
Sizlere bir müjdem var! RSS Kitap‘ın kardeşi oldu, adı da RSS İmge oldu! Bu yazımızda biraz ayrıntıları paylaşalım istiyorum.
RSS İmge, izlediğim film & tiyatro gibi görsel ögelerin tarafımca eleştirileceği bir web sitesidir. Uzun zamanda Windows Live Spaces ve Twitter üzerinden izlediğim filmler hakkında bir cümlelik yorum ve puanlama yayınlıyordum. Windows Live Spaces üzerindeki alanımda izlediğim film sayısı 100 olduğunda yeni film eklememe izin vermedi. Belirli bir limit var demek ki. Bir an ayağımı boşluğa atmış gibi hissettm. Ayrıca artık izlediğim görseller hakkında yaptığım ufacık yorumlar da beni sıkmaya, daha fazla konuşma isteği uyandırmaya başlamıştı. Zamanıdır diye düşünerek yeni bir web sitesi projesi düşündüm. İçeriğinin nasıl olacağı belliydi de peki ya ismi?
İlk olarak aklıma ‘rssfilm .com’ adresi geldi. Hemen kontrol ettim ki birisi yıllar önce bu ismi tescillemiş. Yeni bir web sitesinin en önemli özelliği ismidir gerçekten de ve eğer ilk akla gelen isim doluysa sancılı bir dönem başlıyor demektir. Binlerce kelime kafamdan onay mesajı almak için didindiler de durdular. Bir çok dostum rss ve sinema birleşimi ‘rssinema .com’ ismini önerdiler. Tiyatro yorumları da yapmak istediğim için sadece sinema kavramıyla siteyi boğmak istemedim. Film sözcüğünü karşılayacak veya film & tiyatro sözcüklerini kapsayacak Osmanlıca bir sözcük arayışına girdim bu sefer. Bir kaç üniversitedeki yetkili büyüğümü aradım ve sözcük arayışım devam etti. Akabinde Osmanlıca’da zaten film kelimesinin birebir karşılığının olmadığını biliyordum ve karşılayacak kavram da tam olarak bulamayınca, Arapça bazı kelimeler önümde dizildi ve hiç de hoşuma gitmediler. İstediğim hem kısa, hem anlamlı, hem kapsamlı hem de benlik bir şeydi. Fazla şey istiyordum biliyorum ama kimin umrunda! Eğer ben bir şeye ciddi anlamda gönül verdiysem ya hep ya hiç olmalı o kadar.
Gün boyu aklımı kurcaladı, önüme gelen herkese sordum, sormadıklarımın da ağzından çıkan kelimeleri analiz ettim, güzel bir şey seçemedim. Akşam tekrar eve geldiğimde isim işini zamana bırakmayı kararlaştırıp sitenin tasarımıyla ilgilenmeye başladım. Tasarım konusunda sizi sıkmayayım ama emin olun ki son teknolojiler kullanıldı. Ben tasarımla ilgilenirken, gönüm de isim düşünüyordu. İsim konusunda takılmıştım. Yattım ve gece uyandım. Saat tam olarak 01.32 , tarih 24 Mayıs 2009. Aklıma nereden estiği belirsiz ‘imge‘ sözcüğü geldi. Anlamını sorarsanız ekşi sözcük ‘duyularla algılanan nesnel dünyanın, insan bilincine yansıması sonucu ister somut, ister zihinsel olarak yeniden tasarlanması.felsefe tarihinde bilgi kuramı, imgeyi ilk bilgi olarak kabul etmiştir.decartes’a göre imge, zihnin şeylerden edindiği tasarım , düşüncedir.’ olarak tanınlamış yani kısaca ‘zihnin resmi’. Sloganı da ‘Gayri Muazzam Film Eleştirihanesi’ olarak düşündüm.
Bundan sonrası siteyi hayata geçirmektedi. Bir iş insanın kafasında şekillendiğinde geriye hiçbir şey kalmıyor gerçekten. Kendime hayırlı olsun, uzun ömürlü olsun ve beni utandırmasın diyorum. Saygı ve sevgilerimle.
Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Defteri‘ adlı dergide yayınlanmak üzere yazılmaktadır.Karşınızda olan doğal halidir.Dergideki olan Hayri Vaka tarafından makyajlanmış olabileceği gibi hiç dergiye çıkamayabilir de.

Pek sayın okuyucu şimdi aramızdaki samimiyete güvenerek küfrün bu kadar yakıştığı başka bir insan var mıdır diye sana soruyorum,sordum. Çünkü o TRT’de dal t*ş*k diyebilmiş kişi. Yaşayan tek muhalif mizah ustası, tiyatrocu, yazar bir deha “bu sahne bir okuldur / ustam Münir Özkuldur“ der çünkü onun vitamini kavuğunda! “Kavuğu lavukla karıştırmayın!” der. Komik olduğu için değil de sadece komik olmadığı için sevilen orta oyuncusudur. Galatasaray Lisesi’nden tarih hocalarına kızarak okul yönetime bir mektup yazıp okuldan istifa etmiş. Evet sigara ve alkol manyağıdır, sinirlendiğinde korkmalısınızdır, yobazlara karşı hiç hoşgörülü değildir,küfürbazdır,kadınları sever, aptallara hiç mi hiç tahammülü yoktur. Bir gecede koca bir oyun yazabilecek güce sahiptir ve ‘sanki içime osurmuşum gibi sıkıntılı bir ifadem var’ der. Çünkü yalnızlıktır onun hayatı, koca bir yalnızlık.En son birkaç ay evvel ‘Karagöz ile Boşverinbeni’ adlı kitabı çıktı ; 2+150 kumru üzerinden bir adamın yalnızlığını anlatır ve okurken ben o adamın kendisi olduğunu hissettim durdum. Yalnızlığın zavallılık değil, usulünce yaşandığında çok büyük keyif olduğundan bahsediyor ve yıllar önce güldeste’de dediği gibi ‘yalnızlığım karımdır,kimselere koklatmam’ diyor tekrardan. Tiyatronun dilini kullanışıyla [çok kullanılan cümlelere tersten başlayarak (hanımefendi,anlayışınıza hayranım...) veya çoğul ifadelere İngilizcedeki çoğul eki olan –s eki getirerek (kızlarsss…) veya küfür edeceği zaman küfürleri 2 bağımsız kelime gibi bölerek uzatması ( hass..iktir..) ve kesinlikle kişilerin belirgin özelliklerine göre lakap takmak ] gerçekten farklılığını hissettirmiştir.Kısacası, zordur Ferhan Şensoy olmak! Anadili yanında Fransızca , İngilizce ve bir çok dilde cambazlık yapmaktır. İmza için utana sıkıla uzattığınız kendisine ait korsan kitaba bakıp, “oğlum korsan lan bu kitap, ben bu kitaba korsan imza atarım!” diyerek normalden farklı bir imza atan yaşıyorken değerini bilerek arkasından ağlamak yerine yüzüne baka baka gülünesi insandır. Benim gözlerimi mizaha açtıran insandır o. Pardon , Şans Kapıyı Kırınca , Son Ders ile eskimeyeceğini anladık. Doya doya güldük kimi zaman gülmemek için ağzımızı kapattık çünkü hiçbir şey kaçırmamak adına ses çıkarmamamız gerekiyordu. Oyunlarının sonunda, seyirciyi alkışlarken ( bir avuç seyirciyi hem de) gözleri dolu dolu olan ve bir başka derin bakan büyük sanatçı o. Tam adı Osman Ferhan Şensoy’dur. “Benim ömrüm sizleri adam etmeye yetmeyebilir.” cümlesinin sahibi…adam gibi adamdır Ferhan Şensoy, anlayana tabi.
Türk kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu , Malatya’da Kitap Dünyası’nın açılışını yaptı ve imza günü düzenlendi. Kendisinin başta ülkemiz olmak üzere dünya üzerindeki değerini sizlere anlatma gereği duymuyorum. Eğer hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz gugıl amcaya(*) sorabilirsiniz.
Organizasyona sürekli burnumu sokmam dolayısıyla güne özel poster ve kitap ayracı tasarlamıştık, bu güzel güne katkıda bulunmak için elimizden geleni yapmıştık. Tam olarak istediğimiz sonuçlara ulaşamasak da güzel bir gün geçirdik. Alt katı kitapçı, üst katı da rahat koltuklarla döşenmiş bir ortam olan Kitap Dünyası , biz kitap severler için güzel bir hizmet. Malatya’ya yolunuz düşerse rahat rahat soluk alabileceğiniz bir kültür merkezi olacağını düşünüyorum.
Değerli hocamızın sağlığının yerinde olduğunu, espiritüel ve gerçekten de içten olduğunu hissettim. Daha fazla sohbet edebilme imkanımız olmasını isterdim. Çünkü merak ettiğim bazı şeyler vardı. Bu güzel organizasyonu yaparak bizlerle değerli hocamızı buluşturan Kitap Dünyası’na teşekkürlerimi sunuyorum.
17 Nisan 2009 tarihinde düzenlenen bu organizasyona dair görsellere aşağıdan erişebilirsiniz.
(daha fazla…)

RSSKitap 12 Yaşında!
Tam bir yıl önce düşüncelerimi kayda almak için açtığım RSSKitap.com , 1 Nisan ile itibaren birinci yaşını dolduracak.Büyük bir zevk ve şevkle bir hobi olarak oluşturduğum web sitemin büyümüş olması benim için tatlı bir hüzün kaynağı.
Bu güne kadar benim yanımda olan dostlarıma canı gönülden teşekkürlerimi sunarım.
Ödüllü Yarışma
Sitemizi bu güne kadar takip eden sevenlerimize hediyeler dağıtmak isterdim fakat öğrenci halimle büyük şirketleri sponsor olarak kandırmaya gücüm yetemiyor henüz.Ama sizlere tüm gururumla içtenliğimi sunuyorum.En azından bir kişiyi mutlu etmek adına ufak bir adım atmak istiyorum.
Aşağıdaki soruları doğru yanıtını yorum olarak bize bildiren bir kişiye çam sakızı çoban armağanı hediyelerimiz olacak.
Ödüller
- Seçtiği 1 belki 2 belki de 3 kitap adresinize yollanmak üzere sipariş edilecek.
- Deli Defteri dergisi için 1 yıllık ücretsiz abone olacaksınız.
- Eğer istersen RSSKitap ‘ta bir yazınız yayınlanacak.
- İstediğin operatördeki numaraya 100 adet kontör transfer edilecek.(Sponsor: Sırrı Özden)
Yarışma Soruları
- RSSKitap.com sitesine ismini veren RSS ‘nin açılımı nedir? (Real Simple Syndication değil!)
- Dümbüllünün kavuğunun manevi sahibi kimdir?
- Resimdeki değerli ünlü kimdir? [Resmi görmek için tıklayın!]
(daha fazla…)
Yazımıza başlamadan önce ufak bi ünlemle belirtmeliyim ki bu yazı ‘Deli Defteri‘ adlı dergide yayınlanmak üzere yazılmaktadır.Karşınızda olan doğal halidir.Dergideki olan Hayri Vaka tarafından makyajlanmış olabileceği gibi hiç dergiye çıkamayabilir de.
Sen pek değerli okura o veya bu kitabından değil,Woody Allen’dan bahsedeceğim.Gerçek adı tam olarak Allen Stewart Konigsberg olan zat-ı muhterem daha okumayı sökmeden film senaryoları üretiyordu.15 yaşında adını Woody Allen olarak değiştirdi ve mizah adına önemli adımlar atmaya başladı. New York doğumlu ABD’li film yönetmeni, senaryo yazarı, aktör, stand-up’çı, oyun yazarı,öykücü ve müzisyendir. Genellikle kendi yazdığı, yönettiği ,oynadığı film projelerinde yer alır. Şimdi sayın okur burada uzun bir
biyografi ile bu renkli kişiye zeval getirmek istemem.Onun mizahında aslında herkesin anlayamayacağı ince nükte vardır. Sokaklardan yetişmiş ve yaptığı aslında tam olarak zekası ile incelikleri hissetmemizi sağlamaktır.Onun için gerçek dünya değil yarattığı dünya önemlidir.Bu yüzden ‘izninizle gerçek dünyaya dönmek zorundayım.’ der.Gerçek de göreceli değil midir? Ve tipinden
komedyenlik akar hem de çok da çatlak sözleri vardır kendisinin. ‘Eğer Tanrı varsa,umarım iyi bir mazereti vardır.’ der.Yılları deviren bu deha ölüm konusunda da garip düşüncelere parmak basmayı ihmal etmemiştir.Ölümden korktuğumdan falan değil, sadece eldiğinde orda olmak istemiyorum.’Onun kendi tarzı vardır her konuda.İkili konuşmaları melodik,şiirsel bir edayla sunar. Evlatlık edindiği kızla evlenmesi sonrasında “bir sanatçıdan sıradan bir ahlak anlayışı bekleyemezsiniz” açıklaması yapan ünlü Yahudi, ‘Yahudi’yim ama Yahudiliği komik buluyorum’ der ve tanrıdan,Amerikan başkanına , kadınlardan,istiridyeye (kadınlara karşı pek kibar ve umursamazdır) kadar
her konuda dalga geçen bir şahsiyettir.İnsanın yemek yemek,sevişmek gibi basit ihtiyaçların kölesi olduğunu savunur.Ses tonundaki değişiksizlikten normal biri gibi konuştuğunu sanırsınız fakat araya sıkıştırdığı aforizmalarıyla dehasını defalarca kanıtladığı gibi karmaşık düşünceler arasında kendisiyle de dalga geçmeyi unutmaz. “sana göre ateistim, tanrıya göre ise sadık bir muhalif” demiş post-modern filozof, ‘soru neydi bilmiyorum ama cevabi seks’ diyebilen kişidir. Klarnet çaldığı caz grubu da olan ünlü, fiziksel güzelliğin önemsizliği üzerine bir resim çizdiği iddia edilen kıskandığım kişinin kitaplarını, pis pis sırıtmak isterseniz açıp okuyabilirsiniz.Genelde kitap okurken notlar alan ben onun için özel bir defter hazırladığımı bilir misiniz? İstanbul’da yolda yürürken karşınıza çıkabilecek kadar tesadüflerin mimarı garip kişilik “bilgi bilinebilir mi? bilinemezse, biz bunu nereden biliyoruz?” der.Onun aforizmalarından yararlanarak kariyer bile yapılabileceğini iddia ederim.Kendisi aslında tam bir realisttir ve hayatın gerçek yüzünü gösterir bizlere.Bakış açısını zenginleştirmek adına birebirdir o. Hollywood’un nadir çıkardığı dehanın 30 tane Oscar ödülünde parmağı vardır. Yazdıkça yazasım geliyor şu an sayın okur ve açıkçası hayatı bir kenara itip birkaç ay onun eserlerini tamamen hissetmek istiyorum her hücremle.‘Hayattaki tek pişmanlığım,başka biri olmamam.’ der ya pek sinirlenirim ve yakın zamanda hadi bakalım yer değiştirelim diyeceğim kişiliktir.
Kısacası şaşkın görünüşlü zeki adam iyi ki var! Kafanıza takılan bir nokta varsa Woody Allen der ki ; ‘Bütün cevaplarınıza karşı sorularım var.’ Kaynak; woodyallen.com

Bu kitaplığın ilk yazısıdır.Kısaca “Nedir?” sorusunun cevabını yanıtlayarak blog dünyasına bir adım daha atmış olacağım!Detaylı bilgi için tıklayınız
2008 Yılı
Ocak , Şubat , Mart , Nisan aylarında okuduğum kitapları aşağıya listeledim.
- Felatun Bey’le Rakım Efendi
- Kitab-ı Aşk
- İki Dirhem Bir Çekirdek
- Kaşifler ve Keşif Maceraları
- Ey Vatan
- Kilit / Dünki Türkiye Dizisi
- Küçük Şeyler
- Uysal Kız
- Tavan Arası
- Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe
- Bir Hüznün Tarihi Sarıkamış
- Kan Uykusu
- Siyah Kan
- Olasılıksız
- Leyleklerin Uçusu
İyiki okuyorum,ileride de inşallah ne iyi etmişim de bir kenara yazmışım derim. ((: Saygılarımla!
Pazar, Mayıs 24, 2009
5 Yorum