Deniz , Yusuf ve Hüseyin ..! Siyasetten hep korkmuşumdur, ailem bana geçmişte yaşananları anlatmamış olsa da bu konularda sorduğum sorulara çekinceli yanıtlar vermelerinden ötürü geçmişte bir şeyler olduğunun farkında olsam da susmak durumunda kalmıştım. Kitap okudukça, yorumcuları ve siyasetçileri dinledikçe 1968′ler, darbe gibi ne olduğunu bilmediğim şeyler duyuyordum. Kimi sorsam başka birine yolluyor, kimse de kusursuz olarak konuşamıyordu. Bir çoğundan inandığı şeyi dinlediğimde, inandığı şeyin ne olduğunu kendinin bilmediğimi de anladım. İsterdim ki yıllar önce anlamsızca, hukuksuzca sıkı yönetim tarafından canlarına kıyılan bu devrimci gençlerini, yıllar sonra devlet bize anlatsın, olmadı büyüklerimiz. Ne fark eder kimin gerçeği anlattığı. Halbuki halen bir suskunluk var.
Tarih derslerinde Selçuklular, Osmanlılar tarihi kadar da yakın tarihin anlatılması gerek. Peki neden anlatmıyorlar, anlatamıyorlar?! Ben anlamaya çalışarak, araştırarak kendi başıma bir şeyler öğrendim. Yeterli değil, daha bitmedi benim işim. Hatta yakın tarihimi öğrenmeyi de bir vatan borcu olarak kabul ediyorum benliğimde. Peki halen geçmişiyle yüzleşmemiz yaşıtlarım ve kardeşlerim varsa dik bir şekilde idama yürümüş olan bu üç fidanın başarıya ulaştığı söylenebilir mi?
Darağacında Üç Fidan belgesel yapıtta Deniz (25) , Yusuf (25) ve Hüseyin (23) adlı üç genci az da olsa tanıyacak ve son anlarını göreceksiniz. Kitapta olaylar kronolojik bir şekilde yansıtılmış. Aslında yaptıkları tüm eylemleri tek tek irdeleyen bir kitap beklemiştim ama bir çok konuda çok yüzelsel geçtiğini, dönemi ayrıtılı bir şekilde yansıtmadığını farkedebilirsiniz. Ayrıca kitabın ortasında daha gerçekci bir şekilde olaylarını anlayabilmeniz için galeri ve poster de eklenmiş. Başta Nihat Behram olmak üzere kitabın sonunda özenle davayı yorumlayanlara ve katkısı olan herkese bizi gerçekle buluşturduklarından ötürü teşekkürlerimi sunuyorum.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Nihat Behram || Yayınevi: EVEREST YAYINLARI || Liste Fiyatı: 11,00 YTL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9753168179
Okuduğum her kitapta kendimden parçalar ararım, geçmişimle yüzleşirim. Belki de kitap aşkı bende bu yüzden var. Her kitap kendimi anlamamın bir yolu benim için. Belki de yazarın da kendini anlatmak için bir yolu, bilemiyorum.
Baştan aşağı bozuk olan dünyada zeki ve güçlü insanlar arasında oynan bir oyun konumuz. Kimi zaman Las Vegas ‘ta kumarhanelerde, kimi zaman Hollywood ‘un stüdyolarında kimi zaman da bambaşka yerlerde buluyorsunuz kendinizi. Dejenere kumarbazların soluk kesen hikayelerinin yanında, aşk ve hayata dair ne varsa bulabileceğiniz bu kitap hakkında söylenecek o kadar söz var ki bunları söyleyEmemekten dolayı içim içimi yemekte ama bir türlü kendimde içimdekileri dökecek edebi güç bulamamaktayım. Mario Puzo ‘yu sonsuz saygı duyuyorum. Ve ufak bir alıntıyla yazıyı sonlandırıyorum.
( Alıntılanabilecek olduğunu düşündüğüm sayfaları not almıştım ve not aldığım sayfaların sayısı aşırı çok olunca hangisi alıntılayacağıma karar veremedim. )
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Mario Puzo , Çeviren: Osman Çetin Deniztekin || Liste Fiyatı: 19,00 YTL. || Yayın Yılı: 1999 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9753901453
Hepimizin bir geçmişi var, kırıntılarla dolu ve kurcaladıkca canlanan. Ersin Karabulut da içtenlik ötesi bir tutum sergileyerek kendi sandığını bizlere karikatürlerle değil çizimlerle yansıtıyor.
Çocukluk hatıralarından tutun da liseye üniversiteye ve her anından kesitler bulabiliyorsunuz. Fark olarak ne var derseniz kendi üzerinden içtenliğini savunma olarak kullanarak gerek iğrençliklerini gerek duygusallığını gerek şunu gerek bunu anlatıyor diyebilirim. Sürekli kendisini ve hatıralarını anlattığından kitap boyunca acaba arkadaşlarıyla konuşacak bir şeyi kalıyor diye merak ediyor insan. Kitapta sürekli olarak aynı karakterden gerçekten sıkılmayacağınızı hatta sizi de yalnızlıktan kurtaracak bir dost edinmiş olduğunuzu farkedeceksiniz. Size karşı luabali olmayan bir tutum ile yaşadığınız ama belki de anlatmaya utandığınız, ufacık bir ayrıntı dediğiniz şeyleri kullarak belki kahkahalarla gülmeseniz de yüzünüzdeki gülümsemeyi söndürmeden sizinle sohbet ediyor olduğunu da farkedeceksiniz.
Özetle karikatürle, çizgi kitabı arasındaki farkı bilerek okumanız gereken bu kitapla hoşça vakit geçirdim. Şimdi merak ettiğim Ersin Karabulut ‘un karikatürleri. Unutmadan kitabın sonunda otobiyografi niteliğinde, mükemmel tasarımlı sayfalarda çizeri daha yakından tanımak mümkün. Merak ettiğim bir başka unsur ise bu kitap yayınlandıktan sonraki Sandık İçi bölümleri. Gerçi son 25 sayıdır Uykusuz dergisinden (eskiden Penguen’deymiş) takip ediyorum ama eminim kaçırdıklarım var.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Ersin Karabulut || Yayınevi: Doğan Kitapçılık|| Liste Fiyatı: 14,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 21×30 cm || Karton Kapak || ISBN:9759917289

Bülent Akyürek sesini duyurmayı başarmış bir sosyolog olarak tanıyordum ve kişisel gerileyiş kitabı sloganıyla çıkardığı bu kitapta kişisel gelişim kitaplarının zaaflarından bahsedeceğini bilerek aldım fakat bu kadar mantıksız bir baş kaldırı olacağını da tahmin etmemiştim.
Kazanmak ile kaybetmek & helal ile haram kavramları arasında karşılaştırma yapacağına helal kazanmak kavramını oluşturmalıydı. Halbuki kazanmak diyince haram, kaybetmek diyince helal olarak kabul etmiş ve başlamış yazmaya. Dimden dem vurarak bir kaç sayfa sonra küfür sayılabilecek sözlere yer veren yazara hangi kişisel gelişim kitaplarını okuyarak bu yola çıktığını sormak istiyorum.
Kitabın 16. sayfasından size bir kesit sunarak susuyorum.
Modern dünya kimsenin pısırık ve tembel olmasını istemiyor oysa; tembel ve pısırık kişi Allah’ın kaderine razı olmuş mübarek bir adamdır.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Bülent Akyürek || Yayınevi: KENT KİTAP Yayınları || Liste Fiyatı: 15,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 14×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9944915120
Her kitap benim için yeni bir deneyimdir. Hayat boyunca yaşanamayacak bir çok olayı kitaplar sayesinde daha hızlıca bir şekilde başkasının gözünden olsa da deneyim ediniriz. M. Oğuz Doğan’ın gözüyle gurbetçi hatıralarını bize anlatıyor. Üstüne basarak söylemeliyim ki kitapta her şeyden çok içtenliği bulacaksınız.
Kitabın ben hikayemi anlatayım çıkaracağını sen çıkarırsın zaten diye bir mantıkla oluşturulması benim gerçekten hoşuma gitti. Yaşadıklarıyla kendinden ipuçları veren İsviçre ‘de yaşamakta olan yazarımız, bu olaydan şunu anladım demeyerek bizim için seçmece bir fikir yumağı bırakmış. Kitapta birbirinden enteresan traji komik hikayeler mevcut. Toplumun uç kesimlerini konu alan bu hikayelerde alışıla gelmiş kalıpları yerdiği gibi hiç söyleyemediği bir takım izlenimlerini de paylaşıyor. Gerçekten içimiz cız ettiği bölümler var içersinde. Kimi zaman da bi’ anda biten bölümlerle sonrasını düşündürüyor. İnsanlık manzarası konusu ama bu iki kelimelik basit bir şey değil. Edibi bir yandan çok, iş bulma maceralarıyla, rüya ya da hayallerle mizahi bir yan ağır basıyor. Aralara kattığı benzetmeler gerçekten çok hoşuma gitti. Çünkü olmadık şeylerle ilginç yakınlıklar kurabiliyor yazarımız.
Kitaba kızgın bir tavır gösterebileceğim yanlar da var. İmla olarak gerçekten çok zayıf. Kitap yazıldıktan sonra deneyimli bir kişi tarafından kontrol edilmesi gerekirdi. (-da ve da, her şey, -mı -mi ..vs) Bir çok yerde basit ama büyük hatalar mevcut. Bir sonraki baskıda ki bir sonraki baskıyı hakediyor, bu hataların düzeltilmesi gerekir.
RSS Kitap’a kitaptaki kadar içten bir elektirikli posta ile dört adet kitabını yollayan Murat Oğuz Doğan ‘a saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Umarım yazarımız hakettiği yeri alır ve sesi nice insan tarafından duyulur. Bu içten kitapta kendinizden parçalar bulabilmeniz dileğimle.
Doyumsuz bölümünden bir alıntıyla yazımızı sonlandıralım.
G*tismus halkını topladı. Yüksek kayanın üzerine tırmandı.
Elini havaya kaldırdı. Herkes sustu. O söyledi, halk tekrarladı.
Kanımın son damlasına kadar “g*t giller’’ için çalışacağıma
Tüm benliğimle sahtekar olacağıma
Dostlarımı gözümü kırpmadan satacağıma
Düşmüşe bir tekme de ben atacağıma
Namusluları namussuzlaştıracağıma
Çoluğumu çoçuğumu kendim gibi kişiliksiz ve doyumsuz yetiştireceğime
Hayatım boyumca g*tlük yapacağıma
Şerefsizliğim ve namussuzluğum üzerine and içerim.
G*tolog kahrından ölmek üzereydi. G*t giller uygarlığına isim
babası olmak zaten onu bitirmişken, şimdi de yazdığı “G*t giller
yemini’’ ile dünya için başka bir kötülük daha yaptığını çok iyi biliyordu.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: M. Oğuz Doğan || Yayınevi: DEVİR Yayınları || Liste Fiyatı: 8,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944201797
NOT: Çok yakında yazarın hediye ettiği kitaplardan birini paylaştığım Gökhan Onar ‘ın yorumu da bu yazıya eklenecektir.
Çarşamba, Temmuz 29, 2009
9 Yorum