Moliere’in en ünlü oyunlarından biri olan ‘Hastalık Hastası’nın metnini okudum. İleride bir gün tiyatrosu denk gelirse de kesinlikle izlemek isteyeceğim bir oyun. İçerik olarak beklediğimden daha az ve konu dışı ögelerle süslü olsa da laf arası topluma verdiği mesajlarla yaptığı eleştiri ciddi anlamda gediğine oturur cinsten.
Yaşlı ve zengin Argan, huysuz, karısına düşkün ve çıkarcı biridir, hastalık hastalığı nedeniyle ilaç kullanan asosyal biridir. Olaylar Argan ile, paraya zaafı olan ikiyüzlü karısı Beline, müzik eğitimi alan, babasına düşkün, kültürlü kız Angelique, Argan’a hatalarını göstermeye çalışan akıllı, kararlı ve iyi niyetli kardeşi Beralde, Angelique için herşeyi göze alabilecek kültürlü ve eğitimli zengin aşık Cleante ve genç, dürüst hizmetçi Toinette arasındaki ilişkiler konu ediliyor.
Hastalık Hastası (orijinal Fransizca adi Le médecin malgré lui, ünlü Fransiz oyun yazarı Molière tarafından yazılmış, seyirlik bir oyundur.
Molière’in 1673 yılında kaleme aldığı ve ilk kez aynı yıl sahnelenen oyun, üç bölümden oluşan bir gülmece biçiminde yazılmıştır. Yaklaşık iki saat süren Hastalık Hastası, toplumun ahlaki yapısına eleştirel bir bakışla yaklaşan bir güldürüdür. Oyun, çok uzun zamandır birçok topluluk tarafından sergilenmektedir.
Oyunun 17 Şubat 1673′teki dördüncü sahneleşinde, başrolü oynayan Molière sahnede fenalaşıp düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti.
Bu oyun başka janrlara da uyarlanmıştır. Bunlardan Charles Gounod tarafından bestelenen Hastalık hastası (Le médecin malgré lui) operası ünlüdür.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Moliere || ANTİK YAYINLARI || Liste Fiyatı: 3,50 TL. || Yayın Yılı: 2006 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756870532
Metis yayınlarını tebrik etmek istiyorum, böylesine cesurca bir ajanda hazırlayarak sessizlerin sesi oldukları, ellerini taşın altına çekinmeden soktukları için! Mentis benim için artık daha prestijli ve daha cesur!
Peki nedir bu kadar övgüye mashar olan bu Ajanda 2010 ‘nun teması? Geleneksel Metis ajandasının bu yıl ki teması “inanmama hakkı”. İnanmak ya da inanmamak mevzusu değil, inansan da inanmasan da eşit olduğunun mevzusudur. Sayfa aralarına sepiştirilmiş bir takım fikirler ve yaşanmış eksantrik olaylar kaynaklı bir şekilde insana haklarını hatırlatır bir uslupla sunulmuş. Ben 2010 ‘da aktif olarak bu ajandayı kullanacağım. Mentis editörlerini sonuna dek destekliyorum!
“İnanmanın bir kez daha tartışılmaz bir şekilde insan varoluşunun temellerinden sayılmaya başladığı günümüz dünyasında, inanma hakkı örgütlü dinlerle, devlet bütçeleriyle, polis ya da asker kuvvetleriyle koruma altına alınmış durumda; buna karşılık, varoluşlarını inanma temelinde tanımlamak istemeyenler genellikle tekil, münferit ve örgütsüzler. Doğduğumuzda dinsel bir kimlik edindiğimiz varsayılıyor ve dünya karşısındaki duruşumuzu nasıl tanımladığımız sorulmadan bu kimlikler atfediliyor bize. Vicdana, adalet ilkelerine, ortak hukuk arayışına dayalı mutabakatlar oluşturmak yerine kendi seçimimiz olmayan kimliklerin sözcülüğünü yapmamız bekleniyor. Dolayısıyla, saygı duyup haklarının tanınmasını istediğimiz inanan kesimlerin bizlerin inanmama hakkını bertaraf edeceği kaygısından kurtulamıyoruz, ki gerek dünyanın gerekse ülkemizin tarihine şöyle bir göz atıldığında pek de yersiz olmadığı görülen bir kaygı bu.
“Dinsel, etnik, cinsel vb. kimliğiyle yaşamak isteyenin bu haklarına sahip olması demokratik bir toplumun esasıdır kuşkusuz; ancak kendisini bu tür verili kimliklerle tanımlamak istemeyenlerin vatandaşlık haklarının da aynı tavizsizlikle savunulması, eşit ölçüde meşru bir haktır bizce.
“İnanmama hakkının da bir insan hakkı olarak tavizsiz uygulanacağı bir dünya ve ülke umuduyla, bu ajandayı kendisine dinsel kimlik dayatılmasından illallah diyenlere sunuyoruz…”
Mentis Editörleri
Ajandayı edinmek isteyenlere ajanda hakkında bilgiler:
Editörler: Müge Gürsoy Sökmen / Tuncay Birkan / Özge Çelik / Emine Bora / Özde Duygu Gürkan / Eylem Can || METİS YAYINLARI || Liste Fiyatı: 49753427531,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || Kitap Kağıdı || 10,5×15 cm || Karton Kapak || ISBN:9753427531
Ferhan Şensoy ile yine karşınızdayım! Sanırım tüm eserlerini okuyana dek ardarda birçok üstadın kitaplarını & oyunlarını göreceksiniz. Son olarak gittiğim 2019 oyununun ardından sahnede kendisine imzallattığım kitabımı okuma listemde ön sıraya alarak ilk sayfasındaki imzanın verdiği şevkle okudum.
Kitap otobiyografi niteliğinde. 96 bölümden oluşan eser tam 541 sayfa, her zamanki gibi akıcı ve normalden daha büyük bir font ile rahat okunur tarzda. Kitabın önünde Ferhan Şensoy’un çocukluğundan bir aile fotoğrafı, arkasında da gençlik yıllarından (1972) bir fotoğrafı yer almakta. “Tabancamun sapini gülle donatacağım / Alacağım başka yar seni çatlatacağım” türküsünden esinlenerek manidar bir başlık oluşturulmuş. Kitap Ferhan Şensoy’un Galatarasaray Lisesi’ndeki yıllarından başlayarak yurtdışındaki yıllarına uzanıyor ve yurda geri dönüşe kadar sürüyor. Kitapta birbirinden özgün karakterlerle karşılacaksınız ve bir çoğunun üstadın hayatından ayrılmasını trajik bir şekilde hisseceksiniz. Özellikle Civciv benim için şoke edici oldu. Ayrıca zamanında Galatasaray Lisesi’ne gitmeyişim de gerçekten benim içimi yedi bitirdi. Ferhan Şensoy’a ‘Ferhan Abi’ diyebilmek ve o ortamı tatmak ne kadar da güzel olurdu!
Çabuk tamamlandı inşaat, mektebin ilk öğretmeni gül baba, ilk öğrencileri padişahın çocuğu sultanlar oldu. Bu sultanlar okuluna “Mekteb-i Sultani” denildi. Yüzlerce çocuğu vardı padişahın, büyükler küçüklerin ağbileriydi, bu yüzden büyük
sultan küçük sultana bir tokat çaktığında küşük ona:
-Ne vuruyosun lan?
diyemedi. Vuran öz ağbisiydi.
Bu içtenlik ötesi kitap ile üstada yabancı olanlar onu tanıyabilir veya az da olsa tanıyorum diyenler aralarındaki bağı güçlendirebilir.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Ferhan Şensoy || ORTAOYUNCULAR YAYINLARI || Liste Fiyatı: 20,50 TL. || Yayın Yılı: 2001 || 3. Hm. Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9759704082
Pazartesi, Aralık 21, 2009
Yorum Yok