

<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>RSS Kitap &#187; Konuk Yazar</title>
	<atom:link href="http://www.rsskitap.com/bolum/konuk-yazar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rsskitap.com</link>
	<description>Gayri Muntazam İnternet Kitaplığı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 22:12:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Dirik ve Lirik ve Dinginlik: Haiku</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/28-07-2011/dirik-ve-lirik-ve-dinginlik-haiku/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/28-07-2011/dirik-ve-lirik-ve-dinginlik-haiku/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2011 20:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AiKutto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Haiku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2397</guid>
		<description><![CDATA[Konuk Yazar &#8211; Ai Kutto Hakkında 01 doğumlu, 03 mezunu, 33 oturuşlu, 34 delisi, 26 Donas hastası (bilen bilir), 06 gezgini. Japon sevdalısı. Kalbi ve mantığı ne derse o. İletişim: uhkut9@gmail.com Dirik ve Lirik ve Dinginlik: Haiku &#8220;Gemliğe doğru / denizi göreceksin; / sakın şaşırma&#8221; Orhan Veli Size sadece 3 mısra, her bir mısrada sırasıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> &#8211; Ai Kutto Hakkında</h3>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ai-Kutto.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2413" title="Ai Kutto" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ai-Kutto-93x135.jpg" alt="" width="58" height="85" /></a></p>
<p>01 doğumlu, 03 mezunu, 33 oturuşlu, 34 delisi, 26 Donas hastası (bilen bilir), 06 gezgini. Japon sevdalısı. Kalbi ve mantığı ne derse o. İletişim: uhkut9@gmail.com</p>
<p><strong>Dirik ve Lirik ve Dinginlik: Haiku</strong><br />
<div id="attachment_2398" class="wp-caption alignright" style="width: 153px"><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haiku-Kanji.jpg"><img class="size-full wp-image-2398" title="Haiku - Kanji" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haiku-Kanji.jpg" alt="" width="143" height="320" /></a><p class="wp-caption-text">Haiku</p></div></p>
<p>&#8220;Gemliğe doğru / denizi göreceksin; / sakın şaşırma&#8221; Orhan Veli</p>
<p>Size sadece 3 mısra, her bir mısrada sırasıyla 5, 7 ve 5 hece -toplamda 17 hece- kullanma hakkı verseler ve bunlarla başlı başına bir dünya yaratmanızı isteseler, tepkiniz ne olurdu? “Üç mısrayla ben ne yazabilirim” diye baştan pes etmezdiniz değil mi, yoksa eder miydiniz? = ) Zira tek bir gökyüzünden milyonlarca yıldız üstümüze yağmaktayken üç mısrayla binlerce duygu harmonisi yaratmanın sizi zorlayacağını sanmıyorum hehe. Çekinmeyin canım, bunun adına Haiku der, Japonlar. Aslında Haiku, üç dizeden oluşan kısa bir şiir türü olmasına rağmen edebiyatta en yalın duygularınızı yansıtılabileceğiniz bir tür. Ya da okuduklarım bana bunları hissettiriyor. Eminim ki siz de bu yazı sonunda Haiku’nun çekiciliğine kapılıp yüzlerce Haiku yazma isteği duyacaksınız.</p>
<p>Haiku hakkında birkaç teknik açıklama verelim: Haiku oldukça kısa ve haikuda kullanılan malzemeler az.<br />
<span id="more-2397"></span></p>
<div id="attachment_2401" class="wp-caption alignleft" style="width: 73px"><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Tanzaku-altına.jpg"><img class="size-medium wp-image-2401" title="Tanzaku" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Tanzaku-altına-120x270.jpg" alt="Tanzaku" width="63" height="142" /></a><p class="wp-caption-text">Tanzaku</p></div>
<p><em>Tanzaku</em>: üzerine Haiku yazabilecek kadar alanı bulunan ince uzun kâğıtlardır. Çoğu zaman duvarlara asılır. Hatta ağaçların üzerine asılarak, ağaç süslemesi olarak da kullanılabilir.</p>
<p><em>Mürekkep ve yazı fırçası</em>: geleneksel Haiku yazımının olmazsa olmazı. Genellikle mürekkep siyah renk tercih edilir; fırçada ise fırça ucu Japon karakterlerin kendine has dokusunu yansıtacak şekilde düzenlenir, genellikle topluca ve sivri.</p>
<div id="attachment_2403" class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img class="size-full wp-image-2403" title="Mürekkep ve Fırça altına" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Mürekkep-ve-Fırça-altına.jpg" alt="" width="450" height="359" /><p class="wp-caption-text">Mürekkep ve yazı fırçası</p></div>
<p><em>Taijin</em>: Haiku yazana denir.</p>
<p><em>Haiga</em> (俳画 ): üstünde basit de olsa çizim barındıran haiku kağıdı.</p>
<p><em>Kigo</em>: mevsim sözü. Mevsimler doğrudan söylenebileceği gibi mevsimleri hissettiren kelimeler olarak da kullanılabilir. Haikuda doğa somut şekliyle yer alır. Kigo örnekleri: “yaz, esinti, kar, fırtına gibi.”</p>
<div id="attachment_2405" class="wp-caption alignleft" style="width: 100px"><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haibunun-açıklamasının-altına.jpg"><img class="size-medium wp-image-2405" title="Haibun" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haibunun-açıklamasının-altına-186x230.jpg" alt="" width="90" height="112" /></a><p class="wp-caption-text">Haibun</p></div>
<p><em>Haibun</em>: nesir (yüzyazı) şeklinde yazılan haikulardır. Genellikle taijinlerin seyahat sırasında doğayı tasvir ederken sıkça kullanmışlardır.</p>
<p><em>Kuhi </em>(句碑): üzerine haiku yazılmış doğal kayalardır.</p>
<div id="attachment_2409" class="wp-caption alignright" style="width: 196px"><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Kuhi-açıklaması-altına.jpg"><img class="size-medium wp-image-2409" title="Kuhi" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Kuhi-açıklaması-altına-186x249.jpg" alt="" width="186" height="249" /></a><p class="wp-caption-text">Kuhi</p></div>
<p><em>Haiku yazımı</em>: Aslında Japonlar şuradaki örneklerde olduğu gibi Haiku yazarken 3 satır yerine yan yana ya da dik yazmayı tercih ederler.</p>
<p>Yan yazımı:</p>
<blockquote><p>ふじのかぜやおゝぎにのせてえどみやげ<br />
fuji no kaze ya ōgi ni nosete Edo miyage<br />
Fuji’nin yeli / Yelpazemden çıkar / Edo’dan hediye</p></blockquote>
<p>Klasik hale gelen ise üç mısra, on yedi hece ve beş – yedi – beş (go-shichi-go) ritmidir. (Klasik hale gelen Haiku tarzını Japonlar kullanmaz anlamına gelmesin. Haiku geçtiği aşamalar sonucu 5-7-5 ritmini korumuş ve klasik hale gelmiştir.)</p>
<blockquote><p>Na sıl ya zı lır -<br />
Top lam on ye di he ce<br />
Üç sa tır a yaz</p></blockquote>
<p>Günümüzde heceleme sistemine uygun olmayan diller nedeniyle 5-7-5 sistemine sadık kalmak zordur. Zira İngilizce gibi bölümlemenin zor olduğu bir dilde bu sisteme bağlı kalmak, anlamdaki dinginliğe ve yalınlığa ulaşmada birtakım zorluklar oluşturmaktadır. Neyse ki biz şanslıyız, dilimiz Haiku yazmak için biçilmiş kaftan. Fakat Haiku çevirirken Japonca kelimelerin, başka dildeki yazılışları uzun olabileceğinden bu durum görmezden gelinebilir. Bir örnekle bu durumu daha anlaşılır kılmak gerekirse:</p>
<p><strong>Normal yazılış</strong></p>
<blockquote><p>春待つや<br />
心が一つ<br />
歳を取る</p></blockquote>
<p><strong>Romaji</strong></p>
<blockquote><p>haru matsu ya<br />
kokoro ga itotsu<br />
toshi o toru</p></blockquote>
<p><strong>Türkçe çevirisi</strong></p>
<blockquote><p>Baharı beklerken,<br />
Kalbim yaşlanır,<br />
Bir yıl daha.</p></blockquote>
<p>Aradaki fark açık.<br />
Peki ne yazılır? Haikular genellikle dinginlik üzerine inşa edilir. Bu dinginlik etrafında saf duygular sarılıdır. Duygular yansıtılırken doğadan sık sık yararlanılır. Bu bağlamda haikuların içeriğinde yoğun olarak mevsimlerle ilgili sözler kullanılır(kigo= mevsim sözü). Öyle ki:</p>
<blockquote><p>“Yolu kesiyor sis<br />
Kuru yaz çiçekleri(kigo burada yaz çiçekleri ve sis)<br />
Düşüyor göle.”</p></blockquote>
<p>Bu basitlikten koskoca duygu selinin ruhumuza akışı, dinginlik doğuşu ne şaşırtıcı, değil mi?</p>
<p>Bundan başka, aşk, ilişkiler, duygular, yergi, umut, umutsuzluk, sakinliğin verdiği huzur haikunun konusunu oluşturur. Tabi konuyu sadece bunlarla sınırlandırmak gerekmez. Sırada çok çarpıcı bir örnek:</p>
<blockquote><p>&#8220;haikuracak nef<br />
esim kalmasa bile<br />
ellerim uzan&#8221;</p></blockquote>
<p>Çarpıcı demiştim, değil mi = )</p>
<p>Şimdi, yüzyıllar boyu bir ada devleti olmanın verdiği izole hayatın sizde oluşturabileceği yalınlık duygusunu düşünmenizi isteyeceğim. Bunu Vikipedi’den alıntıladığım şu cümlelerle destekleyeceğim: “16. yüzyılda Edo Devri&#8217;nin başlamasıyla, bugün klasik Haiku olarak nitelediğimiz tür ortaya çıktı. Edo Devri&#8217;nin bazı özellikleri bunun şartlarını hazırladı. Toplumda feodal bir sınıf ve statü sistemi hakimdi. Buna ilaveten Japonya neredeyse tamamen dışa kapanmıştı. Böylelikle kendi içinde kapalı, görünürde değişmez bir dünya oluşmuştu. Bu tam tanımlı değerler ve semboller sistemi sayesinde şairler ve alımlayıcılar yüzyıllar boyu müşterek, sınırları net çizilmiş bir anlayış zeminine sahip oldu. Değişiklikler sadece detaylarda vuku buluyordu. ” Bu yalıtılmışlık Japonlarda beraberinde yalınlığı da getirmiş ve sözlü düşünlerine yansımış olmalı. İşte bu yansımanın en güzel örneklerini Haiku okurken fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. Yalınlığın verdiği saflık, dinginliğin verdiği samimi duygular yoğunlaşıp üç küçük mısrada binlerce çiçek açtırabiliyor. Bir örnek:</p>
<blockquote><p>Bu solan ışık<br />
ateşböceği belki,<br />
belki bir hanlık?</p></blockquote>
<p><strong>Jorge Luis Borges – Cocteaunun</strong><br />
Günümüze yaklaştıkça yaşanan büyük ölçekli gelişmeler (Dünya Savaşları gibi) hayatın her parçasına sirayet ettiği gibi Haiku yazımında konuları da etkilemiştir. Bunun dışında, zamanla yerleşik bir Haiku sistemine geçiş ve hızla artan iletişim ağı, haikunun dünya edebiyatlarına tam anlamıyla “bulaşmasında” da önemli bir yeri olmuştur. Günümüzde haiku’ya olan ilgi internet ortamı ve basılı yayın sayesinde artmaktadır. Şu an okuduğunu bu yazı bile .haikunun .net ortamındaki yayılışına örnek sayılabilir.</p>
<p>Bu noktada “Haiku’nun Üstadı” olarak yüceltilen Matsudo Bashou’ya ait (1644-1694) birkaç haiku ile sizi yalnız bırakacağım. Fakat bundan önce şunları yapmanız, haikunun derinliğine varmanıza yardımcı olacağı kanaatindeyim. Şimdi; derin bir nefes alın, nefesinizi sakinleştirin; aklınızı günlük çelişkilerden olabildiğince sıyırın ve sakince ve dinlinliğin verdiği huzurla dolduğunuzu düşünerek okumaya başlayın:</p>
<blockquote><p>Şizukasa ya<br />
iwani şimi iru<br />
semi no koe</p>
<p>Meigetsu ya<br />
Ittemo ittemo<br />
Yosono sora</p>
<p>Haru no no ni<br />
Sumire tsumi ni to<br />
Koşi ware zo</p>
<p>No o natsukaşimi<br />
Hiyoto ne ni keru</p></blockquote>
<p>Türkçe:</p>
<blockquote><p>Sessizlik<br />
Kayaların arasına yayılıyor<br />
Ağustos böceğinin sesi</p>
<p>Dolunay<br />
Ne kadar gitsemde<br />
Ötede kaldı gök</p>
<p>Bahar günü, kuş gibi<br />
Menekşe dermeye geldim<br />
Ama kalkamadım ki,</p>
<p>Uyudum kaldım kırlarda<br />
Bütün gece boyunca</p></blockquote>
<p>Birkaç örnek daha, aynı dinginlikle devam ediyoruz:</p>
<blockquote><p>Vazonun içindeki<br />
Kır çiçeklerine<br />
Gelmedi bahar</p>
<p>Alacakaranlık -<br />
Geceyi çağıran<br />
Kargalar</p>
<p>Poyraz<br />
dokunup omuzlarına<br />
uyandırıyor düşlerini</p>
<p><em>Dowd Edward Rebinson</em></p></blockquote>
<blockquote><p>Yıldızlar kayıyor<br />
ve bir çocuk<br />
gökyüzünü boyuyor gözleriyle</p>
<p><em>Smiljka Gagic</em></p></blockquote>
<blockquote><p>Bu eldi işte,<br />
saçlarını okşayan<br />
senin geçmişte.</p>
<p><em>Jorge Luis Borges</em></p></blockquote>
<p>Aslında Haiku yukarıda örneklerini gördüğünüz gibi sadece duygulara, mevsimlere yoğunlaşmaz; çeşitli türleri bulunmakta. 2 örnek:</p>
<p><em>Renga</em>: &#8220;Zincirleme” yani birden fazla taijin’in sırayla söyledikleri özgün haikulardır. İçinde zekice kurgulanmış nükteler barındırır.</p>
<p><em>Senryuu</em>: “Senryû haikuya göre daha kapalı ve anlam bakımından tek yönlü, keskin hatlarla dobra bir söyleme sahiptir. Senryû, tecrübeler toplamını bir an içinde yaşanmış haliyle hiç süslemeden olduğu gibi söyleyen, insana ve sosyolojik yaşamına rasyonel bir bakış açısına sahiptir ve neşesi ise acayip, nüktedan, alaycı, bayağı ve belden aşağıdır.” Yergi –hiciv-, komik durumları betimlemek amacıyla yazılan haikulardır.</p>
<blockquote><p>泥棒を<br />
捕えてみれば<br />
我が子なり</p>
<p>dorobō wo<br />
toraete ireba<br />
wagako nari</p>
<p>Bir hırsızı-<br />
Enseledim,<br />
Oğlum oldu!</p></blockquote>
<p>Başka bir örnek daha:<br />
“Beni kim özler / susuz kalan saksıdan / başka balkonda”<br />
Günümüzden yergi amaçlı bi’ örnek : )<br />
”bütün erkekler<br />
odundur ve odunlar<br />
budanmak ister.”</p>
<p>Türk edebiyatında durum ne? Bu konuda size derin bilgiler vermek yerine sadece bir tane ustamızı, bence en güzel Haiku örnekleri vermiş bir şairimizi, tanıtmak istiyorum: bundan bir ay kadar önce facebook’ta Haiku araştırırken bir Türk grubunda, &#8216;kambur melekleri mi, neydi, özellikle bir şairin haikularını paylaşıyordu. İsmi: Oruç Aruoba’dır. Kendisi Haiku yolculuğunu şöyle özetlemiş:</p>
<blockquote><p>&#8220;Haiku yazdığımı -yani, yazdıklarımın haiku olduğunu- başlangıçta farketmedim. Başo&#8217;yla<br />
tanışmam Mayıs &#8217;93&#8242;te oldu; oysa çok önceleri, ancak haiku sayılabilecek metinler yazmıştım<br />
-yani, sonradan fark ettim ki, yazmışım&#8230; (tümceler&#8217;e aldığım metinlerin birçoğu, ilk kavranış<br />
açısından da, kâğıda dökülüş açısından da -bazısı biçimsel olarak bile-, haiku sayılabilir.) (&#8230;)</p></blockquote>
<p>Belki, çekici olan, sınırlandırılmışlıktı: &#8220;Pekâlâ, söyle bakalım ne söyleyeceksen; ama yalnızca on yedi nefesin var &#8211; ona göre!..&#8221; gibi bir kısıt, sanki rahatlatıcıydı bile: Yalnızca &#8220;söyle, hızla; ve geç&#8230;&#8221; gibi bir anlamda da değil -imbiklemek gibi birşey: &#8220;Özü bul -çok söyleme: tam yeterince&#8230;&#8221; gibi&#8230;</p>
<p>(&#8230;) sezinlemeye başladım haikunun anlamını:-<br />
Anlık bir anlam: gözüküp geçivereren bir görünüm -göze çarpıveren bir kavrama- daracık kavrayış aralığından görülüveren kocaman dünya&#8230; Ağlıyor bana..</p>
<p>Geçiciliğin kalıcılığı –<br />
kalıcı bir geçicilik&#8230;&#8221;</p>
<p>Sizi Aruoba’nın haikuları ile yalnız bırakıyorum.</p>
<p><strong>NE Kİ HİÇ</strong></p>
<blockquote><p>Aceleyle gelip geçer Martı<br />
oysa<br />
biryere gitmez.</p>
<p>Lodos geldi&#8211;<br />
Belirsiz:<br />
Hangisi Yaprak, hangisi<br />
Yağmur&#8230;</p>
<p>Yeşil pencereler<br />
sarı pencereler &#8211;<br />
benimki, beyaz&#8230;</p>
<p>Deniz ile Gök<br />
aynı renkse<br />
fırtına gelecek demek.</p>
<p>Bakalım şu son pencere de<br />
Ne zaman sönecek<br />
artık&#8230;</p>
<p>Ne çok şey oluşuyor<br />
senden uzakta &#8211;<br />
uzaksın işte</p>
<p>(numarasız)<br />
Ağaçlar<br />
kulak kabartmışlar:<br />
Dolunay&#8217;ı dinliyorlar.</p>
<p>Seni sevdiğimden başka<br />
hiçbir şeyden<br />
emin değilim&#8211;</p>
<p>Sen mezarım olsaydın<br />
mışıl mışıl uyurdum<br />
içinde.</p></blockquote>
<p>Gelin şimdi birlikte haiku yazalım, ne dersiniz? Kalem? Kağıt? Hazır! O halde başlayalım!</p>
<p>Öncelikle haikumuzda belirteceğimiz duyguları seçelim. Biraz duygusal, biraz dingin olsun. Bu noktada bu duygulara hitap edecek kelimelerimizi ve kigolarımızı(mevsim sözü) seçelim: “sessizlik, bahar, çiçekler; saf duygular.” Seçtiğimiz kelimeleri anlık durumlarla bütünleştireğiz.</p>
<p>Şimdi de mısralarımızı oluşturalım.</p>
<p>İlk mısrada beş hecelik tam bir cümle yazabilir ya da kesme işareyi ile ayırıp ikinci mısraya devam edebiliriz. Ben kesmeden devam edeceğim:</p>
<p>“ses siz lik, ba har,” (çarpıcı, dingin giriş; kigo: bahar)<br />
İkinci mısramız yedi hecelik; bu mısrada dinginlik duygusunu derinleştiriyoruz. Burada<br />
üçüncü mısraya kadar devam edeceğim.<br />
“u sul u sul ak an su,” (kigo: rüzgar)<br />
Son mısrada bir anda nefesimiz bitirircesine kelimelerimizi serpiştiriyoruz:<br />
“ ber rak de niz le” ( beş hecede nefes bitimi)</p>
<p>Tam hali<br />
“Sessizlik, bahar,<br />
Usul usul akan su-<br />
Berrak denizle”</p>
<p>İçinde acı geçen bir haiku yazalım:</p>
<p>“kızgın demirleyaraya<br />
basılan tuz.<br />
Ne sancılı his”</p>
<p>Tabi dilerseniz 5-7-5 ritmine ya da sabit duygulara uymayabiliriz.</p>
<p>“un var, şeker var,<br />
yağ var; geldi mihelvacı”</p>
<p>Bu haikuda umut duygusunu işleyelim:<br />
“yine gelecek/ bekliyor olacağım/sessiz gölgeni”</p>
<p>Buraya kadar sizlere Haiku hakkında fazla derin olmasa da sizi Haiku ile haşır neşir edebilecek, o canlı ilginizi çekebilecek çeşitlilikte bilgiler sunmaya çalıştım. Umarım usunuzda Haiku ile ilgili çoook küçük de olsa bir temel atabilmişimdir. Bu yazıyı okuduktan sonra Haiku yazma girişiminizi görmek hoşuma gidecek. Bizimle haikunuzu paylaşır mısınız? Bundan gerçekten mutluluk duyacağız. Ama ben boş durmadım. Siz değerli okuyucular yazıma daldığınız bir vakit araya bir haiku sıkıştırdım; büyük ihtimalle bu araya sıkıştırdığım haikumu göremediniz = ) Durun durun, hemen yukarı çıkmayın! Her bir mısrayı 5-7-5 ritmine uygun olarak yazı içine dağıttım. Evet! Bu bir davet! Tam bir ay (sayıyla 1 ay) yukarıdaki yazıda sakladığım haikuyu bulmanızı bekliyor olacağım! Doğru cevabı bulanlar arasında yapacağımız çekilişle de birbirinden ilginç kitap ayıraçları, 1 adet Haiku kitabı hediye edeceğiz = ) Kargo dâhil tüm masraflar tarafıma aittir. Doğru cevabı bulunca cevabınızla birlikte şu adrese isim, soy isim, telefon numaranızı ve adresinizi bırakmanız yeterli!</p>
<p>Son haiku da benden olsun = )</p>
<blockquote><p>Riza wa yoi tomo,<br />
Kare wo hon wa ai,<br />
Tsudzuke yomu.</p></blockquote>
<blockquote><p>İyi dosttur Rıza,<br />
Kitaplara aşıktır,<br />
Okumaya devam eder.</p></blockquote>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ekstra-Tanzaku.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ekstra-Tanzaku-186x165.jpg" alt="" title="Ekstra Tanzaku" width="186" height="165" class="aligncenter size-medium wp-image-2422" /></a></p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/13-04-2010/apartman-haikulari/" title="Apartman Haikuları">Apartman Haikuları</a><br /><small>Metin Üstündağ 'ın son kitabı olan   Apartman Haikuları 'nın çıktığını Selç...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/28-07-2011/dirik-ve-lirik-ve-dinginlik-haiku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ai-Kutto-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ai-Kutto.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Ai Kutto</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ai-Kutto-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haiku-Kanji.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Haiku &#8211; Kanji</media:title>
			<media:description type="html">Haiku</media:description>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haiku-Kanji-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Tanzaku-altına.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Tanzaku</media:title>
			<media:description type="html">Tanzaku</media:description>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Tanzaku-altına-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Mürekkep-ve-Fırça-altına.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Mürekkep ve Fırça altına</media:title>
			<media:description type="html">Mürekkep ve yazı fırçası</media:description>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Mürekkep-ve-Fırça-altına-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haibunun-açıklamasının-altına.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Haibun</media:title>
			<media:description type="html">Haibun</media:description>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Haibunun-açıklamasının-altına-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Kuhi-açıklaması-altına.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Kuhi</media:title>
			<media:description type="html">Kuhi</media:description>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Kuhi-açıklaması-altına-93x135.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ekstra-Tanzaku.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Ekstra Tanzaku</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Ekstra-Tanzaku-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kitap eleştirisi</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/05-05-2011/kitap-elestirisi/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/05-05-2011/kitap-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 May 2011 15:25:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştirmen]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2277</guid>
		<description><![CDATA[RSS Kitap olarak 3 gün önce Formspring takipçilerimize bir soru yönelttik. Sosyal Medya&#8217;nın nabzının attığı Facebook, Twitter, Friendfeed ve Google Buzz üzerinden de yayılan sorumuz geniş bir kitleye ulaştı. Sorumuz &#8220;Bir kitap eleştirisinde neler olmasını beklersiniz?&#8221; Amaç Kitap blogu olarak Sosyal Medya&#8217;yı aktif olarak kullanıp, nabzını ölçmek, çeşitli etkileşimler oluşturmak temel amacım. Bunun yanında internette [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/kitap-elestirisi/"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-kitap-elestirisi.png" alt="" title="rsskitap-kitap-elestirisi" width="483" height="175" class="aligncenter size-full wp-image-2321" /></a></p>
<p>RSS Kitap olarak 3 gün önce Formspring takipçilerimize bir soru yönelttik. Sosyal Medya&#8217;nın nabzının attığı Facebook, Twitter,  Friendfeed ve Google Buzz üzerinden de yayılan sorumuz geniş bir kitleye ulaştı.</p>
<h3>Sorumuz</h3>
<p><strong>&#8220;Bir kitap eleştirisinde neler olmasını beklersiniz?&#8221;</strong></p>
<h3>Amaç</h3>
<p>Kitap blogu olarak Sosyal Medya&#8217;yı aktif olarak kullanıp, nabzını ölçmek, çeşitli etkileşimler oluşturmak temel amacım. Bunun yanında internette faydalı bir şeyler olduğunu, Sosyal Medya kavramının gücünü göstermek de sonucunda hedeflediğim ögeler.</p>
<p>Beni, gelecekteki eleştirilerimi etkileyen bu cevaplar ile Sosyal Medya&#8217;daki aktif kitlenin &#8216;kitap eleştirisi&#8217; hakkında düşüncelerini rahatlıkla öğrenebiliyoruz. Ayrıntılı bir makale yazmak yerine yorumları size bırakmak istiyorum. Çünkü bu sizin devriniz, web 2.0 üstüne bir şeyler koyarak daha da öznel bir dünyaya yolculuk yapıyoruz, web 3.0&#8242;a. Bu sefer söyleyebilmekten öte, söylediklerinizin dinlendiğini bilmenizi isterim.</p>
<p>İşte yanıtlar;<span id="more-2277"></span></p>
<h4>E-posta</h4>
<ul>
<li>Merhaba,<br />Şunlar olabilir;
<ul>
<li>Kitabın kısa künyesi</li>
<li>Bir özet.</li>
<li>Yazarın diğer eserleri</li>
<li>Kapak görseli</li>
</ul>
<p>Sevgiler,<br /><font color="#888888">Sunipeyk</font></li>
</ul>
<h4>Twitter</h4>
<ul>
<li><strong>Gülce Zorlu </strong>(@Gtheceleb Twitter):  once elestirenin mevkili olmasini isterim. Yani kitabi elestirebilecek kadar birikimi olsun,gerisi gelir zaten..<br />
<strong>RSSKitap</strong>: Teşekkürler :) Kendimi ön planda tutarak soruyorum, acaba kişi mi bunu hissederek eleştirmeye başlamalı, yoksa nasıl? :))<br />
Gülce Zorlu </strong>(@Gtheceleb Twitter): pişmiş demektir. O cesaret kendisinden gelir zaten. Siz sadece okumaya devam edin:))<br />
<strong>RSSKitap</strong>:  İçten cevaplarınız için çok teşekkürler :)<br />
Gülce Zorlu </strong>(@Gtheceleb Twitter): bir parca yardimci olabildiysem,mutluluk benimdir:)</li>
<li><strong>Mustafa Cihat Candan </strong>(@MustafaCandan Twitter):<br />
  Ahlak kurallarını çiğnemeden, Objektif ve Açıklayıcı olsun isterim&#8230;</li>
<li><strong>Gizem Kaya </strong>(@Gizem_Gaia Twitter):<br />
 Bu aralar bu sözün doğruluğuna inancım tam&#8230;</li>
</ul>
<h4>Facebook</h4>
<ul>
<li><strong>Elif Şen</strong>(@519183165 Facebook):<br />
Gerçekçiliği </li>
<li><strong>Fatma Nur Dal</strong>(@1161555036 Facebook):<br />
İçtenliği</li>
<li><strong>Özge Alpaslan</strong>(@628079377 Facebook):<br />
Objektifliği</li>
</ul>
<h4>Formspring</h4>
<ul>
<li><strong>Murat Küçükosman </strong>(@muratkucukosman Formspring):<br />
kitap eleştirisi  </li>
<li><strong>Merve Sabcıoğlu </strong>(@mervesusbiraz Formspring):<br />
hiç eleştiri olmasın daha iyi bence. biz okuyup şeyedelim. </li>
<li><strong>tuğçe yeşiltaş </strong>(@Lnda Formspring):<br />
hiçbişey. umrum değil pek başkasının eleştirisi kendi düşüncelerim çok daha beklentili bnm için </li>
<li><strong>Recep Hilmi Tufan</strong>(@recephilmi Formspring):<br />
objektif bir eleştiri  </li>
<li><strong>DilanGül </strong>(@dilangul Formspring):<br />
ne bilim ben ya </li>
<li><strong>Jessica</strong>(@fartssica Formspring):<br />
  woah what language is this </li>
<li><strong>Esra Arıcı </strong>(@esrarici Formspring):<br />
 Bir şey beklemem:P Objektif bakış açısıyla yorumlanmış olması en önemlisi diye klasik bir cevap veriyorum:) </li>
<li><strong>şükran </strong>(@sukkraan Formspring):<br />
Bu çok uzmanlık gerektiren bir soru olmuş, bana gelmez maalesef :) </li>
<li><strong>kaan </strong>(@kaankucukarslan Formspring):<br />
 kitabı anlatmaktan çok beni bazı noktalarda uyarmasını beklerim </li>
<li><strong>dubirubam </strong>(@dubirubam Formspring):<br />
 kitabın olması önemli. </li>
<li><strong>baba </strong>(@susumpasa Formspring):<br />
  kitap eleştirmenliğine pek saygı duymam.yazıyı kime göre neye göre inceleyip kime göre neye göre bir karar veriyorsun;diye düşünürüm:) </li>
<li><strong>Buse </strong>(@morlice Formspring):<br />
Kitap, film eleştirisi okumam. </li>
<li><strong>emrephalanx </strong>(@emrephalanx Formspring):<br />
 kurgunun başarısı hakkında örnekler. </li>
<li><strong>sadi tekin </strong>(@saditekin Formspring):<br />
 beklerim ki bana sormadan işini yapsın&#8230; </li>
<li><strong>Fırat Yıldız </strong>(@elmaaltshift Formspring):<br />
 eleştirileri sevmiyorum. resim, kitap, sinema vs. bunları bir başkasının eleştirip bana sunması saçma geliyor. </li>
<li><strong>Ersin Avseren </strong>(@eauseren Formspring):<br />
 öyle şeyler yazmalı ki, hemen en yakındaki kitabevine koşup o kitabı aldırmalı. gazetelerde yazan &#8220;muhteşem ötesi&#8221;, &#8220;kirli bir dünya&#8221; vb atmasyon eleştiriler olmamalı. </li>
<li><strong>deniz </strong>(@tinca Formspring):<br />
 Altı boş olmayan bir eleştiri veya övgü. </li>
<li><strong>ersink </strong>(@ersinkx Formspring):<br />
eleştiri olmasını beklerim </li>
<li><strong>abdurrahman </strong>(@acaglayan Formspring):<br />
 O kitabı hangi şartlar altında okuduğunu bilmem lazım. O dönemki duygu durumu neydi acaba eleştirmenin </li>
<li><strong>f.ferdi durusulu(dude) </strong>(@gunesinoglu Formspring):<br />
 kitap hakkında spoiler vermesinde ne yaparsa yapsın! </li>
<li><strong>yiğitcan </strong>(@yigitcanakal Formspring):<br />
 Kendi kitabını eleştirir gibi eleştirmesini beklerim. </li>
<li><strong>merve kutlu </strong>(@mrvktl Formspring):<br />
 bişey beklemem ben :D </li>
<li><strong>Taner YAVUZCAN </strong>(@yazarcizerbozar Formspring):<br />
kitabı anlayıp da eleştirmesini öncelikle. zaten bizde eleştiri hiçbir zaman olumlu algılanmaz genelde hakaretten ibarettir. </li>
<li><strong>kbraacar </strong>(@kbraacar Formspring):<br />
objektif olunması,üslüp ve dil anlatım özellikleri ile değerlendirilmesi tercihimdir. Konu,verdiği mesaj,okuyucuyla olan iletişimi de çok önemli. aslında bu çok uzun bi konu şmdi bunu konuşmak istediğimi zannetmiyorum. </li>
<li><strong>Sycorox </strong>(@Sycorox Formspring):<br />
Detaylı ve kapsamlı olmasını istiyorum ve blogda o tip eleştiriler yayınlamaya özen gösteriyorum. </li>
<li><strong>zevzekamirim </strong>(@zevzekamirim Formspring):<br />
 objektif ve sade olmasını beklerim. </li>
<li><strong>Orkun </strong>(@OrkunKurtduman Formspring):<br />
Objektif bir bakis acisi ve sade bir anlatim.. </li>
<li><strong>ali </strong>(@aliaygun Formspring):<br />
 Kİtabına bağlı tabiki ama genelde yazarın kitabıyla,çağdaşlarının eserleri arasında mukayeseli bir bilgi verilmesi iyi olur kanaatimce. </li>
<li><strong>Ata İsmet Özçelik </strong>(@ataozcelik Formspring):<br />
 Kitabın konusundan hafifçe bahsetmeli, yazarın tarzını biraz anlatmalı, ilginç notlar varsa belirtmeli. </li>
<li><strong>Nur Ergiydiren </strong>(@nurergiydiren Formspring):<br />
van den broeck modelinden esinlenilmeli </li>
<li><strong>Ufuk </strong>(@ufukcam Formspring):<br />
 daha detaylı </li>
<li><strong>Alay </strong>(@alayonay Formspring):<br />
 Yönlendirmeden genel hatlarıyla bilgi vermesini beklerim. </li>
<li><strong>neslihan </strong>(@neslihanim Formspring):<br />
 yemek tarifi gibi eleştiri tarifi yapabileceğimi sanmıyorum ama kitabı, yazarıyla yazıldığı zamanla, yerle ele almalı bir eleştiri. Bunun yanı sıra kurgusuna, diline değinmeli. Bu aralar okuduğum eleştiriler ya yergi dolu ya da hiçbir kötü yönüne değinmeden reklam amaçlı övgü dolu yazılar&#8230; </li>
<li><strong>Ali Erkurt </strong>(@alierkurt Formspring):<br />
Spoiler vermeden iyi ve kötü yanlarını, yazarın anlatım tarzını, okur olarak eleştiriyi yazanda neler hissettirdiği olabilir.</li>
<li><strong>Betül KARA </strong>(@betulkara Formspring):<br />
  Kurgu ve karakter analizi. </li>
<li><strong>Tweetloji </strong>(@Tweetloji Formspring):<br />
 Aynı türdeki diğer eserlerle karşılaştırma benim için olmazsa olmaz </li>
<li><strong>walkwalkfashionbaby </strong>(@varliksiz Formspring):<br />
 kitabı eleştirmesini. </li>
<li><strong>Başar </strong>(@mbasarcankaya Formspring):  eleştriyi yapanın ufkuna bakarım ondan sonra eleştirisi önemlidir </li>
<li><strong>Sanemm </strong>(@Herasta Formspring):<br />
 Neler olmasın daha anlamlı bir soru olurdu. Olmasını istediğim şeyler çok ama olmamasını istediklerim var!! </li>
<li><strong>Enes YAMAN </strong>(@NsYMN Formspring):<br />
 bilmem hiç düşünmedim </li>
<li><strong>siminya </strong>(@siminya Formspring):<br />
  bence en önemli şey kitabı eleştiren insanın kitabı çıkaran yayıneviyle ticari bir bağının ve yazarla ahbaplığının olmaması </strong>(çünkü böyle birşey varsa ben bu eleştiride kayırma, çıkar, PR ararım) kitabı okuduğundan bile şüphe ederim. al bu kitap iyi bu kitap, böyle komikli, akıcı, çok acayip orjinal herkes bayıldı sende bayılmalısın gibi popilist eleştiriler beni etkilemiyor. etkiliyor da &#8220;bu kitabı asla okumayım&#8221; yönünde etkiliyor.<br />
kitabın içeriği hakkında çok şey bilmeyi sevmem. kimsede sevmez sanırım. bu yüzden eleştiri yazarken dikkatli olmalılar. daha çok kendisinin nasıl etkilendiğini yazabilir mesela.<br />
yazarın bu kitabı yazarken neler yaptığı, hayatını nasıl yaşadığı bunları ben kişisel olarak merak ediyorum. daha doğrusu eğer kitabı seversem yazarın tüm hayatını netten araştırıyorum. bu sonraki bir aşama tabii </li>
<li><strong>Eren </strong>(@marcusantonius Formspring):<br />
 bir kitap elestirisi olmasini. </li>
<li><strong>bi dost </strong>(@bidosttt Formspring):<br />
 kitap eleştirisi okumam ben. </li>
<li><strong>Mehmet Kaya </strong>(@mimet Formspring):<br />
Kitabı okurken kişiye bıraktığı etkiyi bilmeyi daha çok isterim. Onun haricinde gerçekten o kitabı okumalı mıyız onu bilmek iyi olurdu. </li>
<li><strong>Oral ÜNAL </strong>(@sagoral Formspring):<br />
Kitap konusu hakkında bilgi vermesi.. Akıcılığı, farklı türde kitaplar okuyanlar üzerinde bıraktığı etkiyi.. Eleştirmenin üzerinde bıraktığı etkiyi vs. </li>
<li><strong>Aykut Nefertum </strong>(@spiritualistt Formspring):<br />
  Senaryonun gerçekçiliği,konuya girişi,akıcılığı,hitap şekli vs. bence </li>
<li><strong>tambirleydi </strong>(@tambirleydi Formspring):<br />
okumam eleştiri </li>
<li><strong>Gökhür ARIKBOĞA </strong>(@gokhur Formspring): bu kitap sana göre oku yada sevmezsin sen bu kitabı bırak gitsin sadece bu kadar </li>
<li><strong>artworksbyece </strong>(@artworksbyece Formspring):<br />
 açıkçası kitap eleştirisine pek aldırmam. kitaplarımı kendim buluyorum. bu buluculukta en önemli kriterim, kitabın yazarı veya bilmediğim bir yazarsa bile konu olarak benim vazgeçilmezim olan bazı şeyleri kurcalamış olması . radikal kitap ekindeki yazılara göz atıyorum. onlar tanıtıcı yazı/özet gibi&#8230; yani haberdar olmama aracı oluyor. </li>
<li><strong>yağmur erengül </strong>(@yamique Formspring):<br />
genellikle kitap elestirilerini cok onemsemem, herkesin okuma zevki baskadir. sevdigim genre ve yazarlar dahilinde okuyabildigim tum kitaplari okurum&#8230; </li>
<li><strong>Özgür Çetin </strong>(@ozgurcetin Formspring):<br />
 Açıkçası özel bir beklentim yok. Sadece kitabı anlatmasa iyi olur diye düşünüyorum. Eleştiri okuyarak kitap almışlığım da yok bugüne kadar. Çok kitap eleştirisi okuyan biri de değilim onu da belirteyim. Yine de temel bilgiler verilse benim için yeterli. Çünkü eleştiri biraz öznel bir olay bence. Fakat tavsiye üzerine kitap okumuşluğum vardır. Eleştiri yerine tavsiye benim için daha önemli. </li>
<li><strong>Gürcan SERBEST </strong>(@gserbest Formspring):<br />
 Kitap olmasını beklerim :) Kitabın dışına çıkıp yazarın eleştirildiği durumları sevmiyorum.  </li>
<li><strong>Burak </strong>(@burakb Formspring):<br />
valla hiç anladığım şeyler değil  </li>
<li><strong>pinar </strong>(@pinarktFormspring):<br />
  öncelikle eleştirmenin en sevdiği ilk 3 kitabın ve en nefret ettiği ilk 3 kitabın adı </li>
<li><strong>yeneryildiz </strong>(@yeneryildiz Formspring):<br />
 Kitabı neden okumam gerektiği ve bana neler katacağının olması. </li>
<li><strong>deniz</strong>(@darkblack Formspring):<br />
 pek kitap eleştirisi okuduğum söylenemez. genelde kitapların önsözüne, arka kapağına, içindeki birkaç sayfaya bakar, hoşuma giderse alırım.</li>
<li><strong>Dilara</strong>(@dilallla Formspring):<br />
 yazın dili,kurgu ve konu</li>
<li><strong>Yasin Açıkgöz</strong>(@YasinAcikgoz Formspring):<br />
seviyeli olsun yeter :P</li>
<li><strong>hippilazman / yejades</strong>(@hippilazman Formspring):<br />
 hımm.. hiç düşünmemiştim&#8230; aslında nasıl olması gerekiyor bilmiyorum da. kendimi düşünüyorum tarafsız olmasını beklerim herhalde.. bilemedim ama merak da ettim bu konuyu </li>
<li><strong>melankolikdeli </strong>(@melankolikdeli  Formspring):<br />
spoiler vermesin yeter. </li>
<li><strong>SibeL .</strong>(@Colakovic Formspring):<br />
 -</li>
<li><strong>Altuğ Orgun</strong>(@alfocus Formspring):  &#8216;kitaba yönelik eleştiri&#8217; diyerek sıyrılıyorum bu uzun cevaplı sorudan </li>
<li><strong>doukan001</strong>(@doukan001 Formspring):<br />
 öncelikle eleştirmenin niteliği önemli. herkesin işi değil bu bilinmeli. fazlaca göreceli kavramların üzerinde durmaktan kaçınılmalı, olabildiğince genel yargılarla hareket edilmeli. bana kalırsa ne kadar fazla yönüyle incelenirse o kadar tanıtıcı ve bilgilendirici, fikir verici olmuş olur. ayrıca eser eleştirisinin içerisinde kitabın yanısıra yazarın da yazın hayatı göz önünde bulundurulup yansıtılmalıdır. </li>
<li><strong>uaugi</strong>(@uaugi Formspring):<br />
her şey</li>
<li><strong>K. Arda Kos</strong>(@KadirArdaKos Formspring):<br />
 RSS&#8217;nin eleştirmesi yeterli ;) </li>
<li><strong>Safa Barış TUĞSAL</strong>(@BrsTgsL Formspring):<br />
 Eleştiriden bişey bekleyemezsin zaten eleştiriler iyi yönde olmaz. </li>
<li><strong>lemmol</strong>(@lemmol Formspring):<br />
 olması gereken herşeyin. </li>
<li><strong>marketorous</strong>(@marketorous Formspring):<br />
  Mantıklı olmasını beklerim&#8230; </li>
<li><strong>bidusun</strong>(@bidusun Formspring): Akıcı mı?<br />
Uzayıp gidiyor mu, yoksa sayfaların nasıl geçtiği anlaşılmıyor mu?<br />
Uzun cümleler var mı?<br />
Tasvirler fazla mı?</p>
<p>Benim okuduğum kitaplara göre değerlendirme şartlarım bunlar. Kitapları incelerken kendime bu soruları sorup cevapladığım için bir kitap eleştirisinde kitap hakkında yeterli bilgi edinebilmem için bu soruların cevaplarına ulaşmam gerektiğini düşünüyorum :)</p>
<p>Herkese göre farklıdır tabii :) </li>
<li><strong>Taylan Özgür VAROL</strong>(@Taylanov Formspring):<br />
  Türüne bağlı olarak yazarın eseri oluşturması esnasındaki yaşamı değerlendirilebilir. </li>
<li><strong>Revşen </strong>(@RevsenAltnsy Formspring):<br />
 eleştiri</li>
<li><strong>Boran</strong>(@benandroidmiyim Formspring):<br />
  Kitap eleştirme eylemini gerçekleştirebilmek için illa çok iyi kitap yazmayı bilmek gerekmez..zaten öyle olsaydı; sen doğru olanı bilirken,karşındaki yanlış/eksik biliyor olurdu ve buna eleştirmek değil de öğretmek denirdi..oysa eleştirmek için gerekli olan tek şey çalışan bir akıldır. o akıl sahibi; öncelikle kitabın varsa mantık hatalarına bakacak ve tutarlılığını gözden geçirecek;sonra ise farklı bir pencereden bakma lüksünün verdiği rahatlık ile kitap yazarının görmediği bambaşka yönlerdeki olasılıkları dile getirecektir..bundan öteye geçmek beğenmek veyabeğenmemek,aynı fikirde olmak ya da olmamak kavramlarına ulaşır ki bu noktaya varıldığındasa eleştiri zaten bitmiş demmektir. </li>
<li><strong>Ceren</strong>(@cerens Formspring):<br />
 Eleştiri</li>
<li><strong>Buse Özsümer</strong>(@BuseOzsumer Formspring):<br />
  Konuyla,kitabın yazarıyla ilgili geniş kapsamlı birşeyler anlatabilmeli. </li>
<li><strong>Serdar </strong>(@3qshelans Formspring):<br />
  öncelikle tarafsız olarak değerlendirilmelidir. Yazar hakkındaki duygu ve düşüncelerini eleştirisine katmamalı eser hakkında ön yargılı davranmamalıdır. </li>
<li><strong>bisadekahve</strong>(@bisadekahve Formspring):<br />
  eleştiri yapan kişi ,kesinlikle nesnel olmasın(bilerek yazdım) ,kitap hakkında kesin yargılar içermesin ama kitap sıkıcıysa da söylesin :) bu tarz şeyler sanırım :) </li>
<li><strong>İremUçak </strong>(@iruck Formspring):<br />
  ne olmasını beklememi istersin ? </li>
<li><strong>HandeUlusoy</strong>(@HandeUlusoy Formspring):<br />
  kitabın içeriğini doğru bir şekilde eleştirmesini </li>
<li><strong>Seda Genc</strong>(@sitasg Formspring):<br />
  Elestiri olmasini beklerim :) </li>
<li><strong>gökçen satık</strong>(@gokhush Formspring):<br />
  bir kitap eleştirisinde herşeyden önce tarafsızlık isterim.Güzel ve akıcı bir dil tabiki şart.Bunun yanında kitabın içeriğinden çok yazarın üslübu üzerine durulmasını ve diğer kitaplarıyla karşılaştırmalı bir tahlil yapılmasını isterim. </li>
<li><strong>Murat Büyükkahraman</strong>(@muratbk Formspring):<br />
  abi senin sitelerini takip ediyorumda,benim kitapla fazla bir alakam yok,yorumsuz olarak cevaplıyorum sorunu :) </li>
<li><strong>özge gülver </strong>(@ozgeglvr Formspring):<br />
  genelde yaşa göre eleştiriyorlar gençler yazamaz vs vs gibi fakat bence yaşla değil direkt kitabın içeriğiyle ilişkin eleştiri yapsalar güzel olurdu. </li>
<li><strong>Tulu</strong>(@tuluerden Formspring):<br />
  O elestiride kitabin en ince ayrintilarinin bile incelenmis olmasini lazim, zaten elestiri yuzeysel olmaz, kili kirk yarmak zorunda. </li>
<li><strong>Melih</strong>(@MelihGuney Formspring):<br />
  neden kitap eleştirme gereği duyuyoruz ki. Beğenmediysek kendimiz yazalım :D </li>
<li><strong>Taşansu </strong>(@krmzrujlukz Formspring):<br />
  kitap eleştirisi okumam pek :) </li>
<li><strong>Mert Saraç </strong>(@esex2 Formspring):<br />
			kitap</p>
</li>
<li><strong>baharsönmez </strong>(@baharsnmz Formspring):
<p>			&#8230;</p>
</li>
<li><strong>Onur Gürler </strong>(@Simsponge Formspring):<br />
Bir kitap hakkında bir şeyler yazılmış olmasını beklerim.</p>
</li>
<li><strong>SenaOzdemir </strong>(@SenaOz Formspring):<br />
hiç bir fikrim yok :D</p>
</li>
<li><strong>demet </strong>(@demetsedna Formspring):<br />
kitabın en vurucu sözü. ve açıklık.</p>
</li>
<li><strong>(unknown Formspring): </strong>(@arachnera Formspring):<br />
&#8220;spoiler&#8221; olmasa güzel olur.kesinlikle okuyacağımız zaman anlayacağımız şeylerden bahsetmemeli(yazar bu kitapta bunu anlatmış gibi Formspring):,methiyelerden ibaret de olmamalı.üslubun da eleştirilmesini çok doğru bulmuyorum.bence kitabın içeriğinin tutarlılığı,bir roman ise yazarı bu romanı yazmaya iten nedenler incelenebilir.yazar bugüne kadar söylenmemiş bir şey söylemiş mi,yoksa olanı tekrar mı etmiş,bu konuda bize fikir verebilir.yine de okumadığım bir kitabın eleştirisini okumak,herkesin filmler hakkında ileri geri konuşması kadar heves kaçırıcı geliyor.</p>
</li>
<li><strong>morpati </strong>(@morpati Formspring):<br />
Kitap eleştirisi yerine kitabın kendisini okumayı tercih ettiğim için, benim için bir şey ifade etmez kitap eleştirileri. Okumam çünkü : Formspring):</p>
</li>
<li><strong>Pichie Pich </strong>(@Aticon Formspring):<br />
Eleştriler falan.</p>
</li>
<li><strong>Ekin </strong>(@KotuKadin Formspring):<br />
			konuyla pek ilgilenmem ben, üslup eleştirisi olsun isterim. çünkü artık en sıradanından en sapkınına tüm konular anlatıldı. artık önemli olan tek şey nasıl anlatıldığı&#8230;</p>
<p>bence bir eleştirmen kitabı altını çizerek okumalı. ben bile öyle yapıyorum, eleştiri yazısı yazacağım zaman. güzel benzetmelerden seçip birkaç parça koymalı yazıya, okur ne okuyacağını, yazarın zihinsel gelişiminin kaçıncı evresinde olduğunu fark edebilmeli. kimse kendinden geridekini okumak istemez.</p>
<p>mesela kinyas ve kayra&#8217;yı okuyorum şu sıra. onun eleştirisini yazacak olsam para konusundaki benzetmelerini yazardım;<br />
-bir mağarada ölümü bekliyorduk. paraları yakarak ısınıyorduk. paranın en ilginç tarafı da budur. yakarsın ve yanar. ama dışarıda birine uzatıncca sorgusuz kabul eder, bir değeri vardır. ama sonuçta para dediğimiz, biraz kağıt biraz da renkli mürekkeptir.</p>
<p>bunu yazsa mesela birileri, gider okur başka birileri&#8230; yoksa kinyas/kayra kimmiş, nasıl biriymiş, ne yaparmış bize ne? her kitapta karakter var sonuçta, değişen tek şey anlatım tarzı.</p>
<p>bir gün birileir benim kitabımın eleştirisini yazacak olursa lütfen bunları dikkat etsin. :)</p>
</li>
<li><strong>aysutasar </strong>(@aysuper Formspring):<br />
Öncelikle objektif olmak-Eleştrinin dilinin çok edebi olmaması.</p>
</li>
<li><strong>Varol </strong>(@varolaksoy Formspring):<br />
Kitabın yazım dilinden muhakkak bahsedilmeli, hikaye elbette önemli bir konu fakat nasıl anlatıldığı ve okunabilirliği de bir o kadar önemli. Ayrıca kitaptaki yazı fontlarına da değinilmeli.. Göremiyorum kardeşim kargacık burgacık yazıları, kitap seçerken muhakkak dikkat ederim yazı büyüklüğüne..</p>
</li>
<li><strong>bullshit gaddemitoglu </strong>(@kabasimsek Formspring):<br />
&#8220;nası olsa filmi çıkar yakında, boşuna okuyup yorulmayın&#8221; yazsa mesela bigün doğan hızlan, güzel olmaz mıydı?</p>
</li>
<li><strong>Coşkun Teber </strong>(@teberzade Formspring):<br />
kitabın bütün kapsamını ele almalı.irdelemeli ve objektif yaklaşmalı.</p>
</li>
<li><strong>Seval </strong>(@svlunvr Formspring):<br />
Spoiler vermemesini beklerim. Kitabin dilini ve anlatim tarzini yorumlar. Kendisinde hissettirdigi duygulari aciklar. Yazar hakkinda bilgi verir.</p>
</li>
<li><strong>esin </strong>(@gingerilis Formspring):<br />
Muazzam, muhteşem, sürükleyici ezberlerinden çok, &#8216;yazan keşke arkadaşım olsaydı..&#8217; &#8216;bitirince kendimi terkedilmiş gibi hissettim&#8217; gibi benzetmeler daha samimi ve merak uyandırıcı olabilirdi sanırım.</p>
</li>
<li><strong>Mustafa </strong>(@mustafaturan Formspring):<br />
kitap kültürüm hiç yok maalesef</p>
</li>
<li><strong>buseover </strong>(@boslukluucnokta Formspring):<br />
kitap eleştirisi olmamalı bence.</p>
</li>
<li><strong>Yunus </strong>(@LePortaVeCips Formspring):<br />
Kitap eleştirileri çok bozdu.</p>
</li>
<li><strong>harun </strong>(@harunguven Formspring):<br />
Eleştiri olması yeterl bence. : Formspring):</p>
</li>
<li><strong>simay yergun </strong>(@simaaay Formspring):<br />
mantık.</p>
</li>
<li><strong>Oğuzhan Öztürk </strong>(@oguzzozturk Formspring):<br />
uzgunum bilmiyorum :(</p>
</li>
<li><strong>data anne </strong>(@elifnazkocak Formspring):<br />
eleştiri beklerim mesela.</p>
</li>
<li><strong>Angelvs </strong>(@Angelvs Formspring):<br />
Ortada bir emek ve düşünce var. Hakaret yada yalan içermeyip kimsenin özel hayatına kastı yoksa eleştiriden yana değilim.</p>
</li>
<li><strong>Yusuf Koray </strong>(@johnconno Formspring):<br />
bir kitap bazı değerlere hakaret olarak içeriğe sahip değilse düzeyli bir eleştiri yapılması en doğrusudur</p>
</li>
<li><strong>Ömer Fatih Yılmaz </strong>(@omerfatihyilmaz Formspring):<br />
Bence koca kitap eleştirilmemeli. İnsanlar önyargılı olmasın. İlla eleştirilecekse her zaman pozitif yönleri bulunmalı. Bence.</p>
</li>
<li><strong>şehnaz </strong>(@casilo Formspring):<br />
Bir kitap eleştirisinin açık sözlü ve samimi olmasını beklerim.</p>
</li>
<li><strong>Tankut Türkseven </strong>(@tankutturkseven Formspring):<br />
kitabın özeti, yazarla ilgili bilgi ve en önemlisi edebiyat tekniğine göre sınırlandırılmış bir konuda inceleme, eleştiri, ve kendi görüşleriniz</p>
</li>
<li><strong>ssonmez </strong>(@ssonmez Formspring):<br />
Özet olmamasını, sonunu hissettirmemesini, neden okunmaya değer olduğunu sezdirmesini yazar hakkında sıradışı bilgileri sunmasını, eser çalıntı ise bunu delillendirmesini, bir serinin parçası ise diğer kitaplarına gönderme yapmasını, geçtiği mekanlara Google Maps üzerinden link vermesini, okuyanların yorum yazabileceği farklı bir alana link vermesini&#8230;</p>
</li>
<li><strong>mehmet t. akalin </strong>(@makalin Formspring):<br />
samimi yorumlar</p>
</li>
<li><strong>merve taşcı </strong>(@mrvetsc Formspring):<br />
herşey olabilir</p>
</li>
<li><strong>Ayşecan </strong>(@aysecanoguz Formspring):<br />
abi eleştirmeyin bana kitap verin</p>
</li>
<li><strong>ezgi </strong>(@ezgisertkan Formspring):<br />
Üslubu ve yazarın tasviri ne derece başarılı gerçekleştirdiği konusunda eleştiriler okumak isteyeceğim türden olurdu.</p>
</li>
<li><strong>Bahri Meric CANLI </strong>(@bmericc Formspring):<br />
Öncelikle olabildiğince objektif olmasını beklerim. iyi ve kötü yönlerinide içermeli.</p>
</li>
<li><strong>Dipnotluk </strong>(@dipnotluk Formspring):<br />
Eleştirmenin kitap&#8217;i bitirmesini.</p>
</li>
<li><strong>MerveMer&#8211; </strong>(@jilliesbean Formspring):<br />
tarafsız bir bakış açısı. bence en önemlisi bu..</p>
</li>
<li><strong>Ali Can </strong>(@MacaVelet Formspring):<br />
Kitabın kurgu, dil ve akıcılık bakımından 3 şekilde eleştirilmesini beklerim.</p>
</li>
<li><strong>Ahmet AYDIN </strong>(@achmeth Formspring):<br />
Kitaplarımı genelde spontane ya da arkadas tavsiyesi üzerine alırım. Çok nadir elestiri okuduğumdan, bilmiyorum.</p>
</li>
<li><strong>Efe </strong>(@EfeTarhan Formspring):<br />
Ayrıntı</p>
</li>
<li><strong>hande </strong>(@handevera Formspring):<br />
şu saatte hiç bi şey beklemem, yatsın uyusun.</p>
</li>
<li><strong>Acharad </strong>(@AcharadSami Formspring):<br />
Kitabın içeriğine uygunluk beklerim. Teknik bir kitap önerilecekse bir kere anlatımı sade olmalı. Çünkü konu zaten yeteri kadar karışık. Bir de anlatım işi karıştırırsa ortalık toz duman olur. Ya da belli &#8220;klişeler&#8221; çok kullanıldığında eleştirmen bunu ortaya çıkarmalı. Bizalıştık artık gerilimden önce salıncakta salınan kız resimlerine ya da şehri kılıçtan geçiren polislere. Vaktimiz boşa gitmemeli</p>
</li>
<li><strong>Bu Böyledir.</strong>(@BuBoyledir Formspring):<br />
Bir kitap eleştirisi her şeyden önce bir arka kapak yazısı, bir özet yahut bir tanıtım değildir. Eleştiri yazan biri öncelikle bunu bilmelidir. Tahlil olmadan eleştiri olamayacağı kanaatine varmış olmalıdır.</p>
<p>Tabi bunların hepsinin başında eleştiriyi olumsuz bir şey zanneden arkadaşlar bu meseleye hiç girmesinler.</p>
<p>Bir kitabı eleştirmek bence, kitabın kapağından başlayıp, kurgusuna, diline, edebî akımlarda konumlandırılabileceği yere, gerçek hayat içerisindeki duruşuna kadar uzanan bir süreci kapsar. Yani görüntüden içeriğe uzanan bir süreç&#8230;</p>
<p>Biraz akademik olacak ancak bir kitap eleştirisi anlatıcı, karakterler, anlatının kurucu unsurları, anlatım teknikleri gibi hususlardan en az birkaçına yahut derinlemesine birine değinmelidir. Tabi bunlar ne tür bir kitabın eleştirildiğine bağlı olarak değişecektir. Sözgelimi kurmaca bir eser ile fikir eserlerini aynı yöntemle ele almak da mümkün değildir. Mesela kurmaca olmayan eserlerde de elbette bir üslup vardır ancak bu kitabın asıl gayesi değildir. Bu bakımdan eleştirilecek kıstaslar değişir.</p>
<p>&#8220;Kitabı okudum çok güzeldi&#8221; demek bir kitap eleştirisi değildir.<br />
Kitabı anlatmak yerine, yazarı anlatmak da öyle&#8230;</p>
<p>Kitap eleştirisi, normal bir okumadan ziyade eleştirel bir okumanın ürünü olmak zorundadır. Elbette içerisinde öznel yargılar olacaktır ancak bu yargılar temellendirilmelidir.</p>
<p>Bir paragraf giriş, bir paragraf sonuç ortada da alıntılarla kitap eleştirisi olmaz. </p>
<p>Sözkonusu yazının muhataplarının kim olduğu da önemlidir. Kitabı hiç okumamış insanlar için mi yazıyoruz, yoksa kitabı daha önceden okuduğunu varsaydığımız insanlar için mi? Eğer birinci kategoriye hitap ediyorsak yazı daha açık, daha tanıtıcı olmalı ve alıntılara mutlaka yer verilmelidir. Bu, &#8220;yazı baştan aşağı alıntı olsun&#8221; anlamına da gelmez tabi. İkinci kategoriye hitap ediliyorsa da o zaman buna göre hareket edilmeli, yapılan göndermelerin okurlar için anlamlı olduğu bilindiğinden çok fazla tanıtıcı öğeye yer verilmemelidir.</p>
<p>Uzun lafın kısası; tahlil, açımlama, neden-sonuç ilişkisi, ayağı yere basan argümanlar, kapağından son cümlesine kadar kitabın tamamı, anlatının ögeleri ve okurda/eleştirmende uyandırdığı çağrışımlar, duygular, düşünceler&#8230;</p>
</li>
<li><strong>turgayozgur </strong>(@turgayozgur Formspring):<br />
Kimlere hitap ettiği.</p>
</li>
<li><strong>Cem Suyun </strong>(@cemsuyun Formspring):<br />
önce insan olsun</p>
</li>
<li><strong>Pınar </strong>(@buralarhepbenim Formspring):<br />
uzun zaman sonra ciddi bir soruyla karşılaşmak, bana biraz zaman ver.</p>
</li>
<li><strong>Enes </strong>(@enestanriover Formspring):<br />
Hangi kitap ? kime göre ? neye göre ? ne zaman ? kim ?</p>
</li>
<li><strong>Cansu </strong>(@utusuyuicenkiz Formspring):<br />
Bilmiyorum.</p>
</li>
<li><strong>alp </strong>(@alpb Formspring):<br />
yazarin satir aralarina sakladigi gizli anilari bulabilmeli derim ben.</p>
</li>
<li><strong>Eslem Tusem Laylaylom ♫ </strong>(@EslemTsm Formspring):<br />
Kitabın doğru anlaşılıp yargılanmasını 3 cümleye bakılarak kitabın mühürlenmemesini.</p>
</li>
<li><strong>Emin Kelekçi </strong>(@eminkelekci Formspring):<br />
Kitabı okutmaya veya satmaya yönelik eleştiriler okumak rahatsız edicidir. Eleştiri negatif veya pozitif olabilir ama okuma veya okumama kararını benim vermemi sağlayacak bir eleştiri olmalı.. Dedim..</p>
</li>
<li><strong>suz </strong>(@beyinbilir Formspring):<br />
Kitap elestirilerinden bir sey beklemem</li>
</ul>
<h4>Friendfeed</h4>
<ul>
<li>Neden eleştirilme ihtiyacı hissedildiğinin cevabı :) &#8211; <strong>Halit Altunterim</strong></li>
<li>Bir kitap eleştirisi beklemem.. &#8211; <strong>Simto Alev</strong></li>
<li>RSS ben bu soruyu formspring de cevaplamıştım. Niye bir kitabı eleştirme ihtiyacı duyuyoruz bunu anlamıyorum. oku geç git niye eleştiriyorsun :) &#8211; <strong>Melih ve de Güney</strong></li>
<li>Eleştirmek demek hep olumsuz şeylerden bahsetmek demek değildir. &#8211; <strong>Adil İlhan</strong></li>
<li>Bir kitabı elime alıp okumamı sağlayan kitap arkası içerik özeti oluyor. Bununla birlikte kitap eleştirilerinde eleştirmenlerin atladıkları bir yer var, o da kitabın genel olarak neyi anlattını kitap arkasında iyi bir şekilde özetlenip özetlenmediği. -<strong> Mr. JoKeR</strong></li>
<li>Eleştirmek bir eserin olumlu ve olumsuz yönlerine değinerek kitap hakkında okuru bilgilendirmektir. Okuduğum bir kitap eleştirisi etkili olmalı. Doğrusu eleştiriyi okuduğumda; kitabı okuyup okumayacağıma karar vermeme yardımcı olmalı. Benim görüşüm.. &#8211; <strong>Ali Arslan</strong></li>
<li>Objektiflik beklerim. &#8211; <strong>Berkan Bağcı</strong></li>
<li>kitap okumayı sevmiyorum ama yayılsın ilgilnenler bulunur &#8211; <strong>Serkan</strong></li>
<li>Eleştiride yazarın pisikolojisinden tutunda ne kadar gerçekçi olduğuna kadar her noktaya değinilebilir. Eleştirmenler var tüm dünyada eleştiri yapılır kitaplar hakkında. Bence bir kitap neden eleştirilir diye sorarsanız, yazarın hayal dünyasından tutun da yazım şekline kadar herşey olabilir. Mesela bir tarih kitabıdır. Tarihi olayları anlatmıştır. Kanıtların ne? diye bir soru sorabilirsiniz. Ya da bunu yazarken tarihin şu olayından bahsetmesi yerinde olmuştur gibi eleştiri de yapılabilir. &#8211; <strong>Hamza Şamlıoğlu @TEAkolik</strong></li>
<li>bu arada ben kitap okumanın çağ dışı oldugunu düşünüyorum. bunuda söylemeden edemiyecem :))) &#8211; <strong>Melih ve de Güney</strong></li>
<li>oha &#8211; <strong>Semih Masat™</strong></li>
<li>kitap eleştirilerini sevmiyorum. &#8211; <strong>Deniz [Çekirge] Uruş</strong></li>
<li>oha to me olabilir :D &#8211; <strong>Melih ve de Güney</strong></li>
<li>Semih; hayırdır? :) @Teakolik işi bitirmiş söylenecek laf kalmadı :)) &#8211; <strong>Ali Arslan</strong></li>
<li>elestirinin dayanaginin iyi ve mantikli aciklanmasini &#8211; <strong>Fatmanur Erdogan</strong></li>
<li>Melih abi kusura bakma, bi anda son yazdığına verdiğim bir tepkidir bu bi önceki yorumum. -<strong> Semih Masat™</strong></li>
<li>@Semih sorun değil ama açıklayayım neden böyle düşündüğümü. Şayet kitap okumayı hobi olarak görüyorsanız bu konuda bir şey söylüyemem. Yalnız kitabın tarih içerisinde ki rolünü göz önüne aldığımızda daha çok bilgiye ulaşma işlevi gördüğü sonucuna ulaşırız. Günümüz koşullarında önemli olan ise bilgiye ulaşmaktan ziyade ona ulaşma hızımızdır. Bu noktada devreye internet giriyor. Böyle bir imkanınız varken kitabı bilgiye ulaşma aracı olarak kullanıyor olmamız bana biraz geri kalmışlık olarak&#8230; more&#8230; &#8211; <strong>Melih ve de Güney</strong></li>
<li>@Melih, çağın baya dışında kalmışsın sanırım &#8211; <strong>Adil İlhan</strong></li>
<li>@Melih, kitabın bir hobi olmadığını düşünüyorum. Teknolojinin son hızıyla iPad&#8217;ten ve diğer teknolojik cihazlardan da rahatlıkla kitap okuyabilirsin, ayrıca kitabı okuma amacı bilgiye ulaşmak da değil her zaman, farklı dünyalara hayal gücü ile yelken açmak gibi şeyler var farketmediğiniz. &#8211; <strong>Rıza Selçuk Saydam (RSS)</strong></li>
<li>@Adil saol öyleyimdir @RSS kastın e-booklar ise bir benzetmeden ibaret oldugu kanısındayım. Okumak fiili ile kitabı karıştırmayalım. Evet kitabı sadece bilgiye ulaşmak için değil kendimize birşeyler katabilmek için de okuruz fakat kitabın zaman içerisinde parçalarına ayrıldığını görmezden gelemeyiz. Eskiden bizim için basılı herşey kitap iken şimdi birçoğumuzun aklına kitap denildiğinde romanlar gelmekte. Çünkü kitabın sahip olmuş oldugu diğer işlevleri teknoloji üstlenmeye başlıyor. Geriye bir tek romanlar kalıyor. Bundan 15-20 sene evvel bir numaralı bilgi kaynağımız ansiklopedilerken şimdi ansiklopedi var mı veya basılıyor mu açıkcası bilmiyorum. Ansiklopedinin sağlamış oldugu bilgi akışını internet üstlendi ve ansiklopedilerin sonu geldi. Şu an için kitaplarla karşılaştırılamayacak boyutlarda olsada e-booklar kitabın yerini alacak ve kağıt kokusu eşliğinde birşeyleri okuma zevkinden mahrum kalacaz. Ben olayı bu şekilde bakıyorum. &#8211; <strong>Melih ve de Güney</strong></li>
<li>Kitap eleştirilerinde bence kitabı &#8220;kendine&#8221; göre değil okuyacak kitleye göre yorumlayıp eleştirmek gerekli. Mesela romantik bir kitabı romantik kitap seven insanlara göre yorumlamak daha doğru olur. yorumcunun kendisine göre yorumlaması çok doğru olmaz. &#8211; <strong>Emre Öner</strong></li>
</ul>
<h3>Kısaca&#8230;</h3>
<p>Cevaplarıyla bizi onurlandıran herkese teşekkürler. Özellikle dikkatimi çeken anahtar kelimeler; objektif, reklamsız, üslup, özet değil eleştiri, sadelik, kurgu, karakter, zaman, neden, önyargı&#8230;</p>
<h4>Sizin Cevabınız?</h4>
<p>Eğer siz de cevaplamak istiyorsanız sosyal medya platformlarındaki anketlerimize katılabilir veya hemen bu yazının altına yorum bırakabilirsiniz. Teşekkürler.</p>
<p>Yukarıdaki içerikler soruyu cevaplayan kişilere aittir ve orijinalliğini korumak adına imlâ hatasını düzeltmedim, oynama yapmadım. İstedikleri taktirde en doğal hakları olarak kendi cevaplarının siteden kaldırılmasını talep edebilirler. Bu güzel etkileşimde emeği geçen herkese teşekkür ederim. </p>
<p>Not: Halen cevaplar gelmekte. Mümkün olduğunda bu yazının içeriğini güncel tutmaya çalışacağım.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/05-05-2011/kitap-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-kitap-elestirisi-93x135.png" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-kitap-elestirisi.png" medium="image">
			<media:title type="html">rsskitap-kitap-elestirisi</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-kitap-elestirisi-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Romance.</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/05-05-2011/romance/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/05-05-2011/romance/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 21:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ezgiozmenn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Ezgi Özmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2311</guid>
		<description><![CDATA[-Dans edelim mi? dedi. Gülümsedim sadece. O an sadece bunu yapabildim. Gözlerimden içimden geçirdiklerimi okur diye öyle korktum ki. Korkutuğum kadar da istedim aslında. Bir şey söyleyemedim yine de. Sadece gülümsedim. Gülerek baktı o da bana, gülümseyişini daha da güzel kılan o sevimli sesle beraber. … -Benimle dans eder misin? dedim. Hayatımda ilk defa bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Dans edelim mi? dedi.</p>
<p>Gülümsedim sadece. O an sadece bunu yapabildim. Gözlerimden içimden geçirdiklerimi okur diye öyle korktum ki. Korkutuğum kadar da istedim aslında. Bir şey söyleyemedim yine de. Sadece gülümsedim. Gülerek baktı o da bana, gülümseyişini daha da güzel kılan o sevimli sesle beraber.</p>
<p>…</p>
<p>-Benimle dans eder misin? dedim.</p>
<p>Hayatımda ilk defa bir erkeğin benimle dans etmesini bu kadar çok istediğimi bilerek. Hayır demeyecekti biliyordum. O an dans edemeyecektik, bunu da biliyordum. Yine de sorduğum an yüzünün aldığı şekil, bana o anki bakışı zaten dansın bir türüyle eşdeğerdi. O yüzden de, o an, her şeye değerdi.</p>
<p>Çalan şarkıyı mırıldanıyordu ben soruyu henüz yöneltmemişken. Severdi o şarkıyı. Ne zaman çalsa, mutlu olduğunu ele verirdi güzel yüzü. Şarkı çalmaya başladığında zaten bana doğru geliyordu. Geldi, sordum:</p>
<p>-Benimle dans eder misin?dedim. O sorduğu zaman, aynı benim yaptığım gibi gülümsedi o da. Baktık birbirimize bir süre. Hiçbir şey söylemeden. Sadece baktık. Öyle güzel şeyler gördüm ki bana bakarken, aklımdan tek geçen “bana hep böyle baksın” düşüncesiydi.</p>
<p>-Bu şarkıda da ne güzel olur dans etmek,dedi. Güldü yine. Gitti sonra.</p>
<p>Zaman geçti üstünden. Çok zaman geçti. Gün yeni yeni doğuyordu. Ayaktaydım. Ayaktaydı o da. Dileğim gerçek oldu, bana yine öyle baktı.Yanıma yaklaştı. Daha da yaklaştı. Bir eliyle belimden tuttu. Kendine doğru çekti beni. Başımı omzuna koydum. Bir elimle ben de ona sarıldım belinden. Diğer eliyle,çok sevdiği boynumu kavradı. Artık iki elim de belindeydi. Aramızda hiçbir şey yoktu. Birdik. Müzik yoktu. Ses yoktu. Sormadı, cevap vermedim. Sormadım, konuşmadı.</p>
<p>Dans ettik.</p>
<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> &#8211; Ezgi Özmen Hakkında </h3>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/ezgiozmen.png"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/ezgiozmen-93x135.png" alt="" title="ezgiozmen" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2314" /></a><br />Bu ayki konuk yazarımız romantizme kadın tarafından bakarak duruma bambaşka bir duygu katan, yazılarındaki mutluluğu içinizde hissedeceğiniz Ezgi Özmen. Blogundaki diğer yazılarını da incelemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. http://ozmennezgi.tumblr.com</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/05-05-2011/romance/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/ezgiozmen-93x135.png" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/ezgiozmen.png" medium="image">
			<media:title type="html">ezgiozmen</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/ezgiozmen-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ölüm Beklemez</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/09-04-2011/olum-beklemez/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/09-04-2011/olum-beklemez/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2011 19:41:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Can Canbay]]></category>
		<category><![CDATA[lcnby]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2243</guid>
		<description><![CDATA[“Ölmek istemiyorum!” dedi orta boylu, otuzlu yaşlardaki adam yerde kanlar içinde yatarken. Belki çok geç kalmıştı bunu söylemek için ama yine de söylemişti işte dudakları bile hareket etmeden. Başından süzülen kan alnına ve oradan da dudaklarına doğru akıyordu. Adam yüzündeki bu ılık akışkanın onu böyle bir ruh haline sokacağını tahmin bile edemezdi önceden. “Ölmek istemiyorum!” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Ölmek istemiyorum!” dedi orta boylu, otuzlu yaşlardaki adam yerde kanlar içinde yatarken. Belki çok geç kalmıştı bunu söylemek için ama yine de söylemişti işte dudakları bile hareket etmeden. Başından süzülen kan alnına ve oradan da dudaklarına doğru akıyordu. Adam yüzündeki bu ılık akışkanın onu böyle bir ruh haline sokacağını tahmin bile edemezdi önceden. “Ölmek istemiyorum!” diye tekrarladı.<br />
Dudakları kıpırdamıyordu. Ne yaparsa yapsın hareket edemiyordu. Belki de çoktan ölmüştü ve farkında bile değildi.</p>
<p>    Ansızın önüne çıkan bir araba ve dikkatini dağıtan telefon… Sonuç şu an tüm kırmızılığıyla yüzünden aşağı doğru akıyordu. ‘Ölüm beklemez. Ansızın gelir.’ dedi içinden. Babası o daha bir çocukken hastanedeki yatağında aynen böyle demişti ona. Gerçekten de beklemiyordu. Daha otuzlu yaşlarda olmasına rağmen onu kollarına almış bırakmıyordu. Oysa her şey için çok erkendi. Daha hiçbir şey yaşamamıştı belki de. Şimdi ölecek miydi? Burada, her şey bitecek miydi? Annesi ve babası gibi o da erkenden gidecek miydi?</p>
<p>    Doktor adamın bileğini bıraktı ve kendisi gibi mavi gömlek giyen birkaç adamı daha yanına çağırdı. Adamların getirdiği iki demiri adamın göğsüne bastırdı ve adamı yerinden yirmi santim kadar zıplattı. Adam tepkisizce geri yere düşmüştü. Şok hiçbir etki göstermiyordu.</p>
<p>    Şokla birlikte zıplarken gözlerinin önüne beyaz sahneler geliyordu. Sanki şimşek çakarcasına beyaz sahnelerdi bunlar. Bu sahnelerin ardından da son kaza anı geliyordu gözlerinden. Camdan dışarı fırlayıp buraya düşüşünü hatırlıyordu. O anki acıyı tekrar tekrar yaşıyordu. Kendine geldiğine “Ölmek istemiyorum!” diye yineledi ama olmuyordu işte. Bir türlü sesi çıkmıyordu. Kimse onu duymuyordu. Başının üstündeki adam bile onun farkında değil gibiydi.</p>
<p>    Doktor ümitsizce başından kalkıp giderken öldüğünü anlamıştı. Vücudunu hissedebilse belki ağlardı ama hiçbir şey hissedemiyordu. Sadece çevresine bakıp, etrafındaki insanları izliyordu. Hepsi bir yerlere koşuşturuyor hepsi birileriyle ilgileniyordu. Oradaki çoğu kişi belki de kendisi yüzünden ölüyordu. Sevdiği kız bile ölecekti belki kendisi yüzünden. ‘Merve!’dedi acıyla. Ses çıkmayacağını bile bile haykırdı ismini beli onu duyar diye. Ama kimseden tepki yoktu. Çevreye bakınmaya başladı belki görebilirim onu diye.</p>
<p>    Oradaydı. Doktorun dikiş attığı kız oydu. Yaşıyordu ve bu onu rahatlatmıştı. Yerinden kalkama çalışırken öldüğünü hatırladı. O yaşıyordu ama kendisi artık olmayacaktı. Daha ona sevdiğini bile söylemeden gidecekti. Yıllardır ona âşık olduğunu söyleyemeden, içindeki o sevginin büyüklüğünü ona gösteremeden gidiyordu. Oysa uzun zamandır bu günü bekliyordu. O biriyle çıkarken onun yanındaydı. O başka birinin elini tutarken bile onu seviyordu ve onun yanındaydı. Mutluluğunu bozmamak için sessiz kalıp öylece izlemişti. O sevgililerinden ayrılırken hep yanındaydı. Onu üzgün görmeye dayanamazdı hiç. Her üzgün olduğu an onu bir yerlere götürüp eğlendirirdi. Tıpkı bu gün olduğu gibi…</p>
<p>    Günün sonunda söyleyecekti. ‘seni seviyorum.’ diyecekti.  Artık bu duyguları onunla paylaşacak belki de birlikte bir hayata başlayacaklardı. O yıllardır sevdiği kız belki de bu gün onun olacaktı sonunda.</p>
<p>    Merve doktoru iterek koşmaya başladı. Yerde kanlar içinde yatan adamın yanına geldi ve “Mert” diye bağırdı. Gözlerinden akan yaşlar tüm yanağına akıyordu. Yere, Mert’in yanına attı kendini ve Mert’in eline uzandı. Artık gözyaşlarına haykırışları da eşlik ediyordu. Yıllardır her anında yanında olan kişi ölmüştü. Artık yanında olmayacaktı. Kimse onun acılarını dindirmek için hazırda bulunmayacaktı. Kendisini kardeşi gibi görmeseydi belki de farklı şeyler yaşayacaklardı. Onu seviyordu uzun zamandır ama Mert’in onu kardeşi olarak sevdiğini düşündüğü için bir türlü yaklaşamıyordu ona. Ama dün sabah öğrenmişti onun böyle düşünmediğini. Yakın bir arkadaşı Mert’in de onu sevdiğini söylemişti. Bu geceyi sabırsızlıkla beklemişti. Yıllardır beklediği gece Mert’in ölümüyle son bulamazdı. “Mert!” diye bağırdı tekrar. “Seni…. Seviyorum.”  Dedi başını Mert’in göğsüne dayarken. Sonunda söylemişti. Uzun zamandır içinde saklanan kelimeler Mert’in cansız bedenine karşı çıkmıştı.</p>
<p>    Mert tüm pişmanlıklarının bir gece hayatını kararttığını gözlemliyordu. İstediği her şeye bir anda kavuşup, her şeyini bir anda kaybetmişti. Artık her şeyin bittiğinin farkındaydı. Düşünceleri bile uyuşmaya başlamıştı. Bir şey düşünemiyordu ve birazdan her şeyin biteceğinin farkındaydı. Son kez karşısındaki kıza baktı ve karanlığa gömüldü. Her şey biterken dudakları son bir kere kıpırdamıştı.</p>
<p>“<strong>Seni Seviyorum!</strong>”</p>
<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> &#8211; Ali Can Canbay Hakkında </h3>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lcnby.png"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lcnby-93x135.png" alt="" title="lcnby" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2246" /></a><br />Beni kırmayıp RSS Kitap için bir kısa hikaye yazan Ali Can Canbay&#8217;a teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisini edebiyat alanında irdelersek şiir ve kısa hikayelerini yayınlandığı bir blogu da mevcut. ( www.lcnby.net ) Ayrıca şuraya dikkat çekelim; basılmak için bekleyen &#8216;<strong>Deli Defteri</strong>&#8216; adlı bir kitabı var. Kısaca ileride adını bolca duyacaksınız diyebilirim. İletişim: lcnbyy [at] gmail.com</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/09-04-2011/olum-beklemez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lcnby-93x135.png" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lcnby.png" medium="image">
			<media:title type="html">lcnby</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/lcnby-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Cezaevi için Kitap Bağışı</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/19-01-2011/cezaevi-icin-kitap-bagisi/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/19-01-2011/cezaevi-icin-kitap-bagisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 12:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Bağış]]></category>
		<category><![CDATA[Sefa Bülbül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=2074</guid>
		<description><![CDATA[Metris 2 Nolu T Tipiş Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kütüphane Memuru Sefa Bülbül&#8216;den içten bir e-posta aldım. Cezaevi için okunacak güncel kitaplara ihtiyaçları olduğunu belirtiyordu. Ardından konu hakkında kendilerinden resmi e-posta istedim. Umarım konu ile siz sevgili kitap severler ilgilenir ve kendilerine kitap okuyabilmeleri için destekçi olur, bağış yaparsınız. Kütüphanemizin Güncel yayınlara ihtiyacı söz konusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Metris 2 Nolu T Tipiş Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kütüphane Memuru <strong>Sefa Bülbül</strong>&#8216;den içten bir e-posta aldım. Cezaevi için okunacak güncel kitaplara ihtiyaçları olduğunu belirtiyordu. Ardından konu hakkında kendilerinden resmi e-posta istedim. Umarım konu ile siz sevgili kitap severler ilgilenir ve kendilerine kitap okuyabilmeleri için destekçi olur, bağış yaparsınız.</p>
<blockquote><p>Kütüphanemizin Güncel yayınlara ihtiyacı söz konusu olmaktadır. Aylık<br />
ortalama 1500- 2000 kitap okunmakta yıpranmış ve güncelliğini yitirmiş<br />
eserler yerine daha güncel roman, kişisel gelişim, bilim, araştırma,<br />
felsefe, sosyoloji, tarih, siyaset bilimi, hukuk ve psikoloji<br />
alanlarındaki eserlere ihtiyaç duyulmaktadır.<br />
   İlgileriniz ve alakanız için kütüphaneden sorumlu infaz ve koruma<br />
memuru olarak ve sorumlu öğretmenimiz olarak kurumumuz adına teşekkür<br />
ederiz.</p>
<p>      İnfaz ve Koruma Memuru               Kurum Öğretmeni<br />
               Sefa BÜLBÜL                     Ahmet KAYGUSUZ</p></blockquote>
<p>Adres: Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü<br />
Kütüphane Birimi          Gaziosmanpaşa / 500 Evler &#8211; İSTANBUL<br />
Telefon: 0212 538 50 56<br />
Eposta: huseyin.seyrek@adalet.gov.tr<br />
Web Site: www.metristcik.adalet.gov.tr</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/19-01-2011/cezaevi-icin-kitap-bagisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
	</item>
		<item>
		<title>23 Nisan&#8217;da Bu Blog Benim!</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/23-04-2010/23-nisanda-bu-blog-benim/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/23-04-2010/23-nisanda-bu-blog-benim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 21:10:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Tohum Otizm Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[UNICEF]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1735</guid>
		<description><![CDATA[23 NİSAN Atatürk&#8217;ü Anma ve Çocuk Bayramı &#124;&#124; Bu sene ikincisini hayata geçirmeye başlanan Türkiye&#8217;nin en büyük kollektif sosyal medya sorumluluk kampanyasıyla RSS Kitap olarak bu yıl da 23 Nisan&#8217;da hem o günün anlam ve önemini yaşatmak, hem de çocuklara yazma ve paylaşma sevgisini aşılamak için siteyi de çocuklara bırakıyoruz. Yukarıdaki görseli 10 yaşında olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bati_doga_kaya_10.png"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bati_doga_kaya_10-93x135.png" alt="" title="Batı Doğa Kaya (10)" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1737" /></a>23 NİSAN Atatürk&#8217;ü Anma ve Çocuk Bayramı || Bu sene ikincisini hayata geçirmeye başlanan Türkiye&#8217;nin en büyük kollektif sosyal medya sorumluluk kampanyasıyla <a href="http://www.rsskitap.com">RSS Kitap</a> olarak  bu yıl da 23 Nisan&#8217;da hem o günün anlam ve önemini yaşatmak, hem de çocuklara yazma ve paylaşma sevgisini aşılamak için siteyi de çocuklara bırakıyoruz.</p>
<p>Yukarıdaki görseli 10 yaşında olan <strong>Batı Doğa Kaya</strong> <a href="http://www.rsskitap.com">RSS Kitap</a> okuyucuları için hazırladı.</p>
<p>İçten dünyalarını bizlere sunduğu için Batı Doğa Kaya &#8216;ya ve UNICEF, Tohum Otizm Vakfı, İstanbul Mimar Sinan Okulları ve tüm dünya çocuklarına kucak dolusu sevgiler! ((:</p>
<blockquote><p>“Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”<br />
<strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong></p></blockquote>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/23-04-2010/23-nisanda-bu-blog-benim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bati_doga_kaya_10-93x135.png" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bati_doga_kaya_10.png" medium="image">
			<media:title type="html">Batı Doğa Kaya (10)</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bati_doga_kaya_10-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Siz Adamı Ölmekten Güldürürsünüz</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/29-06-2009/siz-adami-olmekten-guldurursunuz/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/29-06-2009/siz-adami-olmekten-guldurursunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 10:01:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>farklitarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğlence-Mizah]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[adamı]]></category>
		<category><![CDATA[güldürürsünüz]]></category>
		<category><![CDATA[ölmekten]]></category>
		<category><![CDATA[siz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=966</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar, düşünce yapılarına göre birkaç gruba ayrılır. Bazıları her işe en üst ciddiyet ile yaklaşan, tuttuğunu koparan tiplerdir. Bazıları ise, halk içinde &#8220;salla başını al maaşını&#8221; şeklinde tabir edilen tiplerdir, hiçbir işe tam anlamıyla sarılmazlar. Son gürûhumuz ise, her olaya espritüel bir yaklaşım ile bakabilen, en zor durumlarda bile insanları güldürebilen insanlardır. İşte, kitabımızın yazarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Siz-Adamı-Ölmekten-Güldürürsünüz.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-968" title="Siz Adamı Ölmekten Güldürürsünüz Kapak (Yazar: Mine Sota )" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Siz-Adamı-Ölmekten-Güldürürsünüz-93x135.jpg" alt="Siz Adamı Ölmekten Güldürürsünüz Kapak (Yazar: Mine Sota )" width="93" height="135" /></a></p>
<p>İnsanlar, düşünce yapılarına göre birkaç gruba ayrılır. Bazıları her işe en üst ciddiyet ile yaklaşan, tuttuğunu koparan tiplerdir. Bazıları ise, halk içinde &#8220;salla başını al maaşını&#8221; şeklinde tabir edilen tiplerdir, hiçbir işe tam anlamıyla sarılmazlar. Son gürûhumuz ise, her olaya espritüel bir yaklaşım ile bakabilen, en zor durumlarda bile insanları güldürebilen insanlardır. İşte, kitabımızın yazarı &#8220;Mine Sota&#8221; da, bu son gruba giriyor&#8230;</p>
<p>&#8220;Siz adamı ölmekten güldürürsünüz&#8221;, içinde onlarca kısa öyküden/skeçten (ne dersek artık) oluşuyor. &#8220;Olacak o Kadar&#8221;ın kitaba çevrilmiş hâli gibi de düşünebilirsiniz. Kitabın bazı yerlerinde gerçekten gülmekten yerlere yatarken, bazı yerlerinde sıkılabilirsiniz. Biraz da yazarımızdan bahsedelim;</p>
<p>Mine Sota, bu kitap gibi 3 kitap daha yazmış bir insan. &#8220;Carpe Diem!&#8221; yayıncılıktan kitaplarını yayınlyor ve birçok dergide de yazarlığını sürdürüyor. Kitapları biraz yüzeysel, bu kitap da öyle. Yani, derin konulardan ziyade insanların günlük yaşamlarını tîye alan bir yapıt.</p>
<p>Tabii kitabın bazı yerlerinde evrensel mesajlar da verilmiyor değil. Türkçenin güzel kullanılmasından siyasete kadar birçok alanda önemli eleştirilerde bulunuyor. &#8220;Carpe Diem!&#8221; yayıncılık denilince akla gelen ilk birkaç kitaptan biri bence bu kitap.</p>
<p>Eğer, yaz sıcaklarının bunalttığı bu günlerde ağır felsefik romanlar okmak istemiyorsanız, bu kitap tam size göre!</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar: Mine Sota || Yayınevi: Carpe Diem Yayın Evi || Liste Fiyatı: 7.50 TL || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 11&#215;21 cm || Karton Kapak || ISBN:9756107162 || Kategori: Hiciv &#8211; Mizah &#8211; Piyes &#8211; Tiyatro</p>
<p> </p>
<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> - Osman Bulut ( İletişim: farklitarih.com )</h3>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/29-06-2009/siz-adami-olmekten-guldurursunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Siz-Adamı-Ölmekten-Güldürürsünüz-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Siz-Adamı-Ölmekten-Güldürürsünüz.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Siz Adamı Ölmekten Güldürürsünüz Kapak (Yazar: Mine Sota )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Siz-Adamı-Ölmekten-Güldürürsünüz-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Boşluk</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/11-05-2009/bosluk/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/11-05-2009/bosluk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 12:09:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kayra</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Jerzy Kosinski]]></category>
		<category><![CDATA[Kayra]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Üner]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=862</guid>
		<description><![CDATA[Kimi insanlar farklıdır. Değişkendirler. Hatta tıp literatürüne göre bu tip insanların çoğuna bipolar bozukluk teşhisi konulur. Bu insanlar normal yaşamaktan keyif almazlar her daim bir heyecanın ortasında kalmak onlar için bir şezlonga uzanıp kitap okumaktan daha keyiflidir. Hatta birçoğunun öylesine garip hayalleri vardır ki bunları dostlarına bile anlatamazlar. Mesela sıradan bir hayat sürerken gündüzleri, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bosluk.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bosluk-93x135.jpg" alt="  Boşluk  Kapak ( Yazar: Jerzy Kosinski  , Çeviren: Mine Üner )" title="  Boşluk  Kapak ( Yazar: Jerzy Kosinski  , Çeviren: Mine Üner )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-865" /></a>Kimi insanlar farklıdır. Değişkendirler. Hatta tıp literatürüne göre bu tip insanların çoğuna bipolar bozukluk teşhisi konulur. Bu insanlar normal yaşamaktan keyif almazlar her daim bir heyecanın ortasında kalmak onlar için bir şezlonga uzanıp kitap okumaktan daha keyiflidir. Hatta birçoğunun öylesine garip hayalleri vardır ki bunları dostlarına bile anlatamazlar.<br />
Mesela sıradan bir hayat sürerken gündüzleri, her gece bambaşka biri olarak sokaklara çıkıp bambaşka tecrübeler yaşamak isterler. Gündüz sıradan bir memur, bir garson, bir öğretmen ya da bir işportacı iken, bir gece zenne, bir gece ipe sapa gelmez bir dolandırıcı, bir gece kumarbaz, bir gece gözünü kırpmadan en masumları dahi öldürebilecek bir katil, bir gece bir hayat kadının göğsünde huzur arayan yaşlı bir adam, bir gece cambaz, bir gece kambur bir dilenci olmayı hayal ederler.</p>
<p>Jerzy Kosinski, işte tam da bu insanların hayal gücüne seslenen bir kitap yazmış: “BOŞLUK”</p>
<p>Boşluk’ta farklı bir gizli servis ajan’ının inanılmaz farklı maceraları yer alıyor. Ama kitabı elinize alırken sıradan düz bir roman okuyacağınız izlenimine kapılmayın çünkü sanki çok samimi bir arkadaşına anlatıyormuş gibi anlatmış yaşadıklarını Jerzy. Hani uzun süre görüşmediğiniz bir dostunuzla oturursunuz da onsuz geçen günlerde neler yaptığınızı anlatmaya koyulurusunuz ama bir süre sonra sürekli daldan dala atladığınızı fark edersiniz. İşte bu kitabı okurken de aynı hisse kapılıyorsunuz bir olay daha kapanmadan, aklınızda hala soru işaretleri varken bambaşka bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi.<br />
Her ne yaparsa yapsın bu ajan her görevinde, her hikayesinde fotoğraf çekmeye ve kayak yapmaya meraklı biri olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>O kadar garip bir dille ve o kadar içten yazılmış bir kitap ki okurken bu kitap asla bir mesaj veremez diye düşündüğünüz anlar bile olabiliyor. Ama o garip ajan bize mükemmel dersler veriyor her deneyiminde.</p>
<p>Küçük bir ders ve tabi ki alıntı ;</p>
<blockquote><p>Geçenlerde sokakta karşıdan karşıya geçerken ayağı kayan bir kadının karşıdan gelmekte olan bir taksinin geçeceği yolun ortasında yere kapaklandığını görmüştüm. Kadın ayağı kaydığı anda haykırmıştı. Küçük makinemle olayın nasıl geliştiğini saptamıştım. Omzu ve boynu arabanın ön çamurluğuna çarpmış ve bir iki metre kadar da sürüklenmişti. Hemen kadının yanına koştum. Çevresine toplananlar ona yardım etmeye çalışırken bende her taraftan kadının resimlerini çektim amacım, çarpışma anında tekerleklerin duruşunu ve açısını, arabanın kadının vücuduna çarptığı yerleri tam olarak saptamaktı. Polis ve cankurtaran gelene kadar üç rulo film kullanmıştım. Taksi şoförüne kazanın fotoğraflarını çektiğimi söylediğimde, savunması için resimlere çok ihtiyacı olacağını belirtti. Adını ve adresini verdi, bende kendisini arayacağıma söz verdim.<br />
Sonra da polise çarpışmanın fotoğraflarını çektiğimi, dava açmak istedikleri takdirde kadının ailesine bunları vermeye hazır olduğumu söyledim. O sırada cankurtarana taşınan kadının adını ve adresini hemen verdiler.<br />
Evde filmleri banyo edip, bazı fotoğrafları büyüttüm. Taksi şoförünün suçsuzluğunu en iyi biçimde doğrulayacak olanları seçtim: bunlar, kadının yaya geçidinden geçmediğini ve yüksek topuklu ayakkabı giydiği için kaydığını gösteriyordu. Yol ıslak, kaygan ve biraz eğimliydi. Fren izleri de taksinin izlemesi gereken yolun dışına çıkmadığını ortaya koyuyordu.<br />
Kadının yakınlarına postaladığım resimlerde ise, onun karşıdan karşıya geçmekte olduğunu fark etmeyen şoförün dikkatsizlik yüzünden çarptığı görülüyordu. Kadın yolun ortasındaki düz çizginin kenarında sanki taksinin geçmesini beklerken arabanın çamurluğunun çarpmasıyla dengesini kaybedip düşmüş ve kaza da böyle olmuştu.</p></blockquote>
<p>Aynı fotoğraf makinesinden çıkan fotoğraflar nasılda farklı yorumlanabiliyor. Ve düşünmemizi istediği bir durumda var aslında burada Jerzy Kosinki’nin , siz hakim olsaydınız nasıl karar verirdiniz? Ya da kendi hayatımızda karar veren bir bir merciysek şayet ne kadar objektif kararlar verebiliyoruz? …</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
 Yazar: Jerzy Kosinski  , Çeviren: Mine Üner  || Yayınevi: E. Yayınevi || Liste Fiyatı: 17,00 TL. || Yayın Yılı: 2003 || İthal Kağıt ||    13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9753900457</p>
<p></p>
<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> &#8211; Kayra  ( İletişim: kayra.esra[at]gmail.com )</h3>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/11-05-2009/bosluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bosluk-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bosluk.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Boşluk  Kapak ( Yazar: Jerzy Kosinski  , Çeviren: Mine Üner )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/bosluk-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gidiyorum Ardımda Bırakarak</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/03-04-2009/gidiyorum-ardimda-birakarak/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/03-04-2009/gidiyorum-ardimda-birakarak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 15:08:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busrakaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra]]></category>
		<category><![CDATA[Kaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=716</guid>
		<description><![CDATA[Bazen bir gözyaşı oluyor ardımda bıraktığım. Yitik bir şehrin sabahında sel gibi akıyor. Her yer sırılsıklam. Bastığın, adım attığın yerde hemen iz bırakıyor.Hiçbir izin silinmediği, yok olmadığı gibi bu izlerde yok olmuyor. Bazen bir damla yaş neler anlatıyor&#8230; Bazen az olan şeylerin daha fazla anlam taşıdığı çıkıyor ortaya. Şehir yavaş yavaş grileşiyor, bulanıyor ve simsiyah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen bir gözyaşı oluyor ardımda bıraktığım. Yitik bir şehrin sabahında sel gibi akıyor. Her yer sırılsıklam. Bastığın, adım attığın yerde hemen iz bırakıyor.Hiçbir izin silinmediği, yok olmadığı gibi bu izlerde yok olmuyor. Bazen bir damla yaş neler anlatıyor&#8230; Bazen az olan şeylerin daha fazla anlam taşıdığı çıkıyor ortaya. Şehir yavaş yavaş grileşiyor, bulanıyor ve simsiyah oluyor. Hiçbir yer tanıdık gelmiyor. Gözlerime perde iniyor ve kimseyi tanıyamıyorum. Bİr iki damla yaş içimdekileri alıp bilinmezliklere doğru yola çıkıyor. Bazen de sapasağlam bir kalp oluyor ardımda bıraktığım. Kimse benim için üzülmüyor, sevinçlerime eşlik etmiyor. Kalpleri yerinde kalıyor böylece. Benimle neler aştıklarını anlatıp anlatıp duruyorlar. Ne kadar yürekli olduklarını&#8230; Bense sadece onlara acımakla yetiniyorum. Ama susuyorum. Kendilerini tatmin etmelerine, ne kadar iyi olduklarını inanmalarına izin veriyorum. Çünkü bunlara ihtiyaçları var onların. Haksız olduklarında bile haklı oluyorlar birden. Suç benim oluyor. Susuyorum yine. Çünkü çok çaresizler. Kendilerini haklı çıkarmaları için izin veriyorum. Çıkarıyorlar. Sonrada benim kalbimi yere atıp çiğniyorlar, üstünde acımasızca tepiniyorlar. Onarmaya çalışıyorum kalbimi. Ama ben onardıkça hep birşeyler sızıyor içinden ve yıkılıyor. Her parça bir yere dağılıyor.Toplayamıyorum. Kalbimde yeri olanlar dağılıyorlar, aryorum, bulamıyorum. Böylece sapasağlam kalpler bırakarak ardımda, paramparça kalbimle gidiyorum. Bazende kendimi bırakıyorum ardımda. Ruhumu alıyorum, gidiyorum simsiyah olan bu şehirden.Bedenim kalıyor. Yaralar alıyor, acıyor ama hissetmiyorum. Yeterince yaralandığı, darbe aldığı için ruhum gün geçtikçe eriyor. Bense buna izin vermiyorum, her şeye izin veriyorum ama ruhumun yok olmasına dayanamıyorum. Çünkü ardımda bıraktığım gözyaşları en yakınımdan da aksa zamanla yabancılaşıyor. Ama ruhum olmadan olmuyor. İçinde vicdanım var&#8230;Vicdanım olmazsa eğer yitik şehirler banada yabancı gelecek, vicdanım olmazsa eğer benimde kalbim sapasağlam olacak. Buna izin vermiyorum ve amansızca çekip gidiyorum yitik şehirlerden..</p>
<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> &#8211; Büşra Kaya Hakkında </h3>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/busra-kaya.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/busra-kaya-93x135.jpg" alt="busra-kaya" title="busra-kaya" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-718" /></a><br />
RSS Kitap birinci yıl şerefine düzenlenmiş yarışmayı kazanan <strong>Büşra Kaya</strong> Malatya&#8217;da öğrenci olarak yaşıyor. Açıkcası kendisini pek tanıma fırsatı bulamasam da şu kısacık yazısından dökülen samimiyet ve duygusal havadan etkilenmemek mümkün değil. </p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/03-04-2009/gidiyorum-ardimda-birakarak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/busra-kaya-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/busra-kaya.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">busra-kaya</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/busra-kaya-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Şehmuz</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/04-03-2009/sehmuz/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/04-03-2009/sehmuz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 22:01:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>delidefteri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[delidefteri]]></category>
		<category><![CDATA[hayri vaka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=592</guid>
		<description><![CDATA[soyadını hiç öğrenemedim. kitap tezgahımın yanındaki kafede garsondu. asıl işletmeci başka bir yerle ilgilendiği için ona emanet etmişti dükkânı. kasayı o kapatıyor, hesapları o tutuyor, geceleri de arka taraftaki duvarla mutfak konteynırı arasındaki yaşam boşluğunda yatıyordu. bir akşam güneş battıktan sonra ortalık tenhalaşmışken yanıma oturup usulca sevgi nasıl bir şey? diye sormasıyla başlamıştı arkadaşlığımız. oracıkta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>soyadını hiç öğrenemedim. kitap tezgahımın yanındaki kafede garsondu. asıl işletmeci başka bir yerle ilgilendiği için ona emanet etmişti dükkânı. kasayı o kapatıyor, hesapları o tutuyor, geceleri de arka taraftaki duvarla mutfak konteynırı arasındaki yaşam boşluğunda yatıyordu. bir akşam güneş battıktan sonra ortalık tenhalaşmışken yanıma oturup usulca sevgi nasıl bir şey? diye sormasıyla başlamıştı arkadaşlığımız. oracıkta anlatmıştı: hastabakıcılık yapan bir kadınla tanışmışlar birkaç gün önce. bir şeyler hissetmeye başlamışken kadın ortadan kaybolmuş. bunları anlatınca her şey yerine oturmaya başladı. tezgâhımın önünde uzayıp giden plaja akşamları kafenin işleri seyrelince gelirler, güle oynaya denize girerlerdi. o zaman şehmuz abiyi tanımadığım için sadece bir resim olarak kalmış aklımda. kadını aslında hiç tanımadığını, telefon numarasını bile almadığını söylüyordu. çok üzgündü. nereden bulacaktı? bir yandan onu soruyor, akıl istiyor bir yandan da duygusal durumunu kendine açıklamaya çalışıyordu. “sen kitap satıyorsun, okumuş adamsın, sen bilirsin” diyordu, “biz okumadık, cahiliz, ne anlarız biz?” diyordu.<br />
otuz sekiz yaşında olduğunu öğrendiğimde şaşkınlıktan uzun süre yüzüne bakmıştım. çok kısa boylu, çok zayıf, kavruk biriydi. vanlıymış. gözünüzün önüne getirebileceğiniz tipik inşaat işçilerine benziyordu. zaten kışları nerede inşaat bulursa orada çalışıyormuş. ailesi yok, kimsesi yok. bir uzmanlığı, bir mesleği de yok. ardını karıştırdığımda susuyordu. günler ilerledikçe arkadaşlığımız da ilerledi. kafa barıştırır olmuştuk. doğu insanına özgü o saflık ve ezilmişlik havası hâkimdi üzerinde. aksanı da çok sevimliydi. yirmili yaşlarında ne olduğunu öğrenemediğim bir suç yüzünden hapse düşmüş. “on sekiz yıl yattım” diyordu. on sekiz yıl. cinayetti galiba. çok sormama rağmen ne hapishane günlerini ne de mahkûmiyet sebebini anlattı. sadece çocukluğunu anlatıyordu. çok kardeşi varmış. “toz toprak içinde geçti çocukluğum” diyor, içindeki hüznü saklamak için gülümsüyordu.<br />
kadın, hiç geri gelmedi. izini bulamadı. anlaşılan tam şansının döndüğünü düşündüğü bir anda kaybolmuştu kadın. bütün bunlara rağmen hep gülümserdi. bizim evin önünden geçmiş bir akşam. annemi görmüş. “muhterem bir hanım vardı balkonda, böyle çemberi vardı başında.” “annem” dedim. “ne güzel” dedi. kışın sitede kalmak istediğini söyledi. bazı altyapı işleri varmış. “amele lazım olacak” diyordu. “bana kalacak yer lazım” dediği anda “bizim evde kal” dedim. zaten utana sıkıla bunu söylemeye çalışıyordu. çok sevindi.<br />
eylüle doğru, güneş portakal gibi batmaya başladı, iyicene turuncu oldu ve eskisi gibi yakmıyordu artık. tezgâhımın da kapanma zamanı gelmişti. okullar açılacaktı. usulen kira kontratı yaptık ve annemler de ankara’ya döndükten sonra eve yerleşmesi konusunda anlaştık. ben erken dönecektim. o ezik haliyle kucaklaşmıştık. “kendine bak biraz” demiştim. “çok zayıfsın” “olacak” demişti. “bundan sonra her şey daha güzel olacak.” </p>
<p>***</p>
<p>kiralar düzensiz geliyordu. sıkıntıda olduğunu anlıyordum. çoğu zaman telefonlarıma çıkmıyordu. mesaj atıyordum, cevap vermiyordu. kirayı yatırması için başka birine veriyormuş, ondan aksaklık oluyormuş diye öğrendik sonra. babam, “gidip bir baksan iyi olacak” dedi. şubatın sonunda gittim. öğlen üstü siteye ulaştım. evde bulamadım, sorup soruşturdum, “yolları kazıyorlar” dediler, “orada bulursun belki” birkaç blok ötede yapayalnız, elinde kürekle yolu kazarken buldum. daha da zayıflamış. saçı sakalı birbirine karışmıştı. çok şaşırdı beni görünce. “şu işi bitireyim eve gidelim” dedi. biraz dolaştım sonra birlikte eve gittik. “kaç aydır çalışıyorum, kooperatif paramı vermedi daha” dedi. “iş bitince vereceklermiş. çok zor durumdayım” dedi. yüzüme bakamıyordu. “kiraları da üç beş birikmişimle vermeye çalışıyorum, affet” dedi. “çok mahçubum muhterem annene karşı.” karşılıklı içimize dönmüştük. çok acımıştım ona. konuşmasına gerek yoktu aslında, benim gibi büyükşehirde apartmanlarda büyüyen biri için onu anlamak zordu. ama gözleri çok ezik bakıyordu. biraz tereyağı varmış dolapta. bana yumurta kırdı. “tereyağını bol yi” deyişini unutmuyorum. yoldan geldiğim için kendisi bir iki lokma alıp bana bırakmıştı gerisini. “ekmekle ban, iyice” diyordu. “tereyağı iyidir. gençsin sen.”<br />
gürcü bir kadın varmış. memleketinden türkiye’ye iş bulmak için gelmiş. tek kızı memlekette kalmış. “onunla yaşamaya başladım, az sonra gelir, o da temizliğe filan gidiyor” dedi. yarım saat sonra geldi emine. asıl adı bu değil tabi ki, “ben onu söyleyemiyorum da, emine diyorum” dedi. çok garip bir yüzü vardı kadının. alt çenesi ile burnu birbirine çok yakındı. elmacık kemikleri çok çıkık. türk olmadığı anlaşılıyordu. “üniversite mezunu bu haa” dedi üçümüz birlikte otururken. “ama yaramiyor iş” dedi emine. biri doğu türkçesiyle biri rus turist gibi konuşan iki insanı kader bizim evde bir araya getirmişti. “bunların memlekette herkes üniversite mezunu bilir misin? ama hepsi buraya geliyor. o trabzondaki nataşalar filan hep üniversite mezunu” diye bağıra bağıra konuşuyordu şehmuz abi. “ben nataşa değil, ben temizlik yapıyor” dedi emine. kahkahalara boğulduk.<br />
o gece orada kaldım. daha güneş doğmamışken, kimseyi uyandırmadan çıktım. şehmuz abi o ayki kiranın yarısını vermişti. aslında almak istemedim ama ısrar etti. yolda çok düşündüm. belirsiz bir hayat yaşıyorlardı. anlayamacağım ama hiç anlayamayacağım bir şeydi.</p>
<p>***</p>
<p>bir daha haber alamadık ondan. telefonla da ulaşamadık. bizdeki yedek anahtarla eve girdik. gayet normaldi ev. temizlemişler, ayrılmışlardı. kiraları hiç ödeyemedi. daha önce ona kafeyi emanet eden adamı buldum. pideci açmış. “gitti o” dedi. “nereye?” dedim. “bilmiyorum, kışın akçay’daymış diye duydum. inşaatta çalışmış. sonra bilmiyorum. biraz alacağı kalmıştı bende, veremedim. kolay mı, piyasa çok durgun. para çok zor artık” dedikten sonra kocaman bir lahmacun parçası attı ağzına. çiğnerken, “görürsen selam söyle” dedi. “ayıp oldu ona da. bir yemek ısmarlarım gelirse.” kahkaha attı sonra. ağzından soğan, maydanoz parçaları saçıldı etrafa.</p>
<p>***</p>
<p>sevgi nasıl bir şey sence? aşk diyorlar ya televizyonda, nedir o? ben anlamıyorum. karı sattı gitti bizi. sevmedi mi hiç sence? yani öpüyordu ha. omzumu bile öptü billaha. şu suya girdik birlikte. sevdi sandımdı. sende aşk kitabı bulunur mu?</p>
<h3><a href="http://www.rsskitap.com/15-01-2009/konuk-yazar/">Konuk Yazar</a> &#8211; Hayri Vaka Hakkında </h3>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/n773813336_515700_4527.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/n773813336_515700_4527-93x135.jpg" alt="Hayri Vaka" title="Hayri Vaka" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-597" /></a>çok gülüngeçli okungaç olan deli defteri adlı mizah edebiyatı dergisini çıkaran muhterem zattır,filozoftur.İlk konuk yazarım olan pek sevdiğim üstada teşekkürlerimi sunuyorum.</p>
<p>Özel Not: Yakında deli defteri hakkında özel bir yazımız olacağını da duyurmuş olalım.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/19-03-2009/woody-allen/" title="Woody Allen">Woody Allen</a><br /><small>Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Def...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/04-03-2009/sehmuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/n773813336_515700_4527-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/n773813336_515700_4527.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Hayri Vaka</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/n773813336_515700_4527-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>

