Başucumda Müzik
Öncelikle belirteyim ki bu kitapta yazılanlar gerçek bir olaydan alınmıştır.Ki zaten aşkı böylesine içten ve gerçekçi anlatabilmek başka türlü mümkün olabilir miydi?
Bir çok insan hayatına anlam katamadan hayatını heba ederler.Şanslı saydığım diğer insanlar da hayatlarında ufak şeylerden mutlu olmayı öğrenebilmiş belki aşık olmuş, umutları hiç olmazsa hayalleri olan insanlardır.Aşık olmanın tanımı olmaması ne kadar da mantıklıdır.Bir insanın diğer tüm insanlardan daha değerli olma durumu değil midir sizce de?Bir duygu selselesi belki de kalp çırpıntısı değil midir? Eh tabii adı aşk olan bu tarifi imkansız duyguyu herkes kendince yaşar.Kimi yaşayanlar aşkı daha iyi betimleyebilse de ‘anlatılmaz yaşanır’ bir durumdur.Benim de aşkı,hislerimi açıklamaya gücüm yetmez.
Aslında her şey bir çocukluk hatırasıyla başlar.Tayyareci olmak isteyen bir kız çocuğu ağabeyinin bir yabancıyla konuştuğunu görünce yokuştan bisikletiyle hızlıca gelirken bütün kadınların aşık olduğu adam -Fuat Bey- ile tanışacağından,ona aşık olacağından,hayatını değiştireceğinden habersizdi.Hele ki önlerinden bisikletten kayıp yere düşmesi ve Fuat Bey’den ‘kızımız biraz yaramaz galiba…’ sözünü işitmesi ona her ne kadar soğuk bir kişi gibi gelse de yatağa yattığında aklından gitmeyen o saçlarına aklar yağmış ,uzun boylu adamı unutmamıştı.Aşk da aslında bir yaramazlık değil miydi ki?
Görücü usulüyle bir diplomatla evlenen,hayatının geri kalanını yabancı bir ülkede arkadaş gibi bir koca ile geçirmek istememesinden değil de kendini kaptırdığı aşkından ötürü ayrılan ve hayatın akışında kendini Fuat Bey’in kollarına bırakan genç bir bayanın gerçek hikayesi bu.
Kendimi duygusal olarak hissettiğim nadir kitap,benim için gerçekten çok anlamlıydı.Sadece olay örgüsü olarak sıradışı bir hikayenin ötesine geçemeyecek kitabı bu kadar mükemmel kılan şey kahramanın içtenlikle duygularını aşığından çok okuyucusuna vurmasıdır.İçinizde hissedeceğiniz anlamlı cümleler arasında ister istetemez kendi benliğimizi de yoklayıp hayatımıza anlam katan bu kitap sizi kendinizden geçirecek.
Her ne kadar sade bir dille yazılmış olsa da anlamsal olarak simgelediği ağır kavramlarla,zaman örgüsü ve tarihi betimlemek için kullandığı devrin buluşlarından bahsetme taktiği ile ayrıca okuyucuyu merakta bırakan dar bir bakış açısıyla insanı içindeki o gizli odaya inmeye zorluyor.Hem 50′li 60′lı yılları bir rüya olarak yaşıyorsunuz,hem de gerçek bir olayı tarih sahnesinde tekrarlanmasını izliyordunuz.
Kürşat Başar “hepsi gerçek, ama aynı zamanda hepsi yalan. Çünkü ben yazdım” diyor. Gerçekten de böyle.İsimler değişmiş,hayal gücüyle zenginleşmiş bu olayın gerçeğini paylaşmak istiyorum.Menderes hükümetinin bir bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Vesamet Kutlu’nun aşk hikayesinin bir izdüşümü bu roman.Romandaki dar açımızı genişleten bir çok ayrıntı edindim.Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu ve annesi Emel Zorlu ‘nu bu ilişkiden haberdardılar.Defalarca tartışsalar da boşanmamışlardı,boşanamamışlardı.Aslında boşanma fikri ikisine de mantıklı geldi ve karar verdiler. Hatta kimin, nerede oturacağı bile konuşulmuştu. Ama işin içine büyükler karıştı. Fatin Beyin annesi kıyameti kopardı, “ne demek boşanmak, olmaz böyle şey. Seni evlatlıktan reddederim” dedi. Emel Hanfendi de babasını, boşanmak istediğini söylemek üzere Paris’e çağırmıştı. Üzüntüden retinası yırtıldı. Büyükler işin içine karışınca boşanma işi kaldı.Zaten Fatin ve Emel Zorlu’nun evliliği bir aşk evliliği değilmiş.Emel Hanfendi’nin babası olan dışişleri bakanı ile dışişlerinde görevli Fatin Bey’e kızını vermesi biraz mantık,biraz beğenme sonucu bir evlilik olmuş.Bu ilişkiyi Emel Zorlu ilk öğrendiğinde Vesamet Hanım’ın, Fatin Bey ile birlikte yaşadığı eve gitmiş. Kitapta da anlatılıyor bu olay. Gayet tabii ki hangi kadın olsa sinirlenir buna. Çok çirkin hadiseler olmuş.
Kitaptaki bir yanlış durum Vesaret Hanım’ın boşanma durumundadır.Benim içten içe çok sinirlendiğim aldatma durmunun aslında gerçeleşmemiş olması beni mutlu etti.Durum şudur ki; Vesamet Hanım’la Orhan Bey, Fatin Bey ile ilişkileri başlamadan boşanmışlar.Vesamet Kutlu’nun Fatin Bey’in ölümünden sonra yaşadıkları ise gerçekten çok anlamlı.Katiyen evlenmeyi kabul etmeyen Vesamet Hanım bir çok maddi sıkıntı ile karşılaşmış.Orhan Bey sonradan evlendiği eşinden olan kızının masraflarını zor karşıladığından yardım da edememiş.Paris’te geçinebilmek için ütücülük yapmış,hiçbir zaman sevdiğine kavuşamayan bu genç bayan ‘Fatin’ adını ağzından düşürmeden yaşamış ve 40 yaşından itibaren kendini anılarından oluşan mabedine kapatmış. Evlenmek isteyen de çok olmuş. Ama o hep “Fatin’in öldüğü gün, benim de kadınlık hayatım bitti” dermiş.
“Bunların hepsi geçer, sen sadece yaşamaya bak” diye yazdığı son mektubu ne yazık ki sahibe ulaşamamış.Hüzünlü bir son olsa da içten.
Kaynaklar: A. Ömer Türkeş’ın eleştirisi – Fatin Rüştü Zorlu’nun kızı Sevin Zorlu – Emin Çölaşan 1987 yılında Vesamet Kutlu ile röportajı
Özel Not: Bu kitabı okumam için bana veren Merve Özkaya’ya can-ı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.Benim için unutulmaz bir etki oluşturdu. Ayrıca bu gün kendinin de doğum günü.Özellikle yazıyı bu gün yazıyorum ve kendisinin her daim içtenlikle kalbimde yerinin olduğunu belirtmek isterim.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Kürşat Başar || Liste Fiyatı: 16,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9752893422
Benzer Yazılar
Etiketler: Kürşat Başar


Şubat 25th, 2009 12:31
canım benim asıl ben teşekkür ederim.benim için çok özelsin her zaman yanımda olman dileğiyle..
Mart 19th, 2009 14:08
imlası bozuk aşkın sonu elbette hüzün..ben kitap bitince bunu dedim.arkadaşım aldatma hadisesi olmamıştır gerçekte diyosun ama aldatmak nedir sence sadece kadının aldatması mıdır?fuat karekteri aldatınca aşkı için görmezden gelebiliyor hatta aşkın büyüklüğüne duyduğumuz saygıdan ilişkiyi de yüceltiyoruz biryerde.ama kadın aldatınca neden kızıyoruz acaba..aşk çok güzel ve etkileyici anlatılmış kabul ediyorum ve güzel bir kitap kesinlikle ama kalkıp bu aşkı kutsamak ihaneti yada aldatmayı meşru görmektir.
Nisan 15th, 2009 17:43
muhteşem bir kitap ikinci okuyuşumdu ve yine çok etkilendim ayrıca arkadaşlarımla edebiyat dersimizde tanıtacağız eminim herkes çok beğenecek benim gibi…
Nisan 24th, 2009 18:44
harika bir roman ben bayıldım ve o roman benim başucu romanım oldu gerçek bir aşk bu kadar mükemmel anlatılamaz ahh kürşat başar eline sağlık teşekürler……….
Nisan 24th, 2009 18:48
aah biliyorum öyle bir makinayı yapamadılar……….