A A
RSS

Arşiv | #

Troya

Cuma, Ocak 1, 2010

Yorum Yok

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ateşi’nin son gösterisi olan Troya’nın dünya turnesine çıkmadan önceki son gösterisindeydim. Gösteriden bahsetmeden önce kısaca sizlere Anadolu Ateşi’nden bahsedeyim. Anadolu Ateşi, Mustafa Erdoğan’ın sanat yönetmenliğindeki Türk dans topluluğudur. Siz onları Anadolu Ateşi (Fire Of Anatolia), Dansın Sultanları (Sultans of the Dans) olarak duymuş olmalısınız. Şunu söylemeliyim ki sahnedeki performanslarını gördükten sonra aldığınız zevki karşılaştıracak bir öge bulamıyorsunuz. Karadeniz oyunuyla dünyanın en hızlı dans eden grubu olarak Guiness Rekorlar Kitabına giren ekibe odaklanınca yaptıklarının kültürlerinden kopmayan idealist dansçıların içtenliğiyle oluşan şeyler olduğunu görüyoruz.

Son gösterileri olan Troya’ya gelirsek, Anadolu’nun bağrından kopan ve Homeros tarafından yazdılığı sanılan efsaneyi dansın diliyle bizlere anlatıyorlar. Televizyondaki veya internetteki fragmanlarından dolayı büyük bir beklentiyle gittim ve biraz da aklımda gösterinin en iyi sahneleri fragmandakilerlerdir, şimdi basit bir gösteri çıkabilir karşıma şeklinde düşünceler vardı. Bizlere verdikleri gösteri açıklamasının ardından ışıklar söndü ve daha gösteri başlayalı dakika olmadan isteyebileceğim her şeyi gördüm. İnanılmaz bir ritim yakalayarak alkışlamaktan ellerim kızarmış halde ilk perde kapandı. İkinci perdeye geçerken aldıkları ücretin ilk perdeye ait olduğunu, ikinci perde ücretinin de 10 katı olduğunu söyleseler eminim ki kimsenin itirazı olmaz, hatta herkes mantıklı derdi. Daha önce sahnede görmediğim teknolojinin sınırlarını zorlayan kimi zaman da doğa üstü diyebileceğim şekilde tekrarlanan şeyler gördüm. Hatta bir sahnede arkamdan Matrix’de bile böyle sahne yok dedikleri duydum. Ve bunları öyle güzel sundular ki, öyle iyi çalışmışlar ki nasıl tarif edeyim bilemiyorum.

Troya 120 dansçıyla, 80 kişilik bir orkestranın çaldığı Yücel Erdem’in müziklerinin yanına dünyaca ünlü 3 virtüözün ve birçok profesörün, yetkilinin, sanatçının desteğiyle karşımıza çıkıyor. Öğrendiğim kadarıyla 250 kişilik danscı ekibiyle gösteri aynı anda iki farklı ülkede de sahnelenebiliyormuş. 4 milyon avroluk bir maliyetin söz konusu olduğu bu muazzam gösteride şöyle dönüp baktığımda neredeyse sahnedeki her kişiye bir izleyen düşüyor.

Kendilerine rakip olarak yine kendilerinin gösterisi olan Anadolu Ateşi’ni alan ekibin verdiği emeği hayal edemiyorum. Çünkü sürekli bir adım atmak, Troya’nın Anadolu Ateşi’nin gölgesinde kalmamasını sağlamak için gerek gezilerle, gerek tarih dersleriyle Troya’yı Troya’lı olarak hissedebilmek ve aktarabilmek adına gereken tüm çaba gösterilmiş. Barışçı bir Troya mesajı ortaya koyulan gösteriyle birkaç kasandra denemesinin dışında Türkiye’de ortaya koyulan ilk eser ki dünya da İzmir’li Homeros ‘un İlyada ve Odessa eserlerinden edinilen bilgilerlerin ağır yükünden dolayı Troya’yı işleyen toplam eser sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. Bu kadar ciddi bir yükü omuzlayan ve Türk’ün adını yıldızlara bir kez daha taşıyan ekibe nasıl teşekkür etsem azdır. Troya’nın 3188. yılında 8 metrelik bir Troya atını da sahneye çıkaran gösteri aslında 2 versiyon olarak yazılmış. Antik mekanında Çanakkalede dev bir platformda gerçek atlarla sahnelenmesi düşünülen gösterinin diğer versiyonun da Mısır piramitlerinin önünde Anadolu Ateşi’ni oynayabilmeleri gibi hayalden öte bir düşünce olduğunu bilmek gerekiyor.

Kitaplık (1)

Çarşamba, Ekim 21, 2009

1 Yorum

Kitaplık‘ bölümümüzün ilk yazısı ile karşınızdayız. Bir sonraki yazıda kendi kitaplığınızı göstermek ya da bizlere fikir vermek için lütfen iletişime geçiniz. Umarım bu yazı ilham perilerinizi canlandırır, dünyaya yenilikçi bir bakış açısıyla bakar ve kitaplarınızı evsiz bırakmazsınız.

Ağaç

Kore’li Shawn Soh tarafından düşünülmüş.

(daha fazla…)

Kitap Ayraçları (1)

Salı, Mart 31, 2009

7 Yorum

Kitap Ayracı‘ bölümümüzün ilk yazısında neden böyle bir bölüm açma gereksinimi duyduğumdan ve kitap ayracının tarihinden bahsetmiştim. Arayı soğutmadan birkaç tanıtım yapalım.

Şapkalı Kitap Ayracı

Tuttum Şapkalı Kitap Ayracı

Keçe, polar yada kaşe kumaştan dikeceğiniz minik şapka kitap okurken nerede kaldığınızı size hatırlatacaktır. Bayanlar tarafından ilgiyle karşılanacağını tahmin ediyorum. Ayrıca güzel de bir hediye olabilir. (daha fazla…)

1. Yıl

Cumartesi, Mart 21, 2009

36 Yorum

RSSKitap 1 Yaşında!

Tam bir yıl önce düşüncelerimi kayda almak için açtığım RSSKitap.com , 1 Nisan ile itibaren birinci yaşını dolduracak.Büyük bir zevk ve şevkle bir hobi olarak oluşturduğum web sitemin büyümüş olması benim için tatlı bir hüzün kaynağı.

Bu güne kadar benim yanımda olan dostlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunarım.

Ödüllü Yarışma

Sitemizi bu güne kadar takip eden sevenlerimize hediyeler dağıtmak isterdim fakat öğrenci halimle büyük şirketleri sponsor olarak kandırmaya gücüm yetemiyor henüz.Ama sizlere tüm gururumla içtenliğimi sunuyorum.En azından bir kişiyi mutlu etmek adına ufak bir adım atmak istiyorum.

Aşağıdaki soruları doğru yanıtını yorum olarak bize bildiren bir kişiye çam sakızı çoban armağanı hediyelerimiz olacak.

Ödüller

  • Seçtiği 1 belki 2 belki de 3 kitap adresinize yollanmak üzere sipariş edilecek.
  • Deli Defteri dergisi için 1 yıllık ücretsiz abone olacaksınız.
  • Eğer istersen RSSKitap ‘ta bir yazınız yayınlanacak.
  • İstediğin operatördeki numaraya 100 adet kontör transfer edilecek.(Sponsor: Sırrı Özden)

Yarışma Soruları

  1. RSSKitap.com sitesine ismini veren RSS ‘nin açılımı nedir? (Real Simple Syndication değil!)
  2. Dümbüllünün kavuğunun manevi sahibi kimdir?
  3. Resimdeki değerli ünlü kimdir? [Resmi görmek için tıklayın!]

(daha fazla…)

TRT 2 – Bilişim Rüzgarı

Pazartesi, Şubat 2, 2009

14 Yorum

trt-2TRT 2 ‘de Pazar günleri canlı yayın yapan Bilişim Rüzgarı programında RSSKitap.com tanıtıldı. Bilişim Rüzgarı programında donanım, yazılım gibi konularda bir takım soru(n)ları yanıtlıyor ve yeni nesil teknolojik ürünlerin tanıtımı yapılıyor. 2 Şubat Perşembe 2009 tarihli günde canlı yayında RSSKitap.com’u tanıttılar. Övgü dolu sözlerinden ötürü G.Çağdaş KAVAL’a teşekkürü borç bilirim. TRT 2 Bilişim Rüzgarı’nın resmi web sitesinde de yayınlanan yayın videosu yazının devamında yer almakta.

(daha fazla…)

Derkenar
“Artık sadece iletişim araçları var, iletişimin kendisi yok.”

Jean Luc Godard
RSS Kitap'a Destek Olun

Birlikte bir adım daha atabilmek için canımıza can katın, Destek Olun!
Şu An Ne Yapıyor?
    Eleştirmek üzere;
  • Cumhuriyet & Türk Mucizesi - Turgut Özakman
  • Okuyor;
  • Limon Ağacı - Sandy Tolan
  • Okuyacak;
  • Faust - Johann Wolfgang Goethe
  • Takipte;
  • K (Haftalık)
  • Penguen (Haftalık)
  • Uykusuz (Haftalık)
  • NTV Tarih (Aylık)
  • CNBC-e (Aylık)
  • İzdiham (Mevsimlik)
İlgi Duyduğum Kitaplar
  • Darağacı / Dünki Türkiye Dizisi - Mustafa Necati Sepetçioğlu
  • Efrasiyab'ın Hikayeleri - İhsan Oktay Anar
  • Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar
  • Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar
  • Kadından Kentler - Murathan Mungan
  • Monte Kristo - Alexandre Dumas
  • Nietzsche Ağladığında - İrvin D. Yalom
  • Notre Dame'in Kamburu - Victor Hugo
Lütfen önerilerinizi benimle paylaşınız.(İletişim)
Sponsor

Twitter

Twitter - Beni takip etmek için tıklayınız.

    Bilgilendirme

    Site kısa bilgilendirme ikonu
      Sitemiz Rıza Selçuk SAYDAM 'ın okuduğu kitapları günler, aylar ve hatta yıllar geçse de ileride dönüp bakabileceği, kendi üslübundaki değişimleri farkedebileceği, fikirlerindeki, bakış açılarındaki genişlemeleri kayda alabileceği bir blogdur. Mevcut hali ihtiyaç nedeniyle yapılan değişikliklerle oluşmuştur. Sıkılmayın, okuyun ve lütfen yorumlayın.