“Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!” Shakespeare’in Hamlet’in ağzından söylediği bu sözdeki büyüklüğü hemen herkes bilir ve bu sözün öncesini, sonrasını, bu söz kadar değerli sözler bütününü okumak benim için gerçek bir zevkti.
Dönemin aynası niteliğindeki bu eserde bir çok duyguyu en edebi anlatımla tatmak, tiyatro ile yüzyıllarca önce nasıl bir imgelem yapıldığını görmek mümkün. Kötülükten kurtulmak, yeniden sağlıklı olmak için, doğa en soylu ve en yüce ögeleri feda etmelidir: Trajedi de budur.
Oyunun dramatik yapısı ve karakterlerinin derinliği Hamlet’in birçok açıdan tahlil edilmesine, yorumlanmasına ve üzerinde tartışılmasına neden olmuştur. Örneğin, yorumcular Hamlet’in amcasını öldürme konusundaki kararsızlığı karşısında yüzyıllarca şaşkın kalmışlardır. Bazıları bunu yalnızca olay dizisini sürdürebilmek için olduğunu düşünürken, diğerleri bunun soğukkanlılıkla işlenecek cinayetin, intikam hesaplarının ve set çekilen arzunun getirdiği karmaşık felsefi ve etik sorunların yarattığı baskı nedeniyle olduğunu söylemektedir.
Eğer bir karakter hakkında yalnız dostlarının söylediğini dikkate alırsanız, yanılabilirsiniz; düşmanlarının söylediği belki sizi daha da yanıltabilir, hatta karakterin kendisi de, kendini olduğu gibi gösteremez. Şüphesiz yapılması gereken, bunların hepsini göz önünde tutarak bir fikir sahibi olmaya çalışmaktır. Ve perde… (daha fazla…)
Moliere’in en ünlü oyunlarından biri olan ‘Hastalık Hastası’nın metnini okudum. İleride bir gün tiyatrosu denk gelirse de kesinlikle izlemek isteyeceğim bir oyun. İçerik olarak beklediğimden daha az ve konu dışı ögelerle süslü olsa da laf arası topluma verdiği mesajlarla yaptığı eleştiri ciddi anlamda gediğine oturur cinsten.
Yaşlı ve zengin Argan, huysuz, karısına düşkün ve çıkarcı biridir, hastalık hastalığı nedeniyle ilaç kullanan asosyal biridir. Olaylar Argan ile, paraya zaafı olan ikiyüzlü karısı Beline, müzik eğitimi alan, babasına düşkün, kültürlü kız Angelique, Argan’a hatalarını göstermeye çalışan akıllı, kararlı ve iyi niyetli kardeşi Beralde, Angelique için herşeyi göze alabilecek kültürlü ve eğitimli zengin aşık Cleante ve genç, dürüst hizmetçi Toinette arasındaki ilişkiler konu ediliyor.
Hastalık Hastası (orijinal Fransizca adi Le médecin malgré lui, ünlü Fransiz oyun yazarı Molière tarafından yazılmış, seyirlik bir oyundur.
Molière’in 1673 yılında kaleme aldığı ve ilk kez aynı yıl sahnelenen oyun, üç bölümden oluşan bir gülmece biçiminde yazılmıştır. Yaklaşık iki saat süren Hastalık Hastası, toplumun ahlaki yapısına eleştirel bir bakışla yaklaşan bir güldürüdür. Oyun, çok uzun zamandır birçok topluluk tarafından sergilenmektedir.
Oyunun 17 Şubat 1673′teki dördüncü sahneleşinde, başrolü oynayan Molière sahnede fenalaşıp düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti.
Bu oyun başka janrlara da uyarlanmıştır. Bunlardan Charles Gounod tarafından bestelenen Hastalık hastası (Le médecin malgré lui) operası ünlüdür.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Moliere || ANTİK YAYINLARI || Liste Fiyatı: 3,50 TL. || Yayın Yılı: 2006 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9756870532
Hayatı genel anlamda monoton yaşıyoruz.Belirli kalıplardan çıkmamamız devlet tarafından garanti altına alınmış.Okul gibi iş gibi kurumlar bunlar.Hayatımızın büyük bölümünü kaplayan bu işler bizi sıkıntıya sokar.En azından beni sokmakta.Fakat olmaması da sıkıntıya sokuyor.Çünkü belirli bir zaman sonra alışkanlık olarak bu işleri yapıyoruz.Bu hafta böyle bir durum yaşadım.Sıkıntıyı yenmek için de sıradışı bir gün geçirdim.Tatil olan günümde herhangi bir sosyal aktivite yapacak ortam yoktu.Otobüse bindim ve çarşıdan kısa bir batı klasiği olan “Macbeth” i satın aldım.Sonra da ilk gelen otobüse bindim.Tanımadığım sokaklarda çevreyi gözlemlerken kitaptan yudumlar alıyordum.Kitabı bitirdim,yolcularla sohbet ettim,söförün dertlerini dinledim ve evime geri döndüm.
Biraz da kitaptan bahsedeyim.William Shakespeare’in yazdığı trajedi bir tiyatro oyunu olan kitap yiğitlerin gözdesi Machbeth’e cadılardan gelen müjdeli bir haberle başlar.Zamanla bunu gerçekleştirmek için kötülüğe başvuran Machbeth ve karısı tarihin bir cilvesiyle hem iç hesaplaşmalarla tahtının tadını alamamasına hem de tahtından olmasına sebep olur.Kitabın ayrıntılarını pek kurcalamasam da genel anlamda sade bir dil ve konuşan kişiye göre edep unsurları mevcuttu.Dikkat ettiğim bir özelliği ise sonunu belli eden bir anlatımla söyleyiş güzelliğini ön plana çıkarmış olmasıydı.Eminim tiyatroda izlemek daha fazla zevk verektir.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: William Shakespeare , Çeviren: Merve Nur Erdoğan || Liste Fiyatı: 4,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 13,5×19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944184090
(daha fazla…)
Sıla Okur’un çevirisiyle Türkçe’mizi zenginleştiren bu kitabı tanıtmadan hemen önce aklımıza bu Woody Allen da kimdir sorusu geliyor.Woody Allen (doğumu; 1 Aralık 1935), Amerikalı film yönetmeni, senaryo yazarı, aktör, stand-up’çı, oyun yazarı, öykücü ve müzisyendir. Kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı filmleri vardır. New York’da doğmuştur ve hala orada yaşamaktadır. Eserlerinde sık sık New York’u konu edinmiştir.Daha fazla tanıtıma gerek duymuyorum.Sizler nasıl birisi olduğunu anladınız.
Ben bu kitabı almadan önce kişiliği hakkında pek bilgi edinmemiştim.Kitabı seçim aşamasında karşılaştığım ve araştırmam sonucu bir tadına bakmak gerek diye düşündüğüm bir kitap.Kitabı okumadan önce bu kadar ünlü ve çok eseri olan kişiyi nasıl daha önce tanımadım diye iç de geçirdim.Fakat kitabı bitirdiğimde bir şeyleri anladım.Espiri aslında evrensel bir dil değil.Yani Woody Allen daha çok Newyork’da tutulan ve kültürel farklışımlar sonucu espirileri bize kendi ülkesinde olduğu kadar hitap etmeyen bir kişi.Yani kitap boyunca benim hoşuma giden bir çok olay ve konuşmalar geçmesine rağmen bunu genel olarak düşündüğümüzde beni herhangi bir Türk’ün daha çok güldürdüğü kesin.Çünkü aramızda bir kültürel bağ ve anlayış bulunuyor.
Sonuç olarak akıcı bir şekilde okuyabileceğiniz,küçük hikayelerden oluşan bu kitabı hem gülmek hem de kültürel bir açıdan espiride neler değişiyor görmek istiyorsanız okuyabilirsiniz.Belki Woody Allen’ı sevip diğer kitaplarına da el atmanıza neden olacak bir başlangıç olabilir.
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Woody Allen , Çeviren: Sıla Okur || Liste Fiyatı: 13,50 YTL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt || 13×20 cm || Karton Kapak || ISBN:6055903022
Dedim ya hani bu aralar senenin sıkıntılı,cıvıl cıvıl bahar aylarında biraz eğlenelim diye,işte bu amaca dair okuduğum Carpe Diem’in bastığı gerçekten süper bir kitap daha.Zaten Godfather(Tanrı baba anlamına gelse de kast edilen kötü babadır.)’ın kucağına oturmuş sezercik “Size baba diyebilir miyim?” derken bir hayal etmek bile kitabı almak için bir nedendi.Uzun zamandır aldığım tüm kitaplarda umduğumu tam olarak bulamıyordum,pek yansıtmasam da,fakat bu kitapta ne düşündüysem onlar vardı.
Kitabımız sinemanın tarihçesi,Türk ve Dünya sinemasının ilkleri ve unutulmaz repliklerinden kısa ama etkileyici kesitlerle şahane bir tat içeriyor.Kitabın kimi yerlerinde farklı bir baharat tadı katan afişler gerçekten insanı hayallere sürüklüyor.Bunlardan Amelia’nın afişindeki bayan beni kendisine bağlarken,Akıl Oyunları afişinin etkisi atlatmaya çalışırken,Esaretin Bedeli afişinde gerçekten de doruk noktasıydı.Kitapta geçen film sözlerinden bir kısmını hatırladığımdan kitabı okumaktan çok görüyorsunuz,hissediyorsunuz.Eğer biraz da hayal gücünüz varsa okurken o sahneyi hayal ederseniz keyfe doyum olmaz. Gece geç saatlerde okurken uykuya daldığımda bir film bile ürettim ya da uydurdum diyelim.Bu kitabı okuduktan sonra ya da önce bir kaç filmi izlemek isteyeceğinize eminim.Bunları kendimce listelemek istiyorum:Schindler’in Listesi, Akıl Oyunları,Cennet Sineması,İmparatorlar Kulübü,Kanbahar ..vs.
Açıkcası kitap bana o kadar çok şey kazandırdı diyebilirim ki gerçekten etkilenmemek,düşünmemek elde değil.Belki okuyanlar bunları kıskançlık ederek kimseye böyle bir kitabın varlığından bahsetmiyebilirler.Şimdi patlamış mısır tadında keyifli bir sinema kitabımızdan benim için klişeleşmiş olan kitaptan kısa mı kısa kesitler bölümümüze geliyoruz.
-Bazı şeyler söylenmeden güzeldir.
(Esaretin Bedeli)
-Kadınlara hep gülümsemelisin;güzellerse sen zevk alırsın,çirkinlerse onlar zevk alır.
(Kime Niyet)
-Tarih sizi nasıl hatırlayacak?
(İmparatorlar Kulübü)
-Cesur olmak gidip bela aramak değildir.
(Aslan Kral)
-Hayat bir şekilde devam edecek.
(Çöküş)
-Size az şey sunabilirim ama bu her şeyimdir.
(10 emir)
-Kimse vazgeçilmez değildir.
(Koro)
-Bazen tuzaklara bile bile basarız.
(Sapık)
-Ateşle oynarsan elin yanar.
(Ucuz Roman)
-Tabi ki yoksulluk utanılacak bir şey değil ama gurur duyulacak bir şey de değil.
(Damdaki Kemancı)
Bunlara daha onlarca hatta yüzlerce eklemek mümkün.Kitabın sonunda Türk ve Hollywood filmlerinden tanıdık replikler kısmına geldiğinizde gerçekten hoşunuza gidecektir.”Baksana adamım,şu gelenler federaller mi?”
Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:
Yazar: Onur Şener || Liste Fiyatı: 6,50 YTL. || Yayın Yılı: 2006 || İthal Kağıt || 11,5×21 cm || Karton Kapak || ISBN:975610712x
Cumartesi, Şubat 27, 2010
Yorum Yok