A A
RSS

Arşiv | Nisan, 2009

Karagöz ile Boşverinbeni

Karagöz ile Boşverinbeni Kapak ( Yazar:   Ferhan Şensoy ) Muhalif mizah ustası, tiyatrocu, yazar Ferhan Şensoy’un beş ay önce yayınladığı kitabı ‘Karagöz ile Boşverinbeni’ yi mizahın yanında hüznü de hissederek okudum. Çünkü Ferhan Şensoy bu kitapta kendini yani yalnızlığı anlatmıştı.

Er ya da geç karşılaşacağımız şey olan yalnızlık aslında tamamen bir bakış açısıymış. Yalnızlığın zavallılık değil, usulünce yaşandığında çok büyük keyifmiş. Bu yalnız adamın bir gün balkonundaki denizliğe bir kumru yuvasını yapar. Arkadaşları evlendikten sonra arkadaşsız kalan, bir pencere denizliğinde dünyaya gözünü açmış kumru gibi hisseder kendini. Yumurtladıktan sonra kuluçka döneminde anne bir daha geri gelmemek üzere havalanır uçsuz bucaksız gök yüzüne. Artık bir aile reisidir ve kendisini onlardan sorumlu hisseder. Ablasının kendisine bir eş bulma çabasının olması ve sürekli müşterisi olduğu Eve En Yakın Lokanta’da sıkılmadan, hayattan zevk alarak yaşamını sürdürür. Zamanla falan filan dünya değişir ve Eve En Yakın Lokanta devredilir. Eve Pek Uzak Olmayan Lokanta’yı da kendisine uygun görmez. Kök salan ailesiyle daha da fazla ilgilenmeye çalışsa da şehir dışı işleri nedeniyle ailesini kaybetmeye başlar. Yalnızlığın hazin sonuna ulaşır.

Kuş kuştur ve kuşssal şartlarda yaşar. Kanadı kırık insan, kuşa yardımcı olsa da bir kuş ailesinin reisi olamaz. Ama kuşlara ekmek vermek güzel bir şeydir, hele yapayalnız yaşıyorsanız. Ve fakat yem verdik diye kumrular bizim olmazlar, gökyüzünündürler. Kimsenin değildir kuşlar.

Bu kadar ciddi bir konuyu sizin gülümsemenizi sağlayarak yansıtmak gerçekten de zor olmalı. Konuşurmuşçasına ve sade bir şekilde yazılmış kitapta hiç düşünmediğiniz benzetmelerle basit konulardan yobazlara ve ülke sorunlarına pay çıkartan çeşitli öğelerle döşenmiş. Kitapta neredeyse kimsenin ismi yoktur, herkese kendi koyduğu lakaplar vardır. Ablasının dışında çok hızlı servis yapan barmene Ambülans’ın kısaltması Ambül, her işe el atan aile reisine Durunbırakınbenyaparım Bey, büyük göğüslü sekreter Kimdevarbumemeler ve saire. Bu lakapları dalga geçme amacı taşımadan ciddi bir şekilde sizlere nedenleriyle sunması bile başlı başına sizi gülümsetmeye yetiyor. Kitabın adının da nereden geldiğini ufak bir alıntıyla yansıtalım;

Kumru yavruları yuvanın içinde kıpırdanıyorlar,biri çok fersiz, öbürü daha devingen, gözleri anasınınki gibi kapkara. Fersiz, devingenin arkasına serilmiş, kaldıramadığı başını kardeşinin arkasına sokmuş, yaşamdan umudu kesmiş bir yatalak hasta gibi, gözünü açamıyor.

-Benim yaşayacağım yok,boş yere uğraşmayın, boş verin siz beni!
demek ister mütevekkil bir tavırla bürünmüş.Bırakmış kendini.

Anne kumru ortada yok. Yetim kumrular vaftiz edilerek isimlendirildi: Karagöz ve Boşverinbeni.

Yazımızı fazla uzatmaya gerek yok ama eklemeden edemeyeceğim. Hep aklıma takılan denizlik ve sinirimi bozan ciks kelimelerini bir güzel açıklaması benim için sürpriz oldu.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Ferhan Şensoy || Yayınevi: Ortaoyuncular Yayınları || Liste Fiyatı: 20,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9757904112

Ferhan Şensoy

Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Defteri‘ adlı dergide yayınlanmak üzere yazılmaktadır.Karşınızda olan doğal halidir.Dergideki olan Hayri Vaka tarafından makyajlanmış olabileceği gibi hiç dergiye çıkamayabilir de.

ferhan-sensoy
Pek sayın okuyucu şimdi aramızdaki samimiyete güvenerek küfrün bu kadar yakıştığı başka bir insan var mıdır diye sana soruyorum,sordum. Çünkü o TRT’de dal t*ş*k diyebilmiş kişi. Yaşayan tek muhalif mizah ustası, tiyatrocu, yazar bir deha “bu sahne bir okuldur / ustam Münir Özkuldur“ der çünkü onun vitamini kavuğunda! “Kavuğu lavukla karıştırmayın!” der. Komik olduğu için değil de sadece komik olmadığı için sevilen orta oyuncusudur. Galatasaray Lisesi’nden tarih hocalarına kızarak okul yönetime bir mektup yazıp okuldan istifa etmiş. Evet sigara ve alkol manyağıdır, sinirlendiğinde korkmalısınızdır, yobazlara karşı hiç hoşgörülü değildir,küfürbazdır,kadınları sever, aptallara hiç mi hiç tahammülü yoktur. Bir gecede koca bir oyun yazabilecek güce sahiptir ve ‘sanki içime osurmuşum gibi sıkıntılı bir ifadem var’ der. Çünkü yalnızlıktır onun hayatı, koca bir yalnızlık.En son birkaç ay evvel ‘Karagöz ile Boşverinbeni’ adlı kitabı çıktı ; 2+150 kumru üzerinden bir adamın yalnızlığını anlatır ve okurken ben o adamın kendisi olduğunu hissettim durdum. Yalnızlığın zavallılık değil, usulünce yaşandığında çok büyük keyif olduğundan bahsediyor ve yıllar önce güldeste’de dediği gibi ‘yalnızlığım karımdır,kimselere koklatmam’ diyor tekrardan. Tiyatronun dilini kullanışıyla [çok kullanılan cümlelere tersten başlayarak (hanımefendi,anlayışınıza hayranım...) veya çoğul ifadelere İngilizcedeki çoğul eki olan –s eki getirerek (kızlarsss…) veya küfür edeceği zaman küfürleri 2 bağımsız kelime gibi bölerek uzatması ( hass..iktir..) ve kesinlikle kişilerin belirgin özelliklerine göre lakap takmak ] gerçekten farklılığını hissettirmiştir.Kısacası, zordur Ferhan Şensoy olmak! Anadili yanında Fransızca , İngilizce ve bir çok dilde cambazlık yapmaktır. İmza için utana sıkıla uzattığınız kendisine ait korsan kitaba bakıp, “oğlum korsan lan bu kitap, ben bu kitaba korsan imza atarım!” diyerek normalden farklı bir imza atan yaşıyorken değerini bilerek arkasından ağlamak yerine yüzüne baka baka gülünesi insandır. Benim gözlerimi mizaha açtıran insandır o. Pardon , Şans Kapıyı Kırınca , Son Ders ile eskimeyeceğini anladık. Doya doya güldük kimi zaman gülmemek için ağzımızı kapattık çünkü hiçbir şey kaçırmamak adına ses çıkarmamamız gerekiyordu. Oyunlarının sonunda, seyirciyi alkışlarken ( bir avuç seyirciyi hem de) gözleri dolu dolu olan ve bir başka derin bakan büyük sanatçı o. Tam adı Osman Ferhan Şensoy’dur. “Benim ömrüm sizleri adam etmeye yetmeyebilir.” cümlesinin sahibi…adam gibi adamdır Ferhan Şensoy, anlayana tabi.

Oktay Sinanoğlu – Malatya

Türk kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu , Malatya’da Kitap Dünyası’nın açılışını yaptı ve imza günü düzenlendi. Kendisinin başta ülkemiz olmak üzere dünya üzerindeki değerini sizlere anlatma gereği duymuyorum. Eğer hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz gugıl amcaya(*) sorabilirsiniz.

Organizasyona sürekli burnumu sokmam dolayısıyla güne özel poster ve kitap ayracı tasarlamıştık, bu güzel güne katkıda bulunmak için elimizden geleni yapmıştık. Tam olarak istediğimiz sonuçlara ulaşamasak da güzel bir gün geçirdik. Alt katı kitapçı, üst katı da rahat koltuklarla döşenmiş bir ortam olan Kitap Dünyası , biz kitap severler için güzel bir hizmet. Malatya’ya yolunuz düşerse rahat rahat soluk alabileceğiniz bir kültür merkezi olacağını düşünüyorum.

Değerli hocamızın sağlığının yerinde olduğunu, espiritüel ve gerçekten de içten olduğunu hissettim. Daha fazla sohbet edebilme imkanımız olmasını isterdim. Çünkü merak ettiğim bazı şeyler vardı. Bu güzel organizasyonu yaparak bizlerle değerli hocamızı buluşturan Kitap Dünyası’na teşekkürlerimi sunuyorum.

17 Nisan 2009 tarihinde düzenlenen bu organizasyona dair görsellere aşağıdan erişebilirsiniz.


(daha fazla…)

Gündelik Bilmeceler

Gündelik Bilmeceler Kapak ( Yazar:  Dipankar Home/ Partha Goose   ,Çeviren: Özlem Özbal )Bu kitabı okumamı sağlayan Kemal Ozan Lüle ‘ye teşekkürlerimi sunarak başlamak istiyorum. Ciddi anlamda böyle şeyler çok hoşuma gidiyor. Çevremde bilime bir sanat olduğunu bilerek yaklaşan, eğlenceli hale getiren kitapları okuyan ve araştıran insanların bulunması kadar beni mutlu eden hiçbir şey yok. Arkadaş ortamımda ciddi konuların büyük bir neşe ve beyin fırtınası halinde ele alınması beni arkadaşlarıma daha da bağlıyor.

Tübitak tarafından yayınlanan bu kitapta hayatınıza yeni bir bakış açısı ve renk getirecek soru-cevaplarla buluşacaksınız.Gündelik yaşamda sürekliliği nedeniyle farketmediğimiz ayrıntıların altında yatan bilimsel durumları yorumlamınıza imkan tanıyan bu kitabı mümkünse tek başınıza okumamanızdır. Gündelik Bilmeceler , ‘neden’ sorusunun anlamını öğretiyor bizlere. Ben bu kitabı Ferhat Emre Gültekin ile hadi biraz oyun oynayalım mantığıyla kısa bir sürede bitirdik. Kitabın dizgisi gerçekten olması gerektiği gibi. Bir soru bir cevap şeklinde değil de önece sorular ve sonra da cevaplar halinde verilmiş. Böylece hemen altında olmayacan cevabı öğrenmek kadar ona ulaşmak için bir çaba gösterebilmemize fırsat tanınmış. Eğer altında olsaydı insan istemese de kopya çekiyor,birbirimizi kandırmayalım. Ayrıca mutfakta,günlük hayatta,filmlerde gibi çeşitli kategorilere ayrılarak dikkatimizi daha iyi bir şekilde toplamamızı sağlamışlar.  Kitabın en can alıcı noktası ise kafa patlatalım kategorisindeki soruların yanıtının olmaması. Yani bizler için bir kapı açmış olması. Bazı soruların basit gelmesi sizi yanıltmasın. Aslında çözüme kendinizin ulaştığı tüm soruları basit olarak yorumlamak kendinizi küçümsemek oluyor. Cevaplara ulaşabilmenizin en önemli nedeni çevrenizi diğer insanlardan daha farklı bir bakış ile görmenizdir. Bu bakış açısını kaybetmemeniz ve geliştirmeniz dileğimle. Mücizeler içinde yaşıyoruz, farkedenlerin yaşamdan daha fazla zevk aldığı kesin.

Beğendiğim birkaç soruyu sizlere sunayım. (Cevapları merak edenler yazıyı yorumlayabilirler,herkes sadece bir cevap talebinde bulunabilir.Cevap vermek serbest tabiki. )

  • Çayı karıştırdığınızda çay yapraklarının nerede durduğuna dikkat edin. Çay yaprağı parçacıkları neden merkezkaç kuvveti yüzünden fincanın kenarını yapışmıyorlar da  dibe ortaya çöküyorlar dersiniz?
  • Önceki gün arkadaşımız oğlu ayakkabılarını cilalıyordu. Ancak elde ettiği parlaklık ile ne o yapışkan cila ne de kullandığı fırça arasında bir bağlantı kurabildi. Çok şaşırmıştı. Ona yardım edebilir misiniz?
  • Televizyon seyrederken belirli bir perdeden hımlamanın  (ağzınız kapalıyken ‘m’ sesi çıkarmanın) ekranda sadece hımlayan kişi tarafından görülebilen yatay çizgiler oluşmasına neden olduğunu keşfetti.  Üstelik hımlayan kişi bu ton ile oynayarak çizgileri sabit tutabiliyor,aşağı veya yukarı oynatabiliyormuş. Tuhaf değil mi?
  • Gökyüzünün mavi görünmesi nedeni şöyle açıklanır: Atmosferdeki parçacıklar tarafından saçılıma uğratılan ışığın şiddeti dalga boyu kısaldıkça artar.  Mavi ışığın dalga boyu kırmızınınkinden daha kısa olduğundan gökyüzü mavi görünür. Ancak mor ışığın dalga boyu mavininkinden bile kısadır. Peki o zaman gökyüzü niye mor değil?

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Dipankar Home/ Partha Goose ,Çeviren: Özlem Özbal || Yayınevi: Tübitak Yayınları l || Liste Fiyatı: 5,00 TL || Yayın Yılı: 1998 || İthal Kağıt || 11×18 cm || Karton Kapak || ISBN:9754030413

Sadece Başbakan Okusun

Sadece Başbakan Okusun Kapak ( Yazar:  Erdal Demirkıran )Kendini ‘Dünya’nın En Akıllı İnsanı’ olarak tanımlayan Erdal Demirkıran’ın 8. kitabı olan ‘Sadece Başbakan Okusun’ Kashna Kitap Ağacı’nın bir mükemmel meyvasıdır.

Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde ‘Sadece Başbakan Okusun’ yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir.

Kitapta sunulup uygulanan 107 projenin ardından okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri,
“Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, ‘Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz?’ sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa ‘Sahi bunlar neden yapılmıyor?’ diyerek şaşkına döneceklerdir.” diyorlar.

Kitapta eleştirilecek bulduğum noktalar dil yozlaşması hakkında bir proje olmaması ve terörle mücadelenin gecikmesidir. Bir çok eleştirilecek nokta daha vardı fakat dahice bir son ile kitaptaki tüm açıklar kapatılarak tatlı bir hatıra bıraktı bizler için Kashna Daha Fabrikası kurucusu Erdal Demirkıran. Kendisini tebrik ediyor ve gelecek kitaplarını bekliyorum. Unutmadan; kashna.com ziyaretlerinizi bekler.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Erdal Demirkıran || Yayınevi: KASHNA KİTAP AĞACI || Liste Fiyatı: 9,90 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 10,5×16,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756197073

Dr. Jekyll ve Bay Hyde

Dr. Jekyll ve Bay Hyde Kapak ( Yazar:  Robert Louis Stevenson  , Çeviren: Kaya Genç )İnsandan bahsediyorsak iyiden de kötüden de bahsetmemiz gerekir. Hepimiz çeşitli iyilikler yaptığımız gibi kötülükler yaptık ve yeltendik. Hayatımızı şöyle bi’ durup ele aldığımızda yadsınamaz şekilde bunu farkederiz. An gelir o kötülüğü yapmak için yanıp tutuşan bizler , an geldiğinde iyilik timsali kesiliriz. Bu gibi durumlarda insanoğlu kolayca sıyrılmak için iyi ben ve kötü ben olarak kendini böler. İyilikleri özkendisi olan iyi ben, kötülükleri ise bize yabancı olan , çeşitli zamanlarda ortaya çıkan o istenmez kişi yaptığını öne sürer. Bu aslında kişinin vicdanını rahatlatması için kendi kendine oynadığı bir oyundur.

Yazdıkları onlarca filme konu olmuş ve bir çok eseri klasikler arasına girmiş olan Stevenson’un rüyasından esinlenerek kaleme aldığı kitabımız da orta çağ iyilik-kötülük çatışmasını ele alıyor. Saygın Dr. Jekyll, kişiliğinin iyi ve kötü yanlarını birbirinden ayırmak ister. Laboratuvarında gizlice yaptığı etkili bir iksir sayesinde, kendi içindeki kötülükleri Mr. Hyde’ın bedeninde etkin hale getirir. Mr. Hyde haline geldiği anlarda, içinde gizli kalmış tüm kötülükleri dışa vurur ve insanlara zarar verir, hatta onları öldürür. Başlangıçta istediği zaman eski saygın doktor haline kolaylıkla dönebilen Dr. Jekyll, belli bir zaman sonra bu dönüşümleri kontrol edemediğini görür ve yaşamı içinden çıkılmaz bir çıkmaza dönüşür. Konusu sizlere pek tanıdık gelebilir ama bu tarz (iksir,dönüşüm,kişilik çatışması) konulu kitapların ilkidir ve diğer tüm kitaplar için bir örnek teşkil etmiş bir kitaptır. “Yatağa Henry Jekyll olarak girmiş, uyandığımda Edward Hyde olmuştum.” der ve zamanla kötü kişiliğin kendisine hakim olmasından bahseder. Kitabın bir çok bakış açısıyla ele alınması ve çeşitli bölümlerde vasiyetler, mektuplar , günlükler ile desteklenmesi anlatıma gerçekçilik katarak güçlendirmiş. 1941′de korku filmi olarak çevrilen yapıtın sonraları çeşitli parodileri, yorumsal canlandırma filmleri gerçekleştirilmiş. Açıkcası döneminde çok tutulduğu kesin. Güçlü bir edebi anlatım da olumlu eleştirilere katılacak noktalardan biri. Benim olumsuz yönde eleştireceğim yanı insanın kendini sürekli bir sütten çıkmış ak kaşık timsali hissetmesidir. Yani iyi kişilik asıl kimliği ve kötü kimlik onu zamanla kamçısı altına alan yanı olduğunu öne sürer. Ben bunun bir denge durumunda olduğuna inanırım. İnsanoğlu kötü kimliğini, benliğini kattiyen kaybetmemeli ve kimi zaman da onu hissetmelidir. Ne de olsa kötülük ortadan kalktığında karşıtı olmayan iylik de anlamsızlaşır.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Robert Louis Stevenson , Çeviren: Kaya Genç || Liste Fiyatı: 11,00 YTL. || Yayın Yılı: 2006 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9750504305

Sayfa 1 - 212
Derkenar
“Demokrasilerde bir seçmenin cehaleti bütün halkın güvenliği için tehlikedir.”

John F. Kennedy

RSS Kitap 'ı Desteklemek ister misin?


Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Okuyor;
  • İlyada - Homeros
  • Sonraki okuyacağı;
  • Odysseia - Homeros
  • Takipte;
  • K Dergi (Yayından kaldırıldı!)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • CNBC-e Business (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
Okumak İstediğim Kitaplar
İlgi duyduğum ve ileride imkan bulursam satın almak istediğim ve akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Semerkant - Amin Maalouf
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Araf - Elif Şafak
  • Baba ve Pi* - Elif Şafak
  • Bit Palas - Elif Şafak
  • Mahrem - Elif Şafak
  • Pinhan - Elif Şafak
  • Şehrin Aynaları - Elif Şafak
  • Med-Cezir - Elif Şafak
  • Beşpeşe - Murathan Mungan/ Celil Oker/ Pınar Kür/ Faruk Ulay/ Elif Şafak
  • Sicilyalı - Mario Puzo
  • Güle Güle Godot - Ferhan Şensoy
  • Hacı Kom - Ferhan Şensoy
  • Ayna Merdiven - Ferhan Şensoy
  • Ferhantoloji - Ferhan Şensoy
  • Hacı Komünist - Ferhan Şensoy
  • Oteller Kitabı - Ferhan Şensoy
  • Tarihin İzinde - Prof. Dr. İlber Ortaylı
  • Yediler Kırklar 6 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Bu Atlı Geçide Gider 7 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Geçitteki Ülke 8 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Darağacı 9 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ebem Kuşağı 10 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Sabır 11 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Gece Vaktinde Gündönümü 12 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu 1 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Karanlıkta Mum Işığı 2 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Güneşin Dört Köşesi 3 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
  • Pi* Fantazi - Luke Rhinehart
Kitaplığımdan Tozlu Sayfalar
Kitaplığımda bulunan ve ileride imkan bulursam okuyup akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Bütün Kozmokomik Öyküler - Italo Calvino
  • Don Carlos'un Öğretileri & Savaşçının El Kitabı - Victor Sanchez
  • Rüyacı & Büyücülerin Dünyasına Giriş Töreni - Florinda Donner
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Kayıp Gül - Serdar Özkan
  • Suç ve Ceza - Dostoyevski
  • Aklı Bir Karış Havada - Susanna Tamaro
  • Ceset Kokan Kadınlar - Zeki Kayahan Coşkun
  • Güller Kırmızıdır - James Patterson
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Çikolata Kaplı Hüzünler - Canan Tan
  • Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg
  • Tanrılar Okulu - Stefano E. D’Anna
  • Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
  • Siyasetname - Nizamül Mülk
  • Ölüler Evinden Anılar - Dostoyevski
  • İnsancıklar - Dostoyevski
  • Çatı / Dünkü Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Diriliş Çanakkale 1915 - Turgut Özakman
  • Viva La Muerte! - Alev Alatlı
  • Diriliş - Lev N. Tolstoy
  • Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Budala - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hanımın Çiftliği - Orhan Kemal
  • Notre- Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Romeo ve Juliet - William Shakespeare
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Bilimin Arka Yüzü - Adrian Berry
  • Türk Korkusu - Özlem Kumrular
  • Bir Gölgenin Peşinde - Georges Ifrah
  • Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk
  • Diksiyon & 10 Derste Güzel Konuşma Sanatı - Mehmet Kaplan
  • Görünmeyen - Paul Auster
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Savaş ve Barış - Lev N. Tolstoy
  • Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem
  • Binbir Gece Masalları - Sadık Yalsızuçanlar
  • Bir Atın Hikayesi - Mark Twain
  • Budala Fyodor - Mihayloviç Dostoyevski
  • Çocukluğum - Lev N. Tolstoy
  • Devlet - Platon(Eflatun)
  • Dönüşüm - Franz Kafka
  • Efendi ile Uşak - Lev N. Tolstoy
  • Kültür ve Dil - Mehmet Kaplan
  • Eylül - Mehmed Rauf
  • Genç Werther'in Istırapları - Johann Wolfgang Goethe
  • Gençliğim - Lev N. Tolstoy
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hacı Murat - Lev N. Tolstoy
  • Haldun Taner Kabare - Haldun Taner
  • İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo
  • İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens
  • İvan İlyiç'in Ölümü - Lev N. Tolstoy
  • Kibarlık Budalası Sevda Doktoru - Moliere
  • Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Mantıku't-Tayr - Feridüddin Attar
  • Maupassant Seçme Hikayeler - Guy de Maupassant
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Ölü Canlar - Nikolay Vasilyeviç Gogol
  • Öteki Ben - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Robinson Crusoe - Daniel Defoe
  • Seçme Hikayeler - Anton Çehov
  • Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır - Lev N. Tolstoy
  • Vatan Yahut Silistre - Namık Kemal
  • Venedik Taciri - William Shakespeare
  • Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sosyal Medya'da RSS Kitap
RSS ile abone
olmak ister misin?
Twitter takipçisi
olmak ister misin?
Facebook'ta beğeniyor
olmak ister misin?

RSS Twitter Facebook

Soru Sor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.