Arşiv | Kitaplık
Sayın Cenab Şahabeddin’in yıllar önce yazdığı kitap kitapcıda gezinirken bir anda ilgimi çekti ve hemen satın aldım.Bu ani kararımdan da pişman olmadım.Açıkcası 30-40 dk.’lık bir vakitte harmanlanabilecek bir kitap,Cenab Şahabeddin’in bir zamanlar not defterine kaydettiği anlamlı cümleler yumağıdır.Bu kitabı yıllar sonra düzenleyip kısmen sadeleştirerek bizlere ulaştıran Elif Konak’a teşekkürlerimi sunarım.Şimdi bu yazıyı yazarken düşündüğüm şey ben bu kitabı size nasıl özetlerim sorusudur.Biraz bu konuda çaba sarf edeyim: Kitapta hakim olan düşünce sürekli kötüleri ve ahmakları yerme,zekiliğin tek başına yetersizliği ve iyi ahlakı gösterme yollarından oluşuyor.Kitabı okurken zamanında not defterine bu yazıları belki karalama olarak yazan Cenab Şahabeddin’in o an neler düşündüğünü ya da nasıl bir ortam içinde olduğunu hayal edebiliyorsunuz.Bazen ard arda gelen hüzünlü cümlelerle geçmişe dalıp,acaba ne oldu diye düşündüğünüz olacaktır.Daha önceki yazılarımla yaptığım gibi kitaptan beğendiğim cümleleri yayınlayacağım fakat bu seferki biraz uzun olduğundan yazının sonundaki bağlantı adresinden takip edebilirsiniz.Vaktim oldukça bu cümle(cik)leri arttıracağım.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Cenaab Şahabeddin || Liste Fiyatı: 3,50 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944184663Çok yakında devam edeceğim.
(Sayın Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun üst üste kuduğum ikinci kitabı olduğundan ve eğitim hayatımın sınav dönemine denk gelmesinden,ayrıca yaz mevsiminin gelmesiyle çayır çimen yayılmamdan ötürü kitap okuma hızım yavaşlamaya başladı.Yakın zamanda sipariş ettiğim yeni kitapların gelmesiyle birlikte daha da hızlanacağımdan eminim.Bir önceki siparişimden gelmiş olan İskender Pala’nın kitabını da bitirdikten sonra biraz daha eğlenceli bir bloga dönüşeceğimden eminim.)
Rahmetli olduğunu sonradan öğrendiğim değerli yazarın her kitabında ayrı bir Türk yiğidi boy göstermekte.Bu kitapta göze çarpan yiğitlerimiz benim için sırasıyla Ersagun Bey (kendisi Alpaslan’dan yadigardır),Kılıç Aslan (bir önceki kitapta geçen Süleyman Bey’in oğlu,Türkiye’nin Sultanı),Çaka Bey (Bizansta yetişmiş bir bey,Bizans oyunlarını bilen ve denizcilikte bir numara).. Ayrıca Sarı hoca ve Küpeli Hafız gibi bilekten çok düşünce gücüne önem veren değerli kişiler.. Kitabımız haçlı ordusunun oluşturmak için dinsiz,kendini ölümsüz sanan bir grubun uğraşlarının başarıyla sonuçlanmasıyla başlıyor.Ki bu ekip aynı zamanda Melikşah’ımızı öldüren kişilerin arkasındakilerdir.Kitabın büyük bir kısmı zaten haçlı ordusuna karşı yapılan savaşlar ve zaferlerimiz,ayrıca Bizansın oyunları gibi entrikalarla geçiyor.Her zaman olduğu ve olacağı gibi Türk’ü sadece soydaşı kırabiliyor.Kitapta dikkatimi tekrar tekrar çeken bir başka şey ise Bizans’ın nasıl uzun süre dim dik olmasa da (kitapta için boş ağaç kabuğu diye geçer) ayakta kaldığını anlatıyor.Serinin 3. kitabı olan bu kitap benim için heyecanlı bir kitap ve diğer kitaplarla birleşince bir birikimdi.Ayrıca yeni bir teknik geliştirdim.Okuduğum kitaptaki yer isimlerinin günümüz diliyle karşılaştırıp,tarih haritalarından kitabı takip etmek gerek hayal gücü gerekse anlam katma açısından etkileyici oluyor.Benim için klasikleşmiş kitaptan beğendiğim küçük bir bölümle yazımı sonlandırayım.
” Ergenekon çok eski bir Malazgirt’tir.Ordan,o Ergenekon’dan nasıl çıktıysak Malazgirt ovasına öyle geldik,Malazgirt ovasından da öyle çıktık.Bunu böyle belleyin.Sabahtan beri,daha gün ışırken,Malazgirt günüdür bugün deyip nasıl ciride,çevgana başladıysanız gün batmasına yakın da Ergenekon’dan çıkışı anmalısınız.Ergenekon’dan çıkılan o gün o saat,kor ateşte demir döğülerek kutlandı.Her yıl o gün o saat geldi mi,Oğuz soyundan gelme boylar nerde olursa olsun kor ateşte demir döğdüler,niye?Biz varız işte,biz yeryüzündeyiz,yok olmadık;gücümüz kökenimizdir,ateşle demirdir bilne,unutulmaya diye!”
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Mustafa Necati Sepetçioğlu || Liste Fiyatı: 15,12 YTL. || Yayın Yılı: 1999 || 3. Hm. Kağıt || 12,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:975371002X
Sayın Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun bundan 8 yıl önce yayınladığı kitaba eskimiş ama içersinde altın bilgiler olan bir kitap olarak bakmak gerekir.Bakınız bu konuda ne yazmışlar: “Sanat adamları ancak yeryüzünü güzelleştirebilmek uğrunda, çirkinde bile mecut olan bütün güzellikleri insanların gönül gözünde yerleştirmek için çaba sarfetmek mecburiyetindedirler. Yeryüzünün güzelleşmesi dünkü, bugünkü, yarınki çabaların senteziyle olur.” Geçmişimizi bu seri ile yaşıyorcasına pekiştirebiliriz.
Dünkü Türkiye Dizisi İstanbul’un fethine kadar geçen zaman içersinde olmuş olayları yazarın bize yaşıyorcasına yansıttığı 12 kitaptır.Seri Kilit,Anahtar .. diye devam etmekte.Zamanla bu serinin tamamını okumaya çalışacağım tabii.Şimdilik okuduğum kadarını sizlere anlatmaya çalışayım.Serinin ilk kitabı Kilit Selçuklu zamanında Alpaslan dönemini anlatmakta.Asıl konumuz Anahtar olduğundan Kilit’i atlamam gerekiyor fakat belirtmeliyim ki Kilit’i okumadan Anahtar’ı okursanız gerçekten şahışlar ve bir çok olayı anlamakta zorlanabilirsiniz.İşte ben de daha önce serinin ilk kitabı olan Kilit’i okudum.Çocukluk döneminden sultanlığa bir ömür boyu Alpaslan’dan bahsediyor.Anahtar ise Alpaslan’ın vefatından başlayan bir kitap.Açıkcası tek kelimeyle şudur denilemez.Zamanın güç dengelerini,bir çok taktiği,sevgiyi ve hüznü,zafer ve bozgunu içinizde hissediyorsunuz.Alpaslan’dan sonra yerine geçen oğlu Sultan Melikşah’ın etrafında dönen entrikalar,beylerin tahta göz dikmeleri,Bizans’ın bölünüşü,ülkenin bütünlüğünü sağlamak için yapılan fedakarlıklar,kardeşinin ölümüne göz yummadan tutun da kendi canını feda etmek ve daha niceleri..
Okurken biz Türklerin atası Selçukluların başından geçen onca olay ve nasıl vefa duygusuna sahip olduklarını anlıyorsunuz.Kısacası okuyun tarihimizi öğrenin.Saygılar,Sevgiler.. ((:
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Mustafa Necati Sepetçioğlu || Liste Fiyatı: 15,12 YTL. || Yayın Yılı: 1998 || 3. Hm. Kağıt || 12,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9753710011
Bütün iyi dilekler ve selamlardan sonra… Bu günlerde soğuk algınlığı hastalığımla boğuşurken kitap okuma performansımın düştüğünü farkettim.Kitabımız Sayın Prof. Dr. İskender Pala’nın 37. eseri ve öykü adına yayınladığı ilk kitabı.Ve İskender Pala nın nefis anlatımı… Aşkın kutsallığını, ayrılığın ve kavuşmanın anlamını, insanın aşka düşünce çektiği acıları, aşka düşen şairlerin dilinden dizelerle süsleyen İskender Pala, aşkı sadece kavuşmak olarak anlayanlara, aşkın tükenmeyen bir duygu olduğunu, beklemenin, özlemenin de aşka dair olduğunu seçkin bir üslupla anlatıyor.Her yüzyıldan bir aşk öyküsü var kitapta. Tek başına okunduğunda her biri bir hüzün yumağı, ama ard arda okunduğunda yüzyıllar akarken değişen anlayışları ve hissedişleri sunan bir aşk tespiti… Bu kitabı okumadan aşk şudur demek daima yanlış yargı olacaktır.
Kitaptan beğendiğim bölümlerden en kısa olanı yayınlamak istiyorum.İşte: “Bir zamanlar adamın biri derdinden ağlayıp sızlanmıyormuş.Ünlü şeyhlerden Şiblî onun halini görmüş,ağlamasının sebebini sormuş.İşte cevap:
-Güzelliği canıma can katan,ömrümü artıran bir sevgilim vardı.Geçenlerde öldü,şimdi ayrılığı beni de öldürüyor.
-Mademki sevgilinin hasretiyle yanıp tutuşuyorsun,demiş Şıblî,o halde yeni bir sevgili bul kendine.Ama dikkat et,bu sefer âşık olduğun sevgili ölenlerden olmasın.”
Türkmen kocası Yunus’un “Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez” dediği odur işte.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: İskender Pala || Liste Fiyatı: 10,00 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944486552
“İlerisi İçin” adlı kitabımızın yazarı Sayın Profesör Doktor Oktay Sinanoğlu;dünyanın en genç profesörü olmuş kişisi ve 2 kez çeşitli ülkelerde Nobel’e aday gösterildi.Aldığı ödüller,yayınladığı uluslararası yazıların haddi hesabı yok.Hatta kitabın sonunda uluslararası yayınladığı yazılarının başlıklarının listelendiği yaklaşık 32 sayfa bir index bulunuyor.Türk Aynştaynı Oktay Sinanoğlu’nu “Bye Bye Türkçe,Hedef Türkiye,Büyük Uyanış,Ne Yapmalı,Türkçe Giderse Türkiye Gider(dvd)..” gibi kitaplardan tanıyor olabilirsiniz.Diğer kitaplarını okumadığım için eksik kalan yerleri okudukça tamamlayacağım.((: Bilim+Gönül parolasıyla yıllarca canımız ülkemizin temel sorunları hakkında yazılar yazarak bizleri aydınlatan Sinanoğlu,Türkçe’nin de korunması konusunda çok büyük çabalar gösterdi ve göstermekte.Bildiğim kadarıyla halen çalışmalarına devam ediyor ve bir çok yerde gerek konforanslarla gerek söyleşileriyle iş başında.
“İlerisi İçin” adlı kitabında Türkiye’nin gelecek zamanlarda yürütmesi gereken politikalar hakkında matematiksel bir bakış açısıyla önceden görerek tahminlerde bulunan Sinanoğlu,bozdurtulmaya çalışılan güzel Türkçe’mizi korumamız için çare ve ilkelerden bahsediyor.Kitap bir çok evrenketlerde yaptığı konuşmaların yazıya dökülmüş hali ve söyleşilerinden,bilimsel yazılarından parçalardan oluşmakta.Ayrıca ilerisi için siyaset başlığı altında Avrupa Birliği(AB) ve Amerika Birleşik Devletleri(ABD) arasında kalışımızdan ve yaptığımız hatalar ve bu hataların telafilerinden açık örneklerle bahsediyor.Gerektiği yerde çok sert eleştirilere başvurarak ve bir çok yerde aynı konuyu ele alarak okuyucu üzerindeki yazının etkisini ve dolayısıyla kalıcılıkla birlikte fikirlerin sağlamlaşmasını amaçlamış.Kitabın büyük bir bölümünü de dış ülkelerde yaşayan Türkler’e ayırmış.Türk soydaşlarımızla ilişkilerin artırılması gerektiğini vurgulayarak Avrupa Birliğinin çifte sıtandartlarından ve yaptıkları haksızlıktan örneklerle devam ediyor.
Kısaca bir özet geçmemiz gerekirse ki bu özet kitabın içerisindeki cevherleri size aktarmaya yetmeyecektir,Avrupa’nın ve Amerika’nın bizde oluşturduğu yumuşak güçle sömürgeleştirme planları son haddine gelmiş durumda.Ülkemizi içten,kültürümüzü çökerterek ele geçirmeyi amaçlayanlara karşı dur demenin tam vaktidir.Bunun için oluşturulan parola Bilim+Gönül’dür.Tüm bilimsel araştırmalarda Türkiye’yi yücelterek matematikle zenginleştirmeliyiz,bu parolamızın bilim kısmıdır.Bozdurtulmaya çalışılan,yerine Tarzanca eğitim koyulmaya çalışılan Türkçe’miz ve Asyadan gelen tasavvuf kültürümüz de bizim gönülümüzü oluşturacaktır.İşte biz bu parolanın gereklerini yerine getirdiğimizde ülkemizin diğer sorunları zamanla düzelecek,pırıl pırıl nesiller ile İlerisi İçin sağlam adımlar atmış olacağız.Her şey elimizde.Herkesin Türkiye’nin işi bitti, defteri dürüldü dediği zaman bile vazgeçmeden yola devam etmek bizim görevimizdir.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Oktay Sinanoğlu || Liste Fiyatı: 16,00 YTL. || Yayın Yılı: 2007 || İthal Kağıt || 13,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:9944090612
Kitabımızın yazarı Prof. Dr. İskender Pala ve içerik kitabın başlığından kendini ele veriyor.Kitabın içersinde 180 adet her birinde ayrı bir mana yüklü olan kimi tarihi,kimi ahlaki dersler verirken bir yandan da Divan edebiyat dalında profesörü olan İskender Pala bizleri mükemmel gazeller ve nüktelerle aydınlatmanında ötesinde hayata bakışımızı değiştiriyor.
Elinize bir Türk kahvesi alıp bir hikaye okuyayım diye açıyorsunuz kitabı.. bir bakıyorsunuz ki kitabı yarılamışsınız.Bu yazıyı okuyan kişilerden bazıları acaba ne anlatıyor da bu kadar övgü ile bahsettim diye merak etmiştir.Bunun için kısa bir yazıyı burada yayınlamak istiyorum.
Cihân ârâ cihân içindedir ârâyı bilmezler
O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler
Hayalî (ö. 1557)
serbest tercümesi:
Cihanı süsleyen (Allah),cihan içindeki her zaman ve mekânda mevcuttur; ama insanlar O’nu aramayı bilmezler.(İnsanların bu hâli) tıpkı denizde yaşayıp da denizin ne olduğunu bilmeyen balıklar gibidir.
Üstte verdiğim örnek gibi bir veyahut iki hikaye arasında açıklamasıyla yüzlercesi mevcuttur.Ayrıca 300 yazı da üstteki divan şiirine taş çıkartacak derecede olduğuna kefil olurum.İskender Palanın tüm kitaplarının listesini ulaşmak isterseniz İskenderPala.Net web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Değerli bir yazarımızın değerli bir kitabı hakkında yazdığım yazıyı burada sonlandırmak istiyorum ki tad bıraktıysa damağınızda kalsın ve okumak için bir şevk vermiş olarak ben de gururlanabileyim.
” Gönül ne kahve ister, ne kahvehane
Gönül sohbet ister kahve bahane… ”
der ve eklerim; gönül kelimesi, kalp’ten farklıdır. mana hayatımızın kalbini temsil eder. Dünya dilleri içinde yalnızca iki dilde “gönül” anlamını karşılayan kelime vardır.Bunlar Türkçe ve Arapça’dır.Batı dilleri bu kavramı tarif edemez. ((: Gönül vereniniz bol olsun! İyi günler dilerim.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: İskender Pala || Liste Fiyatı: 13,00 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9758950363
Sayfa 22 - 22« Önceki«...1819202122
Cuma, Mayıs 9, 2008
1 Yorum