A A
RSS

Arşiv | Diğer

Atasözleri | Sözün Özünden Dünden Bugüne

İskender Pala’nın Atasözleri adlı kitabı çıktığında ortaöğretim seviyesinde dahi olsa incelemek istediğimden edindim. İlhami Yalınkılıç ‘ın önsözüyle oldukça sade bir şekilde, bilinmesi gereken atasözleri ve onlar hakkında kısa açıklamar yer alıyor.

Atasözlerinin hepsini okuyup bilip bilmediklerim var mı, nasıl bir seçki yapılmış diye baktım. Gerçekten bilinmeyen çok az yani oldukça güçlü, oldukça halk arasında konuşulan ve herkesin bilmesi gerekenlerin olduğu bir derleme yapılmış. Atasözlerinin açıklamarında da günümüze göre yorumların yapılması daha da sağlıklı kılmış.

Benzer atasözleri ciddi anlamda çok olsa da bunu arama kolaylığı sağlamak adına yapıldığını düşünüyorum. Ayrıca klasik olan atasözü çelişkisini de atasözleri genel bir kural değil, duruma göre düşüncelerimizi ifade etme yöntemlerinden en köklüsüdür diye eklemek isterim.

Atasözleri, kültüre dair inceliklerin görülebileceği en temel söz birimleridir. Ne zaman ya da kim tarafından söylendiği bilinmez ama halk bu sözlerin doğruluğunda, derinliğinde mutabıktır.

Binlerce yıllık gelenekten damıtılmış bu hikmetli sözler, İskender Pala’nın özgün yorumlamalarıyla tekrar bir araya getirildi. Günlük hayatta hangi durumlarda kullanıldıkları, hangilerinin artık kullanımdan kalktığı / kalkması gerektiği gibi aydınlatıcı bilgilerle zenginleştirilmiş bu eser, halk kültürümüz için de önemli bir çalışma.

Bu çalışmada bine yakın atasözüne yer verilmiştir. …
Umarız okuyucu ve öğrencilerimiz bu bin sözden bin öğüt öğütürler ve atalar sözü hazinemizden cevherler devşirirler.

İşte kitaptan ilgimi çeken, pek aşina olmadığım öğrenilesi, eleştirilesi, hatırlanılası atasözlerinden birkaçı;

  • At at oluncaya kadar sahibi mat olur.
  • Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar.
  • Beş para ver konuştur, on para ver susturamazsın
  • Bir korkak bir orduyu bozar
  • Bir sürçen atın başı kesilmez
  • Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez
  • Erenlerin sağı solu belli olmaz
  • Gönül kimi severse güzel odur
  • Hak denince akan sular durur

Gönül ister ki İskender Pala bir sonraki kitabında daha önce deyimler için yaptığı gibi atasözlerinin de çıkış noktasına yönelik bir çalışma yapar.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Prof. Dr. İskender Pala || KAPI YAYINLARI || Liste Fiyatı: 12,50 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6054322336

İLLALLAH! / Ajanda 2010

Metis yayınlarını tebrik etmek istiyorum, böylesine cesurca bir ajanda hazırlayarak sessizlerin sesi oldukları, ellerini taşın altına çekinmeden soktukları için! Mentis benim için artık daha prestijli ve daha cesur!

Peki nedir bu kadar övgüye mashar olan bu Ajanda 2010 ‘nun teması? Geleneksel Metis ajandasının bu yıl ki teması “inanmama hakkı”. İnanmak ya da inanmamak mevzusu değil, inansan da inanmasan da eşit olduğunun mevzusudur. Sayfa aralarına sepiştirilmiş bir takım fikirler ve yaşanmış eksantrik olaylar kaynaklı bir şekilde insana haklarını hatırlatır bir uslupla sunulmuş. Ben 2010 ‘da aktif olarak bu ajandayı kullanacağım. Mentis editörlerini sonuna dek destekliyorum!

“İnanmanın bir kez daha tartışılmaz bir şekilde insan varoluşunun temellerinden sayılmaya başladığı günümüz dünyasında, inanma hakkı örgütlü dinlerle, devlet bütçeleriyle, polis ya da asker kuvvetleriyle koruma altına alınmış durumda; buna karşılık, varoluşlarını inanma temelinde tanımlamak istemeyenler genellikle tekil, münferit ve örgütsüzler. Doğduğumuzda dinsel bir kimlik edindiğimiz varsayılıyor ve dünya karşısındaki duruşumuzu nasıl tanımladığımız sorulmadan bu kimlikler atfediliyor bize. Vicdana, adalet ilkelerine, ortak hukuk arayışına dayalı mutabakatlar oluşturmak yerine kendi seçimimiz olmayan kimliklerin sözcülüğünü yapmamız bekleniyor. Dolayısıyla, saygı duyup haklarının tanınmasını istediğimiz inanan kesimlerin bizlerin inanmama hakkını bertaraf edeceği kaygısından kurtulamıyoruz, ki gerek dünyanın gerekse ülkemizin tarihine şöyle bir göz atıldığında pek de yersiz olmadığı görülen bir kaygı bu.
“Dinsel, etnik, cinsel vb. kimliğiyle yaşamak isteyenin bu haklarına sahip olması demokratik bir toplumun esasıdır kuşkusuz; ancak kendisini bu tür verili kimliklerle tanımlamak istemeyenlerin vatandaşlık haklarının da aynı tavizsizlikle savunulması, eşit ölçüde meşru bir haktır bizce.
“İnanmama hakkının da bir insan hakkı olarak tavizsiz uygulanacağı bir dünya ve ülke umuduyla, bu ajandayı kendisine dinsel kimlik dayatılmasından illallah diyenlere sunuyoruz…”

Mentis Editörleri

Ajandayı edinmek isteyenlere ajanda hakkında bilgiler:
Editörler: Müge Gürsoy Sökmen / Tuncay Birkan / Özge Çelik / Emine Bora / Özde Duygu Gürkan / Eylem Can || METİS YAYINLARI || Liste Fiyatı: 49753427531,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || Kitap Kağıdı || 10,5×15 cm || Karton Kapak || ISBN:9753427531

Her Şey Seninle Başlar

Her Şey Seninle Başlar Kapak ( Yazar:  Mümin Sekman )Malatya Valiliği’nin 91.000 Dev Öğrenci projesi altında Mümin Sekman’ın ‘Her Şey Seninle Başlar/Kişisel Kurtuluş Savaşınızı Başlatın!’ adlı kitabı okulumuzda kura çekilmesiyle benim satın almama karar verildi.Madem bu kitap elimde okuyayım diye düşündüm.

Kitabımızın hemen başında Mümin Sekman’ın hakkında bilgiler verilmiş.Açıkcası bu bilgiler oluşturulurken farklı bir tutum sergilenmiş.’Türk Usülü Başarı (8.Baskı) ,Kesintisiz Öğrenme (10.Baskı) ..’ gibi açıklamalar mevcut.Benim bakış açımla reyting kaygısı bir tutum sergilendiğini düşünerek ön yargımı oluşturdum.Ben bu kadar çok başarılı kitaba imzasını atmış,bir çok iş başarmış bir yazarın ‘Kesintisiz Öğrenme (10.Baskı)’ yerine ‘Kesintisiz Öğrenme (Öğrenmenizi kolaylaştırmak ve daha hızlı öğrenmenizi sağlamayı amaçlar.)’ şeklinde bir açıklama beklerdim.

Kitabın içeriğine gelirsek genel anlamda sohbet edercesine bir üslup kullanılmış.Sürekli size yakın hitaplarda bulunuyor,içten tavırlarla bahsediyor.Bu özelliği kitabı daha bir okunur kılıyor.Yazılış amacına bakarsak başarılı insanların başarmak isteyen insanlarla bilgilerini paylaşmasını gerektiğine inanan ve bu buluşmayı da gerçekleştirmek amacını güden gayet saf ve temiz bir niyet.Gerçekten bir kaç yerde bu konuda çok içten hatıralarını paylaşmış ve ayakta alkışlanması gereken bir düşünce.Gel gelelim ki kitapta bir zeka pırıltısı göremedim.İlköğretim yıllarımda öğretmenlerimin,arkadaşlarımın ve bana öğüt verme gereksinimi duyan bir çok kişinin kullandığı klasik örneklerden dışarı çıkılamamış.İnanır mısınız kitaptaki kişisel olanların dışında tüm örnekleri ve sözleri daha önce farklı kaynaklardan okumuş veya duymuştum.İşte bu sebeple kitabın büyük bir bölümünün derlenerek oluşmuş olduğunu farkederek okuma zevkim kırdı.Bu kitap daha önce kişisel gelişim adına hiçbir kitap okumamış bir insan için çok farklı fikir açılımları sağlayabilir fakat bana herhangi birşey kazandırmadığı bir gerçek.

Halen her şeyin bize bağlı olduğundan ve bu sözün türevlerinden haberi olmayan varsa kitabı büyük bir zevkle okuyabilir.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Mümin Sekman || Liste Fiyatı: 5,00 YTL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9752976993

Ozan Beedle’ın Hikayeleri

Ozan Beedle'ın Hikayeleri Kapak (Yazar: J. K. Rowling  , Çeviren: Sevin Okyay/ Kutlukhan Kutlu)Harry Potter ‘ı duymanınız yoktur sanırsam fakat hepimizin ona bakış açısı farklıdır.Benim açımdan bakarsak ben kitap okumayı sevmeye Harry Potter serisiyle başladım.Bana kitap okumayı sevdiren ve hayal gücümü geliştiren bu hayal kahramanıma çok şey borçluyum.Ben kitabı okurken aynı yaştaydım Harry ile.Kitabın yazarı J. K. Rowling her sene bir kitap çıkartıyor ve yine Harry ile aynı yaşta olarak okumaya devam ediyordum.Yani bir zamanlar o kadar içten bir şekilde okuyordum ki bir gün böyle bir hayatın varlığına inandığımı farketmiştim.Çocukluk dünyam bu.Bu ay yeni kitabın yayınlandığını duyunca heyecanlanıp okumak için sabırsızlanmamın nedeni de o çocukluk duygularımın gerçekliğini,hoşnutluğunu yakalayamasam da hatırlamamdı.Hani geçmişi yad etmek gibi.

Kitaptan bahsedersek ; Hermione Granger ‘ın eski harflerle yazılmış aslından küçük büyücüler ve cadılar için çevirilmiş hali.Serinin son kitabı olan Harry Potter ve Ölüm Yadigârları’nı okuyanların hatırlayacakları, kitapta büyük önem taşıyan, olayların aydınlanmasında kritik bir rol oynayan bir iç kitap Ozan Beedle’ın Hikâyeleri. Muggle (sihir kullanamayan)’lar için yani bizler için Külkedisi ve Uyuyan Güzel ne kadar tanıdıksa Hogwarts Büyücülük Okulunda okuyan çocuklar için de bu masallar o kadar tanıdık.İşte bu beş masalın adları; Büyücü ve Zıplayan Kazan , İyi Kader Çeşmesi , Sihirbazın Kıllı Kalbi ,Babbitty Rabbitty ve Kıkırdayan Kütüğü , Üç Kardeşin Hikayesi. Bu hikayelerin Muggle hikayelerinden birinde belirgin farklı bir yanı var ve şu ki “ve sonsuza dek mutlu yaşamışlar” diye sona ermiyor.Ayrıca her hikayenin ardından Profesör Dumbledore ‘n bir takım yorumlama notlarına yer verilmiş ve büyücülük dünyasından bir çok izi bu bölümlerden de yakalamak mümkün.Kitap sadece kelimelerle ve kimi zaman dipnotlarla gayet açık masalsı bir anlatımla hatıralarımı okşadığını itiraf etmeliyim.Dikkatinizi çekerim ki yazarın diğer kitapları gibi sadece çocuklar için yazılmamış bir kitaptır.İlk hikayemizin başlangıç bölümünü alıntılamak istiyorum :

Büyücü ve Zıplayan Kazan : Bir zamanlar iyi kalpli bir ihtiyar büyücü varmış,sihrini komşularına yardım etmek için hiç esirgemeden ve akıllıca kullanırmış.Gücünün gerçek kaynağını ..

Son olarak kitap hakkında belirtmem gereken bir husus var.Bu kitabın satışdan ele edilen gelir Children’s High Level Group’a bağlanacakmış.CHGL çocuk haklarını korumak,geliştirmek ve küçük yaştaki insanlar için hayatı daha iyi kılmak için mücadele veriyor.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: J. K. Rowling , Çeviren: Sevin Okyay/ Kutlukhan Kutlu || Liste Fiyatı: 9,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 14×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9750815409

Hayata Yön Veren Sözler

Hayata Yön Veren Sözler Kapak (Yazar:Akın Alıcı)Sözcükler anlamlıdır.Her duyguyu ifade eder,yeter ki biz onları tanıyalım,biz onları anlayalım ve kullanabilelim.Bunları başarabilmek için bir çok şey okumalı,yorumlamalıyız.Eğer hiçbir şey yapmadan bu edebi ağırlık üzerimizde olamaz mı,tabiki olur.Fakat bu araba sürmek isteyen birinin tekerleği baştan keşfetmesi gibidir. Belli bir mesafeyi elimizden yazarlar,düşünürler tutarak almalıyız.İşte bu amaçla ‘Hayata yön veren sözler’ ilgimi çekti ve Ferhat Emre Gültekin kardeşimden kitabını ödünç alarak okudum.

İnsanın eline aldığında bir çırpıda bitirebilecei bir incelikte ve bölümlendirilmiş olması açısından ideal bir kitap.Okurken sıkıldım itiraf etmek gerekirse.Aslında kitap bir konuşma hazırlarken,bir makale yazarken kaynak olarak kullanmanız için kategorilenmiş.Yani içindekilerden liderlik bölümünü açarak o konuda söylenmiş bir çok söze ulaşabiliyorsunuz.Ben kitabı sırayla tüm sözleri okumak için elime aldığımdan benzer konularda sözlerden ve sözlerin genelde paralel olmasından ötürü sıkıldım.Kitabın derlenmesi konusunu biraz irdelersek ciddi anlamda yetersizlik mevcut olduğunu görürüz.Örneği ağızdan ağza dolaşan sözleri belirli gazete ve dergilere mal ederek yayımlamaları yerine anonim tabirini kullanmaları gerekirdi.Ayrıca kaynak olarak ticari basit internet sitelerini göstermeleri de kaliteyi düşürmüştür.Sayfa derlenmesinde numaraların genel mantığa ters bir yere koyulması da biraz kullanışsız olmuş.Önsöz kısmında kitap ile alakasız bir takım düşüncelerini belirtmesi derleyen kişinin hakkında olumsuz bir izlenim bıraktı benim için.Güzel bir mantıkla içindekiler bölümü düşünülmüş fakat bu bölümde ‘Kitap okumak – Eğitim’ başlığı yerine ‘Kitap okumayı/eğitimi ihmal etmeyin!’ gibi yargı cümleleri koymak özlü söz mantığına aykırı.Okur o bölüme girerek kitap okumanın ve eğitimi ihmal etmemenin gereğini kendi algılamalı.Bunun derleyenin bir görevi olmadığını düşünüyorum.Kitaba vasat notu veriyorum.İçersinde az sayıda kaliteli söz olduğunu belirteyim.Benim dağarcığımda çok daha güzel söz var.Aceleye getirilmiş,sağlam bir yayıneviyle ünlenmiş bir kitap.Ayrıca bazı sözlerin söyleyeni hakkında açıklama yapılmış.Ya hepsine yapılmalıydı ya da dipnot olarak sayfa altında gösterilmeylidi diye düşünüyorum.

Tabiki arada güzel sözlere de rastlamak mümkün.Bir kaçını paylaşmak istiyorum;

  • İnanç görmediğimize inanmaktır.Bunun mükafatı da inandığımızı görmektir. (St. Augustinus)
  • Akıllı köprü arayıncaya kadar,deli suyu geçer. (Türk Atasözü)
  • Ekmeğini terine batırıp yiyeceksin. (İncil)
  • Olmaz olmaz deme,olmaz olmaz.(Türk Atasözü)

Son olarak kitaptaki Türk Atasözlerinin hepsi muhteşemdi.Başarılı bir son derlenmiş.Tarihe bir göz atalım kısmını gerçekten beğendim ama kitap genel anlamda yetersizdi.Tarihe bir göz atalım;

  • Dünya gene de dönüyor! Epur,si muove! (Galileo Galilei)
  • Her şey,akıp gidiyor. Panta rei. (Herakleitos)
  • Buldum! Eureka! (Arşimed)
  • At! At! Bir ata krallığımı veririm! (İngiliz Kralı Richard-III – Bir savaş sonrası son sözleri)

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Derleyen: Akın Alıcı || Liste Fiyatı: 9,50 TL. || Yayın Yılı: 2003 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9753316089

Aforizmalar – Franz Kafka

Aforizmalar - Franz Kafka“Aforizma,çeşitli konularda kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve âhenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır.” Kendimi bildim bileli aforizmaları çok severim. Çünkü bir yazarı tanıyabilmek için bizlere daha çok ipucu verirler. Franz Kafka’yı daha yakından tanıyabilmek için Max Brod’a vasiyetinde yakmasını istediği ama arkadaşının kitapları yayımlamasıyla Kafka’ya ölümünden sonra getirdiği haklı ünü oluşturan bir kitabı okumak istedim.

Kısa bir kitap fakat felsefi anlamlarla ,basit kelimelerle büyük anlamları ifade etmesi açısından da önemli.Bu kitabı okumadan önce Kafka’nın kitapları arasından hikaye veya romanlarından biri okumuş olmanızı öneririm.Daha fazla zevk almanızı sağlayacağını garanti ediyorum.Kafka hayatında yaşadığı bir çok olumsuzluğa karşı duygusal bir serzenişte bulunmuş tüm eserlerinde.Yanlızlık ve yabancılaşma hiç bırakmadığı konular arasında yer almış.”Kayıp” adlı eseri hariç hiç iyimser bir tavır göstermemiş.Belki de eserlerinin yakılmasını vasiyet etmesi de bu yüzdendi.Hayatı irdelenmesi gereken ilginç kişiliklerden biri kesinlikle.

Ne yalan söyleyeyim kitabı açmadan önce içersinde bir çok ilham şimşekleri çaktıracak nokta bulacağımı düşünmüştüm.Elbette güzeldi ama beni tatmin etmedi.Kitabın bitmemiş olması bunda etkili olabilir.N’olursa olsun belirli konulara takıldığını hissettiren bir kitaptı.Yani insanoğlunun Bilgi Ağacı’ndan meyve yemesi sonucu cennetten kovulmasını bir çok yerde ele almış ve düşünceleri tutarlı olsa da belli bir kalıptan çıktığını hissettirmesi benim hoşuma gitmedi.Bunu kendimce halen bu konuya kesin bir tavır ortaya koyamadığından kaynaklandığını hissediyorum.Bu konu ile ilgili en ilginç yaklaşımı ise aşağıdaki 1 numaralı ekte paylaştım.

Kitabın iki bölümden oluştuğunu da belirtelim.İlk bölümde daha önceden yayımlamak için hazırladığı sezilen yazıları,ikinci bölümündeyse günlüğünden notlar yer almakta.Günlük bölümü benim felaket hoşuma giden bölümdü.Gerçekten soyut anlamlara gelen kelimelerle yazması her okuyucuda başka bir imgeyi canlandıracağından etkileyiciydi.Kitaptan sizlerle paylaşmak istediğim bir kaç noktasını aşağıya ekliyorum.

Kitaptan Alıntılar *Ek

  1. Biz cennette yaşamak üzere yaratıldık ve Cennet de bizim yaşamamız için yaratıldı.Bizim yazgımız sonraden değiştirildi,nedir,Cennet’in yazgısı değişti mi,bilen yok.
  2. Bir kafes,kuş aramaya çıkmış.
  3. İyi,bir yanıyla rahatsız edicidir.
  4. Birbirine benzememelerine rağmen aynı insanda buluşan öyle algılar bulunur ki,aynı nesneye yönelirler;bundan çıkarılabilecek tek sonuç,aynı insanda değişik öznelerin bulunduğudur.
  5. … daha doğrusu,kendini için hiç kaygılanmıyor.Nedir,hiç bilmediği birisi için,yanlız ve daima onun için kaygılanıyor.

Özel Not: Yazıyı sonlandırmadan önce bahsetmem gereken bir şeyler daha var.Altıkırkbeş Yayınevinin kitabın telif hakkı bölümünde yaptığı serzeniş gerçekten çok hoşuma gitti.Yazıyı hazırlayan ekibi tebrik etmek isterim.Telif haklarını hiçe sayan fotokopiçilerin,korsan yayın dağıtan illegal kuruluşların karşısında Altıkırkbeş Yayınevini gerçekten haklı buluyorum ve yasal önlemlerin en yakın zamanda daha caydırıcı şekilde alınacağını temenni ediyorum.Üstümüze düşen görev ise bu insanlara destek sağlamamak,orijinal ürünleri almaktır.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar:Franz Kafka, Editör:Banu Irmak , Çevirmen: Sergül Ogur || Liste Fiyatı: 5,90 YTL. || Yayın Yılı: 1995 || İthal Kağıt || 14×20 cm || Karton Kapak || ISBN:9799758467678

Sayfa 1 - 3123
Derkenar
“Birisi gittiğinde gider, çünkü bir diğeri gelmek üzeredir.”

Paulo Coelho

RSS Kitap 'ı Desteklemek ister misin?


Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Okuyor;
  • İlyada - Homeros
  • Sonraki okuyacağı;
  • Odysseia - Homeros
  • Takipte;
  • K Dergi (Yayından kaldırıldı!)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • CNBC-e Business (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
Okumak İstediğim Kitaplar
İlgi duyduğum ve ileride imkan bulursam satın almak istediğim ve akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Semerkant - Amin Maalouf
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Araf - Elif Şafak
  • Baba ve Pi* - Elif Şafak
  • Bit Palas - Elif Şafak
  • Mahrem - Elif Şafak
  • Pinhan - Elif Şafak
  • Şehrin Aynaları - Elif Şafak
  • Med-Cezir - Elif Şafak
  • Beşpeşe - Murathan Mungan/ Celil Oker/ Pınar Kür/ Faruk Ulay/ Elif Şafak
  • Sicilyalı - Mario Puzo
  • Güle Güle Godot - Ferhan Şensoy
  • Hacı Kom - Ferhan Şensoy
  • Ayna Merdiven - Ferhan Şensoy
  • Ferhantoloji - Ferhan Şensoy
  • Hacı Komünist - Ferhan Şensoy
  • Oteller Kitabı - Ferhan Şensoy
  • Tarihin İzinde - Prof. Dr. İlber Ortaylı
  • Yediler Kırklar 6 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Bu Atlı Geçide Gider 7 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Geçitteki Ülke 8 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Darağacı 9 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ebem Kuşağı 10 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Sabır 11 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Gece Vaktinde Gündönümü 12 / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu 1 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Karanlıkta Mum Işığı 2 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Güneşin Dört Köşesi 3 / Bugünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
  • Pi* Fantazi - Luke Rhinehart
Kitaplığımdan Tozlu Sayfalar
Kitaplığımda bulunan ve ileride imkan bulursam okuyup akabinde eleştireceğim kitaplar;
  • Bütün Kozmokomik Öyküler - Italo Calvino
  • Don Carlos'un Öğretileri & Savaşçının El Kitabı - Victor Sanchez
  • Rüyacı & Büyücülerin Dünyasına Giriş Töreni - Florinda Donner
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Kayıp Gül - Serdar Özkan
  • Suç ve Ceza - Dostoyevski
  • Aklı Bir Karış Havada - Susanna Tamaro
  • Ceset Kokan Kadınlar - Zeki Kayahan Coşkun
  • Güller Kırmızıdır - James Patterson
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Çikolata Kaplı Hüzünler - Canan Tan
  • Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg
  • Tanrılar Okulu - Stefano E. D’Anna
  • Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
  • Siyasetname - Nizamül Mülk
  • Ölüler Evinden Anılar - Dostoyevski
  • İnsancıklar - Dostoyevski
  • Çatı / Dünkü Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Diriliş Çanakkale 1915 - Turgut Özakman
  • Viva La Muerte! - Alev Alatlı
  • Diriliş - Lev N. Tolstoy
  • Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Budala - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hanımın Çiftliği - Orhan Kemal
  • Notre- Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Romeo ve Juliet - William Shakespeare
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Bilimin Arka Yüzü - Adrian Berry
  • Türk Korkusu - Özlem Kumrular
  • Bir Gölgenin Peşinde - Georges Ifrah
  • Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk
  • Diksiyon & 10 Derste Güzel Konuşma Sanatı - Mehmet Kaplan
  • Görünmeyen - Paul Auster
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Savaş ve Barış - Lev N. Tolstoy
  • Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem
  • Binbir Gece Masalları - Sadık Yalsızuçanlar
  • Bir Atın Hikayesi - Mark Twain
  • Budala Fyodor - Mihayloviç Dostoyevski
  • Çocukluğum - Lev N. Tolstoy
  • Devlet - Platon(Eflatun)
  • Dönüşüm - Franz Kafka
  • Efendi ile Uşak - Lev N. Tolstoy
  • Kültür ve Dil - Mehmet Kaplan
  • Eylül - Mehmed Rauf
  • Genç Werther'in Istırapları - Johann Wolfgang Goethe
  • Gençliğim - Lev N. Tolstoy
  • Goriot Baba - Honore de Balzac
  • Hacı Murat - Lev N. Tolstoy
  • Haldun Taner Kabare - Haldun Taner
  • İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo
  • İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens
  • İvan İlyiç'in Ölümü - Lev N. Tolstoy
  • Kibarlık Budalası Sevda Doktoru - Moliere
  • Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Mantıku't-Tayr - Feridüddin Attar
  • Maupassant Seçme Hikayeler - Guy de Maupassant
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
  • Ölü Canlar - Nikolay Vasilyeviç Gogol
  • Öteki Ben - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Robinson Crusoe - Daniel Defoe
  • Seçme Hikayeler - Anton Çehov
  • Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır - Lev N. Tolstoy
  • Vatan Yahut Silistre - Namık Kemal
  • Venedik Taciri - William Shakespeare
  • Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sosyal Medya'da RSS Kitap
RSS ile abone
olmak ister misin?
Twitter takipçisi
olmak ister misin?
Facebook'ta beğeniyor
olmak ister misin?

RSS Twitter Facebook

Soru Sor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.