Archive for the 'Diğer' Category

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur

Erdal Demirkıranın popüler olmayı gerçekten hakeden “Sadece Aptallar 8 Saat Uyur” adlı kitabı Sn. Furkan TURAN’ın tavsiye etmesiyle satın aldım ve kendisine büyük bir teşekkür borçluyum.Umduğumdan çok daha güzel olduğunu da açıkca belirtmem gerekir.

Genellikle kişisel gelişim kitaplarından çok sıkılırım ve bu nedenle zamanla bu tarz kitaplar okumama kararı almıştım.Erdal Demirkıran ‘ın kitaplarıyla tanıştıktan kısa süre sonra bu konuya bakış açım değişti.Çünkü gerek eğlenceli dil,sıkmayan ve seviyeli espirilerin yanında özel bir kurgu ile kitapları yayımlaması gerçekten çok hoşuma gitti.Ayrıca kitap tasarımındaki köşedeki süpriz kutusu da ilgimi çeken bir başka şey.Bunlar kişisel gelişim kitaplarından beklediğim farklı yaratıcı adımlardır.

Kitabımızda dilekleri yerine getiren cinin uyarısıyla uyanmayan Kendyn (kendin diye okunmalı,güzel bir nükte)’in bir tokat ile uyanmasıyla ve cinin ona yapamayacağın bir şey dile demesiyle başlıyor.Kendyn düşününce hayatını uzatmayı istiyor ve cin bunun mümkün olduğunu ifade ediyor.İşte kurgu burada başlıyor ve cinin rehberliğinde hayatını daha az ve sağlıklı uyuyarak nasıl uzatacağını anlatıyor Erdal Dermirkıran.Kimi zaman bir ünlüyü izleyip,kimi zaman tarihin derinlerine inip,kimi zaman da vicudumuzun içersine girip olayı araştırıyor ve insanların aslında günde 4-6 saat uykunun yeteceğini ve 8 saat uyumanın gereksizliğini bizlere gerçekten güzel bir anlatım ile sunuyor.Kendinizi ikna ediyorsunuz ve kitabın ilerleyen vaktinde ise güzel bir tablo ile bunu hayatınızda uygulamanıza yardım ediyor.Uyguladığım ve başarıyla sonuçlandırdığım bu programı lütfen kitabı okuyarak sizler de kendi yaşamınızda uygulayın.Hayatınızı uzatmak sizlerin ellerinde.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 14,00 YTL. || Yayın Yılı: 2006 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756197064

En Büyük Megaloman …

Arkadaşlarınız “Haydi ama atla havuza!” derken ben n’apıyordum biliyor musunuz? En Büyük Megaloman,Başka Büyük Yok! adlı kitabı okuyordum.Kabul ediyorum ki kitap ben doğmadan önce yazılmış,kapak tasarımı teknoloji harikası değil ve şu magaloman kelimesi çoğu kişinin bu da ney demesine neden oluyor.Biraz konuyu açalım ve bir an olsun okumayı bırakamadığım,bittiğinde keşke daha uzun olsaydı dediğim bu kitabı sizlere tanıtalım.

Prof. Dr. Haluk Şahin’in benden önce ve sonra yazdığı köşe yazılarında ve diğer alanlarda makaleleri bir arada toplayan ebat olarak fazla kalın olmasa da,içerdiği fikirler bakımından gerçekten cüsseli bir kitap.Bu yazıyı okuyanların aklında magalaman nedir sorusu olabilir.Magaloman kelimesi aslında megalomani kelimesinden türemiştir.Megalomani ya da büyüklük hezeyanı, kişinin kendisine gerçekle uyuşmayan üstün nitelikler yakıştırmasıdır. Derin bir ruhsal sorunun belirtisidir. Megalomani, kendi başına bir hastalık değilse de oldukça şaşırtıcı bir psikolojik durumdur. Büyüklük hezeyanları kişinin, yetenekleri, nitelikleri ve yaşantısı hakkındaki mantıksız inançlara dayanır. Megalomani, kendini önemseme duygusunun gerçekliğe dayanıp abartılı bir biçim alan, aşırı bir özgüven değildir.Megaloman da bu hastalığa yakalanmış kişidir.

Kitabımız aslında dört bölümden oluşmakta ve bunlardan 1.’sinin adı kitap adı olarak seçilmiş.Yani kitap genel bir yazılar bütünü.Hani kısa kısa hikayeler olur ya işte öyle bir güzellikte.Bahsettiğim bölümlerin tam adları;

  1. En Büyük Magaloman,Başka Büyük Yok!
  2. Yoksa Hayat Organize Bir Tur mu?
  3. Cilalı İnsan Devri
  4. Burası Türkiye

bu bölümler de kendi aralarında düzineye ayrılmakta.Her makalede ayrı bir farklı bakış açısı,düşünme yeteneği kazandırıyor ve bir sonraki bölümü okumak için can atıyorsunuz.Genelde üstü kapalı veya açık olarak eleştirilerine yer verdiği kitabın yıllar önce yazıldığı gerçeğine inanmıyacaksınız.Çünkü günümüz problemlerini yıllar önce yakalamış olarak bize hem 20 yıl önceyi hem de şimdiyi sunuyor.Gerçekten çok ilginç çağrışımlar yapacak bu sizler için.

Kitabın içerği gerçekten çok geniş ve güzel.Paranoya ile magaloman’ı birbirine bağlaması ve aşamalandırmasından tutun da organize tatil turlarındaki özgürlük benzetmelerine ve anlık espirileri kitapta yaşatmasıyla çok güzel bir mizah kitabı olarak da görülebilir.

Bu kitabı bana hediye eden Sn. İbrahim Ses’e gerçekten minnettarım.Kendine saygılar sunarak bu yazıyı sonlandırıyorum.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: Bilinmiyor. || Yayın Yılı: 1990 || İthal Kağıt || 15.5 x 23.5 cm || Karton Kapak || ISBN:9754800324

Oradan Bakınca …

 Oradan Bakınca Öyle mi Görünüyor? (Kapak Yazar:Şirin Payzın)“Oradan Bakınca Öyle mi Görünüyor?” Evet,buradan bakınca Carpe Diem’in bastığı bir gençlik kitabı,bir eğlenme kitabı gözüküyor.Kendimi bir kaç hafta da olsa rahatlamaya sevk etmişken birden yarı siyasi,yarı sosyal konularda bir kitabı Carpe Diem Kitap tarafından okumak biraz şaşırtıcı.Dikkatsizliğimle içerik hakkında pek fikir edinmeden aldığım aynı yayın evinin 5 kitabından sonuncusu!İlk başlarda eğlensem de bu kitapla biraz daha ciddi bir tavır içersine girerek eğlence kitap dizime bir son veriyorum.

Hani derler ya ” Kitabın iyisi kötüsü olmaz.” diye,gerçekten bu söze katılıyorum.Her türlü bu sözü ispatlayabilirim.Mesela bu kitabın bana kazandırdıkları siyasetten gerçekten nefret ettiğimi ve neden ettiğimi anlattı.Ardından bir takım soru işaretleri,bakış farklılığının oluşturduğu ortamdan çıkan fikirlerin şahaneliği,sinema ve tiyatro hakkında bir takım bilgiler ve çözüme kavuşturmaya çalıştığım bir takım soru işaretleri.

Şimdi üstte yazdıklarımı biraz daha açıklayarak sizden önce tekrarlayarak kendimi aydınlatmış olayım.İlk olarak Müslümanlık hakkında bilgisizliğim aklıma geliyor bu kitabı görünce.Bu bilgisizlik Müslümanlık hakkında değil.4 büyük dini tamamen tanıyıp “Neden İslam?” sorusuna karşılaştırmalı cevaplar verebilmek gerek.Biz diğer dinler hakkında ,ya da en azından ben,oturup 5-10 sayfadan fazla yazı yazabileceğimi zannetmiyorum.Kitabı bitirdikten sonra yapılacaklar listesine aldığım en önemli yargı işte budur!

Kitabın başka bir genel başlığı olan siyasete dokunmayacağım bile.Hiç sağ,sol,neden solun önü kesildi,sağa n’oldu falan gibi kitabın başlıklarndan bahsetmeyeceğim.Siyasi konularda bilgi edinirim,düşünürüm,irdelerim ama bunu sosyal bir sitede kesinlikle görüş belirtmeye de kayacağını bildiğimden susman en mantıklısıdır diye düşünüyorum.

Ah İstanbul! Girişiyle beni derinden etkileyen bir yazı.Aynen yayınlamak istiyorum.”Deniz otobüslerinden önceki,falanca şeylerden önceki ıhlamur ağaçlarımı geri istiyorum,ıhlamur ağaçlarımı bana geri verin.Boğaz’dan,her mevsimde geçen balıklarımı,bana geri getirin.Bunları ve buna benzer çok şeyi,benim elimden aldınız.Ben lodossa bilmem ne tarafta,poyrazsa bilmem ne tarafta,denize girelen İstanbul’un altı değişik yerinde denize girebilen bir İstanbullu olarak,ayağımı denize sokamıyorum,bana denizlerimi geri verin.Bana ne sizin gökdelenlerinizden!” diyor Gülriz Sururi.İstanbul’a oynana oyunlardan bahsediyor ve gerekli şeyleri o kadar net bir biçimde anlatıyor ki bazı gerçekleri hissederek anlıyorsunuz.Üstteki haykırıştan etkilenmemek mümkün mü acaba?İstanbul’un şu anki durumunu bilen birisi bunu okuyunca duygulanmaz mı?

Kitabın bir diğer konusu da sanatçı özgür olmak zorundadır diyor.Yıldız Kenter’e duymamız gereken sevgi,saygı sınırlarından beklentilere kadar bir çok konuda açıklayıcı bir anlatım ile söyleşi devam ediyor.Fakat Mahsun Kırmızıgül’e destek çıkarken bir çok şeyi zama bırakmamız gerektiğini söylediğinde sinirlerimin gerildiğini de söylemeden edemiyorum.Tabii her şey zamanı geldiğinde,ortam uygunlaştığında,halk sildirdiğinde yapılmalı ama işte bir başka yol olmalı diyor insan kendine.Lafı fazla uzatmadan bu yazıyı da burada bitirelim.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:

Liste Fiyatı: 7,50 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 11,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9756107348

Tiryaki Sözleri

Tiryaki Sözleri Kapak (Yazar:Cenab Şahabeddin)Sayın Cenab Şahabeddin’in yıllar önce yazdığı kitap kitapcıda gezinirken bir anda ilgimi çekti ve hemen satın aldım.Bu ani kararımdan da pişman olmadım.Açıkcası 30-40 dk.’lık bir vakitte harmanlanabilecek bir kitap,Cenab Şahabeddin’in bir zamanlar not defterine kaydettiği anlamlı cümleler yumağıdır.Bu kitabı yıllar sonra düzenleyip kısmen sadeleştirerek bizlere ulaştıran Elif Konak’a teşekkürlerimi sunarım.Şimdi bu yazıyı yazarken düşündüğüm şey ben bu kitabı size nasıl özetlerim sorusudur.Biraz bu konuda çaba sarf edeyim: Kitapta hakim olan düşünce sürekli kötüleri ve ahmakları yerme,zekiliğin tek başına yetersizliği ve iyi ahlakı gösterme yollarından oluşuyor.Kitabı okurken zamanında not defterine bu yazıları belki karalama olarak yazan Cenab Şahabeddin’in o an neler düşündüğünü ya da nasıl bir ortam içinde olduğunu hayal edebiliyorsunuz.Bazen ard arda gelen hüzünlü cümlelerle geçmişe dalıp,acaba ne oldu diye düşündüğünüz olacaktır.Daha önceki yazılarımla yaptığım gibi kitaptan beğendiğim cümleleri yayınlayacağım fakat bu seferki biraz uzun olduğundan yazının sonundaki bağlantı adresinden takip edebilirsiniz.Vaktim oldukça bu cümle(cik)leri arttıracağım.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 3,50 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944184663Çok yakında devam edeceğim.