

<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>RSS Kitap &#187; Edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.rsskitap.com/bolum/kitaplik/edebiyat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rsskitap.com</link>
	<description>Gayri Muntazam İnternet Kitaplığı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 22:12:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Elif</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/26-05-2011/elif/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/26-05-2011/elif/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 18:36:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Paulo Coelho]]></category>
		<category><![CDATA[Saadet Özen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2374</guid>
		<description><![CDATA[Paulo Coelho &#8216;yu esrarengiz ustası J. &#8216;nin tavsiyesi ile Rusya&#8217;ya savuran &#8216;Kendi krallığını arayış&#8217; yolculuğundan arta kalanlar, kendi ruhuna doğru yürüyüp bambaşka bir insan olma hikayesi &#8216;Elif&#8217; kitabı. Işık çemberi, esrarengiz olaylar, ruhların geçmişe dönüşleri, keman virtüözü olan Türk kızı Hilâl ile karşılaşmak, Elif noktası, kavramı, hissedilişi&#8230; Coelho &#8216;nun diğer kitaplarından farklı olarak romanın başkahramanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/elif.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/elif-93x135.jpg" alt="" title="elif" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2375" /></a>Paulo Coelho &#8216;yu esrarengiz ustası J. &#8216;nin tavsiyesi ile Rusya&#8217;ya savuran &#8216;Kendi krallığını arayış&#8217; yolculuğundan arta kalanlar, kendi ruhuna doğru yürüyüp bambaşka bir insan olma hikayesi &#8216;Elif&#8217; kitabı. Işık çemberi, esrarengiz olaylar, ruhların geçmişe dönüşleri, keman virtüözü olan Türk kızı Hilâl ile karşılaşmak, Elif noktası, kavramı, hissedilişi&#8230;</p>
<p>Coelho &#8216;nun diğer kitaplarından farklı olarak romanın başkahramanı kendisidir &#8216;Elif&#8217;te. Reenkarnasyon, büyü, sihir gibi kavramlara yazarın diğer kitaplarından aşinaydık, bunlar &#8216;Elif&#8217;te de karşımıza çıkıyor. Ama bu sefer bir eksik olduğu da hemen hissediliyor. Bence bunun nedeni, yazarın Simyacı gibi diğer kitaplarını da okuyan kişiler bahsedilen tüm olağanüstü olayların sadece birer simge hatta imge olduğunu kabul edip, kendi hayatlarında birer karşılığını belirleyerek çeşitli dersler çıkarmaları, &#8216;Elif&#8217;e geldiğimizde ise kabul edilen tüm bu imgelerin Paulo Coelho&#8217;nun gerçeği olduğunu farkedip böyle bir noktada geri adım atmalarıdır, benim gibi.</p>
<blockquote><p>Senin de bizzat gördüğün gibi Elif anlatılamaz. Fakat büyü geleneğinde Elif iki şekilde tarif edilir. Birinci tarife göre geçmişe ve bugüne ait küçüklü büyüklü bütün noktaları içine alan Kâinat&#8217;ta bir noktadır. Trende de olduğu gibi bu Elif&#8217;i ekseriyetle tesadüfen keşfederiz. Bu olayın gerçekleşmesi için kişinin -ya da kişilerin- o noktayla aynı yerde bulunması gerekir. Bu yere Küçük Elif diyoruz.</p></blockquote>
<p>Her kitabın yazarı aracılığıyla paylaşmak istediği vardır. Benim ilgilendiğim anlatılanın bana kazandırdığı. Portobello Cadısı ile karşılaştığımda Elif&#8217;in bana öylesine az etkisi oldu ki. Elbette Paulo Coelho&#8217;nun olayları basitleştirip, kulağa güzel gelen aforizma mahiyetindeki sözleri her sayfada var. Fakat düşünün, istediğiniz bu mu? Arkası boş, ünlü bir yazarın size bir şey katmayan popüler kitabı mı? Samimiyetinden her satırda şüphelendiğim, sonunda &#8220;sakın evde denemeyin&#8221; anlamında bir not ile kapanış yapan kitap mı aradığınız? Her şeyi bir kenara bırakırsak kitapta edebiyat anlamında karşılaştığınız herangi bir şey var mı?</p>
<blockquote><p>Büyük Elif, aralarında çok güçlü bir bağ bulunan sahip iki veya daha fazla kişinin tesadüfen Küçük Elif&#8217;te bir araya gelmesiyle zuhur eder. İki farklı enerki birbirini tamamlayarak zincirleme bir tepkimeye yok açar. Bu iki enerji&#8230;</p></blockquote>
<p>“Kitaptakilerin %90 lık kısmını yaşadım.” diyen Paulo Coelho&#8217;ya da hakkını vermek gerekiyor, yaşadın, etkilendin, roman değeri, anlatılma değeri gördün ve yazdın sayın yazar. Tüm olumsuz eleştirimin yanında eğer kitapta anlatılan, benim görüp de daha önce karşılaşmadığım, bana katacak değeri olan bir mesaj varsa ve ben göremiyorsam diye aklıma bir söz geldi bu satırları yazarken.  “İnanç görmediğimize inanmaktır. Bunun mükafatı da inandığımızı görmektir.” St. Augustinus </p>
<blockquote><p>&#8230;fener lambalarını yakan, pillerin içindeki zıt kutuplardır ve ışığın yanmasını sağlarlar. Çekim gücüyle yakınlaşarak çarpışan iki gezegendir onlar. Eski, .ok eski zamanlardan beri tanışan iki âşıktır. İkinci alem, Kader tarafından özel bir görev için seçilen iki kişinin doğru yerde karşılaşmasıyla tesadüfen ortaya çıkabilir.</p></blockquote>
<p>Hilal karakterini yazarın Türk seçmesini de anlamış değilim, Türk kelimesi birkaç yerde vurgulansa da herangi bir satırda karakterin hareketlerinde bizden bir şey göremedim. Can Yayınları&#8217;nı başarılı pazarlaması, Portekizce&#8217;den sonra ilk olarak Türkçe baskısının çıkması, Paulo Coelho&#8217;nun İstanbul&#8217;da kitap ile ilgili özel bir davet vermesi konusunda attıkları adımlar, kapağın milliyetçi duyguları hareketlendirecek kırmızı beyaz tonlarda olmasına ek arka kapağında Türk Bayrağı&#8217;nda olduğu gibi ayyıldız hilal (Kitaptaki &#8216;Hilal&#8217; karakterin gerçek hayattaki adı değildir, bu da ayrı bir taktik)&#8217;in olması gibi çeşitli taktiklerle kitabı bu seviye getirdiği için tebrik ederim. </p>
<p>Ek Not: Belirtmeyi unutmuşum. Saadet Özen&#8217;in çevirileri ile kitabın bir nebze canlandığını, kendisini tebrik ettiğimi eklemek istedim. Kimi cümleler öylesine gediğine oturan, kök Türkçe&#8217;den, rahat anlaşılır, örnek teşkil edecek kadar güzel deyimlerle kullanılmış cinsten ki eklemeden geçilemezdi. Saadet Özen&#8217;e tekrar üstün emeğinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar: Paulo Coelho  , Çeviren: Saadet Özen   || Liste Fiyatı: 20,00 TL. || CAN YAYINLARI ||  Yayın Yılı: 2011 || İthal Kağıt ||13,5&#215;21 cm || Karton Kapak || ISBN:9750712913</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/13-02-2011/portobello-cadisi/" title="Portobello Cadısı">Portobello Cadısı</a><br /><small>Bir önsöz nasıl kullanılmalı? Paulo Coelho yıktı tüm önyargılarımı önsöz ha...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/02-06-2010/simyaci/" title="Simyacı">Simyacı</a><br /><small>Simyacı (özgün adı O Alquilmista), Brezilyalı eski şarkı sözü yazarı Paulo ...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/26-05-2011/elif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/elif-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/elif.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">elif</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/elif-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Lüsyen</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/23-05-2011/lusyen/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/23-05-2011/lusyen/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 May 2011 21:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Can Dündar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2349</guid>
		<description><![CDATA[Önbaskıdan imzalı bir şekilde okuduğum Lüsyen hakkında yazma fırsatını şimdi bulabildim. Nâmık Kemal&#8217;in &#8220;Hamid! Sana kendi adından daha yüksek bir hitap bulamadım!&#8221; dediği yaşadığı dönemde en büyük şair olarak kabul edilen, Makber&#8217;i şairi, Şair-i Âzam, 60. yaşındaki Abdülhak Hámid ile Belçikalı bir genç hanım olan Lüsyen&#8217;in aşk hikayesi bu. Abdülhak Hámid tarafından yayınlanan Lüsyen&#8217;in mektupları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lüsyen-1.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lüsyen-1-93x135.jpg" alt="" title="Lüsyen" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2350" /></a>Önbaskıdan imzalı bir şekilde okuduğum Lüsyen hakkında yazma fırsatını şimdi bulabildim. Nâmık Kemal&#8217;in &#8220;Hamid! Sana kendi adından daha yüksek bir hitap bulamadım!&#8221; dediği yaşadığı dönemde en büyük şair olarak kabul edilen, Makber&#8217;i şairi, Şair-i Âzam, 60. yaşındaki Abdülhak Hámid ile Belçikalı bir genç hanım olan Lüsyen&#8217;in aşk hikayesi bu.</p>
<p>Abdülhak Hámid tarafından yayınlanan Lüsyen&#8217;in mektupları ve çeşitli yan kaynaklarla oluşturulan eserin diğer bir yüzü olan Hámid&#8217;in mektupları kayıp. Can Dündar&#8217;ın “Lüsyen’in arşivi gelirse kitabı baştan yazacağım.” sözü, bu konuda ne kadar perişan halde olduğuna dair bir kanıt olsa gerek.</p>
<p>Kitap hakkında çevreme dönüp baktığımda oldukça kötü sözler görüyorum. Kimisi büyük küçük ilişkisi hakkında sözler sarf ediyor, kimisi de yazara karşı önyargılar. Geçmişte ‘yaşlı erkek genç sevgili’ barındıran Başucumda Müzik gibi olağanüstü Türkçe eserler varken böylesine bir tarihi gerçeği gözler önüne sermeye karşı yapılan eleştirilerin sahiplerini korkaklıkla suçlarım. Açıkcası muhafazakarlıktan hiçbir şekilde ödün vermeyerek belgesel niteliğinde bir roman yazılmış olması gerçekten çok önemli ve taktire değer. Yazar eğer isteseydi tarihi boşlukları postmodern bir şekilde ele alarak kendince ayrıntılarla doldurarak bize istediği mesajla birlikte sunabilirdi. Elbette kimi gerçeklerden sonra buna da ihtiyacımız var fakat Can Dündar&#8217;ın yaptığının zor olan olduğunu söylemekte haksız sayılmam.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün sert çıkışlarıyla, Türkçe için yerinde attığı adımlar ve stratejik hareketlerini böylesine net gördüğüm başka bir eser yok. Birçok kişi &#8220;bir çağ yangınının tam ortasında yaşanmış inanılmaz bir aşk hikâyesi&#8221; olarak tanımlıyor eseri, ne kadar da haklılar! Tarihe Gizlenmiş Bir Aşkın Hikayesi&#8217;nin daha ortaya çıkabilmesi ne kadar güzel, aşkı yücelten bir olay.</p>
<blockquote><p>Lüsyen’in saf aşkının içinde de çıkar, gelecek korkusu, istikbal arayışı, kendini garanti altına alma ve bir baba arayışı var. Bütün bu herc-ü merce aslında aşk diyoruz.</p></blockquote>
<p>Devletin ve bir adamın iktidarsızlaşma serüveni olan kitapta Atatürk, Tevfik Fikret, İnönü, Nâzım Hikmet, Mehmed Âkif, Victor Huga, Oscar Wilde, Namık Kemal gibi devrin ağır taşlarıyla da karşılacaksınız. Sizi ara ara selamlayan fotoğrafların yanında başta Şair-i Âzam olmak üzere bu şahşiyetleri de yakından tanıma imkanı bulacaksınız.</p>
<blockquote><p>Bu şaşalı günlerin ardından, kader kendisine bir mezar taşını bile çok gördü. Lüsyen’in, Zincirlikuyu’daki kabrine mezar taşı yaptırmak için özel izin aldım, zira birinci derece yakınları dışındakilerin böyle bir hakkı yokmuş. Mezar taşını Şubat gibi yaptırmayı planlıyoruz. Bunu Lüsyen’e borçlu olduğumu düşünüyorum.<br />
Can Dündar</p></blockquote>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Can Dündar   || Liste Fiyatı: 28,50 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt ||12,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9750712333</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/23-05-2011/lusyen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lüsyen-1-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lüsyen-1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Lüsyen</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lüsyen-1-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yol Hali</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/22-05-2011/yol-hali/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/22-05-2011/yol-hali/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 May 2011 19:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm-Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2142</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu&#8217;nun İsimle Ateş Arasında adlı kitabından sonra günlük hissi veren, yazarın değişik zamanlarda yazdığı gezi notları ve denemelerinden oluşan Yol Haliadlı eseri imzalı okuyabilme imkanım oldu. Kitabın girizgâhından da anlaşılacağı gibi Be&#8217;nin noktasına bir parantez açılarak başlayıp, Yol Hali adı altında denemelerinden bir kitap oluşturarak varoluşuna, hayata ve almakta olduğu yola açık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/nazan-bekiroglu-yol-hali.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/nazan-bekiroglu-yol-hali-93x135.jpg" alt="" title="Yol Hali Kapak (Yazar:  Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu)" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2148" /></a>Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu&#8217;nun İsimle Ateş Arasında adlı kitabından sonra günlük hissi veren, yazarın değişik zamanlarda yazdığı gezi notları ve denemelerinden oluşan Yol Haliadlı eseri imzalı okuyabilme imkanım oldu. </p>
<p>Kitabın girizgâhından da anlaşılacağı gibi Be&#8217;nin noktasına bir parantez açılarak başlayıp, Yol Hali adı altında denemelerinden bir kitap oluşturarak varoluşuna, hayata ve almakta olduğu yola açık ama ince bir gönderme yapılıyor. </p>
<blockquote><p>Ya nakkaş! Biraz gez, dünyanın hiç kimsenin olmadığını anlarsın. Nereye kök salsan bir başkalık, bir yabancılık taşıdığını. Nereye adım atsan sona kaldığını. O zaman anlarsın Âdemden bu yana bu yer’li olmadığını. O ilk adımın hatırası yerli yerinde bu kadar taze dururken, neyi neresinde kurcalarsan, arkasından bir iğretilik bir sonradanlık çıkacağını. Mülkün Gerçek Sahibi bu kadar zahirken, toprak üzerinde kimsenin kimseye öncelik hakkı bulunmadığını, sadece bazılarının biraz erken; bazılarınınsa biraz geç kaldığını.</p></blockquote>
<p>Otobiyografik nitelik taşıyan bu kitap sıcak bir öznellik hissi verdiği gibi kimi bölümlerde otobiyografiden çıkıp yazarın kendi kendisine yazdığı notlarla günlük havasına da bürünüyor ve bazen bir adım geri kaçarak size bir gazetede inceleme yazısı olarak yayınlandığını hatırlatıyor. Bu yüzden bir bütünlük yakalamak zor fakat etkileyiciliğin her bölümde kendine has bir şekilde var olduğu aşikar.</p>
<blockquote><p>Gören hangi hakla yalnızlıktan şikâyet edebilir? Mevsimler bütün işlevleriyle emrinde, renkler bütün cilveleriyle hizmetindedir. Yıldızlar onun için doğar, çicekler onun için abideleşir, güneş, kuşların kanadında, onun için, alâmisemanın bütün nüanslarında geçit resmi yaptırır. Şehrin bütün kadınları onun için giyinip süslenir. Çocukların tebessümü onun içindir.</p></blockquote>
<p>Kitabı düşündüğümde ilk aklıma gelen Troya hakkında ayrıntılı bir inceleme yapılmış olması ki bu inceleme öylesine rahat ve derinlere inse de bir o kadar da sizi sıkmayan halde. O sıralar (ki halen bitirmiş değilim) İlyada okuduğumdan bölümler benim için daha anlamlı olmuştu. Ayrıca beni etkileyen bir başka bölüm ise öğrencilerinin eserlerini, fikirlerini taktir etmesi (ki bunlardan Troya destanını Troya atının bakış açısıyla anlatan gerçekten olağanüstü) ve çeşitli denemelerinde öğrencilere ne kadar empati yaptığını gözler önüne koymasıydı. </p>
<blockquote><p>Emin olmak için taktir bekler sanatçı.</p></blockquote>
<p>Kitap hakkında aldığım notlarda tevekkül-isyan hali, rüzgara bakış, yağmur betimlemelerindeki Trabzonluluk hali, hoca olmanın, yazılı kağıtlarına bakışın bir başka yönü ve kitaplık düzenlenmesindeki şefkat ve hassaslık gibi konular var, hepsinden uzun uzun bahsetmek yerine kitapla bunları keşfetmenizi istiyorum. İnanıyorum ki pişman olmayacaksınız.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu || Timaş YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 14,50 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;21 cm || Karton Kapak || ISBN:6051143095</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/17-05-2010/isimle-ates-arasinda/" title="İsimle Ateş Arasında">İsimle Ateş Arasında</a><br /><small>İsimle Ateş Arasında... Devşirmelerden oluşan Osmanlı'nın yüzyıllarca vuruc...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/22-05-2011/yol-hali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/nazan-bekiroglu-yol-hali-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/nazan-bekiroglu-yol-hali.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Yol Hali Kapak (Yazar:  Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu)</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/nazan-bekiroglu-yol-hali-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Saatleri Ayarlama Enstitüsü</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/22-05-2011/saatleri-ayarlama-enstitusu/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/22-05-2011/saatleri-ayarlama-enstitusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 May 2011 18:57:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2331</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar &#8216;ın okuduğumda ilk kitabı olan &#8216;Saatleri Ayarlama Enstitüsü&#8217;nde oldukça sembolist bir dil ile karşı karşıya olduğumu hemen hissettim. Nuri Efendi, Mübarek adında bir saat ve Halit Ayarcı &#8216;nın hikayesinden bahseden bu başyapıtta sosyal sorunları söz altından, okuyucuya hissettirmenin temel amaç olduğu oldukça aşikar. Türkiye&#8217;nin o dönemdeki en önemli durumu ve bir takım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Saatleri_Ayarlama_Enstitüsü.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Saatleri_Ayarlama_Enstitüsü-93x135.jpg" alt="" title="Saatleri Ayarlama Enstitüsü" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2335" /></a>Ahmet Hamdi Tanpınar &#8216;ın okuduğumda ilk kitabı olan &#8216;Saatleri Ayarlama Enstitüsü&#8217;nde oldukça sembolist bir dil ile karşı karşıya olduğumu hemen hissettim. Nuri Efendi, Mübarek adında bir saat ve Halit Ayarcı &#8216;nın hikayesinden bahseden bu başyapıtta sosyal sorunları söz altından, okuyucuya hissettirmenin temel amaç olduğu oldukça aşikar.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin o dönemdeki en önemli durumu ve bir takım çevreler tarafından tam olarak anlaşılmaması nedeniyle sorunu haline gelen batıyı yakalamak, zamanla batıyı taklit etmek ve sonunda da batının hedeflenen bilim ve tekniğini değil de sadece şeklini alabilmek oldukça ironik bir şekilde işlenmiş. Genel anlamda içinde bulunulan durumu sessizce simgelerle eleştiren kitap bir serzeniş gibi de. Kitapta oldukça fazla sayıda psikolojik tespit yer almakta, bunların yanında kullanılan mizah da bana bir başka iç eleştiri gibi geliyor ve hemen &#8216;Gülerim ağlanacak halime&#8217; sözünü aklıma getiriyor. </p>
<p>Yazarın anlatım ve üslub olarak bu yolu seçmiş olması hem az okuyan hedef kitleye yönelik olabilmesini hem de bir serzenişte daha bulunabilmesini sağlamış. Ayrıca kitapta kullanılan dilin kısmen günümüze göre ağır olmasını da dönemin özelliklerini her parçasında hissettirmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Kitap hakkında farkettiğim diğer sembolist ögeden bahsedecek olursak Dr. Ramiz tarafından yapılan psikanaliz seansları batıdan Freud &#8216;a bir iğneleme olduğunu görebiliriz.</p>
<p>Kitabımızın ana karakteri olan Hayri Bey doğu-batı arası çatışması temsil ediyor. Olaylara karşı verdiği tepkileri biraz daha iyi incelediğinizde tutumunun hemen ortaya çıktığını görüyorsunuz. İş olsun diye gereksiz yere kurum kuran bu kişi, yıllar boyunca kurumu işletmesi ve hatta önemseyip hakkında kurumca çeşitli kitaplar çıkarmaları kendisini bağnaz bir karakter yapıyor. Fakat zamanla farkediliyor ki batı sentezinde yaşanan değişim ile gelenlere içten içe de sıcak bakıyor ve bunları istiyor. “Nedir Saatleri Ayarlama Enstitüsü?” diye soran Beşir Ayvazoğlu &#8216;dan da benzer bir cevap almak mümkün: “Sözümona saatleri ayarsızlığı yüzünden kaybedilen zamanı kazanmak için kurulmuş, etrafında Saatleme Bankası, Saat Sevenler Cemiyeti gibi aynı şekilde lüzumsuz bir yığın kuruluş yaratan tepeden tırnağa kadar abes bir müessese.”</p>
<blockquote><p>“Dostumuza kendine göre bir iş bulun&#8230; Çalışmaması icap eden, ataleti müessese için faydalı bir iş&#8230; O zaman mesele hallolur.” (SAE, s. 314).</p></blockquote>
<p> Zıt tutumları içinde barındıran bu karakter kitabımızda odaklanması gereken önemli bir yerde. Tüm bunlar olurken sürekli sembolik olarak karşımıza çıkan zamanı da yaşanan değişim ile eşleştirebiliriz. Hayri İrdal ve Halit Ayarcı&#8217;yı da genel anlamda iki zıt karakter olarak yorumlayabiliriz. Tüm bunların yanında alınan haybiye vergiler de eklendiğinde dönemin yöneticilerine yapılan ağır bir eleştiri olarak yorumlanabilir ve tüm bunlar ile kitabın mizahi yapısı düşünüldüğünde Türk edebiyatında yeri asla unutulmaması gereken bir kara-mizah örneği olarak yazılmıştır.</p>
<p>Devlet Tiyatrosu&#8217;ndan Özgür Yalım&#8217;ın &#8220;Tanpınar&#8217;ın kült romanından uyarlanan oyun, saat ustası Nuri efendi ve ayaklı İsveç yapımı eski bir duvar saati olan Mubarek üzerinden, saat-zaman-insan ilişkilerini irdelerken, Türk insanının doğu ve batı arasındaki bölünmüşlüğünü de gözler önüne sermektedir.&#8221; sözleri söylediklerimi destekler niteliktedir.</p>
<p>Yazarın kitap ilhamını bir yurt dışı gezisinde almış olması da oldukça olası. Çünkü yapılacak bir doğu-batı sentezi ve aradaki farklılıklardan ironiler oluşturarak mizah yapmak ancak diğer kültürü incelemekle mümkün olabilir. Kitaplık  dergisinden Hakkı Kurtuluş, Haziran 2005 &#8216;te yayınlanan sayıda yazarımız Tanpınar&#8217;ın Paris seyahati sırasında Paris rasathanesi duvarında yer alan &#8220;ville de paris. l&#8217;unification de l&#8217;heure centre horaire&#8221;  sözü ile ilham aldığını söylerek bu düşüncemi destekliyor.</p>
<p>Doç.Dr.İsmet EMRE,  <em>Türk Edebiyatında Bir Simulasyon Roman: Saatleri Ayarlama Enstitüsü</em> isimli makalesinde &#8220;Meseleye daha tarafsız ve başlangıçta tez gütmeden yaklaşan yazarlarımızdan biri kuşkusuz Ahmet Hamdi Tanpınar olmuştur.&#8221; diyerek Tanpınar&#8217;ın objektifliğine vurgu yapmıştır. Bunun örneği olarak da karakterlerimizin sıradan, sessiz bir hayat yaşamaları ve mutlu olmaları doğu yönüne ağır basan fakat bir yandan da değişim için, hayatlarını daha da iyi yapmak için uygulamaya çalıştıkları şeylerile de batıya yönelik çağrışımlar bulunmakta.</p>
<p>Sonuç olarak kara-mizah ile ironik bir üslup kullanılarak oluşturulmuş bu eserde doğu-batı arasındaki gidiş gelişlerde tereddütler mükemmel bir şekilde anlatışmış.</p>
<p>Not: Bu içerik Rıza Selçuk Saydam tarafından Çankaya Üniversitesi tarih ödevi için oluşturulmuştur.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Ahmet Hamdi Tanpınar   || Liste Fiyatı: 19,00 TL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 14&#215;20 cm || Karton Kapak || ISBN:9759951467</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/22-05-2011/saatleri-ayarlama-enstitusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Saatleri_Ayarlama_Enstitüsü-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Saatleri_Ayarlama_Enstitüsü.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Saatleri Ayarlama Enstitüsü</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Saatleri_Ayarlama_Enstitüsü-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ah Gülizar</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/09-04-2011/ah-gulizar/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/09-04-2011/ah-gulizar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 22:18:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Dilek Ejder]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2257</guid>
		<description><![CDATA[Beni daha okumadan kitaba bağlayan yazarın o güzelim mesajınızı siz sevgili kitap dostlarına uyarlayarak paylaşmak istiyorum. Yazarımız Ejder&#8217;in Kızı Dilek Ejder&#8217;e de üstün anlayışı ve destekleri için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Okuyucum; Bu kitabı size yazdım, elinden tutmanız için ve iyi yolculuklar diliyorum çünkü bu kitap herkese kesilmiş bir bilettir aslında. Bu kitabın anlatacakları var, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/341313_2.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/341313_2-93x135.jpg" alt="" title="Ah Gülizar (Yazar:     Dilek Ejder)" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2258" /></a>Beni daha okumadan kitaba bağlayan yazarın o güzelim mesajınızı siz sevgili kitap dostlarına uyarlayarak paylaşmak istiyorum. Yazarımız Ejder&#8217;in Kızı Dilek Ejder&#8217;e de üstün anlayışı ve destekleri için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.</p>
<p><em>Sayın Okuyucum; Bu kitabı size yazdım, elinden tutmanız için ve iyi yolculuklar diliyorum çünkü bu kitap herkese kesilmiş bir bilettir aslında. Bu kitabın anlatacakları var, ne olur onu dinleyin, kulak verin.</p>
<p>Sevgiler.</em></p>
<blockquote><p>Yürek ülkesinin izbelerinde şehla bakışlı ayrılık hiç çekmedi ki hüzünlü gözlerini Gülizar’dan. Hüzünleri öfkelere bileyip limon ağacının dallarında küçük küçük, sarı sarı güneşleri verdi ellerine mutluluk diye ve sonra açınca güneşini, ekşiyen suratını gösterdi ona derviş (b)akışlı Urfa’sı bile. Yenilmiş bir kalbi var demiyorum her şeye rağmen, yenilgileri ile güzelleşen bir yürek ve yürek ülkesinde onu hiç yalnız bırakmayan yaralı ahdesi ve en vefalı dostu ayrılıkla ne çok hüzün biriktirdiler ve ne çok yıkadılar hüzünlerini topladıkları yağmurlarıyla. Neyse ki ayrılıkları bile kendi ülkesinde güzelleştiren iradesiyle cebin değildi ve ne çok kere düştü cidarından yüreğinin, üstelik çevikti de düşüşlerinde. Ehlibeyt ashaplarımı vardı onu koruyan, meramı sıdk’tan yanaydı onun, ondan mıydı ki her düşüşünde ve her olağan ıskalanmasından hayata, yine kaimdi o, her sonralarında bile düşünüşlerinin. Onu umutlara teşrif eden iradenin dimağımıydı yoksa, yoksa mutluluk, anafor kokulu bir ütopyamıydı ki bu kadar gözleri kamaştıran, rengârenk gökkuşağı gibi kendini yakından gösterip, kendine yaklaşıldıkça çok uzaklara kaçan, pencere arkasında sevgilisine gizli gizli bakan yağmur kızın silueti gibi. Sarıkamış’sa daha ilk gün tıpkı bir arus gibi karşılamıştı Gülizar’ı ve tanıttıkça kendini kimi zaman asudeydi, kimi zaman sükûndu ve efil efil başlayan kar fırtınasıyla kimi zamanda feveran bir çığlığa dönüşüyordu Sarıkamış! Kendi yüreğinin zulasında hiç bir şeyi bırakmayıp, beyaz örtüsünün üstünde tüm pinhanların emarelerini ele vererek çirkin realiteleri difüzyona uğratıyordu kar ve Sarıkamış&#8230; Bu şehirde, kar bir kere kapatmıştı 90 bin kardelenin üstünü, bir daha hiçbir şeyi kapatmamaya yeminliydi sanki bu şehir. Ömür takviminin sayfaları boşu savruk ese, şimdi saat tamda tüm umutları umutsuzluk geçe, Doğuda cehaletin töresi, Batıda medeniyetin töresiyle yenilgilerin çisesi kaçtı gözlerine Gülizar’ın. Gülizar terör raylarının siluetinden gözüne takılan ahlarını ve dişlerine takılan öfkeleriyle meal verdi sayfalara, akıllar başa gelsin diye! Yazar, kaleme almak için çıktığı Ah Gülizar romanın Urfa yolculuğunda, Urfa’nın müze kent görünümüne “merhaba” dediğinde, Urfa, dar sokakları, eski yapıları ve fonetik esintisiyle Gülizar’ın yüreğini yazarın ellerine veriyordu adeta, her cadde, ve sokakta Ah Gülizar’ı ahlarıyla topluyor gibi oluyordu yazar. Gülizar’ın baba ocağının avlusundan şöyle bir başını uzattığında iki çocuk, ekşi yüzlü o koca yaşlı ağacın etrafında oynuyorlardı! Çocuklardan birinin adı Didare, diğerinin ki ise Gülizar’dı. Yüzü ekşimsi yaşlı ağaç, etrafında koşuşturan Didare ve Gülizar’a, halaları Ah Gülizar’ın efsanesini, sakızlaşmış gözyaşlarıyla ve gıcırdayan höykürmeleriyle anlatıyordu lakin küçük Didare ve Gülizar bu yaşlı ağacın anlattığı yazgıları anlamayacak kadar küçüklerdi. Urfa’da başlayan kaderi aşk, Elazığ, Sarıkamış, İzmir ve Amerika’da soluk alıyor; hayat cümlesinin virgüller sonrası hastanenin iltica noktasında, Iğdır, Erzurum, Ankara, Antalya, Tunceli, Trabzon, Mardin ve Manisa şivesi, fenomeni bir yordamla soluk veriyor insanlığın irkileceği ve tarihin gelmiş geçmiş en içler acıtan bu sentezi romana. Gülizar’ın rapor ettiği bu benzersiz ve çarpıcı romanı okudukça, gücünüzü kaybedecek, adeta bir dizi seyredeceksiniz dimağınızda! Lakin okumadan kimsenin asla ve asla göremeyeceği kadar tutkulu bir sevda, beşikten mezara, Doğudan Batıya, Doğuda kız, Türkiye’de kadın olmak adlı bir romandır, Ah Gülizar.</p></blockquote>
<p>Kitabı henüz okumayı tamamlamadım. Fakat sizlerin daha geç haberdar olmasına da gönlüm rağzı olmadı. Bitirdikten sonra bende bıraktıkları hakkında ayrıntılı bir açıklama daha ekleyeceğim. Umarım o zamana kadar sizler de yorumlarınızı paylaşırsınız.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:     Dilek Ejder    ||  İŞTİRAK YAYINLARI  || Liste Fiyatı: 20 TL. || Yayın Yılı: 2004 || İthal Kağıt || 13,5&#215;19,5 cm|| Karton Kapak || ISBN:6056115431</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/09-04-2011/ah-gulizar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/341313_2-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/341313_2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Ah Gülizar (Yazar:     Dilek Ejder)</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/341313_2-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Portobello Cadısı</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/13-02-2011/portobello-cadisi/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/13-02-2011/portobello-cadisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Feb 2011 00:27:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Celal Üster]]></category>
		<category><![CDATA[Paulo Coelho]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2132</guid>
		<description><![CDATA[Bir önsöz nasıl kullanılmalı? Paulo Coelho yıktı tüm önyargılarımı önsöz hakkında. Klasik aklımda olan bir taslak vardır, kimi ağır ve dilini çözmeden öven bir veya birkaç paragraf sonunda ki fantastiktir bu, ünvanıyla o paragrafı yazan kişi belki de birkaç istatistik benim önsöz hakkında önyargımdır, alışılagelmişlikten. Bu iyi mi kötü mü bilemeyeceğim fakat çoğu zaman mistiktir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/portobello-cadisi.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/portobello-cadisi-93x135.jpg" alt="" title="Portobello Cadısı Kapak ( Yazar:  Paulo Coelho | Çeviren: Celal Üster )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2134" /></a>Bir önsöz nasıl kullanılmalı? Paulo Coelho yıktı tüm önyargılarımı önsöz hakkında. Klasik aklımda olan bir taslak vardır, kimi ağır ve dilini çözmeden öven bir veya birkaç paragraf sonunda ki fantastiktir bu, ünvanıyla o paragrafı yazan kişi belki de birkaç istatistik benim önsöz hakkında önyargımdır, alışılagelmişlikten. Bu iyi mi kötü mü bilemeyeceğim fakat çoğu zaman mistiktir. Çünkü sizden önce okumuş, okudukları hakkında şöyle bir şey var, ne olduğunu söyleyemem ama eleştirebilirim gibi bir hissiyat verir bana hep. Biraz kıskanırım benden önce okumuş olmasına, biraz bozulurum ahkam kesmesine ama güvenirim yazdıklarına önsözü yazanın çünkü okuyacağım kitabın yazarı kendinden önceye koymuştur onun sözlerini.</p>
<p>Portobello Cadısı&#8217;nın bir önsözü yok. Neden mi bu kadar önsözden bahsettim, çünkü ben rahat 5-6 sayfasını önsöz sanarak okumaya başladım. Hikayeye belirli noktalardan şahitlik eden karakterlerin ağzından anlatımla başlayan ve zamanla başkarakterimize ulaşan bu kitapta bir önsözde bulduklarınızı bulacaksınız. Cevaplanmayacak sorular ve doğuracağı merak, mistik ögeler, hayat hakkında öğütler veya bakış açınıza göre ahkamlar&#8230; </p>
<p>Hayatı anlamlandırma arayışı kitaptaki belirgin bir baskınlığı olan konu ve Athena. Sen ona Şirin Halil de, ne fark eder, o öyle biri ki önce öğrenci, ardından öğretmen de. Aslında öğretmen bir şeyler öğreten biri değil, öğrencinin zaten bildiği şeyi keşfedebilmesi için ona esin veren kişidir. Bilgiye ulaşmak için rahatlamak, tezatları kullanmak, boşlukları anlamlandırmak gibi alınması gereken yollar vardır. Bu yolların üzerinde Athena&#8217;nın kimi zaman yalpalayarak yürüyüşünü izlerken hissedeceksiniz ki aslında hepimizin hayatında bir Athena var. O yolda yürüyen sizsiniz, hayal gücünüzün eğitimi bu, ufuklarınızın sonsuzluk kapısında delikten bir şeyler görme çabasını imkanlı kılmak için atılmış bir adım bu kitabı okumak.</p>
<p>Ağızlar açılmıyorsa söylenecek önemli bir şey vardır demektir. Hayatınız boyunca bu sessizlikten kaçamayacaksınız ve bu sessizliğe anlam verecek, o karanlık anda yolunuzu bulmanızı belki de kaybetmemenizi sağlayacak bu kitapla birlikte olağanüstülüğü benimseyin ve asıl gözünüzü yumduğunuzu doğanın olağanüstülüğünü de tekrar farkedin. Yalnızlık gibi bastırmaya çalıştığınız duygularınız, yönleriniz için bastırmaya çalıştıkça güçlendiğini fakat kabullenip üstüne gittiğinizde gücünü yitireceğini farketmeninin zamanı, iyi yolculuklar.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Paulo Coelho | Çeviren: Celal Üster  ||  Can YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 18,00 TL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9750708794</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/26-05-2011/elif/" title="Elif">Elif</a><br /><small>Paulo Coelho 'yu esrarengiz ustası J. 'nin tavsiyesi ile Rusya'ya savuran '...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/02-06-2010/simyaci/" title="Simyacı">Simyacı</a><br /><small>Simyacı (özgün adı O Alquilmista), Brezilyalı eski şarkı sözü yazarı Paulo ...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/13-02-2011/portobello-cadisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/portobello-cadisi-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/portobello-cadisi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Portobello Cadısı Kapak ( Yazar:  Paulo Coelho &#124; Çeviren: Celal Üster )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/portobello-cadisi-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kazancı Yokuşu</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/13-02-2011/kazanci-yokusu/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/13-02-2011/kazanci-yokusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Feb 2011 23:59:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence-Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Ferhan Şensoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2127</guid>
		<description><![CDATA[Ferhan Şensoy&#8217;a &#8217;2019&#8242; adlı bilimsiz kurgusal güldürü olan oyununun sonunda imzalattığım kendisinin basımı gerçekleştirilen ilk kitabı ve belki de en vurucu sona sahip olanı. Öyle bir son ki öncesinde devamını zaten 3-4 sayfa kaldı, yarın okurum, sıradan bir son işte diye düşündüğüm ve ertesi gün beni cidden çarpan, dumur eden tarzda! İçimizden içten karakterleri o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ferhan_Şensoy_Kazancı_Yokuşu.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ferhan_Şensoy_Kazancı_Yokuşu-93x135.jpg" alt="" title="Kazancı Yokuşu Kapak ( Yazar: Ferhan Şensoy )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2129" /></a>Ferhan Şensoy&#8217;a &#8217;2019&#8242; adlı bilimsiz kurgusal güldürü olan oyununun sonunda imzalattığım kendisinin basımı gerçekleştirilen ilk kitabı ve belki de en vurucu sona sahip olanı. Öyle bir son ki öncesinde devamını zaten 3-4 sayfa kaldı, yarın okurum, sıradan bir son işte diye düşündüğüm ve ertesi gün beni cidden çarpan, dumur eden tarzda! İçimizden içten karakterleri o kadar gerçekci, tarihle bağdaştırmanın yanında üslub öyle halktan ki karakterleri iyi kötü, sinir eden veya masumca tüm yönleriyle bizlere hissettiren Ferhan Şensoy&#8217;un bu kitabı film olmalı.</p>
<blockquote><p>Je M&#8217;en Fiche Bilader&#8217;den Haneler&#8217;den, kabareci yeteklerini sevgi ile izlediğim Ferhan Şensoy&#8217;un taze, sıcak, halkçı bir mizahı var. Yazgıdaşçıları imişçesine yansıttığı Kazancı Yokuşu&#8217;nun insancıklarını da bu külfetsiz anlatısı içinde bizlere sevdiriyor. Bu insancıklar nasıl ezildiklerinin tortusunu günlük yaşam sevinci içinde unutuyorlarsa, yazar da sanki onlardan biriymiş gibi toplumsal ukalalıklardan, yazarca bilgiçliklere yeltenmeden anlatısının tadını çıkara çıkara onlara ayna tutuyor. Sade onları konuşturduğu diyaloglar değil, kendi gözlemleri, algılamaları, söz dağarcığı, anlatışı, benzetileri ve yorumları bile argo. Öylesine onlardan. Yazımı bile onlarınki gibi yanlış kullanıyor. Bence üslubunu sevimli yapan da bu.</p>
<p>&#8220;Ben Ferhan Şensoy&#8217;un Kazancı Yokuşu&#8217;nu okurken zaman zaman Celine&#8217;i ya da San Antonio&#8217;yu okurken aldığım tada benzer haz duydum. Zaman zaman da Adnan Veli&#8217;nin Mapushane Çeşmesi&#8217;ndeki unutulmaz başarısını ansıdım.&#8221;<br />
<strong>Haldun Taner</strong></p></blockquote>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Ferhan Şensoy ||  ORTAOYUNCULAR YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 10,00 TL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9757904045</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/13-02-2011/afitapin-kocasi-istanbul/" title="Afitap’ın Kocası İstanbul">Afitap’ın Kocası İstanbul</a><br /><small>Bir film hikayesi bu, Afitap'ın Kocası İstanbul... Peki kim oynayacak, kim ...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/12-08-2010/secme-sapan-seyler/" title="Seçme Sapan Şeyler">Seçme Sapan Şeyler</a><br /><small>Ferhan Şensoy 'un antremanda olmak adına günde 2 sayfa deneme, hikaye artık...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/12-04-2010/esegin-fikri/" title="Eşeğin Fikri">Eşeğin Fikri</a><br /><small> Ferhan Şensoy benim için bir zihin boşaltmadır. Üstadın hayal dünyası saye...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/21-12-2009/kalemimin-sapini-gulle-donattim/" title="Kalemimin Sapını Gülle Donattım">Kalemimin Sapını Gülle Donattım</a><br /><small>Ferhan Şensoy ile yine karşınızdayım! Sanırım tüm eserlerini okuyana dek ar...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/25-11-2009/2019/" title="2019">2019</a><br /><small>

Ortaoyuncuların yeni oyunu bilimsiz kurgusal güldürü olan 2019 'un Burs...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/13-02-2011/kazanci-yokusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ferhan_Şensoy_Kazancı_Yokuşu-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ferhan_Şensoy_Kazancı_Yokuşu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Kazancı Yokuşu Kapak ( Yazar: Ferhan Şensoy )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ferhan_Şensoy_Kazancı_Yokuşu-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Şah &amp; Sultan</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/06-02-2011/sah-sultan/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/06-02-2011/sah-sultan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Feb 2011 13:55:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2121</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlıyorum, daha ortaokul sıralarındayız. Osmanlı&#8217;nın destansı hikayelerini dinliyoruz, hep iyi ve üstün taraflarıyla öğrendik. İşin asıl kötü tarafı ise bir diğer tarafı tam anlamıyla kötülemekti. Eğer Osmanlı&#8217;nın karşısında biri varsa savaşılmayı haketmiş bir şey yapmıştı, ya da Avrupa bizden sadece bilimsel alanda üstünde, ahlakı çökmüştü. Hepsinin yanlış olduğunu iddia etmiyorum, doğruluk payları elbette var fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/sah-sultan.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/sah-sultan-93x135.jpg" alt="" title="Şah &amp; Sultan Kapak ( Yazar:   İskender Pala )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2124" /></a>Hatırlıyorum, daha ortaokul sıralarındayız. Osmanlı&#8217;nın destansı hikayelerini dinliyoruz, hep iyi ve üstün taraflarıyla öğrendik. İşin asıl kötü tarafı ise bir diğer tarafı tam anlamıyla kötülemekti. Eğer Osmanlı&#8217;nın karşısında biri varsa savaşılmayı haketmiş bir şey yapmıştı, ya da Avrupa bizden sadece bilimsel alanda üstünde, ahlakı çökmüştü. Hepsinin yanlış olduğunu iddia etmiyorum, doğruluk payları elbette var fakat bir çekememezlik veya sürekli karşılaştırma, üstünlüğünü kanıtlama gibi bir niyet seziyor musunuz şimdi dönüp geçmişe baktığınızda? Bence tarihten alınacaklar dersler vardır, gurur duyulacak bir tarihiniz olabilir, bununla övünülebilir fakat övünülecek şey başkasının sadece ama sadece kötü taraflarından bahsetmek olamaz.</p>
<p>İskender Pala o zamanlara dönüyor bu romanında, postmodern diyebiliriz bu roman için. Tarihin bilmediğimiz ayrıntılarında ustalıkla dolaşan ve bize yepyeni bakış açıları katan bir roman. Şah ve Sultan&#8217;dan yani Şah İsmail ile Sultan Selim&#8217;den bahsediyor, hem de benim için en ilgi çekici noktadan başlayarak, çocukluktan. Aynı dinde, aynı ırkta iki topluluğun çıkar çatışması yüzünden nasıl düşman hale geldiğinden ve Kızılbaşlık ile Sünnilik kavramlarına sizi liderlerin çocukluk dönemlerinden hazırlayarak duygusal bir bağ kurmanızı sağladıktan sonra bir kez daha bakmanızı ve bu sefer ne kadar farklı şeyler olduklarını anlatıyor. Yazılmış bilinmedik bir şey yok, bu kitabı bir dost üslûbuyla kaleme alan İskender Pala ve onun bizler için sunduğu yepyeni bir bakış açısı hariç. </p>
<blockquote><p>Yarın güneş batışını yeniden görebilecek miyim?</p>
<p>Akkilise&#8217;yi gerilerde bırakıp burada muvakkat bir karargâh kurmaya başladığımızda Tebriz&#8217;e varmamıza iki konak kalmıştı ve sabah Karakilise istikametinde yola devam etmek üzere denklerimizin yarısını çözmüştük. Türkler buraya ilk geldiklerinde de dört kilise (Çâr deyrân) arasından geçip gitmek için gelmişler ama onlar da bizim gibi konaklamak zorunda kalmışlar. Sonra da kiliseleri braıkmışlar da, adını yavaş yavaş değiştirmişler: Çâr deyrân olmuş Çaldıran. İnsana, elinde ne varsa çaldırıp oynatacak kadar güzel bir yer. Yarın hep birlikte oynayacağız. Canımız pahasına hem de!..</p></blockquote>
<p>Kitabın benim için özel bir hatırası daha var, Opera&#8217;nın başlamasını beklerken kitabın ortalarındaydım ve birkaç sayfa daha okuyabilirim diye düşünmüştüm. Bana selam veren yaşını almış, şık bir izleyicinin bekleme salonunda kitabımı görüp bana doğru yöneldiğini farkettim. Gülümseyerek karşılık verdiğimden hemen elimden aldı kitabı, imzalı olduğunu görünce o benden çok gülümsedi. Hemen bana &#8220;Taçlı&#8217;ya geldin mi delikanlı?&#8221; diye sordu ve uzun zamandır karşılaşamadığım bir kitap dostu olduğu ortaya çıktı. Belirtmek istediğim şey karakterler, aşkın betimlenmesi kitapta o kadar sık ki herkesi derinden etkileyen, yaş sınırına bakmadan insanı alıp götüren bir şey bu. Umarım sizler de bu duyguları hissedebilirsiniz.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:   İskender Pala  ||    KAPI YAYIN     || Liste Fiyatı: 15,00 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6054322374</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/19-11-2010/atasozleri-sozun-ozunden-dunden-bugune/" title="Atasözleri | Sözün Özünden Dünden Bugüne ">Atasözleri | Sözün Özünden Dünden Bugüne </a><br /><small>İskender Pala'nın Atasözleri adlı kitabı çıktığında ortaöğretim seviyesinde...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/13-07-2010/sair-fatih-avni/" title="Şair Fâtih: Avnî">Şair Fâtih: Avnî</a><br /><small>


Fâtih.
Gelmiş geçmiş en büyük ve en renkli hükümdar.
Kültürlü.
Ask...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/27-02-2010/iki-darbe-arasinda/" title="İki Darbe Arasında">İki Darbe Arasında</a><br /><small>İskender Pala'nın hayatı hakkında tek bildiğim kitaplarının başında yer ala...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/02-11-2009/mevlid-vesiletun-necat/" title="Mevlid Vesiletü&#8217;n- Necat">Mevlid Vesiletü&#8217;n- Necat</a><br /><small> Halk arasında Mevlid olarak da bilinen Vesiletü'n- Necat yani Kurtuluşa Gi...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/20-05-2009/katre-i-matem/" title="Katre-i Matem">Katre-i Matem</a><br /><small>Kitap Yurdu üzerinden İskender Pala'nın imzalı kitabını almıştım. Bu benim ...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/06-02-2011/sah-sultan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/sah-sultan-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/sah-sultan.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Şah &#038; Sultan Kapak ( Yazar:   İskender Pala )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/sah-sultan-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yalnızlığın Kırmızı İzi</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/05-02-2011/yalnizligin-kirmizi-izi/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/05-02-2011/yalnizligin-kirmizi-izi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2011 16:28:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Dinç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2109</guid>
		<description><![CDATA[Oğuz Dinç&#8217;in öykülerinin yer aldığı bir diğer kitabı olan &#8216;Yalnızlığın Kırmızı İzi&#8217; adlı kitabı geçenlerde okudum, yazmak için uzun süre bekledim, sindirmek gerekiyordu; anlamaktan öte hikayeleri kendi benliğinizle yoğurmanız size özel bir anlam çıkarmanız gerekiyordu. Oğuz Dinç&#8217;in tüm kitaplarında farkettiğim bir şey bu, çevreyi ne kadar betimlerse betimlesin karakterler konusunda belirli bir sınırda duruyor. Sanıyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/yki_site_icin.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/yki_site_icin-93x135.jpg" alt="" title="Yalnızlığın Kırmızı İzi Kapak ( Yazar:  Oğuz Dinç )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2111" /></a>Oğuz Dinç&#8217;in öykülerinin yer aldığı bir diğer kitabı olan &#8216;Yalnızlığın Kırmızı İzi&#8217; adlı kitabı geçenlerde okudum, yazmak için uzun süre bekledim, sindirmek gerekiyordu; anlamaktan öte hikayeleri kendi benliğinizle yoğurmanız size özel bir anlam çıkarmanız gerekiyordu. Oğuz Dinç&#8217;in tüm kitaplarında farkettiğim bir şey bu, çevreyi ne kadar betimlerse betimlesin karakterler konusunda belirli bir sınırda duruyor. Sanıyorum ki hayatımızdaki biriyle eşleştirebilmemiz belki de kendimiz olarak kabul etmemiz için bize açılmış bir kapı bu. Bu kapıdan içeri adım atarsak kendi benliğimizi, atmamayı tercih edip dışarıdan izlersek de empati gücümüzü olabilecek son seviyede kullanıyor ve bize oldukça sade görünen fakat karmaşıklığı, küçük şeylerin ufak kelimelerin manâdar anlamları, kelebek etkileri ile gerçek hayatı gözler önüne koyuyor.</p>
<p>Kitap hakkında belirtmem gereken bir başka özellik ise okunulabilirlik, hani bazı kitaplar olur başlayamazsınız, sizi içine çekemez, yüzlerce sayfa okuyana kadar bağ kuramazsınız&#8230; İşte tüm bu kalıpları ilk paragrafıyla birlikte kırarak size elini uzatan özel bir kitap. Felix kaptan ile uzanıp tembelliğin tadını çıkarırken birden korkudan Murat Yüzbaşı&#8217;ya sığacak gibi oluyor sonra da hiç sağlıklı olmayan durumlara göz atıyorsunuz, bir yandan da canınız 1 liralık sosli sandiviç çekiyor. Kimi burkucu, kimi hayatı sevme nedenimiz olan bu ayrıntılar Oğuz Dinç&#8217;in kitabında.</p>
<p>Kitap hakkında olumsuz eleştiri olarak belirteceğim tek konu da kitap kapağı. Açıkcası böylesi bir kitaba yakışmayan, sadece vektörel ve özgünlükten yoksun ögelerin yazarı keşfetmemiş kişilere herangi bir albenisi olmayacağı görüşündeyim, umarım bir sonraki baskısında, ki eminim olacaktır, değiştirirler.</p>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kubadan_izler_e_kitap_ocak_2011.pdf"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kuba-93x135.png" alt="" title="kuba" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2116" /></a>Havana&#8217;nın sokakları, puro, adanın özel insanları, müzik, sahiller, Mojito, 50&#8242;lik otomobiller&#8230; Oğuz Dinç&#8217;in Küba&#8217;dan İzler isimli tadımlık gezi notları ve amatör fotoğraflarla örülü e-kitabını da bu yazımızda kendisinin selamıyla sizlerler paylaşmak istiyorum. Son olarak da Oğuz Dinç&#8217;e Yanızlığın Kırmızı İzi adlı kitabını imzalayarak hediye ettiği için de teşekkürlerimi sunuyorum.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Oğuz Dinç   || Çitlembik YAYINLARI    || Liste Fiyatı: 8,00 TL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt ||  13&#215;20 cm || Karton Kapak || ISBN:9789944424219</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/20-04-2010/marianin-yildizlari/" title="Maria&#8217;nın Yıldızları">Maria&#8217;nın Yıldızları</a><br /><small>Hayat telaşı, odaklanabilmek çok zor bu günler. Ya hızlı adımlarla bir yere...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/04-04-2010/toplu-igneler/" title="Toplu İğneler">Toplu İğneler</a><br /><small>Edebiyat insanı alıp götüren, benliğini anlamlı kılan ve aheste olmuş halde...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/05-02-2011/yalnizligin-kirmizi-izi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/yki_site_icin-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/yki_site_icin.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Yalnızlığın Kırmızı İzi Kapak ( Yazar:  Oğuz Dinç )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/yki_site_icin-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kuba.png" medium="image">
			<media:title type="html">kuba</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kuba-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Firarperest</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/19-11-2010/firarperest/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/19-11-2010/firarperest/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2010 22:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Şafak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2007</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın 6 gün sonra satışaca çıkacağını duyunca bu konuda yazma gereği duydum. Umarım bir önceki kitabı Kağıt Helva&#8217;da olduğu gibi ticari bir kaygı ile basılmaz diyordum. Sanırım bu kitabın içeriği yayımlanmamış köşe yazıları. En azından Elif Şafak&#8217;ın okumadığımız yeni yazılarını okuyabileceğiz. Yazarın kendisi kitabı şöyle tanıtıyor; &#8220;Yeni kitabın ismi Firarperest. Öteden beri romanlarımı okuyan okurlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/firarperset_tk.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2009" title="Firarperest Kapak ( Yazar: Elif Şafak )" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/firarperset_tk-93x135.jpg" alt="" width="93" height="135" /></a><br />
Kitabın 6 gün sonra satışaca çıkacağını duyunca bu konuda yazma gereği duydum. Umarım bir önceki kitabı Kağıt Helva&#8217;da olduğu gibi ticari bir kaygı ile basılmaz diyordum. Sanırım bu kitabın içeriği yayımlanmamış köşe yazıları. En azından Elif Şafak&#8217;ın okumadığımız yeni yazılarını okuyabileceğiz. </p>
<p>Yazarın kendisi kitabı şöyle tanıtıyor; &#8220;Yeni kitabın ismi Firarperest. Öteden beri romanlarımı okuyan okurlara da, yazılarımla yeni tanışanlara da hitap eden bir seçki. Hayata, hayallere, hikayelere, yalnızlıklara, aşka ve insanlığa dair seçme yazılar. İlk defa bir kitabın kapağında kendi resmimi kullandım. Firarperest&#8217;in kapağını Uğurcan Ataoğlu özenle tasarladı hüner onda Çizimler usta kalem M.K.Perker&#8217;in.&#8221;</p>
<blockquote><p>Tadına doyulmaz, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman sakinleştirici ama ruhu hep özgür kalan yazılar…</p>
<p>İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki&#8217;ni keşfetmek&#8230;<br />
(…)<br />
Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına&#8230; şaşırmak ölene kadar&#8230; şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek&#8230; budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven.</p></blockquote>
<p><img class="alignnone" title="Elif Şafak - Firarperest" src="http://www.rssimge.com/media/firarperest.png" alt="" width="500" height="352" /></p>
<h3>Yazar Hakkında</h3>
<p>Strasbourg doğumlu Elif Şafak, çocukluğunu ve gençliğini Ankara, Madrid, Amman, Köln, İstanbul, Boston, Michigan ve Arizona’da geçirdi. ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi, yüksek lisansını aynı üniversitede Kadın Çalışmaları Bölümü’nde, doktorasını ise siyasetbilimi alanında tamamladı. İlk romanı Pinhan’la 1998 Mevlâna Büyük Ödülü’nü aldı. Bunu Şehrin Aynaları (1999) ve Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü kazandığı Mahrem izledi (2000). Ardından her ikisi de çok satan ve geniş bir okur kitlesine ulaşan Bit Palas (2002) ve İngilizce kaleme aldığı Araf (2004) yayımlandı. Med-Cezir’de (2005) kadınlık, kimlik, kültürel bölünme, dil ve edebiyat konulu yazılarını topladı. 2006’da senenin en çok okunan kitabı olan Baba ve Piç yayımlandı. Ardından aylarca satış listelerinden inmeyen ilk otobiyografik kitabı Siyah Süt’ü yazdı. Doğan Kitapçılık tarafından 2009 martında yayımlanan Aşk Türk yayıncılık dünyasında önemli bir rekora imza atarak, en kısa sürede en çok satan roman oldu. Tüm eserlerinden seçkiler niteliğinde olan Kâğıt Helva aralık 2009’da yine Doğan Kitapçılık tarafından yayımlandı. Eserleri otuz dile çevrilen Elif Şafak’ın romanları dünyanın en önemli yayınevlerinden Farrar, Straus and Giroux, Viking ve Penguin tarafından yayımlanmaktadır.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:  Elif Şafak   || DOĞAN KİTAPÇILIK    || Liste Fiyatı: 14,00 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6051119021</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/02-03-2010/kagit-helva/" title="Kağıt Helva">Kağıt Helva</a><br /><small>İmzalı olarak gelen Elif Şafak'ın Kağıt Helva adlı kitabında kendisinin yaz...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/04-06-2009/ask/" title="Aşk">Aşk</a><br /><small>Bu kitabı pek sevdim, dere tepe düz gittim yanımda götürdüm. Toplumda bana ...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/01-09-2008/siyah-sut/" title="Siyah Süt ">Siyah Süt </a><br /><small>Kitap piyasalarını takip edenlerin bileceği gibi çok satanlar listesinde bu...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/19-11-2010/firarperest/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/firarperset_tk-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/firarperset_tk.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Firarperest Kapak ( Yazar: Elif Şafak )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/firarperset_tk-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rssimge.com/media/firarperest.png" medium="image">
			<media:title type="html">Elif Şafak - Firarperest</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>

