Ferhan Şensoy benim için bir zihin boşaltmadır. Üstadın hayal dünyası sayesinde bakış açısı kazanır, gündelik ögelere farklı renk katar ve stresten uzaklaşırım. Mizahsız yaşayamam, düzensiz aralıklarla kendimi eğlendirmem gerekiyor. Ben psikolojik diyeyim sen ruhsal de, o da fiziksel desin başka biri de ne fark eder desin, benim bunu ihtiyacım var.
Özgün bir beyin ahengi içersinde denemelerden oluşan bu kitabın neden yazdılığını da kendi içersinde bir hikaye ele veriyor. Tahminimce öykülerin arasında yer alan Haldun Taner ‘in ki kendisi Ferhan Şensoy’un üstadı olur, günlük antreman niteliğinde yazdığı 20 sayfa yazı yazma alışkanlığının Ferhan Şensoy ‘a geçmesi ve bu alışkanlığın ürünü elimizdeki kitap oluyor. Çünkü denk geldiği sümüklüböcekten, odadaki sinekten, saat soran insandan ve hatıralarından bahsediyor. Hatta kimi zaman genel kültür dersleri veriyor, dünya görüşürünü ki ne kadar geniş bir görüş olduğu aşikar, bizlerle paylaşıyor. Kitabı okurken hissedilecek en hava kanıtlama kaygısı olmaması ve sohbet havasında olmasıdır. Kimi zaman iğneleyici kimi zaman manâdar, kimi zaman da Ferhantrak diyebileceğimiz yazılarla kitabın ‘çok satılanlar’ arasında yer alması da traji komik bir durum, sevindirici velhasıl bunu başarmasının nedenlerinden biri de ucuz olması ise kitabın içeriğiyle kimi hikayerele öylesine bağımlı ki kitabı aldıktan sonra ‘çok satanlar’ arasından aldığınızı hatırlayıp öyküyü okurken gülmeye başlıyorsunuz kendi kendinize.
Bu kitapta hayatın anlamı olmadığını peşinen söylemek isterim. Ferhan Şensoy ‘u okumak zihni açık fakat boşalmaya hazır, yeniliklere aç, hayal dünyası zengin bir insan ister.
İş kazası, trafik kazası gibi çok görülmeye başlandı aşk kazası! Canım sıkılınca bir sigara yakıyorum. İçince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum, fakat bütün bunların bende bir alışkanlık yapmasından korkuyorum.
Bu düşünce bende efkar yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, her efkarlandığımda sigara yakmamın bende bir alışkanlık olmasından korkuyorum. Ben canım sıkılınca sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım.
Son olarak beni özellikle karıncalardan bahsederken etkilediğini belirtmek istiyorum. Gerçekten de böylesine düzenli bir canlı topluluğu nasıl oluyor da hiç cinayet işlemeden, taşıdıkları yiyeceklerin birazını olsun yolda yiyeyim, köşede gizlice yumulayım demeden hayat-i idame ediyorlar? ((:
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Ferhan Şensoy || BİLGİ YAYINEVİ || Liste Fiyatı: 8,00 TL. || Yayın Yılı: 2005 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9752201172
J. D. Salinger (Jerome David Salinger) ‘ın çoğu New Yorker’da yayınlanmış olan kısa öyküleri okuduğum üçüncü kitabı oldu ve umarım diğer kitabını da okuyacağım. Yazarı tanıyanlara öncelikle şunu söylemeliyim, yazarın tüm kitapları bir bütün. Bir başka kitabın bir başka karakterinde aklınızda yer alan bir sorunun cevabını bulabiliyorsunuz.
Kitabı yüzeysel olarak ele alırsak ki bu gerçekten çok zor, sıradışı ve içsel bütünlük içersinde, birbiriyle bağımlı ya da bağımsız, yazarın sonraki kitaplarında geniş geniş yer vereceği karakterlere ait hikayelerle karşılaşıyoruz. Oluşturduğu imgeler öyle canlı, öyle hayattan ki ele aldığı konu kadar üslubuyla da insanı başka bir dünyaya çekmeyi başarıyor.
Açık konuşmak gerekirse her öyküde ne demek istediğini uzun uzun düşünmem gerekti. Bir sonuca vardım mı, kendimce vardım tabiki. Fakat bu sonucu kendimi sonuçsuz bırakmak gerçeğini berteraf etmek amacıyla mı yoksa bir yanıta ulaştığımdan mı aldım bilmiyorum. İnsanı rahatsız edecek düzeyde içsellik hakim. Öykülerdeki karakterlerden çok sizi hedef alan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bir kitaptır da diyemediğime dikkat çekmek isterim, çünkü söylediklerim öyle havada öyle karmaşık düşüncelerin ürünü ki söylerken inansam da öyle olmayabileceğine dair bir şüpheyi gizleyemeyeceğim kadar da asılsız.
Salinger’ı gerçek yaşamda toplumun ilgisinden kaçan, asosyal bir yazar olarak tanıtmak yanlış olmaz. Böylesine enteresan bir kişinin her okunuşta yepyeni anlamlarla karşınıza çıkaran mükemmel bir içerik üretmesi şaşırılacak bir şey olmasa gerek.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: J. D. Salinger , Çeviren: Coşkun Yerli || Liste Fiyatı: 10,00 YTL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN: 9753630484
Edebiyat insanı alıp götüren, benliğini anlamlı kılan ve aheste olmuş halde iç yolculuğa çıkartan hayatımın olmazsa olmazıdır. Çitlembik Yayınları‘nın içten bir hediyesi olarak okuduğum bu kitapta uzun zamandır geçirmediğim kadar iyi vakit geçirdim.
Fonda İncesaz çalarken yazar toplumdan öyle güzel noktalara dokunuyor ki ister istemez kendinizden parçalarla karşılaşarak şaşırıyorsunuz. Açık bir anlatım, büyün punto yazılar, kısa öyküler sizi şaşırtmasın. Anlamlarıyla size sesini rahatça duyurabilecek
derinliğe sahip bir kitap bu. Egeyi düşündüren, aşkın zarafetini önünüze süren, kimi zaman yüzünüzde buruk bir gülümseme bırakan öyküleriyle Oğuz Dinç ‘i tanımaktan büyük mutluluk duydum. Çitlembik Yayınları‘na tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Elimde su gibi akan, zihnimi ferahlatan ve anımı renklendiren arayıp da bulamadığım bir kitapla buluşturuldum. Her insanın kitapla buluşmasının sonucu farklıdır elbette. Kimi zaman kitabı elinize aldığınızda sayfalar akmaz, hissedemezsiniz anlatmak istediklerini. Bu, o kitapla buluşmanızın zamanı gelmemiş demektir. Belki bir gün elinize aldığınızda, doğru zamansa, işte o zaman okur, hissedersiniz. Benim için tam zamanıydı!
“Son nişanın bu işte. Hayatta ne olabildiysen, bu toplu iğnede. İsmin buydu. Artık buradasın. Bu toplu iğneli isme bakıp ağlayanlarsın sen. Bu odaya seni aramaya gelenlersin. Sana üzülenler kadarsın. Yapabileceğin en büyük kariyer, bu iğnenin ucunda.”
Şaşırdı.
Solunda oturan yaşlı adamdı mendili uzatan.
Gözlerini bir an için adama döndü.
“Sonunda önemli olan, geriye dostların kalmasıdır…” dedi adam.
Yazarın yakın zamanda diğer kitaplarına da yöneleceğim. Kendisini tebrik ediyorum.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Oğuz Dinç, Yayına hazırlayan: Zarife Öztürk, Kapak Tasarımı: Çiğdem Dilbaz || ÇİTLEMBİK YAYINLARI || Liste Fiyatı: 12,00 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt || 12,3×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN: 9944424684
İnsan Ne İle Yaşar, ünlü düşünür ve yazar Tolstoy’un okuyucunun manevi dünyasına hitap eden hikayelerinden oluşan en önemli eserlerinden biridir. Kitaba ismini veren hikayede, fakir bir ayakkabıcı ustası Simon tarafından kurtarılan, Michael, şu temel soruların cevabını bulmada yardımcı olur: İnsana yön veren şey nedir, insana ne verilmemiştir, insan ne ile yaşar?
Her insanda yaşam isteği, yaşama bağlı kalma isteği vardır. Peki bunun kaynağı, geceleri rahat uyuyabilmemizi sağlayan temel yapıtaşı nedir, insan ne ile yaşar? Bu kitap başucu kitaplarımdan biridir ve zaman zaman tekrar okurum. Yazdıklarını hissederek hayatında da uygulamış bir yazar olan Tolstoy ‘un, inanarak bir gerçeği ortaya dökmesi benim için çok değerli.
“Şimdi anlıyorum ki her ne kadar insanlara hayatta kalmalarının sebebi kendi çabalarıymış gibi gözükse de hakikatte onları yaşatan sadece sevgidir. Kim yüreğinde sevgi taşırsa, o sevgi Tanrı’dandır ve Tanrı o kişinin yüreğindedir, çünkü varlığın sebebi sevgidir.”
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Lev N. Tolstoy || ANTİK YAYINLARI || Liste Fiyatı: 5,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756107256
Pazartesi, Nisan 12, 2010
1 Yorum