hakkında bilgiler verilmiş.Açıkcası bu bilgiler oluşturulurken farklı bir tutum sergilenmiş.’Türk Usülü Başarı (8.Baskı) ,Kesintisiz Öğrenme (10.Baskı) ..’ gibi açıklamalar mevcut.Benim bakış açımla reyting kaygısı bir tutum sergilendiğini düşünerek ön yargımı oluşturdum.Ben bu kadar çok başarılı kitaba imzasını atmış,bir çok iş başarmış bir yazarın ‘Kesintisiz Öğrenme (10.Baskı)’ yerine ‘Kesintisiz Öğrenme (Öğrenmenizi kolaylaştırmak ve daha hızlı öğrenmenizi sağlamayı amaçlar.)’ şeklinde bir açıklama beklerdim.

Kitabın içeriğine gelirsek genel anlamda sohbet edercesine bir üslup kullanılmış.Sürekli size yakın hitaplarda bulunuyor,içten tavırlarla bahsediyor.Bu özelliği kitabı daha bir okunur kılıyor.Yazılış amacına bakarsak başarılı insanların başarmak isteyen insanlarla bilgilerini paylaşmasını gerektiğine inanan ve bu buluşmayı da gerçekleştirmek amacını güden gayet saf ve temiz bir niyet.Gerçekten bir kaç yerde bu konuda çok içten hatıralarını paylaşmış ve ayakta alkışlanması gereken bir düşünce.Gel gelelim ki kitapta bir zeka pırıltısı göremedim.İlköğretim yıllarımda öğretmenlerimin,arkadaşlarımın ve bana öğüt verme gereksinimi duyan bir çok kişinin kullandığı klasik örneklerden dışarı çıkılamamış.İnanır mısınız kitaptaki kişisel olanların dışında tüm örnekleri ve sözleri daha önce farklı kaynaklardan okumuş veya duymuştum.İşte bu sebeple kitabın büyük bir bölümünün derlenerek oluşmuş olduğunu farkederek okuma zevkim kırdı.Bu kitap daha önce kişisel gelişim adına hiçbir kitap okumamış bir insan için çok farklı fikir açılımları sağlayabilir fakat bana herhangi birşey kazandırmadığı bir gerçek.

Halen her şeyin bize bağlı olduğundan ve bu sözün türevlerinden haberi olmayan varsa kitabı büyük bir zevkle okuyabilir.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Mümin Sekman || Liste Fiyatı: 5,00 YTL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9752976993

Sayfa 1 - 212
Derkenar
“İnsanı yaralayan tek şey gerçektir.”

Napoleon

RSS Kitap 'ı Desteklemek ister misin?


Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Okuyor;
  • İlyada - Homeros
  • Sonraki okuyacağı;
  • Odysseia - Homeros
  • Takipte;
  • K Dergi (Yayından kaldırıldı!)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • CNBC-e Business (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
Okumak İstediğim Kitaplar
İlgi duyduğum ve ileride imkan bulursam satın almak istediğim ve akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Semerkant - Amin Maalouf
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Araf - Elif Şafak
  • Baba ve Pi* - Elif Şafak
  • Bit Palas - Elif Şafak
  • Mahrem - Elif Şafak
  • Pinhan - Elif Şafak
  • Şehrin Aynaları - Elif Şafak
  • Med-Cezir - Elif Şafak
  • Beşpeşe - Murathan Mungan/ Celil Oker/ Pınar Kür/ Faruk Ulay/ Elif Şafak
  • Sicilyalı - Mario Puzo
  • Güle Güle Godot - Ferhan Şensoy
  • Hacı Kom - Ferhan Şensoy
  • Ayna Merdiven - Ferhan Şensoy
  • Ferhantoloji - Ferhan Şensoy
  • Hacı Komünist - Ferhan Şensoy
  • Oteller Kitabı - Ferhan Şensoy
  • Tarihin İzinde - Prof. Dr. İlber Ortaylı
  • Yediler Kırklar 6 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Bu Atlı Geçide Gider 7 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Geçitteki Ülke 8 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Darağacı 9 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ebem Kuşağı 10 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Sabır 11 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Gece Vaktinde Gündönümü 12 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu 1 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Karanlıkta Mum Işığı 2 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Güneşin Dört Köşesi 3 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
  • Pi* Fantazi - Luke Rhinehart
Kitaplığımdan Tozlu Sayfalar
Kitaplığımda bulunan ve ileride imkan bulursam okuyup akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Bütün Kozmokomik Öyküler - Italo Calvino
  • Don Carlos'un Öğretileri & Savaşçının El Kitabı - Victor Sanchez
  • Rüyacı & Büyücülerin Dünyasına Giriş Töreni - Florinda Donner
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Kayıp Gül - Serdar Özkan
  • Suç ve Ceza - Dostoyevski
  • Aklı Bir Karış Havada - Susanna Tamaro
  • Ceset Kokan Kadınlar - Zeki Kayahan Coşkun
  • Güller Kırmızıdır - James Patterson
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Çikolata Kaplı Hüzünler - Canan Tan
  • Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg
  • Tanrılar Okulu - Stefano E. D’Anna
  • Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
  • Siyasetname - Nizamül Mülk
  • Ölüler Evinden Anılar - Dostoyevski
  • İnsancıklar - Dostoyevski
  • Çatı / Dünkü Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Diriliş Çanakkale 1915 - Turgut Özakman
  • Viva La Muerte! - Alev Alatlı
  • Diriliş - Lev N. Tolstoy
  • Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Budala - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hanımın Çiftliği - Orhan Kemal
  • Notre- Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Romeo ve Juliet - William Shakespeare
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Bilimin Arka Yüzü - Adrian Berry
  • Türk Korkusu - Özlem Kumrular
  • Bir Gölgenin Peşinde - Georges Ifrah
  • Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk
  • Diksiyon & 10 Derste Güzel Konuşma Sanatı - Mehmet Kaplan
  • Görünmeyen - Paul Auster
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Savaş ve Barış - Lev N. Tolstoy
  • Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem
  • Binbir Gece Masalları - Sadık Yalsızuçanlar
  • Bir Atın Hikayesi - Mark Twain
  • Budala Fyodor - Mihayloviç Dostoyevski
  • Çocukluğum - Lev N. Tolstoy
  • Devlet - Platon(Eflatun)
  • Dönüşüm - Franz Kafka
  • Efendi ile Uşak - Lev N. Tolstoy
  • Kültür ve Dil - Mehmet Kaplan
  • Eylül - Mehmed Rauf
  • Genç Werther'in Istırapları - Johann Wolfgang Goethe
  • Gençliğim - Lev N. Tolstoy
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hacı Murat - Lev N. Tolstoy
  • Haldun Taner Kabare - Haldun Taner
  • İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo
  • İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens
  • İvan İlyiç'in Ölümü - Lev N. Tolstoy
  • Kibarlık Budalası Sevda Doktoru - Moliere
  • Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Mantıku't-Tayr - Feridüddin Attar
  • Maupassant Seçme Hikayeler - Guy de Maupassant
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Ölü Canlar - Nikolay Vasilyeviç Gogol
  • Öteki Ben - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Robinson Crusoe - Daniel Defoe
  • Seçme Hikayeler - Anton Çehov
  • Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır - Lev N. Tolstoy
  • Vatan Yahut Silistre - Namık Kemal
  • Venedik Taciri - William Shakespeare
  • Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sosyal Medya'da RSS Kitap
RSS ile abone
olmak ister misin?
Twitter takipçisi
olmak ister misin?
Facebook'ta beğeniyor
olmak ister misin?

RSS Twitter Facebook

Soru Sor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.