Archive for the 'Edebiyat' Category

Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk

 Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk     Kapak (Yazar:   Prof. Dr. İskender Pala  )Prof. Dr. İskender Pala’nın ilk romanı olan bu kitabı büyük bir haz ile okudum.Gerek bakış açısı,gerek verdiği mesajlarla gerçekten beğenimi kazandı.Yazarın okuduğum 7. kitabı ve her kitabında kendisine daha fazla hayran olmaktayım.

Kitabımız Babil’in fethedilmesiyle başlıyor.Fuzuli’ye bir kitapçının verdiği sır ile birlikte,Fuzuli’den yüksek kademelerden gelen Leyla ile Mecnun ( L&M ) adlı hikayi yorumlamasını istemesiyle Fuzuli yazmaya başlıyor ve bu kitapta hem sırrı şifreliyor,hem de kendinden sonsuza kadar bahsettirecek bir şaheser yazıyor.İşte tam bu noktada İskender Pala’nın hayal gücüyle olayımız yeni bir bakış açısına kavuşuyor.Kitabın bu noktasından itibaren bakış açımız bu kitap oluyor ve olayı kitap anlatıyor,kahramanımız kitap oluyor,aşığımız kitap oluyor.Bu kitabın da kendisi Kays (Mecnun)’dur.

Hikayemiz artık Babil dışına taşıyor ve dünyaya yayılıyor.Kitapçının verdiği BUAM (Babil Uzay Araştırmaları Merkezi) sırrı medeniyeti yüceltecek bir çok bilimsel bilginin olduğu bir kapının anahtarı olmasının yanında büyük bir hazinenin de anahtarıdır ve Fuzuli’nin kitapta sakladığı bu şifreyi iyi ve kötü bir çok kimse edinmeye çalışmakta.İyiler BC adındaki bir örgüt,kötüler ise hazine avcıları tabii.Kitap hediye olarak İstanbul’da Osmanlı sarayına gidiyor ve L&M ‘ye şan şöhret katıyor.Zaman içersinde haremden kaçan bir cariye ile kitap da sınır dışına ve tehlikeli ellere yöneliyor.Dünya’da bir çok bilginin,kimi zaman kötü kişilerin eline geçen kitap büyük bir maceranın kapılarını aralıyor ve her geçen gün sırrı daha fazla çözümlenen kitap güzel bir finalle son buluyor.

Açıkcası üstte kitabın özetini anlatmak isterdim fakat kitap o kadar geniş bir coğrafya ve kişilerden geçiyor ki mükemmel bir kurgu demeden duramıyorsunuz.İşin güzel yanıysa kitabın gerçek tarih ile de uyuşması.İskender Pala’nın mükemmel kurgusu bir zaman kaybı ve okuduktan sonra unutacağınız bir roman kesinlikle değil.Bu kitap ile birlikte tarih bilginizi yeniliyorsunuz.Elimde tarih kitabı ve geçen yıllarda Osmanlı’da neler oldu,neler değişti sorusuyla kitabı okurken bilgi haznemi de güncellemiş olduğumu itiraf etmeliyim.Ayrıca edebiyat hakkında bir çok genel kültür bilgisine ulaşabilirsiniz.Aşk,aşıklık,aşkın çeşitleri ve daha neler neler anlatmıyor ki kitap?

Kısaca bu kitap ile kendinizi hem eğlendirip hem de bilginize bilgi katabilirsiniz.Kesinlikle önerdiğim bir kitaptır.Saygılarımla..

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:

Liste Fiyatı: 14,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9758950118

Sen Şimdi Gidecen ya …

Vakt-i zamanında Bursa Uludağ Tıp Fakültesinde evinden uzak okuyan ablama hediye olsun diye kargo ile yolladığım kitap yaz olup da ablam yuvaya döndüğünde kitap da gelmişti.Kitabı önsözünden ve kapak açıklamarı,yorumlarla beğenmiştim.İçerik hakkında çokca bilgim bulunmuyordu.Ablamın haddini aşan övgüleriyle bir merak ile okumaya başladım.Çünkü kitap “Oku beni,oku ya hu beni!” diyordu.”Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennem’in Dibine Git”

Kitap o kadar kompleks bir deneme ki içerik hakkında bir bilgi vermek zor.Aşk ve hayattan görünümü hakkında bir deneme desem yerini bulur sanırım.Yazıyı çok ama çok kısa kesiyor olsam da kitlesel değişim serisinin 5. kitabı olan bu kitabı tavsiye ederim.Kitabı seçmeme neden olan önsöz ve arka kapak yazısını aynen yayımlıyorum.

Sevdin mi Mecnun gibi sevip düşme çöle…
Sevdin mi Ferhat gibi sev hiç olmazsa;
git dağ del, su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın! (ARKA KAPAK)

Kendin için yanarsan,seni Cehennem bile yakamaz! (ÖNSÖZ)
Ayrıca yazarın daha önceki kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yine kitabın köşesine yerleştirilmiş olan “Bağır Taşı” isimli bir kutunun içinde özellikle aşk mağdurlarını ilgilendiren bir hediye de bulunmaktadır.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 19,50 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756197110

Zekiler Kitabı

 Zekiler Kitabı   Kapak (Yazar: Abdurrahman İbnü'l Cevzi )Şu an bu kitabı tanıtacak edebi güçte kendimi hissetmiyorum.Kafamın içersinde onay mesajı bekleyen düşünceler yumağı ile bir türlü uygun kelimeleri yan yana getiremedim.Bunun bir kaç nedeni olduğu kanısındayım.İlk neden olarak saatin çok geç olduğunu düşünüyorum.İkinci neden olarak ise kitabın gerçekten yan yana getirilecek yüzlerce kelime ile anlatılamayacağını biliyorum.Kitabın yazarı olan Abdurrahman İbnü’l Cevzi’nin ismi kadar fikiriyatı da karmaşık olmasa da komplesk.Kitap Doğu Klasikleri arasında yer alıyor fakat klasik tabirini ben pek yakıştıramıyorum.Çünkü bir çok tarih kitabı okumama rağmen böyle bir anlatım tarzı ve farklı yollarla konuya bağlamalar en azından benim okuyabildiğim tarih kitapları arasında yoktu.Yani kitap gerçekten özgün bir içerik,ki Resullah ve halifeler hakkındaki hikayeleri de anlatım olarak özgün kabul edebiliriz,farklı bir pırıltı dalgalanmasına sahip.Kitabu’l-Ezkiya (Zekiler Kitabı) zeki insanların zeka pırıltılarıyla dolu hikayelerini anlatarak zekayı ve derin anlayışı yücelten bir eserdir. Peygamberler başta olmak üzere insanlığın hemen her seviyesinden zeka örnekleri verilen bu eserin amacını İbnü’l-Cevzi şöyle özetliyor:
Bu kitapla üç şeyi yapmak istedim: 1. Kıssalarını anlatmak suretiyle bu nitelikteki insanları tanıtıp kıymetlerini takdir etmek, 2. Onların seviyesine çıkma kabiliyeti olan insanların ufkunu açmak, 3. Zekasına erişemeyeceği insanların kıssalarını anlatarak, kendini beğenmiş kimseleri eğitip yola getirmek.Herkesin bu kitaptan ayrı hisseler çıkaracağına eminim.Küçük bir hikayeyi de yayımlamak istiyorum.

Bir fakih,”Elbiselerimi çıkarıp yıkanmak için nehre girdiğimde kıbleye mi yoksa başka bir yöne mi döneyim?” diye soran birine, ” Elbiselerinin bulunduğu tarafa dön!” dedi.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:

Liste Fiyatı: 10,00 YTL. || Yayın Yılı: 1999 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9757796530

Dört Güzeller Toprak, Su, Hava, Ateş

Dört Güzeller Toprak, Su, Hava, Ateş Kapak (Yazar: İskender Pala)Anasır-ı Erbaa “dört öğe”, “dört element” demek. Biz ona “Dört Güzeller” dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş… (Terra, aqau, aer, ignis)… Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri.

(…)

Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzuyor. Şimdilik bu sayı 121 olarak biliniyor. Ve biz artık elmasın bir tek elementten oluştuğunu, sofra tuzunun iki, şekerin üç element bileşimi olduğunu, cep telefonunun kırk element içerdiğini, insanın otuz elementten yaratıldığını acı gerçekler olarak biliyoruz. Dört element ise insanların hayatı yaşarken bir an olsun farkına varmadıkları bir detay gibi duruyor artık. Yine de, ne zaman bir kum tanesinde dünyayı görsek, ne zaman bir nisan yağmurunda ıslansak, ne zaman güzel bir müzik veya hoş bir koku duysak, ne vakit bir ocağın çıtırtısında hayallere dalsak, değil dünyayı, cenneti görmüş gibi oluyoruz. Bize o duyguyu veren işte o önemsemediğimiz dört öğedir. Gözünüz ister gökyüzüne ve yıldızlara, ister okyanusa veya yağmura, ister bir yangına veya ışığa, isterse bir ağaca veya mezara bakıyor olsun… Anasır her yerde bizi kuşatıyor, sarıp sarmalıyor. Şefkatli bir anne gibi…

Bu kitabın içinde “Dört Güzeller”in kültür ve medeniyet boyutuyla tanışacaksınız.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 15,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9789944486699

Not:Kitap hakkında yazacak o kadar çok şey olduğundan genel olarak yayımlanan özetini buraya koyuyorum.Özür dilerim,Saygılarımla.

Siyah Lale

 Siyah Lale Kapak (Yazar:Alexandre Dumas)Biz kitap severlerin kürkçü dükkanı olan kitapçılarda genellikle doğu klasikleri ya da antik batı klasikleri gibi özellikle bir arada tutulmuş güzel bir sergi köşesi bulunur.Küçüklüğümden beri gördüğüm fakat okumaya tenezzül etmediğim kitaplara bu aralar yaklaşma çabası içersindeyim.Keşfime antik batı klasiklerinden olan Siyah Lale ile başlamayı kendimce uygun gördüm.

Kitapçıda kitapların arkasındaki tanıtım yazılarını çoğumuz okumaktayız.Bu yazı kitap hakkında bizi soru işaretlerine sürükleyerek bilmece gibi kitabın içersindekileri merak etmemize neden olarak kitabı satın almamızı sağlar.Ben de kitap almak için kendimi kitabın arka taraflarını okuyarak kendimce neden üretmeye sevkettim.Elimde Siyah Lale vardı.Arkasından bir iki satır okuduğumda cümlelerin zarifliğini pek umursamadım ve okumaya devam ettim.Devam ettikçe sonunu tahmin edebildiğim bir yazı olduğunu anladım.Okudukça kitabın arkasında aslında kitabın özeti olduğunu farkettim.Bir şaşkınlık başladı.Kitabın tüm içeriği arkadaysa bu kitapta okunacak ne vardı?Sanırım benim kitabı almama sebep olan şey budur.

Kitabı aldım ve bir an önce başladım.Çevremi umursamadan ben kitap okuyordum ve daha ilk sayfalardan kitaptaki anlatım zarifliğiyle,gerçekçilikle kitaptan harkulade zevkler almaya başlamıştım.Yazar o kadar içten bir şekilde kimi zaman okuyucuyla konuşarak,kimi zaman sorgulayarak,kimi zaman ise yorumu okuyucuya bırakarak mükemmel bir şekilde anlatımını sürdürdü.

Kitap 33 bölümden oluşmakta.Kitabın sonunun nereye varacağını arkasını okuyarak anladıktan sonra kitabı satın almanızın nedeninin bu bölümlerin kendi içinde mükemmelliğidir.Bir lale meraklısının ve onu çekemeyen komşusunun yaptıklarını gerçekten kimi zaman sinirlenerek,kimi zaman yerinizde duramayarak,kimi zaman keşke daha hızlı okuyabilseydim diyerek geçireceğinize eminim.Kahramanımız aşk yaşarken kitaba ara vererek bunu kendinize uyarlayıp zarif hülyalara dalmanın keyfini yakalamak gerçekten içten bile değil.Kitabı ben bir şerler kazanmalıyım diye okursanız tadını alamazsınız.Kitabı neden elinizde tuttuğunuzu bilmeniz gerekmekte.Bu kitapta dikkatlice ve yorumlayarak kimi zaman hayallerle süsleyerek okumadıktan sonra benim aldığım zevke yakşamazsınız da.İşi bilenleriniz bu kitaptan benden çok haz alacağına eminim de.

Bu yazıyı çok fazla uzatmadan geri kalan hazları da sizlerin keşfetmenizi bekleyerek son veriyorum.Unutmadan kitaptan beğendiğim kısa bir sözü de eklemek isterim.

Bazen bir insan “Çok mutluyum.” diyemeyecek kadar çok acı çekmiş olabilir.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:

Liste Fiyatı: 4,50 YTL. || Yayın Yılı: 2005 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756107263

Seni Sevdiğimi …

 Seni Sevdiğimi Kimseye Söyleme Çünkü Ben Herkese Söyledim Kapak (Yazar:Gani Müjde)Başlık biraz uzun olduğundan kısaltarak yazdım.Aslında kitabın adı Seni Sevdiğimi Kimseye Söyleme Çünkü Ben Herkese Söyledim’dir.Kitabı acaba Gani Müjde diye bir isim kulağımda daha önce çınlamıştı,gerçekten iyi mi yazıyor diyerek satın aldım ve daha başlığını okur okumaz evet bu adam o duyduğum adam diye içimden geçirdim.Bir çırpıda bitirdiğim bu kitabı okurken geçmiş siyasilerimize yergilerle,komik hikayelerle bazen de edep sınırını aşssa da eğlenceli bir mola verme kitabı olarak değerlendiriyorum.Ayrıca bu kitap Gani Müjde’nin okuduğum son kitabı da olmayacağı konusunda eminim.Çünkü kitabı okurken her dakikasında yüzümde farklı bir sırıtma tonu hakim olması açısından zor olan bir şeyi yazarak başarmak herkesin harcı değildir.
Biraz eğlenmek isteyenlere birebir hem genel kültür,hem geçmişi yad etme, hem de farklı bir bakış açısı yakalamk isteyenleredir bu kitap. Gani Müjde kitabın arkasında demiş ki Sayın okuyucu…
Kitabın arkasını çevirip baktığınıza göre niyetiniz ciddi. O halde sizi biraz daha ikna etmek istiyorum. Çünkü bu kitabı almanız için tam beş neden var… Aslında belki daha çok neden var ama sadece beşe kadar sayabiliyorum napiyim.
1. Bu kitap Sadettin Teksoy’un okuyup ta anlayamadığı 3 kitaptan birisidir. (Diğerleri ‘İstanbul Telefon Rehberi’ ve ‘Ayşegül Tatilde’ adlı resimli kitaptır)
2. Bu kitabı yağmurlu havalarda şapka olarak kullanabilirsiniz. Sisli havalarda şapka olarak kullanmanızda ise hiçbir engel yoktur.
3. Bu kitap Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday bir kitap olduğu kadar konserlerde ve maçlarda ideal bir minder de olabilir.
4. Bu kitapta pikniklerde mangal tutuşturabilirsiniz. Hatta ormanı bile…

5. Bu kitap aşkı hayatınızı zenginleştirecektir. Çünkü kızlar mizah kitabı okuyan erkekleri severler. Ama kitabın düz tutulması koşuluyla elbet…
5. Matematik bilgimi en kısa zamanda geliştirmeliyim. Şimdi gel de bu kitabı okuma ama değil mi? ((:

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 7,50 YTL. || Yayın Yılı: ???? || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9757939587

İsim Şehir Hayvan Bitki

 İsim Şehir Hayvan Bitki Kapak (Yazar:Gani Müjde)İlk ve ortaokul hatta lise yıllarında sıkça oynadığımız oyunu sanırım bilmeyen yoktur.Genel kategoriler:İsim,Şehir,bitki,hayvan,eşya,artist,ülke ve notdur.Bu oyun o kadar geniş bir alana yayılabilir ki oynanırken herkesin aklının ucundaki kelimeler çıkar ortaya,kimisinin aklına gelmez ve nil timsahı gibi hayvanlar üretilebilir.(ki böyle bir hayvan yoktur.)İşte genç kuşağın gerçekten de usta yazarı olan Gani Müjde bu konuda harf harf oyunu oynamış ve bu kelimelerin yaptığı çağrışımları espirili ve yergili bir dille ifade etmiş.Hem ucuz,hem komik,hem de genel kültür.((:

Biraz araştırma yaptım ve bulduğum ilginç bir şey var.N harfi ile Türkçe’mizde havyan yok diye bilinir.Aslında var:nunuk,nefer balığı,neon balığı,nautilus,nefila,neoplan,nepal kaplanı,nar bülbülü,nerhir kuyruk sallayanı,nehir yunusu,neon balığı,nil turna balığı,nilgai,norveç faresi,norveç istakozu,notonekta,numbat,nyala..vs!Türkçe’mize ne kadar da mükemmel.
Beyin cimlastiği yapmak isteyenlere bir öneri sunmak istiyorum.Kitabımızda A harfi hayvan yerine At yazılıp bunun hakkında çağrışımlar yapılmış.Sizden istediğim elinize bir kalem alın ve siz de her harfin bölümüne açıklaması olmadan 5-10 tane kelime ekleyin.Belki kitaba bakış açınız değişir.
Son olarak söylemek istediğim kitabı toplumsal alanlarda okumayın ya da okumaya çalışmayın.Çünkü yoğun ilgi nedeniyle kitap yıpranmakta ve 2 cümlede bir “Aaaaa! Ne güzel bir kitappp! ” diye bir cümle ile yarıda kesilmeler sonucu kavga,katliam,terör gibi olaylara neden olabilir.Saygılarımla..

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 2,00 YTL. || Yayın Yılı: 1999 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9757939948

Efsane Güzeller

 Efsane Güzeller Kapak (Yazar:Prof. Dr. İskender Pala)Sayın Prof. Dr. İskender Pala’nın adından onu tanımayanın farklı manalar çıkaracağı bir başlıkla etkileyici bir kitabı daha…Halk arasında divan şiirini sevdiren adam olarak tanınan İskener Pala’nın gerçekten de bunu hakettiğini anlamak için herhangi bir kitabını okuyabilirsiniz.Her kitabında farklı,her kitabının her makalesinde farklı bir tat olan gerçekten eğlenceli ve bir o kadar da seviyeyi tadında bırakıp yerine göre gayet ciddi tavırlarla yergi yaparken yerinde de yapılan doğruları alkışlarcasına bize anlatmakta.Açıkcası şu an kendimi kötü hissediyorum.Çünkü ben burada okuduğum kitaplardan aldıklarımı kısmen de olsa bir yere not etmek,belki de yayınlamak ama asla bunu eleştiri olarak yazmak olarak alıgılanmasını istemiyorum.Neden derseniz,bir insanın kitabını yorumlamak için o kitabın konusunda uzman olmanız,en azından yazardan daha üstün olmanız gerekmekte.Kitabın her sayfasında ne kadar az şey bildiğimi,kültürümüzün ne kadar zengin olduğunu hissettikçe bu yazıyı nasıl kısa bir şekilde tamamlayacağımı düşünmeden edemedim.Sonuçta ben bu yazıları yazma amacımı ilk yazımda belirttiğimden ötürü içim rahat.

Kitap,16. yüzyılda doruklarına ulaşan divan şiirinin ne olduğunu,kimlerin yazdığını,ne amaçla ve neler ifade ettiğini okuyucuya gayet anlaşılır bir şekilde aktarıyor.Kitabın içersine daldığınızda Eski Türkçe denen,kimisinin Osmanlıca dediği aslında kök Türkçe olan gazellerde geçen kelimelerin anlamını bilmeseniz de seslerin okunuşundaki ahenkden tutun da göze hitabından neler ifade ettiğini çıkarabiliyorsunuz.O kadar büyük eserler yazılmış ki dünyadaki diğer edebiyatlara bunların hepsini görme,hissetme, ya da benim Türkçe’m ile hissettiğim gibi hissedemediklerinden dolayı gerçekten acıyorum.Ünlü Leylâ ile Mecnun ‘un aşkını şiirlerinde ele alarak onların aşkını ölümsüzleştiren ki belki de bu günlere getirenlerdir divan şiiri şairleri.. Bakın ne demiş Fuzuli:
“bende mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var
aşık-ı sadık benem mecnun’un ancak adı var”
demiştir.Anlamını merak eden varsa buyrun:Bendeki aşk yeteneği Mecnun’dan daha fazladır.Bu yüzden en hakiki aşık benim ama nasıl oluyorsa aşık diye de Mecnun’un adı çıkmış işte!.. Edebiyattaki fazilet kadar etkileyici olmasa da çeşitli nüktelerle (bknz:Rakamlarla Küfür Etmek) edebinizi bozmadan nasıl seviyeli bir şekilde insanlara laf sokacağınızı anlayabilirsiniz.Daha fazla uzatmanın anlamı yok çünkü ne ben bu kitabın inceliklerini size aktarmaya bu kitaplık yeter ne de benim bilgi birikimim.En iyisi bu kitabı en yakın zamanda satın almanızdır.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 11,00 YTL. || Yayın Yılı: 2004 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9758950150

Kutadgu Bilig’den Seçmeler

 Kutadgu Bilig\'den Seçmeler Kapak (Yazar:Yusuf Has Hacib)Kitap hakkında yapılan çoğu yorumda olduğu gibi klasik bir başlangıçla başlamam bana uygun kaçmaz.Daha önce söylediğim gibi ben sürekli öğüt veren kitapları ya da her sayfasında ayrı bir sosyal mesaj olan ve bunu da çok aşırı derecede kendini beğenerek yapan kitapları okuduğumdan kaynaklandığını bu kitap ile anladım.

Kitabın başında rahmetle andığımız Yusuf Has Hacib’in hayatı ve sanatı hakkında geniş olmasa da gerekli olan bilgiler verilmiş ve bilgi,tecrübe bakımından gerçekten devrin üstatları arasında olduğunun altını çizerek başlanmış kitaba “Kut”,uğur,Kutluluk,sevinç,mutluluk,baht,talih..”Bilig”, bilgi,us(akıl) gibi anlamlara gelir.Günümüz Türkçesi’yle “Kutadgu Bilig” tanımlamasının,mutlu olma bilgisi,kutlu olma bilgisi gibi anlamları vardır.

Kitap konuşmalar ve çeşitli konular hakkında bilgi alış-veriş ve fikir beyanlarından oluşmakta.Açıkcası söylenecek o kadar çok şey ve devrin yaşam tarzını belirten o kadar çok ayrıntı var ki M.E.B. 100 temel eser içersine almak gerçekten çok haklıymış.Kitabın içeriğinden beğenilen bir kaç cümleyi yazının sonunda yayınlayacağım.(Birazdan yayınlayacağım cümleleri ben seçmedim,hazır buldum.)

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 2,00 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 11×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9759984335KUTADGU BİLİG DEN SEÇMELER
• Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
• Allâh’a sığın, onun emrine itaatsizlik etme!

• Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.
• Allah’tan ne gelirse ona râzı ol!
• Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık.
• Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır; onun kısmetine ancak iki top bez düşer.
• Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..
• Bu dünyanın kusuru bin, meziyeti ise birdir. İnsan bunu nasıl geçirirse, o öyle geçer.
• Bütün halka içten gelen merhamet göster.
• Bütün iyilikler bilginin faydasıdır. Bilgi ile göğe dahi yol bulunur.
• Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.

• Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın.
• Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.
• Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
• Dünya ve âhireti her ikisini birden elde etmek istersen, şu birkaç işi bırakma; muktedirsen bunları mutlaka yerine getir!
• Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.
• Ey asil insan! insanlığı elinden bırakma; insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et.
• İşi adaletle yap, buna gayret et; hiç bir zaman zulüm etme; Allah’a kulluk et ve O’nun kapısına yüz sür.
• Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla; her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.
• Hiç bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.

• Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.
• Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.
• Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme; hep iyilik yap, kendi heva ve heveslerine hakim ol.
• Bak, doğan ölür; ondan, eser olarak, söz kalır; sözünü iyi söyle! ölümsüz olursun.
• İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir; mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebali altında kalır.
• Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır.
• İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır.
• İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir. Mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebalı altında kalır.
• Çok mal aç gözlüyü doyurmaz. Ecel gelince pişman olur, fakat artık işini yoluna koyamaz.

• Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.
• Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap.
• Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.
• Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur.
• Gönlünü ve dilini doğru tut!
• Gurur faydasızdır, o insanları kendinden soğutur. Alçak gönüllülük ise insanı yükseltir.
• Halka faydalı ol, onlara zarar verme!
• Her mahlûk kendi nasibini alır. Yürüyenler yiyeceklerini ve uçanlar da yemlerini bulurlar.
• Her sözü söz diye ağzından çıkarma. Lüzumlu olan sözü düşünerek ve ihtiyatla söyle.

• Her bakımdan tam zengin olmak istersen, kanaatkâr ol. Böylece kendi nasibini elde etmiş olursun.
• Huzur istersen zahmet ile birlikte gelir. Sevinç istersen kaygı ile birlikte bulunur.
• İşe acele ile girme, sabır ve teenni ile hareket et. Acele yapılmış olan işler yarın pişmanlık getirir.
• İnen yükselir, yükselen iner, parlayan söner ve yükselen durur.
• İnsan süsü, yüz; yüzün süsü, göz; aklın süsü, dil; dilin süsü, sözdür.
• İnsan, binlerce yaşasa, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği bitmez.
• İnsana insanlığı nisbetinde mukabelede bulun. Böyle mukabelede bulunduğu için, insana insan adı verilmiştir.
• İnsanı dil kıymetlendirir ve insan onunla saadet bulur. İnsanı dil kıymetten düşürür ve insanın dili yüzünden başı gider.
• İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.

• İyi hareket et, kötülerin zararlarını ortadan kaldır!”
• Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır. Oradan çıkınca, beylerin başında tuğ tokası olur.
• Kimin sana biraz emeği geçerse, sen ona karşılık daha fazlasını yapmalısın.
• Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir.
• Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.
• Öfke ve gazapla işe yaklaşma; eğer yaklaşırsan, ömrü heder edersin.
• Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esirdir.
• Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.

Dünkü Türkiye Dizisi - Kapı (ııı)

Kapı - Dünkü Türkiye Dizisi Kapak (Yazar:Mustafa Necati Sepetçioğlu )(Sayın Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun üst üste kuduğum ikinci kitabı olduğundan ve eğitim hayatımın sınav dönemine denk gelmesinden,ayrıca yaz mevsiminin gelmesiyle çayır çimen yayılmamdan ötürü kitap okuma hızım yavaşlamaya başladı.Yakın zamanda sipariş ettiğim yeni kitapların gelmesiyle birlikte daha da hızlanacağımdan eminim.Bir önceki siparişimden gelmiş olan İskender Pala’nın kitabını da bitirdikten sonra biraz daha eğlenceli bir bloga dönüşeceğimden eminim.)

Rahmetli olduğunu sonradan öğrendiğim değerli yazarın her kitabında ayrı bir Türk yiğidi boy göstermekte.Bu kitapta göze çarpan yiğitlerimiz benim için sırasıyla Ersagun Bey (kendisi Alpaslan’dan yadigardır),Kılıç Aslan (bir önceki kitapta geçen Süleyman Bey’in oğlu,Türkiye’nin Sultanı),Çaka Bey (Bizansta yetişmiş bir bey,Bizans oyunlarını bilen ve denizcilikte bir numara).. Ayrıca Sarı hoca ve Küpeli Hafız gibi bilekten çok düşünce gücüne önem veren değerli kişiler.. Kitabımız haçlı ordusunun oluşturmak için dinsiz,kendini ölümsüz sanan bir grubun uğraşlarının başarıyla sonuçlanmasıyla başlıyor.Ki bu ekip aynı zamanda Melikşah’ımızı öldüren kişilerin arkasındakilerdir.Kitabın büyük bir kısmı zaten haçlı ordusuna karşı yapılan savaşlar ve zaferlerimiz,ayrıca Bizansın oyunları gibi entrikalarla geçiyor.Her zaman olduğu ve olacağı gibi Türk’ü sadece soydaşı kırabiliyor.Kitapta dikkatimi tekrar tekrar çeken bir başka şey ise Bizans’ın nasıl uzun süre dim dik olmasa da (kitapta için boş ağaç kabuğu diye geçer) ayakta kaldığını anlatıyor.Serinin 3. kitabı olan bu kitap benim için heyecanlı bir kitap ve diğer kitaplarla birleşince bir birikimdi.Ayrıca yeni bir teknik geliştirdim.Okuduğum kitaptaki yer isimlerinin günümüz diliyle karşılaştırıp,tarih haritalarından kitabı takip etmek gerek hayal gücü gerekse anlam katma açısından etkileyici oluyor.Benim için klasikleşmiş kitaptan beğendiğim küçük bir bölümle yazımı sonlandırayım.

” Ergenekon çok eski bir Malazgirt’tir.Ordan,o Ergenekon’dan nasıl çıktıysak Malazgirt ovasına öyle geldik,Malazgirt ovasından da öyle çıktık.Bunu böyle belleyin.Sabahtan beri,daha gün ışırken,Malazgirt günüdür bugün deyip nasıl ciride,çevgana başladıysanız gün batmasına yakın da Ergenekon’dan çıkışı anmalısınız.Ergenekon’dan çıkılan o gün o saat,kor ateşte demir döğülerek kutlandı.Her yıl o gün o saat geldi mi,Oğuz soyundan gelme boylar nerde olursa olsun kor ateşte demir döğdüler,niye?Biz varız işte,biz yeryüzündeyiz,yok olmadık;gücümüz kökenimizdir,ateşle demirdir bilne,unutulmaya diye!”

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Liste Fiyatı: 15,12 YTL. || Yayın Yılı: 1999 || 3. Hm. Kağıt || 12,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:975371002X