


<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>RSS Kitap</title>
	<atom:link href="http://www.rsskitap.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.rsskitap.com</link>
	<description>Gayri Muntazam İnternet Kitaplığı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Mar 2010 08:00:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>2. Yıl</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/20-03-2010/2-yil/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/20-03-2010/2-yil/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 08:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sayın Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Selçuk Saydam]]></category>
		<category><![CDATA[rsskitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1510</guid>
		<description><![CDATA[RSS Kitap 2 Yaşında!

Okumak benim için bir aşk! RSS Kitap &#8216;ın da bu nedenle hayatımda çok özel bir yeri var.  Reyting kaygısı olmadan, içtenlikle, kaliteli ve seviyeli sürdürdüğüm içerik üretiminin gururuyla mutlu anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. RSS Kitap 2 Yaşında!
Ödüllü Yarışma
Site takipçileri için geçen sene olduğu gibi bu sene de ödüllü bir yarışma düzenliyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>RSS Kitap 2 Yaşında!</h3>
<p><a href="http://www.rsskitap.com/20-03-2010/2-yil/rsskitap-2/" rel="attachment wp-att-1581"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-2.png" alt="" title="RSS Kitap 2 Yaşında!" width="500" height="300" class="aligncenter size-full wp-image-1581" /></a><br />
Okumak benim için bir aşk! RSS Kitap &#8216;ın da bu nedenle hayatımda çok özel bir yeri var.  Reyting kaygısı olmadan, içtenlikle, kaliteli ve seviyeli sürdürdüğüm içerik üretiminin gururuyla mutlu anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. <strong>RSS Kitap 2 Yaşında!</strong></p>
<h3>Ödüllü Yarışma</h3>
<p>Site takipçileri için geçen sene olduğu gibi bu sene de ödüllü bir yarışma düzenliyorum. Aşağıdaki sorunun doğru yanıtını yorumlayan bir kişiye çam sakızı çoban armağanı hediyemiz olacak. Eğer sponsor teklifi alırsak hediye alacak kişi sayısını veya hediyeleri de arttıracağız. Önemli not: Adınızı ve soyadınızı kesinlikte eksiksiz girmelisiniz, yoksa yorumunuz yarışmaya dahil edilmez.</p>
<h3>Ödüller</h3>
<ul>
<li>Seçeceği 1 belki 2 belki 3 kitap adresine teslim edilecek.</li>
<li>Kendisine put.io davetiyesi verilecek.</li>
<li>Eğer isterse RSSKitap &#8216;ta istediği konu hakkında denemesi yayınlanacak.</li>
</ul>
<h3>Yarışma Sorusu</h3>
<ol>
<li>RSSKitap.com sitemizin yan menüsünde yer alan &#8216;Derkenar&#8217; bölümünde her sayfa değiştirildiğinde sistemden rastgele bir söz yayınlanır. Bu sözlerden site sahibinin söylediği hangisidir?</li>
</ol>
<h3>Sonuçlar</h3>
<p>Sonuç <strong>1 Nisan 2010 Perşembe</strong>   açıklanacaktır.</p>
<p>Umarım güzel bir etkinlik olur. Saygı ve sevgilerimle.</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/21-03-2009/1-yil/" title="1. Yıl">1. Yıl</a><br /><small>
RSSKitap 1 Yaşında!
Tam bir yıl önce düşüncelerimi kayda almak için açtı...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/06-12-2008/pcnet-dergisindeyiz/" title="PCnet dergisindeyiz!">PCnet dergisindeyiz!</a><br /><small> PCnet dergisindeyiz! : Bilgisayar ve internet dergisi PCnet'in Aralık 2008...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/01-04-2008/merhaba-dunya/" title="Merhaba Kitaplık!">Merhaba Kitaplık!</a><br /><small>

Bu kitaplığın ilk yazısıdır.Kısaca “Nedir?” sorusunun cevabını yanıtlay...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/20-03-2010/2-yil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-2-93x135.png" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-2.png" medium="image">
			<media:title type="html">RSS Kitap 2 Yaşında!</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/rsskitap-2-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet &amp; Türk Mucizesi</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/19-03-2010/cumhuriyet-turk-mucizesi/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/19-03-2010/cumhuriyet-turk-mucizesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 19:20:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Özakman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1598</guid>
		<description><![CDATA[ 6 Mart 2010 tarihinde Bilgi Yayınevi sayesinde Turgut Özakman ile tanıştım, kendisi &#8216;Cumhuriyet&#8217; adlı kitabını içtenlikle imzaladı. Hemen kitabı okumaya başladım ve daha önce bilmediğim bir çok ayrıntı ile karşılaşıp şaşırmamı, ufkumun genişlemesini ve geçmişimle daha sağlam bir şekilde gururlanabilmemi sağladı. Yapılan fedakarlıkları hissettikçe insan ister istemez duygulanıyor gerçekten. Haklı savaştan sonra barışı sağlayabilmemiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/cumhuriyet.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/cumhuriyet-93x135.jpg" alt="" title="Cumhuriyet &amp; Türk Mucizesi Kapak ( Yazar: Turgut Özakman )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1599" /></a> 6 Mart 2010 tarihinde Bilgi Yayınevi sayesinde Turgut Özakman ile tanıştım, kendisi &#8216;Cumhuriyet&#8217; adlı kitabını içtenlikle imzaladı. Hemen kitabı okumaya başladım ve daha önce bilmediğim bir çok ayrıntı ile karşılaşıp şaşırmamı, ufkumun genişlemesini ve geçmişimle daha sağlam bir şekilde gururlanabilmemi sağladı. Yapılan fedakarlıkları hissettikçe insan ister istemez duygulanıyor gerçekten. Haklı savaştan sonra barışı sağlayabilmemiz için gereken diplomatik zaferleri ve Türk&#8217;ün medeniyetler seviyesine ulaşmasının önündeki engellerin nasıl bir bir aşıldığını, bu yolda çekilen zorlukların atalarımızı nasıl yıldırmadığını, Mustafa Kemal Atatürk &#8216;ün ve silah dostlarının bizler için yaptıklarını anlatıyor.</p>
<h3>Türkiye Üçlemesi</h3>
<ol>
<li><strong>DİRİLİŞ &#038; Çanakkale 1915</strong></li>
<li><strong>ŞU ÇILGIN TÜRKLER</strong></li>
<li><strong>CUMHURİYET &#038; Türk Mucizesi</strong></li>
</ol>
<p>Kitabın öncelikle serinin üçüncü kitabının birinci cilti olduğunu belirtelim. Kitabımız Şu Çılgın Türkler&#8217;de kalınan yerden Cumhuriyet&#8217;in ilanına kadar olan dönemi ele almakta. İkinci cilti de merakla bekliyorum çünkü çok hassas örnekler vererek yol alıyor. Atatürk&#8217;ün Türk &#8211; Kürt kardeşliği hakkındaki konuşması ve meclisteki Kürt vekilllerin de &#8216;Türk ve Kürt kardeşleriz, birbirimizle iftihar ederiz.&#8217; sözleri, Zağnos&#8217;ta ilk Türkçe hutbenin Atatürk tarafından verilmesi ve hutbenin anlaşılabilir olmasının getirdiği olumlu sonuçları, Atatürk&#8217;ün kendisine padişahlık ve halifelik teklifi getiren hocaların isteğini milli iradenin hakim kılınacağını söylerek reddetmesi, yıllarca derin uykuda olan halkın yapılan devrimleri içtenlikle kabul ederek gelecek hakkında sürekli kaygılanarak ön saflarda yer alması gibi önemli örneklerin günümüzce anlaşılmasının büyük önemli var.</p>
<p>Özellikle Mudanya Ateşkeş Antlaşması ve Lozan Barış Konferansı hakkında ayrıntılı anlatım benim için büyük önem taşıyor.. İsmet Paşa&#8217;nın günlerce uyumadan Türkiye &#8216;nin diğer devletlerle eşit olabilmesi ve devletin ufacık bir hakkının dahi korunabilmesi için verdiği diplomatik savaşın önemi mükemmel bir şekilde yansıtılmış, yapılan fedakarlıklar, restler, haklı savaşa heran hazırlıklı bir şekilde barış için atılan adımlar, uygulanan stratejiler ve ödün vermemek&#8230;</p>
<p>Atatürk&#8217;ü daha iyi anlayabilmek ve dönemin şartlarını hissedebilmek için kesinlikle bu kitap okunulmalı. Turgut Özakman yaklaşık 200 sayfa olan dipnot &#038; açıklama bölümüyle de günümüzde yapılan bir çok bilgi kirliliğini düzeltiyor, bu yanlışları yapanları esefle kınıyarak açıklıyor.  Benim tek rahatsız olduğum ayrıntı dipnotlar ile açıkalamar bölümünün birleştirilmiş olması. Açıklamaların sayfa altlarına derkenar şeklinde yazılmasını, dipnotların da olduğu gibi kalmasını isterdim. Okunma açısından oldukça rahatsız edici.</p>
<p>Her ne kadar bu aktif yılların özeti niteliğinde olsa da zihniyeti ve devrimlerin anlamlarını yansıtabilmek açısından gerçekten başarılı bir kitap. </p>
<blockquote><p>Tevfik Paşa&#8217;nın 1921 Londra konferansında, söylentiye göre, Ankara temsilcilerini göstererek, güya &#8217;sözü milletin hakiki ve meşru temsilcilerine bırakıyorum&#8217; dedği yaygın bir söylentidir. Bu nedenle de yurtsever diye anılır. Bu söylentilerin gerçekle ilgisi yoktur. Doğrusu şu: Tevfik Paşa konferansta, İstanbul hükümetinin görüşlerini açıklamış, sözünü Ankara&#8217;nın da çağrılmasından şikâyet kokusu taşıyan şu cümle ile bitirmiştir (sadeleştirilerek): &#8220;<em>Ankara Millet Meclisi tarafından seçilmiş ve o Meclis adına söz söylemeye yetkili temsilcileri davet ettiniz; size sunacakları önerileri açıklamaları için sözü kendilerine bırakıyorum.</em>&#8220;(Konferans tutanağı, Ali Türkgeldi, Mondros ve Mudanya Mudanya Mütarerekeleri Tarihi, s.137 ; Bekir Sami Bey&#8217;in raporu, Atatürk&#8217;ün Dış Politikası, 1.c , 2.239)<br />
O konferansa katılan Ankara temsilcilerinden biri de M. Esat Bozkurt&#8217;tur. M. Esat Bozkurt şöyle yazıyor: &#8220;<em>Milli heyet içinde bulunuyordum, İzmir mebusu sıfatıyla. Tevfik Paşa sözü milli heyete bırakmadı. O ihtiyar haliyle uzun uzun söyledi ve yalnız hilafet ve saltanak haklarını müdafaaya çalıştı. (&#8230;) Tevfik Paşa&#8217;nın esasen sözü Ankara&#8217;ya verdirmiş olması söz konusu edilemezdi. Çünkü konferansa Ankara&#8217;yı devletler davet ediyordu. Ankara oraya söz söylemek için gitmişti. Londra konferansında Tevfik Paşa&#8217;ya vatanseverlik hesabına düşün şey, memleketi, milleti hakıyla temsil eden Ankara delegelerinin huzurunda sükût ederek çekilip gitmekti. Böyle büyük tarihi rolleri yapmak her yiğidin kârı değildir. Tevfik Paşa da yapamadı.</em>&#8221; (Türk İhtilalinde Vatan Müdaafası, s.45 )<br />
İşte masalın aslı bu.Tevfik Paşaların görevleri ve ödevleri, millet haklarını değil, saltanak haklarını korumak, istediklerini yapmaktır. Tersi hiç olmamıştır. Çünkü kendilerini milletin değil padişahın hizmetinde görüyorlardı. Ortaçağ sistemi budur. </p></blockquote>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar: Turgut Özakman || Bilgi Yayınevi ||Liste Fiyatı: 20,00 YTL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt ||  13,3&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9752203181</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/19-03-2010/cumhuriyet-turk-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/cumhuriyet-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/cumhuriyet.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Cumhuriyet &#038; Türk Mucizesi Kapak ( Yazar: Turgut Özakman )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/cumhuriyet-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Amat</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/12-03-2010/amat/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/12-03-2010/amat/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 20:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Hobi]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan Oktay Anar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1561</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Olağanüstü&#8221; dünyaların yaratıcısı İhsan Oktay Anar  yine, tarihin gizemli sayfalarını aralayan, adeta masalsı; ironik ama derin felsefi anlamlar yüklü, şaşırtıcı, sürükleyici bir romanla çıkıyor karşımıza&#8230;
Aynalar, atlaslar, okunması yasak sır dolu kitaplar, savaşlar, gülleler, yeniçeriler&#8230; üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyonda ilâhî düzeni bozmaya meyyal bir kaptan, karanlığa ve kırmızı atlasa sarılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/amat.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/amat-93x135.jpg" alt="" title="Amat Kapak ( Yazar: İhsan Oktay Anar )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1563" /></a></p>
<p>&#8220;Olağanüstü&#8221; dünyaların yaratıcısı İhsan Oktay Anar  yine, tarihin gizemli sayfalarını aralayan, adeta masalsı; ironik ama derin felsefi anlamlar yüklü, şaşırtıcı, sürükleyici bir romanla çıkıyor karşımıza&#8230;<br />
Aynalar, atlaslar, okunması yasak sır dolu kitaplar, savaşlar, gülleler, yeniçeriler&#8230; üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyonda ilâhî düzeni bozmaya meyyal bir kaptan, karanlığa ve kırmızı atlasa sarılı bir deniz seferi&#8230;</p>
<blockquote><p>Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil&#8217;le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. </p>
<p>Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutan gemicilere vardiyan, Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yisa beraber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laşka! Laşka!? diye feryat ediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. Güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. Fakat eline ne kadar asılırsa asılsın Eşek İsrâfil yerinden bir türlü kımıldamıyordu. O karanlıkta eline son bir kez daha asılıp Gel yâ mübarek diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayı düşmemek için midir, İsrâfil&#8217;in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. Bunun ilâhi düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti.</p></blockquote>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:   İhsan Oktay Anar ||     İLETİŞİM YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 17,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;21 cm || Karton Kapak || ISBN:9750503724</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/19-01-2010/suskunlar/" title="Suskunlar">Suskunlar</a><br /><small>Bazı kitapları eleştirmeye gücüm yetmiyor. Üslubuyla, içeriğiyle ölçüp tart...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/12-03-2010/amat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/amat-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/amat.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Amat Kapak ( Yazar: İhsan Oktay Anar )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/amat-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Basitlik Kanunları</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/07-03-2010/basitlik-kanunlari/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/07-03-2010/basitlik-kanunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[John Maeda]]></category>
		<category><![CDATA[MediaCat]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Kökkaya Chalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1550</guid>
		<description><![CDATA[Basitlik Kanunları adlı kitap bilinen gerçekler topluluğunun farkındalığından emin olma amacıyla &#8216;basitlik&#8217; konusuna odaklanarak yazılmış bir MediaCat kitabı.
Bebeğin insanı sinir edebilecek kadar gelişmiş varlık olmasına karşın merhamet uyandıran basit görünümülü, sevimli hallerinin bilinçli bir korunma mekanizması olarak çalıştığı gerçeği beni oldukça şaşırtan şeylerden. Kitabın yazarı John Maeda konuya öylesine hakim ki herangi bir ögeyi yadsımadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/basitlik-kanunlari.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/basitlik-kanunlari-93x135.jpg" alt="" title="Basitlik Kanunları Kapak ( Yazar: John Maeda   , Çeviri: Zeynep Kökkaya Chalar )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1551" /></a>Basitlik Kanunları adlı kitap bilinen gerçekler topluluğunun farkındalığından emin olma amacıyla &#8216;basitlik&#8217; konusuna odaklanarak yazılmış bir MediaCat kitabı.</p>
<p>Bebeğin insanı sinir edebilecek kadar gelişmiş varlık olmasına karşın merhamet uyandıran basit görünümülü, sevimli hallerinin bilinçli bir korunma mekanizması olarak çalıştığı gerçeği beni oldukça şaşırtan şeylerden. Kitabın yazarı John Maeda konuya öylesine hakim ki herangi bir ögeyi yadsımadan olabildiğince net şekilde bizlerle basitliği yakalama formülleri olduğu kadar nereye kadar basitlik sorusunun da cevabını paylaşıyor. Gelişmiş mekanizmalardan (örn. Buldozer) beklentimiz çok olduğundan herangi bir ters durumda  üründen soğuduğumuz gerçeğini alt yapı alarak basitliğe ulaşmak için verdiği yollardan biri olan &#8216;beklentiyi kısmak veya daha tahammül edilebilir hale getirmek&#8217; konusunda çeşitli örnekler veriyor. Böylece daha küçük, daha değerli ve daha mütevazi,basit bir ürüne ve Buldozer&#8217;e karşı olan merhamet duygumuzu karşılaştırıyor. Yoğun bir günün kasiyer kuyruğunda market yetkililerinin kurabiye dağıtması gibi çeşitli basitliğe giden yollar hakkında örneklerle insanın ufkunu açıyor, Apple&#8217;ın iPod satmakta kullandığı tekniklerden(örn. arka yüzeyini ayna yaparak daha ince gözükmesini sağlama), Ikea&#8217;nın stratejisinden bahsediyor.</p>
<p>Tasarım, teknoloji, iş ve yaşamda başarı için gerek içerik, gerek kapak tasarımı olarak &#8216;basitlik&#8217;le uyumlu olması amacıyla özen gösterilmiş, satır aralarında John Maeda &#8216;nın anılarıyla da güçlendirilmiş. Kitabın konu başlıklarıysa şöyle;</p>
<h5>On Kanun</h5>
<ol>
<li><strong>AZALT</strong> Basitliğe ulaşmanın en basit yolu dikkatli bir şekilde azaltmadır.</li>
<li><strong>DÜZENLE</strong> Düzenlemek, çok olanın az görünmesini sağlayan bir sistem yaratır.</li>
<li><strong>ZAMAN</strong> Zamanda yapılan tasarruflar basitlik gibi gelir.</li>
<li><strong>ÖĞREN</strong> Bilgi her şeyi daha basit kılar.</li>
<li><strong>FARKLILIKLAR</strong> Basitlik ve karmaşıklığın birbirlerine gereksinimleri vardır.</li>
<li><strong>BAĞLAM</strong> Basitliğin periferisinde olan şeyler kesinlikle daha az önemli değildir.</li>
<li><strong>DUYGU</strong> Daha fazla duygu daha azından daha iyidir.</li>
<li><strong>GÜVEN</strong> Basitliğe güveniyoruz.</li>
<li><strong>BAŞARISIZLIK</strong>Bazı şeyler asla basitleştirilemez.</li>
<li><strong>BİR</strong> Basitlik bariz olanı çıkarmak ve anlamlı olanı eklemektir.</li>
</ol>
<h5>Üç Anahtar</h5>
<ol>
<li><strong>UZAK</strong> Çok olan şeyleri basitçe uzaklaştırırsanız az görünürler.</li>
<li><strong>AÇIK</strong> Açıklık karmaşıklığı basitleştirir.</li>
<li><strong>GÜÇ</strong> Daha az kullan, daha fazla kazan.</li>
</ol>
<p>Ayrıca kitap hakkında yardımlaşma platformu olarak lawsofsimplicity.com adresi de bu amaca hizmet ediyor.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:   John Maeda  , Çeviri: Zeynep Kökkaya Chalar ||    MEDIACAT KİTAPLARI   || Liste Fiyatı: 15,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt ||    14,5&#215;21,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6055755294</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/07-03-2010/basitlik-kanunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/basitlik-kanunlari-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/basitlik-kanunlari.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Basitlik Kanunları Kapak ( Yazar: John Maeda   , Çeviri: Zeynep Kökkaya Chalar )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/basitlik-kanunlari-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Durun! Siz Evlenemezsiniz</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/06-03-2010/durun-siz-evlenemezsiniz/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/06-03-2010/durun-siz-evlenemezsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 12:53:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Matrax]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Kayahan Coşkun]]></category>
		<category><![CDATA[Zekirdek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1212</guid>
		<description><![CDATA[Kitaplıklar benim hep ilgimi çekmiştir. İçlerinde keşfedilmeyi bekleyen nadide kitaplar, açmamış çiçekler, yaban otları daha neler neler olabilir. Macera ruhlu okuyucunun karşışısına ne çıkacağını bilmeden, yeni bir şeyler tatmak için raflar arasında rahat, bir o kadar da dikkatli bir gezişi&#8230; Kendisini cezbedebilmeleri için kimi zaman daha da yaklaşmak ve ismini sorarcasına adını araması gözlerin, ardından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/durun-siz-evlenemezsiniz.png"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/durun-siz-evlenemezsiniz-93x135.png" alt="Durun! Siz Evlenemezsiniz Kapak ( Yazar:      Zeki Kayahan Coşkun )" title="Durun! Siz Evlenemezsiniz Kapak ( Yazar:      Zeki Kayahan Coşkun )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1235" /></a>Kitaplıklar benim hep ilgimi çekmiştir. İçlerinde keşfedilmeyi bekleyen nadide kitaplar, açmamış çiçekler, yaban otları daha neler neler olabilir. Macera ruhlu okuyucunun karşışısına ne çıkacağını bilmeden, yeni bir şeyler tatmak için raflar arasında rahat, bir o kadar da dikkatli bir gezişi&#8230; Kendisini cezbedebilmeleri için kimi zaman daha da yaklaşmak ve ismini sorarcasına adını araması gözlerin, ardından kitabın arka kapak yazısıyla ilgilenmek&#8230; Ve işte! Bir tanesi ilgi çekmeyi başardı, aslında bir okuyucu daha ilgisini çekimine bıraktı.</p>
<blockquote><p><em>Arka kapak;</em><br />
Kitabın tam da burası birçok okur adayının parmak izleriyle doludur&#8230;<br />
Bu yönüyle ciddi bir delil kaynağıdır kitap arkaları&#8230; Kitap hakkında ön bilgiye sahip olmak isteyen olgun birey, bu bölüme kendinden emin tavırlarla göz atar&#8230;Ve yazılanları beğenirse, kitabın sayfalarını hızla çevirir:<br />
Pırrrrrrr!<br />
İşte yazarın aylarını, yıllarını verdiği emeğin somut<br />
ifadesidir sayfalardan gelen bu ses: Pırrrrrrr!<br />
Eğlenceli&#8230;<br />
Neşeli&#8230;<br />
Sevimli&#8230;<br />
Efsunlu&#8230;<br />
Kendinizi de içine sıkça bulabileceğiniz, detaylarla dolu bir kitap oldu&#8230;<br />
Evde, işyerinde, sokakta, tatilde, orada, burada, şurada okunabilecek&#8230; Öyle &#8216;şenlikli&#8217; yaşıyoruz ki hayatı&#8230;<br />
Hüzünle, dertle, sıkıntıyla çevrili olsada dört yanımız, an geliyor gülebiliyoruz da en kudretlisinden&#8230;<br />
Bu kitap içerisinde bu &#8216;an&#8217;ları yaşayabileceksiniz bolca&#8230;<br />
Geri kalan kısmı biraz serzeniş, biraz isyan, öfke&#8230;Ya da her ne ise &#8216;o&#8217;&#8230;<br />
Fazlasıyla parmak izi bıraktınız kanımca&#8230;<br />
Ya diğer parmak izlerine de boş alan kalsın diye kitabı usulca yerine bırakın&#8230;<br />
Ya da kitabın kapak arkası bölümünü beğenen her okurun yaptığına geçin: Pırrrrrr! </p></blockquote>
<p>Zeki Kayahan Coşkun &#8216;un mizahî denemelerinden oluşan, özellikle kadın-erkek ilişkilerine takıldığı, nostaljik temalar üzerinden kurgulanarak yeni bir hikaye yerine mevcutlarından üzerinden bir takım kültürel birleştirmelerle espiritüel yaklaşımlar yer alıyor. Hüzünlü hatıraların desteğiyle durgunlaştırdığı gidişatta biraz yansımaların, biraz da ağızdan çıkan kimi yöresel kelimelerin birebir harflere dökülmesiyle, basit espirilerle sessizlikteki zayıf sesin duyunurluluğuyla mizah yapılmaya çalışılmış. Gel gelelim herkesin yaşadığı, bildiği kimi nostalji ögelerinin yenilenmesi dışında kitapta kayda değer bir şey yok.</p>
<p>Bu kitabın kitaplığımda ne aradığına dair en ufak bir fikrim yok. Olsun, iyiki ordaymış da, okumak her türlü güzel. Farklı bir macera oldu.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:      Zeki Kayahan Coşkun   ||   BİRHARF YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 2,90 TL. || Yayın Yılı: 2005 || İthal Kağıt ||  13,5&#215;19,4 cm || Karton Kapak || ISBN:9758961284</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/10-09-2008/yiyemeyecegin-muzu-soyma/" title="Yiyemeyeceğin Muzu Soyma">Yiyemeyeceğin Muzu Soyma</a><br /><small>Son zamanlarda rahatlamak adına mizah kitapları okuyorum.Alem fm' in 6 yıld...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/06-03-2010/durun-siz-evlenemezsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/durun-siz-evlenemezsiniz-93x135.png" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/durun-siz-evlenemezsiniz.png" medium="image">
			<media:title type="html">Durun! Siz Evlenemezsiniz Kapak ( Yazar:      Zeki Kayahan Coşkun )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/durun-siz-evlenemezsiniz-93x135.png" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kağıt Helva</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/02-03-2010/kagit-helva/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/02-03-2010/kagit-helva/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 06:10:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntılar Kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Şafak]]></category>
		<category><![CDATA[M. K. Perker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1515</guid>
		<description><![CDATA[İmzalı olarak gelen Elif Şafak&#8217;ın Kağıt Helva adlı kitabında kendisinin yazarlık geçmişine yolculuk yapıyoruz, M. K. Perker&#8217;in olağanüstü renkli illüstrasyonları eşliğinde kimi zaman alınan yol kadar o yolu alırken yaşadıklarımızın da ne kadar önemli olduğunu vurguluyor yazar.
Yazarın diğer kitaplarını okuyanlar için daha da anlamlı olan Alıntılar Kitabı ile zamanında hissettiklerimi tekrar hissettim. Farkettim ki o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kagit-helva.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kagit-helva-93x135.jpg" alt="" title="Kağıt Helva Kapak ( Yazar:  Elif Şafak)    " width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1516" /></a>İmzalı olarak gelen Elif Şafak&#8217;ın Kağıt Helva adlı kitabında kendisinin yazarlık geçmişine yolculuk yapıyoruz, M. K. Perker&#8217;in olağanüstü renkli illüstrasyonları eşliğinde kimi zaman alınan yol kadar o yolu alırken yaşadıklarımızın da ne kadar önemli olduğunu vurguluyor yazar.</p>
<p>Yazarın diğer kitaplarını okuyanlar için daha da anlamlı olan <em>Alıntılar Kitabı</em> ile zamanında hissettiklerimi tekrar hissettim. Farkettim ki o zaman hissettiklerime kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da imrenerek bakıyordum. İnsan ne kadar da hızlı değişiyor. Düşündüklerim o kadar farklılaşmış belki de gelişmiş, hem de hatıralar geleceğimi öyle perçinlemiş ki dönüp geçmişe bakarken buruk bir gülümsemenin yüzümde belirmesini önleyemiyorum. </p>
<p>Ayrıca eserin fiyatının yüksek olmasını gerçekten yadırgıyorum, önyargıları bir kenara attığımda dahi bu eserin benim hissettiklerimi ortaya çıkartmak için mi yoksa yazarın gelir elde etme amacından ötürü mü oluşturulduğuna kesin bir cevap veremeyeceğim. İçeriğin de önceki kitaplarından derleme olduğunu, yani M. K. Perker&#8217;in olağanüstü renkli illüstrasyonları dışında sizleri yeni bir şey beklemediğini, sözlerin de daha önce bir çok yazar tarafından özellikle tasavvufi edebiyatta sıkça karşımıza çıkan yazarlar tarafından defalarca yinelenmiş sözlerin kelimelerinin sadeleşmiş halleri olduğunu belirtmeden edemem. Sizleri yazarın önsözüyle ve akabinde kitaptan seçtiğim alıntılarla birlikte bırakıyorum. Tadını çıkarın.</p>
<blockquote><p>&#8230;<br />
Derken o yolculukta bir an geliyor, durup geriye bakma gereği duyuyorum. Geçtiğim yolları, uğradığım durakları, güzergâh boyu karşılaştıklarımı anımsıyorum. Bu kitap dünden bugüne yazdıklarımdan ufacık bir seçkidir. Bir alıntılar kitabı. Karın doyursun diye değil, tadımlık niyetine.</p>
<p>Kağıt üzerine konumuş birkaç tatlı kelam.<br />
Kağıt helva.<br />
<strong><em>Elif Şafak</em></strong></p></blockquote>
<p><span id="more-1515"></span></p>
<h3>Aşk</h3>
<ul>
<li>Her hakiki aşk hikâyesi umulmadık dönüşümlere yol açar.<br />
Aşk bir milat demektir. Şayet &#8220;aşktan önce&#8221; ve &#8220;aşktan sonra&#8221; aynı insan olarak aklmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Ona neden ve nasıl âşık olduğunu sorarlar, cevap veremezsin. Sebebini bulamazsın. Zaten aşk dedikleri, solup kurumaya mahkûmdur, bir sebebi olduğu andan itibaren.<br /><em>Mahrem</em></li>
<li>Aşkın olduğu yerde, er ya da geç ayrılık vardır.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, kendini onda kaybetmeyi gerektirir. Kendini kaybettiğinde ve ego kuleni yıktığında, karşılığında sevilmişsin sevilmemişsin ne fark eder?<br /><em>Araf</em></li>
<li>Yaradan&#8217;ın gökyüzünde, tepede bir yerlerde olduğunu sanırlar. Kimileri de O&#8217;nu Mekke&#8217;de, Medine&#8217;de arar! Ya da mahalle camisinde! Allah bir mekâna sığar mı? O tek bir yerdedir ancak: Âşıkların gönüllerinde.<br /><em>Aşk</em></li>
</ul>
<h3>İnsan</h3>
<ul>
<li>Kim olursak olalım, dünyanın hangi yerinde yaşarsak yaşayalım, ta derinlerde bir yerde hepimiz bir eksiklik duygusu taşımaktayız. Sanki temel bir şeyimizi kaybetmişiz de geri alamamaktan korkuyoruz. Neyin eksik olduğunu bilenimiz ise hakikaten çok az.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Hiç kimse her daim kudretli yahut her daim naçar olamazdı. Yüksekten uçanların boyun eğdiği, alçaktan kanat çırpanların şimşek hızıyla maviliklerde gözden kaybolduğu zamanlar muhakkak ki vardı. En cesur insanın bile, bir an gelir, korkudan dizlerinin bağı çözülürdü. En korkak insanın aşka geldiği bir an olduğu gibi&#8230; Kimse tamamen iyi ya da kimse tamamen kötü değildi. Her siyahın içinde bir damla da olsa beyaz, her beyazın içinde bir damla da olsa siyah vardı.<br /><em>Pinhan</em></li>
<li>Unutma ki dünyanın bir ucundaki tek bir insanın kederi, tüm insalığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Mademki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah&#8217;ın yeryüzündeki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Bugünlerde tuhaf bir kayıtsızlık çökmüştü üzerine. Umursamıyordu; hiçbir şeyi umursamıyordu. Artık her şeyi yapabileceğini hissediyordu. Mademki her şeyi yapabilirdi, en iyisi hiçbir şey yapmamaktı.<br /><em>Mahrem</em></li>
</ul>
<h3>Yolculuk</h3>
<ul>
<li>Ne yöne gidersen git, -doğu, batı, kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün. Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Yaşadığımız şehrin dışında, elbet bir gün gidebileceğimiz, gidince yerleşebileceğimiz, yerleşince sevebileceğimiz bir başka diyar olmalı. Yoksa tahammül edemeyiz.<br /><em>Med-Cezir</em></li>
<li>Renkler ve mekânlar koleksiyonunda İstanbul&#8217;un rengi eflatundu.<br /><em>Bit Palas</em></li>
</ul>
<h3>Varoluş</h3>
<ul>
<li>Ve hayat şaşırtmaya bayılırdı.<br /><em>Mahrem</em></li>
<li>Ateşi yakından görebilmek için kendini feda edermiş pervane<br /><em>Mahrem</em></li>
<li>Eşyalarla ilişkimiz yanılsama üstüne kurulu. Eşyaların sahibi olduğumuzu zannediyoruz. Halbuki efendisi değil, sadece hikâyesi vardır eşyaların.<br /><em>Bit Palas</em></li>
<li>Kader yolun tamamı değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir, ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öylseyse ne hayatının hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Bir tek gün bile bir öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.<br /><em>Aşk</em></li>
</ul>
<h3>İnanç</h3>
<ul>
<li>Kuralların olsun, ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma! İnancın büyük olsun, ama inancınla büyüklük taslama!<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Sen şu anda göremesen de dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Derviş dedi ki: &#8220;Hakiki Allah âşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgâh olur. Ama bekri aynı namazgâha girdi mi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.&#8221;<br /><em>Aşk</em></li>
<li>İnsan bir gecede iman sahibi olmaz. Kişi kendini inançlı zanneder, ama sonra beklenmedik bir iş gelir başına, tereddüde düşer, yalpalar. Tekrar toparlanır, imanı kuvvetlenir, ardından yine yuvarlanır şüphe çukuruna&#8230; Bu böyle devam eder. Belli bir safhaya ulaşıncaya dek bir o yana bir bu yana sallanırız. Kâh mümin, kâh münkir, kâh mütereddit. Kâh cennetlik, kâh cehennemlik. Ancak böyle ilerleyebiliriz. Her adımda Hakk&#8217;a biraz daha yaklaşırız. Şüphe duymadan iman olmaz.<br /><em>Aşk</em></li>
</ul>
<h3>Zaman</h3>
<ul>
<li>Unutmak: Göz temizliği.<br /><em>Mahrem</em></li>
</ul>
<h3>Yazmak</h3>
<ul>
<li>Mahremiyete itina göstermeyen kalabalıkların boğuculuğundan kaçarak, kendine ait bir odaya çekilmek biçiminde tezahür etmedi bende yazma isteği. Tam tersine, hayatın sıkıcılığından firarperest aralıklar açabilme arzusuyla başladım yazmaya.<br /><em>Med-Cezir</em></li>
<li>Sanılanın aksine her zaman yaratmak demek değildir yazı, yıkmaktır bazen.<br /><em>Med-Cezir</em></li>
</ul>
<h3>Kadınlık</h3>
<ul>
<li>Geçenlerde manavdan alışveriş yaparken hayatımda ilk defa gördüğüm yaşlı bir teyze yanıma gelip, aldıklarımı kolaçan etti.<br />
&#8220;Paylıcan alma evladım, içinde nikotin var&#8221; dedi.<br />
&#8220;Bak karnın burnunda hamilesin, her şeyi yiyemezsin.&#8221;<br />
Manavın çırağı da ne almam gerektiği konusunda yaşlı kadını nihai otorite kabul etmiş olmalı ki, bana sormadan hop diye geri koydu aldığım patlıcanları. Yerine brokoli ekledik, yaşlı teyzenin onayıyla.<br /><em>Siyah Süt</em></li>
<li>Bebeklerin annelerini seçtiklerine dair bir yazı okumuştum vaktiyle bir degide. Gülüp geçmiştim o zamanlar. Ama artık pekâlâ mümkün geliyor bu fikir. Nasıl ve niye kâinattaki onca başarı anne adayı arasından beni seçtiğini bilmiyorum. Belki de çılgın bir kızsın sen. Dört dörtlük bir anneyi sıkıcı buluyorsun. Ya da beni benden iyi tanıyorsun. Bendeki potansiyeli görüyorsun. Eksiklerimi, zaaflarımı aşmama, hatalarımı düzeltmeme yardım edersin. Rehberim olursun, en güzel öğretmenim.<br /><em>Siyah Süt</em></li>
<li>Sorulması gereken &#8220;Niçin tarih boyunca daha çok sayıda kadın şair ya da yazar çıkmadı?&#8221; değil. Esas soru, &#8220;Nasıl oldu da o bir avuç kadın şair ve yazar bu şartlara rağmen gene de çıkabildi?&#8221;<br /><em>Siyah Süt</em></li>
</ul>
<h3>Ben</h3>
<ul>
<li>Dizlerinin üzerine çöküp, &#8220;kimin ben?&#8221; diye fısıldadı. &#8220;Tanımadığım daha kaç kişi var içimde yaşayan?&#8221;<br /><em>Şehrin Aynaları</em></li>
<li>Çünkü kimlik de bir nevi refleks gibidir. İnsanların yüzde sekseni kim oldukları sorulduğunda, &#8220;sana ne kardeşim?&#8221; demek yerine boş bulunup kendilerini tanıtır.<br /><em>Bit Palas</em></li>
<li>Şeriat der ki: “Seninki senin, benimki benim.”<br />
Tarikat der ki: “Seninki senin, benimki de senin.”<br />
Marifet der ki: “Ne benimki var ne seninki.”<br />
Hakikat der ki: “Ne sen varsın, ne ben.”<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Her şeye ağlar oldum bugünlerde. Sokağın başındaki elektrik teline takılı duran bir çift lastik ayakkabı bana inanılmaz hüzün veriyor mesela. Converse marka, solgun mavi. Kimindirler acaba? Nasıl çıktılar oraya? Yağmur, kar, tipi hep oradalar, bir başlarına.<br /><em>Siyah Süt</em></li>
<li>Hepimizin acı çektiğini söyleyerek herkesi avutmaya alışmışsın. Oysa bu beni avutmaz. Beni ancak benden başkasının benim kadar acı çekmediğini bilmek avutabilir.<br /><em>Şehrin Aynaları</em></li>
</ul>
<h3>Sen</h3>
<ul>
<li>Seni daha tanımadan özlüyorum&#8230;<br /><em>Aşk</em></li>
<li>Uzun zaman önce atılmmış bir çığlığın azalarak yok olan yankısı gibi her geçen gün tekeniyordu aralarındaki ilişki.<br /><em>Araf</em></li>
<li>Konuşacak bir şey yoktu. Konuşmadık biz de. Başımı çevirmedim. Ondan yana bakmadım. Gdişini görmeye kaldıramadı yüreğim.<br /><em>Mahrem</em></li>
<li>Uzun zaman önce atılmış bir çığlığın azalarak yok olan yankısı gibi her geçen gün tükeniyordu aralarındaki ilişki.<br /><em>Araf</em></li>
</ul>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:     Elif Şafak       ||     DOĞAN KİTAPÇILIK   || Liste Fiyatı: 22,00 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt || 12,3&#215;17,7 cm || Karton Kapak || ISBN:6051114262<!--more--></p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/04-06-2009/ask/" title="Aşk">Aşk</a><br /><small>Bu kitabı pek sevdim, dere tepe düz gittim yanımda götürdüm. Toplumda bana ...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/01-09-2008/siyah-sut/" title="Siyah Süt ">Siyah Süt </a><br /><small>Kitap piyasalarını takip edenlerin bileceği gibi çok satanlar listesinde bu...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/02-03-2010/kagit-helva/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kagit-helva-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kagit-helva.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Kağıt Helva Kapak ( Yazar:  Elif Şafak)</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/kagit-helva-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dublörün Dilemması</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/01-03-2010/dublorun-dilemmasi/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/01-03-2010/dublorun-dilemmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Menteş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1153</guid>
		<description><![CDATA[Deli Defteri dergisi editörü Hayri Vaka&#8217;nın ısrarla tavsiyesi neticesinde &#8216;Dublörün Dilemması&#8217;nı edindim.
Sayfalar değiştikçe sizi içine çeken atmosferiyle sıradışı bir kitap. Birkaç koldan götürdüğü romanda nasıl olacak da bunları birleştirecek diye düşünürken biranda ipin elinizden düşmesi ve yakalayabilmek için baştan okumanızın gerekmesi gibi bir ihtimal de var. Okuyucuyu canlı tutmak için &#8216;Bunları biliyor muydunuz?&#8217; tarzı bilgilerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Dublorun-Dilemması.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1154" title="Dublörün Dilemması Kapak ( Yazar:    Murat Menteş  )" src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Dublorun-Dilemması-93x135.jpg" alt="Dublörün Dilemması Kapak ( Yazar:    Murat Menteş  )" width="93" height="135" /></a>Deli Defteri dergisi editörü Hayri Vaka&#8217;nın ısrarla tavsiyesi neticesinde &#8216;Dublörün Dilemması&#8217;nı edindim.</p>
<p>Sayfalar değiştikçe sizi içine çeken atmosferiyle sıradışı bir kitap. Birkaç koldan götürdüğü romanda nasıl olacak da bunları birleştirecek diye düşünürken biranda ipin elinizden düşmesi ve yakalayabilmek için baştan okumanızın gerekmesi gibi bir ihtimal de var. Okuyucuyu canlı tutmak için <em>&#8216;Bunları biliyor muydunuz?&#8217;</em> tarzı bilgilerle ve çeşitli özlü sözlerle, kültürel bağlar arasında yaptığı çeşitli benzetmelerle ve hayal gücüyle ki en çok da hayal gücüyle etkiliyor, kitap benim ilgimi çekti.</p>
<p>Bölüm başlıkları, olay örgüsü &#8230; cidden kitabı nereden tutup da tartacağımı bilemiyorum. Genel dublör mantığını okuyucuya kazandırmak için benzer şeyleri yinelemesi ki bu dublör, kılık değiştirme olayını ben zamanında izlediğim bir çizgi filmden dahi hatırlıyorum, benim için benim olumsuz olarak eleştireceğim noktalardan. Ayrıca kimi noktalarda o kadar çok kitap ile ilgisi olmayan, yazarın kültürel dünyasında yer etmiş kişilerden bahsediliyor ki yazarın tanıdığı herkesi tanımıyorsanız bir yandan kitap okuyup bir yandan da &#8216;<em>iyi de o kişi de kim ve niye böyle bir benzetme yaptı!</em>&#8216; şeklinde araştırma yapmanız gerekiyor. Bu ayrıntının okuyucu üzerinde dört çeşit tepki modeli olabilir. Evet, tanıyorum, mükemmel benzetme der kimisi. Yazarın hedefi bu olmalı. Fakat diğer üç çeşit ise gerçekten vahim. Evet, tanıyorum ama bence bu benzetme yanlış; hayır, o da kim, yazar ne çok da bilgili, herkesi tanıyor ; hayır, o da kim, yazar da iyi gösteriş yapıyor. Şahsen bir yerden sonra son şıkka doğru yönelmek zorunda hissettim kendimi.</p>
<p>Şimdi geri dönüp baktığımda içeriğin veya kurgunun genel anlamda yazarın rastlantısal buluşturmalar ve sürekli olaya yeni ayrıntılar ekleyerek bakış açısını değiştirip okuyucuyu şaşırtmasından ibaret olduğunu görüyorum. Yeni ayrıntıyla bunu yapmasının da edebi yanı yok bence, bir şey anlatıp birkaç sayfa sonra size şunu söylemedim, bak şimdi söyledim, gördünüz mü aslında öyle değilmiş demek herangi bir zeka oyunu değil. Kalan içerik de başkasının sözleri ve hazır bilgiler.</p>
<p>Eleştirimi toplamaya lüzum görmüyorum çünkü kitap bir oku, eğlen, geç kitabı. Gerçekten güzel anlar yaşatıyor insana ama bir şey katmıyor. Yazar yukarıda eleştirdiğim noktaları tüm gücünü kullanarak oluşturmuştur diye iddia edebilecek kadar ileri gidebilirim. Umarım yazar yeni bir kitabıyla bana cevap verir, yanılmış olmak isterdim. Fakat gerçek bu!</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:    Murat Menteş     ||    İLETİŞİM YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 16,50 TL. || Yayın Yılı: 2009 || İthal Kağıt ||   14&#215;20 cm || Karton Kapak || ISBN:9750503228</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/01-03-2010/dublorun-dilemmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Dublorun-Dilemması-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Dublorun-Dilemması.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Dublörün Dilemması Kapak ( Yazar:    Murat Menteş  )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/Dublorun-Dilemması-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hamlet</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/27-02-2010/hamlet/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/27-02-2010/hamlet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 23:00:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema-Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[William Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1159</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!&#8221; Shakespeare&#8217;in Hamlet&#8217;in ağzından söylediği bu sözdeki büyüklüğü hemen herkes bilir ve bu sözün öncesini, sonrasını, bu söz kadar değerli sözler bütününü okumak benim için gerçek bir zevkti. 
Dönemin aynası niteliğindeki bu eserde bir çok duyguyu en edebi anlatımla tatmak, tiyatro ile yüzyıllarca önce nasıl bir imgelem yapıldığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/hamlet.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/hamlet-93x135.jpg" alt="Hamlet Kapak ( Yazar:     William Shakespeare )" title="Hamlet Kapak ( Yazar:     William Shakespeare )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1160" /></a>&#8220;Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu!&#8221; Shakespeare&#8217;in Hamlet&#8217;in ağzından söylediği bu sözdeki büyüklüğü hemen herkes bilir ve bu sözün öncesini, sonrasını, bu söz kadar değerli sözler bütününü okumak benim için gerçek bir zevkti. </p>
<p>Dönemin aynası niteliğindeki bu eserde bir çok duyguyu en edebi anlatımla tatmak, tiyatro ile yüzyıllarca önce nasıl bir imgelem yapıldığını görmek mümkün. Kötülükten kurtulmak, yeniden sağlıklı olmak için, doğa en soylu ve en yüce ögeleri feda etmelidir: Trajedi de budur. </p>
<p>Oyunun dramatik yapısı ve karakterlerinin derinliği Hamlet&#8217;in birçok açıdan tahlil edilmesine, yorumlanmasına ve üzerinde tartışılmasına neden olmuştur. Örneğin, yorumcular Hamlet&#8217;in amcasını öldürme konusundaki kararsızlığı karşısında yüzyıllarca şaşkın kalmışlardır. Bazıları bunu yalnızca olay dizisini sürdürebilmek için olduğunu düşünürken, diğerleri bunun soğukkanlılıkla işlenecek cinayetin, intikam hesaplarının ve set çekilen arzunun getirdiği karmaşık felsefi ve etik sorunların yarattığı baskı nedeniyle olduğunu söylemektedir.</p>
<p>Eğer bir karakter hakkında yalnız dostlarının söylediğini dikkate alırsanız, yanılabilirsiniz; düşmanlarının söylediği belki sizi daha da yanıltabilir, hatta karakterin kendisi de, kendini olduğu gibi gösteremez. Şüphesiz yapılması gereken, bunların hepsini göz önünde tutarak bir fikir sahibi olmaya çalışmaktır. Ve perde&#8230;<span id="more-1159"></span><br />
<h3>Konu &#038; Kitap özeti</h3>
<p>Hamlet &#8216;in kahramanı, kısa süre önce ölmüş olan Kral Hamlet&#8217;in oğlu, babasının kardeşi ve halefi olan Kral Claudius&#8217;un yeğeni olan Danimarka Prensi Hamlet&#8217;tir. Kral Hamlet&#8217;in ölümünden sonra Claudius alelacele Kral Hamlet&#8217;in dul eşi ve Hamlet&#8217;in annesi Gertrude ile evlenir. Geri planda Danimarka&#8217;nın komşusu Norveç ile uzun zamandan beri süregelen düşmanlığı devam etmekte ve Norveç prensi Fortinbras önderliğinde bir işgal beklenmektedir.</p>
<p>Oyun Danimarka Kraliyet Sarayı Elsinore&#8217;da soğuk bir gecede açılır. Askerler Hamlet&#8217;in arkadaşı Horatio&#8217;yu Kral Hamlet&#8217;in hayaletini gördüklerine inandırmaya çalışırken, Hayalet tekrar ortaya çıkar. Horatio&#8217;dan Hayalet&#8217;in ortaya çıkışını duyduktan sonra Hamlet Hayalet&#8217;i görmeye karar verir. O gece, Hayalet Hamlet&#8217;e görünür. Hamlet&#8217;e babasının ruhu olduğunu söyler ve Claudius&#8217;un Kral Hamlet&#8217;i kulaklarına zehir akıtarak öldürdüğünü ifşa eder. Hayalet, Hamlet&#8217;ten intikamını almasını ister; kabul eden Hamlet yapmacık cinnet geçirerek şüpheleri üzerinden atmaya karar verir. Ancak Hayalet&#8217;in güvenilirliğinden emin değildir.</p>
<p>Devlet işleriyle meşgul olan Claudius ve Gertrude, Norveç Prensi Fortinbras tarafından yapılacak bir işgali önlemeye çalışmaktadır. Hamlet&#8217;in babası için tuutuğu yasın devam etmesi ve giderek artan garip davranışları nedeniyle Hamlet&#8217;in iki arkadaşını (Rosencrantz ve Guildenstern) Hamlet&#8217;in değişen davranışlarının nedenini bulması için gönderirler. Hamlet arkadaşlarını sıcak bir şekilde karşılar ama hemen kendisine karşı olduklarının farkına varır.</p>
<p>Polonius, Claudius&#8217;un güvendiği baş danışmanıdır; oğlu Laertes Fransa&#8217;ya dönmekte, kızı Ophelia&#8217;ya ise Hamlet tarafından kur yapılmaktadır. Ne Polonius ne de Laertes Hamlet&#8217;in Ophelia hakkında ciddi olmadığını düşünmekte ve Ophelia&#8217;yı uzak durması konusunda uyarmaktadır. Kısa bir süre sonra Hamlet&#8217;in garip davranışından telaşlanan Ophelia babasına, Hamlet&#8217;in odasına daldığını ve kendisine bakakaldığını ama hiçbir şey söylemediğini bildirir. Polonius Hamlet&#8217;in geçirdiği cinnetin sebebini yaşadığı &#8220;aşk sarhoşluğu&#8221;na bağlar ve Claudius ile Gertrude&#8217;a haber verir. Daha sonra, Manastır Sahnesi diye bilinen sahnede, Hamlet Ophelia&#8217;ya bağırarak bir manastıra gitmesinde ısrar eder.</p>
<p>Hamlet, Hayaletin kendisine doğruyu söylediğine kani olmamıştır ancak Elsinore&#8217;a bir oyuncu kumpanyasının gelişi ile bir çözüm bulur. Bir oyun sahneye koyacaktır, babasının öldürülmesini canlandıracak ve Claudius&#8217;un suçlu ya da masum olduğuna oyuna verdiği tepkiyi görerek karar verecektir. Saray halkı oyunu seyretmek için toplanır; Hamlet oyun boyunca yorumlarda bulunur. Cinayet sahnesi sunulduğunda Claudius birden ayağa kalkarak odayı terkeder ve Hamlet bunu amcasının suçlu olduğunun kanıtı olarak görür. Yaşamı için endişe duyan Claudius bir bahaneyle, Rozencratz ve Guildenstern&#8217;in gözetiminde, yanına mesajı getirenin öldürülmesini söyleyen bir mektup vererek Hamlet&#8217;i İngiltere&#8217;ye sürmeye karar verir.</p>
<p>Gertrude, açıklama istemek için Hamlet&#8217;i yanına çağırır. Annesinin yanına giderken Hamlet dua eden Claudius&#8217;un yanından geçerken onu öldürmekten çekinir ve kendini dua ederken öldürmenin Claudius&#8217;u doğrudan cennete götüreceğini söyleyerek ikna eder. Annesinin yatak odasında Hamlet ile Gertrude arasında bir tartışma çıkar. Bir duvar halısının ardından gizlice konuşmayı dinleyen Polonius gürültü yapar; Hamlet gizlenenin Claudius olduğunu sanarak çılgınca bıçağını saplayarak Polonius&#8217;u öldürür. Hayalet tekrar ortaya çıkarak Hamlet&#8217;e Gertrude&#8217;a nazik davranmasında ısrar eder ama Claudius&#8217;u öldürmesi gerektiğini hatırlatır. Hayaleti duyamayan ve göremeyen Gertrude, Hamlet&#8217;in Hayalet ile konuşmasını geçirdiği cinnete bir kanıt olarak görür. Hamlet Polonius&#8217;un cesedini saklar.</p>
<p>Polonius&#8217;un ölümünden duyduğu kederle deliren Ophelia, terbiyesiz şarkılar söylerek Elsinore&#8217;da başıboş dolaşır. Erkek kardeşi Laertes Fransa&#8217;dan döner ve babasının ölümüyle kardeşinin delirmesi nedeniyle çılgına döner. Claudius, tek sorumlunun Hamlet olduğu konusunda Laertes&#8217;i ikna eder; sonradan Hamlet&#8217;in hâlâ serbest olduğu haberi gelir. Claudius hemen bir kumpas kurar. Laertes&#8217;in ucu zehirli bir kılıç kullanacağı, Laertes ile Hamlet arasında bir kılıç düellosu önerir, ama bu başarılı olmazsa Hamlet&#8217;e zehir katılmış şarap sunmaya karar verir. Gertrude, Ophelia&#8217;nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.</p>
<p>İki mezarkazıcı, mezarını kazarken Ophelia&#8217;nın bariz intiharını tartışır. Hamlet Horatio ile birlikte gelir ve Hamlet&#8217;in çocukluğundan bir soytarı olan Yorick&#8217;in kafatasını ortaya çıkaran mezarkazıcılardan birine takılır. Laertes&#8217;in getirdiği Ophelia&#8217;nın cenaze alayı yaklaşır. Laertes ile Hamlet göğüs göğüse gelir ama kavga durdurulur.</p>
<p>Elsinore&#8217;a gelince Hamlet&#8217;e Horatio&#8217;ya nasıl kaçtığını ve Rosencrantz ile Guildenstern&#8217;in nasıl ölümlerine gönderildiğini anlatır. Saraylılardan Osric araya girerek Hamlet&#8217;in Laertes ile düelloya davet eder. Fortinbras&#8217;ın ordusu Elsinore&#8217;a yaklaşırken karşılaşma başlar. Laertes Hamlet&#8217;i zehir sürülmüş kılıçla yaralar ama aynı zamanda kendisi de ölümcül bir yara almıştır. Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür. Ölüm anında Laertes Hamlet ile uzlaşır ve Claudius&#8217;un cani kumpasını açıklar. Yaşamının son anlarında Hamlet Claudius&#8217;u öldürmeyi başarır ve Fortinbras&#8217;ı vârisi ilan eder. Fortinbras geldiğinde Horatio öyküyü anlatır ve Fortinbras, Hamlet&#8217;in naaşına gereken saygının gösterilmesini emreder.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:     William Shakespeare        ||    ANTİK YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 5,50 TL. || Yayın Yılı: 2008 || İthal Kağıt ||     13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9944184106</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/22-01-2009/macbeth/" title="Macbeth">Macbeth</a><br /><small>Hayatı genel anlamda monoton yaşıyoruz.Belirli kalıplardan çıkmamamız devle...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/27-02-2010/hamlet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/hamlet-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/hamlet.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Hamlet Kapak ( Yazar:     William Shakespeare )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/hamlet-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İki Darbe Arasında</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/27-02-2010/iki-darbe-arasinda/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/27-02-2010/iki-darbe-arasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 22:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[İki Darbe Arasında]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1494</guid>
		<description><![CDATA[İskender Pala&#8217;nın hayatı hakkında tek bildiğim kitaplarının başında yer alan biyografisinden ibaretti. Kendisi, bendeki okuma aşkını pekiştirmiş, ufkumu genişletmiş, benim için çok önemli bir kişi. Bu kitabın yayınlandığını görünce ilk başta şaşırdım. Siyaset ile İskender Pala&#8217;nın ne gibi bir alakası var! diye tanıtım yazısını okuduğumda daha da şaşırdım. YAŞ kararıyla, mecburi hizmetinin bitmesine az kala [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/iki-darbe-arasinda.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/iki-darbe-arasinda-93x135.jpg" alt="" title="İki Darbe Arasında (Yazar: İskender Pala)" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1495" /></a>İskender Pala&#8217;nın hayatı hakkında tek bildiğim kitaplarının başında yer alan biyografisinden ibaretti. Kendisi, bendeki okuma aşkını pekiştirmiş, ufkumu genişletmiş, benim için çok önemli bir kişi. Bu kitabın yayınlandığını görünce ilk başta şaşırdım. <em>Siyaset ile İskender Pala&#8217;nın ne gibi bir alakası var!</em> diye tanıtım yazısını okuduğumda daha da şaşırdım. YAŞ kararıyla, mecburi hizmetinin bitmesine az kala son bulan Deniz Kuvvetler’ndeki 15 yılın hikâyesini anlattıyordu.</p>
<p>İskender Pala &#8216;yı önyargılardan uzak bir şekilde içtenlikle takip ettiğimden ve TSK ile ailevi bağımdan dolayı anlattıklarını hissederek okudum, kimi yerlerde yaşadığım benzer olaylar gözümün önüne geldi, hatta benzer konularda onu yaşamadıklarını fakat benim yaşamış olduklarımı da hatırladım. Konu gerçekten çok hassas, dönem çok hassas. Siyasetten uzak durdukça içine girdiğimi, sessizleştikçe sesimin gürleştiğini hissediyorum. Az konuşuyorum bu konularda fakat haksızlıklara, ekmek parasızlığına ve nice emeğin ahlaksızca silinerek insanlara şerefsiz damgasının vurulmasına öyle üzülüyorum ki. Dinin yanlış yorumlanmasına, dini yanlış yorumlayanlardan ötürü dine tavır alınmasına ve tüm bunların sonucunda ülkemiz, milletimizin kaybetmesine dayanamıyorum.</p>
<p>Bu kitabı okurken kitabın ardından gelecek yorumları da hayat etmedim değil. Örneğin TSK&#8217;ya yapılan bir saldırı olduğunu, zedeleyici olduğunu söylemekten geri durmayacaklar. Kitap tüm bu sorulara yanıt verebilecek güçte olmasına rağmen ben bir kez daha yinelemek istiyorum. TSK devletin temel kurumlarından olduğu gibi kutsal bir kurumdur da, peygamber ocağıdır. Gel gelelim içersindeki yanlış tutumların, gölgesi boyundan uzun olanların da temizlenmesi, temizlenmesi için de eleştirilmesi ve gerçektenlerin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Benim düşüncemle hiçbir kurum yoktur ki yargılanamasın! Demokrasiye terstir öncelikle, hele ki halen askeri bir anayasa ile ülke sistemimizin yürütülüyor olması, Atatürkçülük&#8217;le bağdaşmayan bir gerçektir. </p>
<blockquote><p>Konfüçyüs, &#8220;Artık karanlığa sövmeyi bırak! Kalk Allah aşkına bir mum da sen yak!&#8221; der. Galiba YAŞ kararlarına yargı  yolu açılıp da aklandığım güne kadar bu böyle sürüp gidecek diye bu satırları yazdım&#8230; Işığı görmek isteyenler için bir mum niyetine&#8230; Merak ediyorum; acaba bencileyin üç bini aşkın insanın &#8220;bazen&#8221;lerle bekletilen trajedisi bu defa sona erecek mi; birileri bununun içi bir şey yapacak mı?1.. O birileri ya sizsiniz, ya elinizin uzandığı kişidir. Umarım bu satırlar bir işe yarar ve filmi başa sarmayız. Son sözüm, teselli için sık sık söylediğim sözdür:</p>
<p>&#8220;<strong>Çok şükür ki  mazlum oldum, zulmeden olmadım!..</strong>&#8220;</p></blockquote>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:     Prof. Dr. İskender Pala     ||   KAPI YAYINLARI     || Liste Fiyatı: 13,00 TL. || Yayın Yılı: 2010 || İthal Kağıt ||     13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:6054322053</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li><a href="http://www.rsskitap.com/02-11-2009/mevlid-vesiletun-necat/" title="Mevlid Vesiletü&#8217;n- Necat">Mevlid Vesiletü&#8217;n- Necat</a><br /><small> Halk arasında Mevlid olarak da bilinen Vesiletü'n- Necat yani Kurtuluşa Gi...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/20-05-2009/katre-i-matem/" title="Katre-i Matem">Katre-i Matem</a><br /><small>Kitap Yurdu üzerinden İskender Pala'nın imzalı kitabını almıştım. Bu benim ...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/20-08-2008/babilde-olum-istanbulda-ask/" title="Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk">Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk</a><br /><small>Prof. Dr. İskender Pala'nın ilk romanı olan bu kitabı büyük bir haz ile oku...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/27-06-2008/dort-guzeller-toprak-su-hava-ates/" title="Dört Güzeller Toprak, Su, Hava, Ateş">Dört Güzeller Toprak, Su, Hava, Ateş</a><br /><small>Anasır-ı Erbaa “dört öğe”, “dört element” demek. Biz ona “Dört Güzeller” de...</small></li><li><a href="http://www.rsskitap.com/13-05-2008/efsane-guzeller/" title="Efsane Güzeller">Efsane Güzeller</a><br /><small>Sayın Prof. Dr. İskender Pala’nın adından onu tanımayanın farklı manalar çı...</small></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/27-02-2010/iki-darbe-arasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/iki-darbe-arasinda-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/iki-darbe-arasinda.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">İskender Pala</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/iki-darbe-arasinda-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Aforizmalar</title>
		<link>http://www.rsskitap.com/12-02-2010/aforizmalar-2/</link>
		<comments>http://www.rsskitap.com/12-02-2010/aforizmalar-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 15:16:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Rıza Selçuk Saydam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe-Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Friedrich Nietzsche]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Umran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.rsskitap.com/?p=1146</guid>
		<description><![CDATA[Nihilizmi anlamak, kendimi geliştirmek için Felsefe&#8217;ye balıklama giriş ile büyük bir üstadın kitabımı ellerime almam elbette ki hataydı. Belki çeviriden, belki seviyesizliğimden, belki kitabın seviyelililiğinden kaynaklanan beni zorlayan nedenler topluluğu vardı. Henüz anlayacak, yorumlayacak seviyede olmadığımı hissettim. Her paragrafı birkaç defa okumak ve yine de anladığım şeyin anlatmak istediği olup olmadığına emin olamadıktan sonra kitabı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/aforizmalar.jpg"><img src="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/aforizmalar-93x135.jpg" alt="Aforizmalar Kapak ( Yazar:    Friedrich Nietzsche ||  Çeviren: Sedat Umran  )" title="Aforizmalar Kapak ( Yazar:    Friedrich Nietzsche ||  Çeviren: Sedat Umran  )" width="93" height="135" class="alignleft size-thumbnail wp-image-1147" /></a>Nihilizmi anlamak, kendimi geliştirmek için Felsefe&#8217;ye balıklama giriş ile büyük bir üstadın kitabımı ellerime almam elbette ki hataydı. Belki çeviriden, belki seviyesizliğimden, belki kitabın seviyelililiğinden kaynaklanan beni zorlayan nedenler topluluğu vardı. Henüz anlayacak, yorumlayacak seviyede olmadığımı hissettim. Her paragrafı birkaç defa okumak ve yine de anladığım şeyin anlatmak istediği olup olmadığına emin olamadıktan sonra kitabı okumayı bırakmadım. Sadece erteledim.  </p>
<p>Amacım bu siteyi açarken de düşündüğüm gibi kendime geliştirmek fakat gün geçtikçe şevklensem de hiç olduğumu daha iyi idrak ediyorum. Bir gün bu kitabı tekrar, belki sonra bir kez daha okuyacağım. Ama er ya da geç içimden evet, bu sefer oldu diyeceğim.</p>
<blockquote><p>Ben her türlü ahlaki hüküm vermeye, övmeye ve mahkum etmeye karşı derin bir tepki duyarım. Alışılagelen ahlaki hükümlere karşı şunu sorarım: Hükmü veren hüküm vermeye esasa itibarıyla haklı madır? O onun yeterli derecede üstürde midir? Onun saggörüsü, hayalgücü, yeterli deneyimi varmıdır, bir bütünü tasarlaması için?<br />
Ruhunuzu taze, serin ve doğallığını yitirmemiş olarak tutun! His dolu olanların ılık havası, duygusalların boğucu sıcak havası sizden uzak olsun!</p></blockquote>
<p>Beni okuduğunu anlayamayan biri olarak düşünmediğinizi umuyorum. Friedrich Nietzsche, çekiç ile felsefe yapan sıradışı bir kişilik. Yaşamı boyunca yaşadığı zorlukları biraz öğrenince düşüncelerindeki ağırlığın kaynağını biraz hisseder gibi olsam da acaba düşünce yoluyla yenmeye çalıştığı zorlulukların yanının zorluğu ne kadar önemsenir gerçekten bilemiyorum. Aldığı yol kimisinin kafasını karıştırsa da korkusuzca bir gün düşüncelerini kapsamak amacım. Şaka gibi ama kendi sınırlarımla henüz tanışmadığımdan bunu söylemekte sakınca, abartı, havalanma gibi bir şey görmüyorum. İçtenliğimle kendi kendime bir şeyler karalıyorum diyelim.</p>
<p>Kitabı okumak isteyenlere kitap hakkında bilgiler:<br />
Yazar:    Friedrich Nietzsche ||  Çeviren: Sedat Umran        ||   BİREY YAYINLARI   || Liste Fiyatı: 12,00 TL. || Yayın Yılı: 2000 || İthal Kağıt ||   13,5&#215;19,5 cm || Karton Kapak || ISBN:9758257461</p>
<h3  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h3><ul class="related_post"><li>İlgili yazı bulunamadı.</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.rsskitap.com/12-02-2010/aforizmalar-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/aforizmalar-93x135.jpg" />
		<media:content url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/aforizmalar.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Aforizmalar Kapak ( Yazar:    Friedrich Nietzsche &#124;&#124;  Çeviren: Sedat Umran  )</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.rsskitap.com/wp-content/uploads/aforizmalar-93x135.jpg" />
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
