A A
RSS

Arşiv | Eğlence-Mizah

Zort – Otisabi – Selçuk Erdem

Salı, Eylül 22, 2009

Yorum Yok

Zort ( Yazar & Çizer: Meme Tembelçizer )

Zort

Bu yazıyı yayımlamayı hiç ama hiç düşünmüyordum. Fakat gel gör ki kitabın kapanış yazısı beni o kadar etkiledi ve kendi kendime uyguladığım anlamsız sansürü farkedebildim. Sizin de farketmeniz için bir adım atmak zorunda hissediyorum.

Mizah ile ilgilenen, yayın takip eden zaten çok az bir kitle var. Hatta bir çok büyüğümüz içerisinde açık saçık olarak nitelendirdikleri doğal konulardan ötürü bizi edepsizlikle, terbiyesizlikle suçluyorlar. Takip ettiğim Uykusuz dergisinin doğum günü olması sayesinde Uykusuz ekibinden Memo Tembelçizer ‘in bir kitabının çıktığı duydum ve hemen aldım. Arka kapağında çıplak bayan çizimi ve kitapta hayatın içersinden bolca da küfür vardı. Ne yalan ki, hayatın içersinden diye bahsedebileceğim konulara farklı bakış açılarıyla gülünç yaklaşımlar getiriyordu. Satın aldım almasına ama gizli saklı okuyordum. Biri eline alsa içini açtırmadan kapıyordum falan. Utanıyordum işte. Sanki başkasının düşüncesi çok önemliymiş gibi ona kendini mükemmel göstermeye, aslında toplumun tanımladığı mükemmel kavramına benemeye çalışıyordum.

Nasıl oluyor da dünyanın en önemli konularından biri olan cinselliği bu kadar küçümsemişiz? Bazı şeyleri ne yazık ki korkarak yaşamısız. Belki bölük pörçük olarak kafamdaki düşünce yumağını sizi yansıtmaya çalıştım ama önyargılarınızı kaldırarak, bir adım daha benden tarafa gelip ‘Acaba ne demeye çalışıyor?’ diye düşünürseniz kendinizden parçalar yakalamanız, bu kitapla benim gibi saatlerce gülmeniz ve molasızca bitirmeniz mümkün. İnsanın kendi kendini sansürlemesi ne acıymış öğrendim.

Bu konuyu kapatmadan biraz da içerikten söz edelim. Kitabın en beğendiğim bölümü ünlülerin sözlerini içerikle bütünleştirmeleri. Akabinde kelime oyunlarıyla farklı bakış açılarını önüne seren bir yaklaşıma ek olarak zamanında yaşadığın ama kendini sıradışı veya utanç hissettiğin durumlar karşında olacak. Ayrıca mükemmel bir tasarım olduğunu da ekleyelim.

Bahsettiğim kapanış yazısı karşınızda.

BİR TAKIM ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNACAĞIM
AMA ELALEM NE DER DİYE SAVUNAMIYORUM

Eğer on yaş daha yaşlı bir kişi olsaydım bambaşka biri olabilirdim. On yıl daha önce doğsaydım 80 darbesi çocukluğuma, Özal dönemi de ergenliğime denk gelmezdi. Özal döneminde çıkan muzır yasası -yani küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunu- tam da benim çocukluktan çıkıp ergenliğe girdiğim yıllara tesadüf etmezdi. P.rno tanımında her hangi bir neşriyatın zaten ulaşamadığı ücra memleketlerde ikamet etmekte olan ben, gözümün bacak-g.t-meme’den başka şey görmez ve görmek istemez hale geldiği yaşlarda, gazetelerdeki üç kuruşluk bikinili hatun fotoğraflarından bile mahrum kalmazdım. Eğer on yıl daha yaşlı olsaydım, darbeyi ve sonrasında üniversitedeyken yahut yeni çalışmaya başladığım sıralarda yaşamış olurdum ve belki özgürlük mücadelesini bir örgütenme mücadelesi olarak görür, yaşar, hisseder ve benimserdim. Tüm benliğim g.tteyken, g.tün yasaklanmasıyla kendi benliğimden şüphe etmek zorunda kalmaz, benliğimi kurtarmak adına tüm ilgimi basındaki g.t yasağını kınayan haberlerin takibine vermezdim. Eğer TRT yayınladığı her filmdeki en ufak öpüşme sahnelerini bile kesiyor olmasaydı, Betty Blue sinemada ancak yargıtay kararıyla oynayabiliyor olmasaydı ve filmlerin kesilmeleri ve yasaklanmaları gazetelerde haber haline gelmeseydi, “memleket meselesi” deyince benim aklıma belki g.t yasağı değil de grevler, çatışmalar, savaşlar geliyor olurdu. Böyle olsun isterdim de, o zaman belki kendi kderdimle böyle tek başıma ve yapayalnız kalakalmazdım.

Evet, maalesef böyle olmadı; darbeyi ben t.şşaklarıma yedim. Dünyanın en önemli olayını kesilen filmler, sansürlenen gazete ve dergiler olarak bilip öğrendim. Özgürlük mücadelesini ifade özgürlüğü mücadelesi olarak, onun da en merkezi noktasını cinselliğin ifadesinin özgürlüğünü mücadelesi olarak bilip öğrendim. O şekilde yaşadım ve hissettim.

İçinizden “İyi b.k yedin” mi diyorsunuz? “Özgürlük deyince s.kinin özgürlüğü bellediysen yanılmışsın dostum” mu diyorsunuz? Cinselliği keyif, cinsellikle ilgili özgürlükleri savunmayı arsızlık olarak mı görüyorsunuz? İnternette siyasi sitelerin engellenmesini önemsemek dururken porno sitelerin engellemenesini önemsemeyi düşündük mü sanıyorsunuz? Siyasi derneklerin kapatılmasına karşı durmaya politik olmak, eşcinsel derneklerin kapatılmasına karşı durmaya lüpmen olmak mı diyorsunuz? Memlekette ve hatta dünyada insanlar ölüyorken, insanlar işkence görüyorken, insanlar köle gibi çalıştırılıyorken benim gibi s.kiyle t.şşağıyla meşgul olanları küçümsüyor musunuz, hor mu görüyorsunuz?

Siz küçümseyedurun, sizin yerinize önemseyenler var. Öyle ki onlar kim s.kini tutsun kim tutmasın diye parlamentolarda toplanıp kanunlar çıkarırlar. Siz cinsel özgürlükleri temel özgürlüklerden saymayadurun, onlar cinsel özgürlükleri kısıp açmak suretiyle bireylerin toplumsal rollerini ve toplumsal hiyerarşinin yapısını belirlerler. Siz cinselliği bir hak değil bir keyif olarak değerlendiredurun; dün motosiklete ek vergi geldiğinde zengin oyuncağı deyip onu da küçümsemiştiniz, bugün fotoğraf makinesine gelen aynı ek vergiye itiraz edecek takatiniz yok mu? Siz hak ile keyif olarasındaki ince çizgide oyalanırken onlar çizgiyi diledikleri yöne çekiverirler. Siz p.rno site yasağına karşı duranları ot.zbirci diye küçümseyedurun, onlar pornoyu yasaklayarak yasaklamanın meşruiyetini ele geçirirler. Siz p.rno tüketeni de üreteni de aşağılayadurun; onlar balık tutarken tayt giyen kadını p.rnocu, onu beğenip göz ucuyla bakan erkeği ot.zbirci sınıfına sokarak sizin aşağılama listenizi sizin bile haberiniz olmadan genişletiverirler. Siz bütün p.rnocuları çocuk p.rocusu sanadurun, onlar çocuk p.rnocusunu engellemek iddiasıyla toptan pornoyu yasaklayarak sizin yüreğinize su serperler; diğer yandan sigortasız çocuk işçi çalıştırabilmek çin ellerinden geleni yaparlar. Siz kadının başını önemseyin kıçını önemsemeyin, onlar her kisini de sizin yerinize önemsemekle kalmaz, kaç çocuk doğuracağına kadar ayrıntısını bile belirlerler. Siz basında cinsel içerikli yayınları küçükseyedurun; onlar, zararlı içerik tanımlamaları gayet muğlak bırakılmış yasalar sayesinde, olacağın cinsel içeriği zararlılıkla itham edip, kendileriyle karşıt görüş taşıyan ama suç teşkil etmeyen yayınları çok güzel susturabilirler. Onlar ki sizin ayıbınızı sizden iyi bilenlerdir. Onlar ki her ne yapıyorlarsa sizin cinselliğe bakışınızdaki ayıpçılığa dayanarak ve cinsel özgürlükçülere bakışınızdaki küçümsemeye yaslanarak yapanlardır. Onlar ki entelektüel tartışmayı “Yoksa ibn. misin?” , “Yoksa pez.venk misin?” diyerek profesyonelce baltalayanlardır. Onlar ki sizin hak aramak için her kalkışmanızda ayıp yerlernize “cücc.k hareketi” yaparak sizi gerisin geriye yerinize oturtanlardır. Onlar ki gençleri zararlı neşriyetattan korumak bahenesiyle çıkarttıkları yasalarla sadece ve ustalıkla kendi varlıklarını koruyanlardır.

Siz küçümseyedurun; dün bu memleketin Toramanlı Karagöz’ünü müzelerin depolarında çürümeye terkedenler, bugün bu topraklara ait taş haykellerin ayıp yerlerini bezlerle örtecekler, yarın tarihi balçıkla sıvamayı başaracaklardır. Onlar, -ormanlar hakkında olsun, bilimsel kurumlar hakkında olsun, yahut cinsellik hakkında olsun- öne sürüp sürüp geri çektikleri yasaları, taşı delen su damlaları gibi, toplumun başlangıçtaki direncini yavaş yavaş eriterek hayata geçireceklerdir. Siz geçmişte t.şşaklarınıza gelen darbenin sahibini bugün koruyucunuz sanadurun; onlar dün diz darbesiyle bugün yumruk darbesiyle vuracaklar, istikrarla, değişmeden kalacaklardır.

Sizler dostlarım, aman küçümsemeye devam edin. Aman ha özgürlük savunayım derken ibn. yahut pez.venk olmayın. Cinselliksiz ve cinsiyetsiz mücadelenizin gururuyla başınızı dik tutun. Başınız dik halde ufka bakarken rakibinizden t.şşaklarınıza beklemediğiniz ani bir diz darbesi alıp iki büklüm yere kapaklandığınızda ise sakın ola üzülmeyin. Üzülmeyin çünkü tarihin hükmü bir kuşak sürer. T.şşaklarına darbe almış gençlik kendini toparlayıp ayağa kalkana kadar iki kuşak geçmiş olur bile. Ortalıkta “eskiden annem mini etek giyermiş” diye anlatan dede kalmadığında, yeni kuşak kendi durumunu kıyaslıyabileceği her hangi bir şey hatırlamıyor olacak; toplumu ezelde beri o anki gibi sanacak. Sadece t.şşakları anlam veremediği bir şekilde sızım sızım sızlıyor olacak, o kadar…

Memo Tembelçizer

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar & Çizer: Memo Tembelçizer || Yayınevi: Mürekkep Basın Yayınları || Liste Fiyatı: 9,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || 14×20 cm || 1. Hamur || ISBN:6054173020

Otisabi ( Yazar & Çizer: Yılmaz Aslantürk )

Otisabi

Yılmak Aslantürk’ün ‘Dokunaklı temaslar’ alt başlığıyla bizlere sunduğu çizgi kitap Uykusuz çizgi dizisinde yer alıyor. Kitapta cinsellik amaçlı çapkınlık yapan ve genellikle amacına ulaşan, uzun paltolu farklı bir kişiliğin her sayfada farklı bir macerasıyla karşılacaksınız.

Bayanlar böyle şeyleri okumaz diye düşünenler olabilir ama eklemek istiyorum ki bu kitabı bir bayan bana önerdi ve aldıktan sonra başka bir bayan da beğendiğinden kitabıma el koydu. Onların sıradışı olduğunu düşünüyorsanız ben bu olayda şaşırılacak bir şey olmadığını söyliyeyim.

Benim Yılmaz Aslantürk hakkında düşüncelerim ‘Uykusuz 2 Yaşında Ya ben?’ başlığıyla çizdiği sayfada oturdu. Aynı Zort’un kapanış yazısı gibi mükemmel bir çizgi sayfa oluşturmuş ve şu sıralar 45 yaşında olduğunu çizdikçe gençleştiğini, yine de gençlere yabancılaştığını, rahatsız olduğu durumları içtenlikle bizlerle paylaşmış. Siz onun hakkında ne düşünüyorsunuz bilmem ama Uykusuz 104. sayıdaki o sayfaya da bir göz atın.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Dokunaklı Temaslar || Yazar & Çizer: Yılmaz Aslantürk || Yayınevi: Mürekkep Basın Yayınları || Liste Fiyatı: 14,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || 14×20 cm || 1. Hamur || ISBN:6054173037

Selçuk Erdem 3 ( Yazar & Çizer: Selçuk Erdem )

Selçuk Erdem 3

Unplugged alt başlığından vazgeçerek Erdil Yaşaroğlu gibi numaralandırmaya başlaması bence iyi olmuş. Bir karikatür kitabını anlatmak gerçekten zor ama genel hatlarıyla karikatürlerin ortak yanlarından bahsetmeye çalışacağım. Selçuk Erdem ‘i çizerken kendi kendiyle konuşan ve özellikle de hayvanlarla uğraşan biri olarak tanıyorum. Şu sıralar kendisi Penguen dergisinde yazıyor ve yedinci yaş özel sayısının ekinde otobiyografi niteliğinde Serlçuk Erdem ‘in yazısına ulaşabilirsiniz. Benim Asteriks’ler hakkındaki bölümü çok hoşuma gitmişti.

Neyse toparlayalım; başta koyunlar olmak üzere bir çok hayvanı rahatsız eden, tarihi olaylara dem vurarak kırıp geçiren ve ara ara da olsa uzaylıları kızdıran bu adam işi biliyor.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar & Çizer: Selçuk Erdem || Yayınevi: Boyner Yayınları || Liste Fiyatı: 14,90 TL. || Yayın Yılı: 2009 || 21×28 cm || 2. Hamur || ISBN:9789757004592

Sandık İçi

Cumartesi, Temmuz 18, 2009

2 Yorum

Sandık İçi Kapak ( Yazar: Ersin Karabulut  ) Hepimizin bir geçmişi var, kırıntılarla dolu ve kurcaladıkca canlanan. Ersin Karabulut da içtenlik ötesi bir tutum sergileyerek kendi sandığını bizlere karikatürlerle değil çizimlerle yansıtıyor.

Çocukluk hatıralarından tutun da liseye üniversiteye ve her anından kesitler bulabiliyorsunuz. Fark olarak ne var derseniz kendi üzerinden içtenliğini savunma olarak kullanarak gerek iğrençliklerini gerek duygusallığını gerek şunu gerek bunu anlatıyor diyebilirim. Sürekli kendisini ve hatıralarını anlattığından kitap boyunca acaba arkadaşlarıyla konuşacak bir şeyi kalıyor diye merak ediyor insan. Kitapta sürekli olarak aynı karakterden gerçekten sıkılmayacağınızı hatta sizi de yalnızlıktan kurtaracak bir dost edinmiş olduğunuzu farkedeceksiniz. Size karşı luabali olmayan bir tutum ile yaşadığınız ama belki de anlatmaya utandığınız, ufacık bir ayrıntı dediğiniz şeyleri kullarak belki kahkahalarla gülmeseniz de yüzünüzdeki gülümsemeyi söndürmeden sizinle sohbet ediyor olduğunu da farkedeceksiniz.

Özetle karikatürle, çizgi kitabı arasındaki farkı bilerek okumanız gereken bu kitapla hoşça vakit geçirdim. Şimdi merak ettiğim Ersin Karabulut ‘un karikatürleri. Unutmadan kitabın sonunda otobiyografi niteliğinde, mükemmel tasarımlı sayfalarda çizeri daha yakından tanımak mümkün. Merak ettiğim bir başka unsur ise bu kitap yayınlandıktan sonraki Sandık İçi bölümleri. Gerçi son 25 sayıdır Uykusuz dergisinden (eskiden Penguen’deymiş) takip ediyorum ama eminim kaçırdıklarım var.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Ersin Karabulut || Yayınevi: Doğan Kitapçılık|| Liste Fiyatı: 14,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 21×30 cm || Karton Kapak || ISBN:9759917289

Fırat

Salı, Haziran 9, 2009

1 Yorum

Fırat Kapak ( Yazar: Uğur Gürsoy )İlkokuldan biricik arkadaşım Merve Ulusoy bir gün bana Uykusuz dergisini ve derginin de özellikle Uğur Gürsoy’un Fırat bölümü için okumamı tavsiye etmişti. Birkaç sayı okuduktan sonra iyice beni içine çekti ve Fırat karakterini çok ama çok sevdim. Geçmiş sayılardaki bölümlerin toplandığı bir kitap olan Fırat’ı edindim kısa sürede. İyi ki de edinmişim.

Fırat küçük mü küçük bir çocuk ama aslında Fırat biziz diyebilirim. Hani hepimizin küçükken yaşadığı ve büyüklere anlatamadığı o sevimli olayları anlatıyor sadece. Sizlere bir karitatürü betimlemek gerçekten zor ama okudukça, Fırat’ın eski bölümlerini bildikçe yeni bölümlere daha fazla gülüyor olacağını kesin. O kadar içten ki! Ne yalan söyleyelim otobüste hatırlayıp da kıkır kıkır güldüğüm de oldu. Hele ki arkadaş sohbetinde ‘Hıhı evet’ ya da ‘Eneeee’ demenin bile büyük kahkalara yol açtığını, hatta bu kitabı okumuş birinin şu an gülüyor olduğunu söyleyebilirim.

Mizahçılara selam olsun, hayata farklı bir açıdan bakabilen bu güzel insanlar hep varolsun, bizimle olsun.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Uğur Gürsoy || Yayınevi: Mürekkep Basın Yayın || Liste Fiyatı: 9,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6054173006

Yiyemeyeceğin Muzu Soyma

Çarşamba, Eylül 10, 2008

2 Yorum

Son zamanlarda rahatlamak adına mizah kitapları okuyorum.Alem fm’ in 6 yıldır matrax isimli program yapımcısı olan Zeki Kayahan Çoşkun’un bu kitabı raflarda büyük ilgi görünce okuma listemde ön sıralara tırmandı ve Türkleri anlama klavuzu 1 ve 2′nin de referansı olunca kitabı hemen edindim.Kısa ama bir çok mesaj veren,güldüren farklı bir kitap.Dershanede 4 tenefüs arasında bitirdiğim bu kitap günüme renk kattı.Akıcı bir üslupla kendini okutturan 8 kitaba imzasını atmış bir edebiyatçının şiirleri de bulunmakta.

Kitap kısa kısa denemelerden,nüktelerden ve çeşitli teknoloji yorumlarından oluşuyor.Anlatılacak bir çok küçük şey var,bu yüzden anlatılmaz yaşanır bir durum ortada.Yazıyı yazarın bir şiiriyle noktalamaya karar veriyorum.

Düş Oldum

Bir ben yalnızım sağa sola dönüşlerin adının
dans olduğu bu şenlikte.
Müzik kulağımı tırmalıyor,
Işık çok az,
Kadeh yere düştü kırıldı şimdi.
Özlüyorum desem ne değişir?
Dans, müzik, ışık
Hiç…Hiç biri
Olsun
Özlüyorum,
Başım dönüyor,
Biraz da üşüdüm.
Ben, ben senden sonra
Düş oldum…

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Zeki Kayahan Coşkun || Liste Fiyatı: 9,50 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9944714518

Yan Etkiler

Cuma, Ağustos 8, 2008

1 Yorum

Sıla Okur’un çevirisiyle Türkçe’mizi zenginleştiren bu kitabı tanıtmadan hemen önce aklımıza bu Woody Allen da kimdir sorusu geliyor.Woody Allen (doğumu; 1 Aralık 1935), Amerikalı film yönetmeni, senaryo yazarı, aktör, stand-up’çı, oyun yazarı, öykücü ve müzisyendir. Kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı filmleri vardır. New York’da doğmuştur ve hala orada yaşamaktadır. Eserlerinde sık sık New York’u konu edinmiştir.Daha fazla tanıtıma gerek duymuyorum.Sizler nasıl birisi olduğunu anladınız.

Ben bu kitabı almadan önce kişiliği hakkında pek bilgi edinmemiştim.Kitabı seçim aşamasında karşılaştığım ve araştırmam sonucu bir tadına bakmak gerek diye düşündüğüm bir kitap.Kitabı okumadan önce bu kadar ünlü ve çok eseri olan kişiyi nasıl daha önce tanımadım diye iç de geçirdim.Fakat kitabı bitirdiğimde bir şeyleri anladım.Espiri aslında evrensel bir dil değil.Yani Woody Allen daha çok Newyork’da tutulan ve kültürel farklışımlar sonucu espirileri bize kendi ülkesinde olduğu kadar hitap etmeyen bir kişi.Yani kitap boyunca benim hoşuma giden bir çok olay ve konuşmalar geçmesine rağmen bunu genel olarak düşündüğümüzde beni herhangi bir Türk’ün daha çok güldürdüğü kesin.Çünkü aramızda bir kültürel bağ ve anlayış bulunuyor.

Sonuç olarak akıcı bir şekilde okuyabileceğiniz,küçük hikayelerden oluşan bu kitabı hem gülmek hem de kültürel bir açıdan espiride neler değişiyor görmek istiyorsanız okuyabilirsiniz.Belki Woody Allen’ı sevip diğer kitaplarına da el atmanıza neden olacak bir başlangıç olabilir.

Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Woody Allen , Çeviren: Sıla Okur || Liste Fiyatı: 13,50 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13×20 cm || Karton Kapak || ISBN:6055903022

Sayfa 1 - 212
Derkenar
“İnsan öldüğünde uzunca bir süre için ölür.”

Leon Bloy
RSS Kitap'a Destek Olun

Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Eleştirmek üzere;
  • Cumhuriyet & Türk Mucizesi - Turgut Özakman
  • Okuyor;
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Okuyacak;
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Takipte;
  • K (Haftalık)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
İlgi Duyduğum Kitaplar
  • Darağacı / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Efrasiyab'ın Hikayeleri - İhsan Oktay Anar
  • Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar
  • Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Nietzsche Ağladığında - İrvin D. Yalom
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sponsor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Mevcut hali ihtiyaç nedeniyle yapılan değişikliklerle oluşmuştur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.